hay böyle işin ben taa içine edeyim dedirten suçlama.
duvara işersin terör suçu, deniz gezmiş'i anarsın terör suçu, kitap yazarsın terör suçu,düşünürsün terör suçu ama tbmm ceylan derisi koltuklarda yayıla yayıla bu
ülkeyi bölmek için elinden geleni yapan milletvekilleri ne terör suçu işledin diyemessin.
mecliste özerklik isterler dışarıda miting yaparlar,asker öldürürler ama onlar terör suçu işlemezler,nasıl bir adalet anlayışımız var anlamadım.
elazığ'da aşırı mide ağrısı ve kilo kaybı nedeniyle başvurduğu hastanede ameliyat edilen 22 yaşındaki kadının midesinden 800 gram ağırlığında kıl yumağı çıkmasıdır. http://haber.gazetevatan....y-cikti-ki/441375/7/yasam
son 20 günde marmara 'nın farklı bölgelerinde avlanan balıkçıların 5'er metre boyunda tam 7 köpekbalığı yakalaması akıllara acaba marmara denizi'nde jaws ta varmı düye düşündüren balık yakalanması.
uzmanlar ne kadar da desede insanlar için değil küçük balıklar için geliyor insanın aklına hemen şu soru geliyor ya gezinirken birini deniz'de görse yaa ben nasıl olsa küçük balıklar için geldim insan yemiyeyim diyemi düşünecek,hayır hatur hutur götürecek.
ruyao yıkama kasesi adı verilen ve 900 yaşında olan kase, tam 15 dakikalık süre içerisinde 208 milyon hong kong dolarına (yaklaşık 47 milyon 790 bin tl) satılıp en pahalı kase oldu.
kuzey Irak taki Bölgesel Kürt Yönetimi'nin yeni Başbakan'ı olan Neçirvan Barzani, oluşturacağı kabinede bir dönem pkk'da faaliyette bulunan ve örgütten ayrıldıktan sonra kendisine general rütbesi verilip Peşmerge kuvvetlerinin başına getirilen Aziz Veysi'yi içişleri Bakanlığı'na getirmesi durumunda yaşanacak olan bakanlık.
Kuzey ırak'ın Duhok kenti Zavita bölgesinde Neçirvan Barzani tarafından 20 yıl önce kurulan Kürdistan Peşmerge Özel Kuvvetler Komutanlığı'nın başında bulunan ve General rütbesi verilen pkk'lı.
12 ilde bin 200 kişiyle yapılan araştırma.
heralde nerede mal,geri zekalı insan var onları seçmişler.
şu sıralamaya bak hülya avşar ın engüvenilir Ünlü çıktığı ankette murat bozsürpriz çıkışla dördüncü oldu. seda sayan ise yedinci sıraya kadar geriledi. http://bulancakhaber.com/...uvenilir-unlu-kim-anketi/
--spoiler--
hükümet, yeni iş sağlığı ve güvenliği yasa tasarısı'nı meclis başkanlığı'na sundu. iş verenlere de çalışanlara da yükümlülükler getiren tasarı yasalaşırsa; işçiler hayati riskin söz konusu olduğu durumlarda işten kaçınma hakkına sahip olacak. bu talep işsağlığı ve güvenliği kurulu tarafından da kabul görürse, çalışanlar aksaklık giderilene kadar işe gitmeyebilecek, fakat özlük hakları devam edecek.
--spoiler--
şirinevler ile ataköy arasındaki üst geçitte yaya trafiği yaşayan garibim istanbullular'dır.
inşallah bizim yazar arkadaşlar'da o kalabalık içinde değillerdir.
tamam metropol bir şehir ama ne kadar metropol olursa olsun yetkililere haber verilmesi ve bir an önce tüm vatandaşların şikayetiyle bu sorunun çözülmesi gerektiğini düşündüğüm trafik. http://www.radikal.com.tr...1083666&CategoryID=77
ygs 2012 de çanakkale'de sınava girmiş olan atila kuzgun'un yaptığı işeme atraksiyonudur.
çocuk haklı tuvaletim geldi demesine rahmen len dışarı çıkamassın ne yapıyorsan yap demişlerdir kesin, öğrenci arkadaşta bende su şişesine işerim eline de veririm o şişeyi götürüp çöpe atarsın diye düşünmüş ve pet şişeye işeyerek rahatlamış olan öğrencidir.
bu öğrenci bana göre 2012 ygs şampiyonudur.
--spoiler--
BTK yetkilileri geçtiğimiz günlerde Türkiye'den internette bir dakikada 168 milyon e-posta gönderilip, 694 bin 445 arama yapılırken, dakikada 2 milyon kullanıcının da online porno izlediği ifade edilmişti.
--spoiler--
dünya doğayı koruma vakfı'nın (wwf) tarafından küresel ısınmaya ve çevre sorunlarına dikkati çekmek amacıyla gerçekleştirilen dünya saati (earth hour) kampanyası kapsamında yarın gece ışıklar 1 saatliğine kapatılacak olması.
AKP Bolu milletvekili Fehmi Küpçü tarafından TBMM’ye sunulan ve Meclis Adalet Komisyonunda ele alınan kanun teklifi ile sabıka kayıtlarının, yüz kızartıcı suçlar ve devlet aleyhine işlenen suçlarda 15-30 yıl arası, diğer suçlarda ise 5 yıl saklanması ve daha sonra tamamen silinmesi saçmalığıdır. http://haber.gazetevatan....silinecek/440076/1/Gundem
Evlilik programına katılan bir kişiye, Farklı cinsel tercihiniz var mı ? Daha önce cinsel ilişkide bulundunuz mu? biçiminde sorular sorulunca, TNT TV ye 45 bin lira ceza verilmesi saçmalığıdır. http://haber.gazetevatan....ra-cezasi/440075/11/Haber
(#8670901) arkadaşım o laf ettiğin yazarlar zaten bu sözlükte uzun zamandır olan yazarlar,daha dün gelipte sen gelmeden önce sözlüğün tozunu,toğrağını yutmuş yazarlara söylenmemesi gereken talihsiz entry diye düşündüğüm yazı.
Türk Milleti bunun en güzel örneğini Atatürk'ün önderliğinde verilen "Kurtuluş Savaşı"nda yaşamıştır. "Ya istiklal, ya ölüm!" demiştir. Türk tarihi böylesine "kahramanlık günleri" ile doludur. Kahramanlık günlerini şehit ve gazilerimize borçluyuz. Destanlar yaratan şehit ve gaziler tek tek birer onur abidemizdir.
Vatanı uğruna ölümü göze almış kahraman Türk Ordusu, daha sonra dünya barışını korumak için görev almıştır.
1950-1953 yılları arasında barış için Kore'de savaşmıştır. 1974 yılında soydaşlarımızı yok olmaktan kurtarmak için, "Kıbrıs Barış Harekâtı'nı gerçekleştirmiştir. Yine Mehmetçik barışı korumak için, Bosna-Hersek, Somali ve Kosova'ya barış gücü olarak Birleşmiş Milletler kararıyla gitmiştir.
l. Dünya Savaşı'nda, Kurtuluş Savaşı'nda Kore Savaşı'nda ve Kıbrıs Barış Harekatı'nda birçok askerimiz şehit oldu, bir kısmı da gazi olarak geri döndü. Devletimiz bir yasa ile şehit yakınlarına "Övünç Madalyası" vererek şehitlik maaşı bağlar. Yine gazilere de madalya ile aylık maaş verir ve tedavi, ulaşım gibi hizmetlerde ücretsiz olanaklar tanır. Türk ulusu için, "şehitler nurlanmış" ve "gaziler onurlanmış" şahıslar demektir. Bunların en başında da; Başkomutan, Gazi, Mareşal ve Ulusal önder Mustafa Kemal Atatürk gelmektedir.
Türkiye gazileri 19 Eylül 1983 tarihinde "Türkiye Muharip Gazileri Derneği" altında bütünleşmişlerdir.19 Eylül aynı zamanda Atatürk'e 1921 yılında Mareşallik rütbesi ile gazilik unvanının verildiği gündür. Bu nedenle, yurdumuzda her yıl 19 Eylül "Gaziler Günü" olarak kutlanmaktadır.
sen üzülme!..
sen üzüldükçe
ben yanarım köz olurum
yüce daglardan çığ düşer yüreğime.
sen üzülme!
sen üzüldükçe kalbime bir bıçak saplanır,
uçurumların eşiğine gelirim
sen üzülme!...
Divan edebiyatın da derinden etkilemiş büyük bir iran'lı şairidir. Günümüze Şehname adlı yapıtı kalmıştır.
Asıl adı Ebu'l-Kasım Mansur olan Firdevsi'nin yaşamı hakkında yeterli kesin bilgi yoktur. Yaşamı çeşitli söylencelere karışmış, eski kaynaklarda bir masal havasında anlatılmıştır. Firdevsi Tus kentinde soylu bir ailenin çocuğu olarak doğdu. Şehname'den, iyi bir öğrenim gördüğü, eski Farsça ile Arapça'yı ustalıkla kullanacak derecede öğrendiği anlaşılmaktadır. Daha gençlik yıllarında iran Tarihine büyük bir ilgi duydu. Halk arasında anlatılan efsane ve öyküleri de kapsayan büyük bir destan yazmak istiyordu. 974 yılında Şehname'yi yazmaya konuldu.
Şairin bundan sonraki yaşamı üzerine çeşitli öyküler anlatılmaktadır. Yaygın olan öyküye göre Firdevsi, Şehname'yi Gazneli Sultan Mahmud'a sunmak için Gazne'ye gider; ama saraya girmekte zorluk çeker. Sarayın çevresinde dolaşırken üç saray şairi ile karşılaşır. Onlara dileğini söyler. Şairler Firdevsi'yi sınamak için küçük bir deneme yaparlar. Denemenin amacı şudur: Dizeleri " şen " hecesiyle biten bir dörtlük söylemek. Buna göre her biri sırayla bir dize söyleyecektir. Farsça'da " şen " hecesiyle biten üçten fazla sözcük bulunmadığını düşünen saray şairleri, Firdevsi'nin uyak bulamayacağından emindirler. Saray şairleri sırayla üç dize söyledikten sonra sıra Firdevsi'ye gelir. Firdevsi, iran'ın eski kahramanlarından Poşen'in adını dördüncü dizeye uyak yaparak dörtlüğü tamamlar. Bu kahramanın kim olduğunu bilmeyen şairler Firdevsi'nin açıklamalarına hayran kalırlar ve Firdevsi'yi Sultan Mahmud'a tanıtırlar.
Firdevsi, kısa zamanda Sultan Mahmud'un hayranlığını kazanır. Sarayda kendisine özel bir yer ayrılır ve Şehname'yi yazmayı burada sürdürür. Firdevsi'nin yazdığı bölümleri okudukça hayranlığı artan Sultan Mahmud şairin her beyti için bir altı ödenmesini buyurur. Ama vezir, Firdevsi'yi kıskandığı için ve bu ödemenin bütçeye büyük getireceği gerekçesiyle buyruğu savsaklayıp, ödemeyi yapmaz. Firdevsi ise kişiliğine yediremediği için veziri, Sultana şikayet edemez. Bu arada şairin yazdığı bölümler elden ele dolaşmakta, ünü yaygınlaşmaktadır. Ama bu durum şaire düşman kazandırır, sarayda onu çekemeyenler artar. Bu kişiler, Firdevsi'nin din yolundan sapmış biri olduğunu ileri sürerler ve söylentiler Sultana kadar ulaşır. Sonunda Firdevsi 60 bin beyitten oluşan Şehname'yi Sultan Mahmud'a sunar. Sultan şaire 60 bin altı yerine 60 bin gümüş verince Firdevsi, kendisini aşağılanmış hissederek saraydan ayrılır. Bir söylentiye göre aldığı paranın yarısını bir hamamcıya, yarısını da içtiği şerbetin karşılığı olarak şerbetçiye verir. Daha sonra Herat kentinde bir dostunun yanına sığınır.
Bazı kaynaklar Firdevsi'nin Herat'tayken Sultan Mahmud için ağır bir yergi şiiri yazdığından söz eder. Bazı kaynaklarda ise şairin, Herat'ta büyük bir caminin duvarına Sultan Mahmud için yazdığı övgü şiirini astığını ve bu övgüyü duyan Sultan Mahmud'un yapılan haksızlığı öğrendiği yazılıdır. Sultan Mahmud, hemen 60 bin altını Firdevsi'ye gönderir. Ama altınları getiren ulak, kentin bir kapısından girerken, Firdevsi'nin cenazesi de öbür kapıdan çıkmaktadır. Şairin kızı da gönderilen altınları bir hayır kurumuna bağışlar.
Firdevsi'nin Şehnamesi, iran'ın Arap egemenliğine girene kadarki tarihini içerir. iran tarihi ve mitolojisi, eldeki eski kitaplara, dilden dile dolaşan söylencelere ve öykülere dayanılarak yazılmıştır. Yapıt mesnevi biçimde düzenlenmiş 60 bin beyitlik bir şiirdir. Firdevsi yapıtını yazarken bir tarihçi gibi çalışmış ama tarihsel bilgileri güçlü şiir yeteneği ile işlemiştir. Yapıtın yazıldığı dönemde Arapça'nın çok yaygın olmasına karşın, Firdevsi Arap dili ve kültürünün egemenliği altındaki iran ulusuna, büyük bir tarih ve kültür zenginliğine sahip olduğunu göstermek istercesine kendi dillerinde bir yapıt sunmuştur. Yapıt çok yalın bir dille yazılmıştır. Şehname gerek şiirsel gücüyle, gerek bilgi zenginliğiyle Divan şairlerinin başyapıtlarından biridir. Bunu yanı sıra bir ulusun tarihi üzerine tek bir şair tarafından yazılmış benzer bir yapıt yoktur. Şehname dünya şiirinin, özellikle destan türünün büyük klasikleri arasındadır. Dünyanın birçok diline çevrilmiş olan yapıt Türkçe'ye ilk kez 16.yüzyılda Tatar Ali Efendi tarafından eksiksiz olarak çevrilmiştir. Günümüz Türkçe'sine ise Necati Lugal tarafından aktarılmıştır.
Dünya edebiyatında ilk öykü sayılan "Decameron" adlı yapıtı kaleme almıştır. Sürekli okumuş, Akdeniz kültürlerini incelemiş; astronomi, hukuk, edebiyatla ilgilenmiştir. Konuşma diliyle oluşturulan edebiyatı, antikçağ ve klasik eserlerin düzeyine yükseltmiştir. Ömrünün son yıllarında Latin klasiklerini incelemiş ve filoloji çalışmalarında bulunmuştur. Rönesans hümanizminin temelini atan sanatçılardandır.
Eserleri:
Decameron: Öykü. 1348'de Avrupa'da büyük bir veba salgını olur. Salgından kurtulan gençlerin tanık olduğu olaylardan etkilenen sanatçı, bu yapıtında salgın günlerinin Floransa'sını ele alır. Yapıt, biçimsel yönleriyle "Ortaçağ" temalarına bağlı kalsa da, hümanizmanın tohumlarını taşıyan bir kültürün habercisidir.
her sabah
Üsküdar ın en hızlı koşan kadını
yedi vapurunu saçından yakalarım
parmaklarıma takılı kalan tellere
birer dize bağlar
martılara atarım
Kızkulesi kocaman gülümser
sigaramı yakar,
yakama deniz takarım
yakalarını çekiştirir istanbul
boğazına takılırım
martılarda sabah sevinci
vapurda efkarlı bir çığlık
bir ben duyarım
Galata kulesi nin rüzgara karışan sesini
seni dokunamadığım kıyılar
kadar seviyorum
gün boyu cebimde taşır
akşam vapurundan kızkulesine
fısıldarım
bu içli itirafı
eski bir şarap tadı dilimde
evimin ve
gecenin yolunu tutarım.
Liseyi Ankara'da bitirdikten sonra Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi
Biyoloji bölümünde sürdürdüğü eğitimini yarım bırakıp 1980 de
istanbul'a yerleşti.
1985 de istanbul Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği
bölümünden mezun oldu. Üniversite yıllarında felsefe, dil felsefesi ve
sosyoloji üzerine çalışmalar yaptı. Şiir ve denemeler yazdı.
Şiir ve yazıları; Akköy, Andız, Aykırı Sanat, Berfin Bahar, Beşparmak,
BH Sanat, Bireylikler, Bizim Ece, Çalı, Damar, Edebiyat Atölyesi,
Edebiyat Eleştiri, Ekin Sanat, Evrensel Kültür, Gecetreni, Göğebakmadurağı,
Güney, Hayâl, Istıranca Rüzgarı, imbik, im Sanat, imgelem, insancıl,
ispinoz, Kalem, Kar Sanat, Koridor, Kum, Kuzey Yıldızı, Lacivert, Madde,
Maki, Mavi Ada, Mavi Dergi, Mavi Liman, Mavi Yeşil, On altı kırk beş,
Samsun-Ada, Sanat Derzini, Şair Çıkmazı, Sessiz Edebiyat, Tay, Tan Edebiyat,
Tren, Yaba Edebiyat, Yaratım, Yaşayan Yarın, Yeni Patika gibi dergi,
fanzin ve bazı gazetelerde görüldü.
Pariste Bir Osmanlı Sefiri Yirmisekiz Mehmet Çelebinin Fransa Seyahatnamesi kitabının yazarıdır.bu kitabında bizlere Lale Devri nin kültür ve düşünce dünyasına farklı açıdan yaklaşmamıza olanak saglar.
özdemir ince nin Hayali bir demokrasiyi boyayıp satmak için demokratik olmayan birçok cumhuriyet var diyenlere karşı yazmış oldugu bizi ilgilendiren cumhuriyetli bir demokrasi diyor ve 1923 Cumhuriyetine karşı kurulan tuzakları yazdıgı kitaptır.
Kadınlar değerlidir. Doğal ve güzel olan her şeyi hak ederler. Kozmetik ürünler arasında hem doğal, hem sağlıklı hem de cebimize uygun olanını bulmak zordur. Buradan yola çıkan Ebru Şallı Tan, kendisi için hazırlayıp uyguladığı tarifleri ve maskeleri topladıgı kitabın adıdır.