bugün ankarada 1 mayıs kutlamaları devam ederken işçi partisinin eli kanlı faşist militanları her zaman olduğu gibi devrimcileri bir kez daha taciz etmeye kalktılar. 1 mayıs alanında devrimcilerden hak ettikleri karşılığı ağır bir biçimde alan faşistler polisin arkasına saklanarak alçaklığın ve biçareliğin örneğini bir kez daha göstermiş oldular ki polisin desteği ile bir anarşisti başından ağır bir şekilde yaraladılar.
olayın ardından tedavisi için ankara numune hastanesine kaldırılan anarşistin durumunu kontrol etmeye giden anti-faşist devrimcilere 70-80 kişilik işçi partisi ve tgbye mensup faşistler sopalar ve satırlarla saldırdılar. hazırlıksız yakalanan anti-faşist devrimcilerden 3′ü ağır olmak üzere yaklaşık 13′ü bu saldırıda yaralandı.
polisler saldırıya uğrayan devrimcilerin hastaneye girmelerine izin vermeyip hastanenin acil servisinde faşistler devrimcilere saldırmaya devam ederken devrimcilerin üzerine gaz yağdırarak faşistleri koruma altına aldı. buna rağmen 2 faşist de ağır yaralandı. olayın ardından polis olayın sorumlusu olduğunu öne sürdüğü 1 anarşisti de gözaltına aldı.
yaralanan anarşistlerin tedavisi yapıldıktan sonra hastanenin önünde toplanan anti-faşist devrimciler ankara yüksel caddesinde yapılacak olan basın açıklaması ile yaşanan bu saldırıları deşifre etmek için ve saldırıların karşılıksız kalmayacağını duyurmak için yürüyüşe geçtiler.
bu olay gösteriyor ki, önümüzdeki dönemde anti-fa mücadelesi ankarada yoğun bir biçimde devam edecek.
faşizme inat yaşasın hayat!
yazarın notu: bu ülkede satırlarla kimlerin saldırı düzenlediğini herkes bilir... artı olarak bu saldırı karşılıksız kalmamıştır, aynı günün ertesi anarşist yoldaşlar kıstırdıkları tgb'li faşistleri lime lime etmişlerdir.
bu coğrafyadaki çoğu insanda bulunan halvet-i ruhiye.
birinin eşcinsel olduğunu duyarsanız direktman ondan uzaklaşırsınız sanırım?
çünkü sizin için eşcinsellik bir hastalık falan, değil mi.
ahaha.
eşcinsellerin de herkes gibi insan olduğunu kabullenemeyecek sanırım çoğu kişi fakat, nato mermer, nato kafa. veyahut tam tersi işte, ne yaparsınız. kafalarına bir kere girmiş eşcinselliğin 'cıs' olduğu.
aslında tüm siyasetçiler ve politikacılar öyledir, hepsinin emeli yönetmek olduğu için fakat osman paşa'mız, hem faşist, hem militarist üstüne üstlük kemalist olduğu için (gerçi faşist'in alt türü bu) ayrı bir başlıkta ele almak istedim bu konuyu.
evet, osman pamukoğlu abartılmış ve balon bir siyasetçidir,
bir aforizmadır efendim. gayet yerinde bir aforizmadır.
isyan etmeyen, sesini çıkartamayan bireyler her zaman yönetilecektir, bir devletin himayesi altında kalacak ve gerçek özgürlüğü asla tadamayacaktır, çünkü sizin yerinize karar veren devlet organizması var olduğu sürece özgür olmanız imkansızdır.
ne tanrı, ne devlet.
ikisi de sizi kurtaramaz çünkü pek sevgili dostum bakunin'in dediği gibi; insanlar gökte bir yaratıcıya taparken yer yüzünde özgür olmaları çok çok zordur. ve bu yaratıcı, uğruna cinayetler işlenen bir şeyse, onu her iktidar gibi ortadan kaldırmak gerekir.
çünkü devlet ve tanrı, benzerdir. ikisi de özgürlüğü kısıtlar.
fikri buhranlar içerisindeki ülkedir. 21. yüzyılda, insanların hala güdülecek koyun misali bir lider arayışı içinde olmaları durumudur, yok kılıçdaroğlu'nun liderliği, yok atatürk, yok tayyip'in liderliği. gırla gidiyor bunun gibi örnekler, ulan, hala kendiniz bir boklar yapmayı öğrenemediniz değil mi ey insanlık?
hala başınıza geçecek çobanlar, hala devletler, hala yöneticiler arıyorsunuz.