futboldan zerre kadar anlamayan futbolcu bozmalarına koyulması gereken ambargodur. bu ambargoyu hakedenler;futbolu sadece adam geçmek,kaleyi her gördüğü noktadan şut çekmek, mal mal ortalar yapmak sanan futbolculardır. şimdiden sabri sabri diye haykırdığınızı duyar gibiyim.e sizi kırmayayım madem.*
(bkz: sabri sarıoğlu)
(bkz: ahmed appimah barusso)
(bkz: ibrahim üzülmez)
(bkz: orhan ak)
(bkz: cihan haspolatlı).
.
.
.
gider bu.
yazarların aldıkları eğitimin temelinde bulunan öğretmenlerdir. hatta çoğu için anne baba kadar değerli olan öğretmenlerdir. en azından benim için öyledir. o yüce insan için; refika yavuz
edit: kendisinden özür dileyerek. nurşen erdem
besiktas haberlerinde surekli saglam kelimesinin gecmesi şeklinde olması gereken fakat karakter sınırlamasına takılan başlık.
efem malumunuz beşiktaş teknik direktörü ertuğrul sağlamdır. bu zatın soyadıda gazete başlıklarında kullanılabilecek türden bir kelimedir. güzide spor basınımızda bu malzemeden fevkalade şekilde faydalanarak beşiktaşla ilgili bütün haberlerde sağlam kelimesini kullanmaktadırlar. bunu o kadar çok yapmaktadırlar ki artık baymaktadır. boğmaktadır.
örnek vermemiz gerekirse;
(bkz: sağlam takım beşiktaş)
(bkz: futbolculara sağlam uyarı)
(bkz: yönetimin hocaya güveni sağlam)
(bkz: sağlam kafa sağlam vücutta bulunur)**
orospunun mesleğinin gereği olarak size aşkım şeklinde hitap etmesidir. bazı amele ruhlu insanlar bu lafı ciddiye alıp orospuya aşık olabilir. tehlikeli durumdur. aman dikkattir. prezervatiften sonra en çok önem verilmesi gereken konudur.*
(bkz: orospuya aşık olmak)
en asil duygulardandır. onca zamandır beraber olunan sakallardan ayrılmak istememekle alakası olabileceği gibi asıl neden üşengeçliktir. kim iki saat köpükle jiletle uğraşacak. şekil verecektir sakallara. ama sonuç hep aynıdır heryerde karşılaşılan mahalle baskısı yüzünden birgün mutlaka tıraş olunacaktır. ne kadar yazıktır.*****
13:30 da başlayan, kayserisporumuzun iglesias ve kaleci ivankov'un attığı gollerle 2-0 önde olduğu maç. bu saatten sonra kayserisporumuzdan fark bekliyoruz.
bahar aylarının en çekilmez halidir. yağmur,çamur,kapalı hava insana kasvet verir. her sabah uyanıldığında nolur bugün hava açık olsun diye pencereye koşulmasına neden olan durumdur. nisanın ikinci yarısına kadar devam eder bu durum. daha sonra baharın güzel yüzü görülür. işte ilkbahar o zaman başlar.
efendim koca bir sene çalışarak kazanılan üniversite hakkında yaptığı yorumlarla kurulan hayalleri yıkan insansı tiplerdir.
olay şudur:
bir sene boyunca üniversitenin hayali kurularak ders çalışılmış ve neredeyse tırlatma seviyesine ulaşılmıştır. sonuçlar açıklanmış ve kendi şehrinizde bir bölüm kazanılmıştır. o sıralarda hayatınızda ilk kez gördüğünüz bir adam arkadaşınızın dayısı olması hasebiyle* size hangi bölümü ve hangi şehiri kazandığınızı sormuştur. sizde saf saf teker teker herşeyi anlatmış ve yaşadığınız şehirdeki üniversiteyi kazandığınızı söylemişsinizdir. bunu duyan insansının söylediği sözler aynen şöyledir.
-hmm bak ne güzel kendi şehirinde kazanmışsın artık liseye gider gibi okur bitirirsin bölümü.
şimdi siz ahaliye sormak istiyorum bu insansının katli vacib midir değil midir?*
hayatında redhouse sözlükten başka sözlüklerinde olduğunu bilmeyen bir insanın sorduğu sorulardır.
en çok sorulanı için;
(bkz: sözlükte kızlarda var mı)
yüce türk basınının atmış olduğu başlıklardır.
en abuklarından biri; galatasaray leeds i elediğinde star gazetesi tarafından dingiltere şeklinde atılmıştı.
o kadar sene biryerini yırtıp kazandığı bölümle alakası olmadığını çok geç farkeden öğrencidir. hayat adeta kendisine zehir olmuştur. en güzel örnek olarak türkçe bölümünde okuyan fakat türkçeyle hiç alakası olmayan;
(bkz: yoksa yamuluyor muyum)
kendilerini adaletli, hakkı gözeten, namusun koruyucusu olarak gören küçük farelerin biryerleri tutuştuklarında ortaya çıkan erkeklikleridir.
şahit olduğum bir olayı anlatarak onların ne kadar erkek olduklarını anlatmak istiyorum.
okulda önceki gün bir ocakçıyla bir öğrenci arasında geçen sürtüşme güvenlik güçleri tarafından yatıştırılmıştır. herkes olay bitti sanarken bizim yüce erkeklik sahibi ocakçımız yanına aldığı her boydan her yaştan yaklaşık 50 tane evcil hayvanıyla o öğrenciyle "konuşmaya" gitmişti. artık ne konuştular bilemeyeceğim ama o oacakçının ne kadar yürekli bir erkek olduğunu hepimiz gördük değil mi.
bugünü insanların sevgilerini kullanarak onları yolmak için kullanan mağazaların yaptıkları şebekliklerin yerine camlarına yazmaları gereken gerçek düşüncelerini ortaya koyan söz öbeği.
ayrıca ısrarla diyorum ki ;
(bkz: 14 şubata kafam girsin)*
14 şubat geyiğinden çok sıkılan,sevgilisi olmayan yada kapitalizmin oyuncağı olmak istemeyen yazarlardır.
örnek verilmesi gerekirse;
(bkz: yoksa yamuluyor muyum) **
her fırsatta laik olduklarını iddia edenlerin ve amaçlarının laikliği güçlendirmek olduğunu söyleyen sözde laiklerin o çok değer verdikleri laikliği kendilerine veren atatürke olan düşmanlıklarıdır. e işte o çok değer verdiğiniz laikliği vermiş adam size ne diye düşmanlık yapıyorsunuz. yoksa... *
son zamanlarda ortaya çıkan türban sorunun temel nedenidirler. o kadar azmışlardır ki saç teli görünce bile düz duvara tırmanmaktalardır. bu yüzden türban heryerde serbest bırakılmalıdır. bu olayın tek suçlularıda onlardır. yada erkeklere saç telini göstermeyecek kadar güvenmeyen ve hepsini azmış tekeler sananlarındır bu suç. kim bilir.
geçenlerde ekşi sözlükteki yazarların evlenmelerinin ardından aklıma gelen "evliliklerinin meyvesi olacak olsa adı ne olurdu?" sorusunun bünyemde oluşan cevabı. *
(bkz: başlık sıçmak)