öncelikle başlığa açıklık getirmeden şunu belirtmek isterim ki, bireyler elbette hayatta özgürdür cinsiyetçi bir tavır ile uzaktan yakından alakası yoktur. sadece davranışların belli bir noktadan sonra ipin ucunun kaçması son derece saçmadır.
efenim konu ile şunları söylemek isterim bakınız 17-24 yaş arasın günümüzdeki genç kadın arkadaşlarımıza son derece kendine yetebilen bir kadın olduğunu vurgulama gereksinimi duyuyor. kadınların eril sistemin her şekilde bir kuşatma altında kaldığı su götürmez bir gerçektir. bütün bu kuşatmayı yarmak için ota, boka, suya her fırsatta "ben yapabilirim tamam mı?", "ben becerebilirim sana ihtiyacım yok","ne demek yani ben yapamaz mıyım ?","ben her şeyi tek başıma yaptım bir kere" gibi söylemleri dile getirmeleri ise ciddi anlamda sinir bozucudur. 17 yaşındaki genç kadın arkadaşlarımız sanki dünyanın tüm dertlerini omuzlamış bu "koca yaşlı şişko" dünyanın kötülüklerine karşı iphone'ula, beyaz nike air max'li ayakkabılarıyla ve babasının ek kredi kartıyla omuz germiş bu süreci 20'li yaşlara kadar sürdürmüşlerdir. bu ben yaparım modası, kimselere ihtiyacım yok, dağları aştım bir tek ben tavrı ile bizlere özlem tekini hatırlatıyor. kadın arkadaşlarımızı evine bırakmak isterken "hayır canım ben giderim ne gerek var ben yaparım tek gidemiyor muyum sanki? sözleri bizleri dumura uğratıyor. ulan ben eve bazen giderken cono mahallelerinden geçiyorum hapçısı balicisi çıkarda gece gece bok yoluna gideriz korkusuyla yürüyorum kaldı ki cinsel açlığın afrikası olan türkiye'de gece vakitlerinde tek başına yürüyen bir kadının başına gelebilecek her türlü olay ciddi anlamda korkutucu. şimdi bu sözlerim muhakkak ki "ıyy erkek zihniyeti işte cinsiyetçilik yapıyoo" cephesi tarafından yitirilmek istenecek,yedirtmeyiz.
gereksiz ben yaparımcıların bu tavırlarını gördükçe eski erkek arkadaşlarının üzerlerine kurduğu baskıların hasarları olarak değerlendiriyorum. sevgililerin baskıcı politikalarına boyun eğen genç kadınlarımız ayrıldıktan sonra aniden aldıkları radikal kararla "artık kendimi ejdirmijeem" duruşu samimiyetsiz geliyor. insanlar muhakkak bir aydınlanma sürecinden geçer ancak bunu abartıp küçük yardım elini bile nefretle geri çevrilmesi ciddi anlamda bir komplekstir geçmişin ezikliğini örtbas etmektir. kadın erkek eşittir sistem kadını korunmaya muhtaç erkeğe de güçlü rolü yüklemekte bu roller her iki cinsiyet için gerçekten kabul edilmez bir şeydir. ancak kadının güçlü, kendine yeten ve özgür duruşu basit detaylarla kazanılamaz. büyük resmi gör ey pembe gözlüklü nike air max'li kız sistem, küçük detayları ön plana koyarak piyon görevi ile tehlikeyi sadece bunlardan ibaret gibi gösteriyor ancak büyük çarkını döndürmeye devam ediyor. seni eve bırakmamızla özgürlüğünü ve yapabileceğin işlerin önüne ket vurmuyoruz. büyük resmi gör eyy air maxl kız.
efendim önce ne kadar ince düşünsenizde ilişkinin sağlığı açısında doğru kararlar alınmasına çok önem vermesine karşın artık bir yerden sonra kendi düşüncelerini ve yapmak istediklerinin beyanından sonra bencil konumuna ve düşüncesiz davrandığı statüsüne getirilmesi muhtemeldir.
sürekli arkadaş ortamına ya da ortak arkadaşa verilen emek artık bir yerden sonra hiç olur ve kişi direkt sorgusuz suhalsiz bencil olur. ne kadar savunsa da kendini artık bencil olmuştur sevgilinin gözünde ince düşünmeyen bir adam oluvermiştir bir çaresi var mıdır bu sorun çıkmazının bilemem tabi.
hani çok mutlusundur da herşey çok hoş gelir göze hiç kimsenin keyfini kaçıramayacağını düşünürsün ama bir piçin evladı gelirde bütün keyfini mutluluğunu yok eder ya bütün şevkin kaçar bir an gidip onu vurasın gelir işte öyle birşeydir!
"evet benim şakirt arkadaşımdan bahsedeyim size adam önce sabaha kadar arkadaşlarıyla bi güzel içiyor zom oluyor kusuyor falan filan yarında abilerine gidiyor ders için."
yukarıda okuduğunuz gerçek yaşanmış bir olaydır burada ele alınan olay bir şakirtin çelişkisidir.
şuanda karşılaştığımız bir durumdur bir siyasi fikri ele alalım örneğin referandum; bir kesim evet diyor bir kesim ise hayır diyor buraya kadar bir sıkıntı yok işin can sıkıcı olan tarafı ise halk arasındaki siyasi ahlaktır.saygısız tavırlar hakaretler ve dinsizlik suçlamaları bu referandumda "evet" diyenler için geçerlidir internette gördüm "hayır" diyenler transsexüeldir,dinsizdir,ateistdir vb.vb. aslında burda tek bir suçlama yoktur "hayır" kesmi ise "evet" diyenlere dinci, ülkeyi satan, adi, şerefsiz, vb. vb. suçlamalarında buluyor benim burada bahsetmek istediğim artık türkiye'de siyasi ahlakın kalmadığı bununla birlikte kişinin hak ve özgürlüklerinin de hiçe sayıldığı bir girdabın içindeyiz.
Edit:gözümden kaçan konu akışı saçma bir yerlere kaymıştı.
örneğin hiç bir forum üyeliği olmayan kişinin sadece ufak bir şey indirmek için yada sevdiği bir şarkıyı internetten indirmek için "google" girip şarkının ismini yazmasının ardından mutlu bir şekilde google listede geziniken bir sürü alakasız şeyin çıkması bir download yaparken bile netten saçma sapan formaliteleri tek tek aşıp yine birşey elde edememesidir.
Edit:Enrtylerimi kontrol ederken gözüme çarptı bir harf eksikliği.
evet efendim bu gerçektir ve açıktır ki herkesin içinde bir bok var/bokluk var insan ne kadar temiz olursa olsun içinde bok vardır bu boktan kurtuluş yoktur.