(bkz: işler güçler vedat)önceki bölümde ezberlediği bu klasik kelimeleri marks ile sentezleyip söyleyip kız tavlamaya çalışmıştır lakin zehra'nın çarpım tablosundan sorması üzerine dilsel sözel zekası iyi olan ama teorik ve pratikte dediklerinin arkasını dolduramayan vedat yine afallamıştır günümüzün özenti solcuları gibi.
ek bir not:halk arasında çok sayıda var olan ve şimdi sahaflarda yer alan, eskiden solcuların elinde çokça gezen,dağıtılan, o sovyet menşeli eski kitapları da çok büyük bilgi ve fikir hazinesi olduğunu sananlar aldanıyor çünkü onlar rejimin dağıttırdığı,finanse ettiği halkı bilgilendirme eserleridir.
başbakan tayyip erdoğan hakkında şöyle güzel bir klip hazırlayan futbolculardır.
bu video ve ziyaretleri haberlerde epey yer aldı.
hakikaten emre-arda misyonunu ifa ediyor ve ülkesini tanıtıyor,tanıttırıyor.
ibrahimoviç ağanın golü üstüne mexes olmadı şaka misali bekir'in gölü geliverince mart yerel seçimi öncesi atkılarıyla sahaya çıkacak liderlerin yeni vaadi bu olabilir zannımca.
Uluslararası Terörizm ve Sınıraşan Suçlar Araştırma Merkezi (UTSAM ) tarafından hazırlanan raporda PKK/KCK'ya katılım yerleri ve nüfusa kayıtlı olunan illere bakıldığında ve il nüfusuna oranlandığında ilk sıraları Hakkari, Tunceli, Siirt, Şırnak, Muş, Mardin, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır ve Batman alıyor.
''örgüte katılım yaşının 15-21 yaş aralığında yoğunlaşması, Örgüt üyelerinin eğitim seviyelerinin yüzde 72'sinin ilköğretim düzeyinde bulunması ve kardeş sayısı çok olanların daha çok katıldığı ile Örgüte katılmadan önce herhangi bir işi olmayanların oranı yüzde 78 olması diğer dikkat çekici veriler.'' ayrıntılar için
2 maç izledikten sonra ilk maç sonrası öngörülerim kesinleşmiştir.*hollanda, zorla oynar bir hali olan cech ile kerzhakov hala liderliklerini sürdürmektedir.
şimdilik kelimesinin dahi anlamını bilmeyen bazı "boktan bakış açısı" sahiplerini de bu vesileyle şampiyonanın en kazma yorumcusu ilan ederim.
şike davası,yargı ve askeriye reformu gibi ak partili siyasetçilerin yaptığı ve en çok onların işine gelen her konuda partinin değilde, hep dini bir oluşum olan cemaatin sürekli ve mübalağaya varan bir paranoya içinde eleştirilmesi,çoğu ak partili yetkilinin ise bu duruma ses çıkarmaması üzerine,
acaba akp'nin üst düzey kurmaylarının partinin yıpranmaması ve bakileşmesi adına cemaati kullanma stratejisi mi gütmektedir şüphesini içeren ihtimaldir.
akp'nin yeni hamlesidir.
deniz seki en radikal laik-kemalist sanatçılara çok yakındır,çokta sevdikleri birisidir. sanatını da türkiye'nin iran olmaması için yapmaktadır.
kısacası deniz seki'yi engel olarak gören akp-cemaat-tarikat-ab-abd-illuminati altıgeni tıpkı fenerbahçe ve ortadoğuyu ele geçirmeye çalıştığı gibi sanatçıları da yok etmeye çalışmaktadır.
(bkz: benito mussolini)nin babası tarafından hedeflenen bir künye misali oğluna konulan isimdir.
son anında dahi das kapitali elinden düşürmeyecek kadar radikal bir komünist olan ve oğlunun karakter hamurunu komünizm fikirleri ile mayalayan baba mussolini'nin meksika halk ayaklanması lideri benito juarez, anarşist amilcare caprinai ile tanıdığı sosyalist andrea costa dan ilham alarak oğluna koyduğu isimdir.
litvanya dan hüsranla dönen basketbol milli takımımızı temsilen, abdi ipekçi Spor Salonu'nda, tbf başkanı demirel, kaptan hidayet,Teknik Koordinatör Bogdan Tanjevic,Başantrenör Orhun Ene ve A Milli Takım Menajeri Harun Erdenay ın katılımıyla gerçekleşen basın toplantısıdır.
uzunca süren toplantıda çok şey dendi. özürler,bolca kaçan serbest atışlar,son dakikardaki beceriksizlik,eksik oyuncular ve formsuzluk. benim bu toplantıda özellikle dikkatimi çeken şey ise, "o sırbistan maçında o son basketi atsaydık bunları şimdi bunları konuşmazdık" lafının durmadan kullanılıp, sanki diğer maçlarda müthiş yüzdeler,performanslar elde edilmiş imajı vererek bizleri nankörlük ve basiretsizlik imasıyla suçlayan laf oyunları değildi.
bundan daha komik gelen ve yer yer pişkinliğe varan o malumunuz olan klasik zeytinyağı gibi üste çıkma çabalarıydı. bunu yapmasalar diyecek bir şeyim olmazdı. sorumluluğu tamamen alsalar saygım ziyadeleşirdi,lakin mealen aşağıdaki ifadeler ne yazık ki kullanıldı.
o.ene:zaza paçulyanın çok güzel ifadesinde olduğu gibi nba, oyuncularımızı köreltiyor,orası çok dandik ve basit. tek görevin var. burası çok muhteşem ve her şey var. senden herşey bekleniyor.
h.erdenay:siz hala dünya 2. olunduğunda verilen o devasa ödülü konuştunuz, hased ettiniz. bu paralar,lokmalar bizim boğazımıza durdu. oyuncuların hepsinin,soğukkanlı olan ersan ın dahi, moralini bozdu,canımızı sıktı. suçlu sizsiniz:yani halk,bizi ve sporcuları yeni başarılara teşvik için o kaynağı bulan siyasiler ve işi tavsiye,eleştiri olan basındır suçlu.(halbuki bu eleştirileri iyice güdülenmeye odaklatmak,o paraları da,fazlasını da hak ettiğinizi kanıtlamak ve dedikoduya son noktayı koymak içinde kullanabilirdiniz,bu dedikoduları. bunu böyle görmek,göstermek ve motive etmek senin ve koçun görevi olsa gerek. yani tam bir secaat arz ederken sirkatin söylemek hadisesi.
hidayet:98 yılından beri milli takımdayım. eskiden daha kötü sonuçlar alırdık,farklı sayılarla yenilirdik. şimdi ise hep son dakikalarda ve son topta yeniliyoruz. bu ilerlediğimizin göstergesi. kısacası hidayet şerefli mağlubiyet kavramına atıfta bulunuyor ve üste çıkmaya çabalıyor. türkiye artık 2023 vizyonlu,olimpiyat hedefli bir ülke. bizi 30 sene geriye taşımaya hakkın yok hidayet. ufkumuzun artmasında emeğiniz büyük. lütfen bunu kendinizi savunmak için siz lekelemeyin,ufkumuzu minimize etmeyin. geleceğe mirasınız bu ifadelerle çizlmiş bir ufuk çizgisi,hedefler,hayaller olmamalı, bence.
ayar yiyince entry sini silip kacan yazarlardan en pişkini, başlığımızın kahramanı(!) norveçli şizofren in türkiye versiyonu, darbeye, darbecilere desteğini beyan adına teşrif edebilmiş.
hayatının tek derdi,gayesi islam,akp ve bu müslüman anadolu halkı olan, bu nefret söylemcisin mi yoksa başkalarının mı devreleri yanmış, bunu postal yalayıcılar hariç ittihad terakkiden beri ordunun siyasete bulaşmasıyla çok acılar çeken tüm türk halkı biliyor.
Allah ın zâtı, mahlukatın zâtlarına benzemediği gibi kelam sıfatı da onların konuşmaları cinsinden değildir. Allah Teâlâ'nın harfe ve sese muhtaç olmadan konuşması demektir. Allah ın diğer sıfatları gibi bu sıfatı da sonsuzdur, küllîdir, mutlaktır. Allah Teâlâ'nın kelâm, yani söyleme ve konuşma sıfatı vardır. Bu sebeble Allah'a Mütekellim denilir. Kur'ân-ı Kerîm'e de Kelâmullah olarak tabir edilir.
idrak i meali bu küçük akla gerekmez,zira bu terazi bu kadar sıkleti çekmez şeklindeki mükemmel ifadelerde olduğu gibi, kişi kendi nakıslığı,acizliği ile kendi konuşmasından ölçü tutarak Allah ın kelam sıfatını tamamen anlamaya, kafasında şekillendirmeye çabalarsa, o insanın hata etmesi, istikametten sapması kaçınılmazdır. zaten bu metod akla,mantığa da uygun gelmemektedir.
konunun çok önemli bir noktası vardır ki,Allah'ın peygamberlerine bildirdiği vahiyler, onlara verdiği ilâhî kitaplar, mahlûkatına gönderdiği ilhamlar, hep O'nun Kelâm sıfatının bir tecellîsidir. büyük alimlerine,müfessirlerine de ilhamı ittifakla sabittir. bu nedenle veli kulların,bu veli kullar ilhamla-şeytanın aldatmacasını ayırt edecek kadar ehil kişilerdir, kendi seviyelerinden daha yüksek bir kapasitede ilham ile allahın verdiği ilim ve şevkle büyük sırları,hakikatlari açıklamaları ve izah etmeleri vakidir,normaldir. bu sayede kuranı ve dini iyice anlama,günümüz sorunlarına dünyevi pencereden değil, ilahi pencereden bakabilen içtihatlarla çözümler bulma nimeti de bizlere ulaştırılmış olur.
efendim, şöyle ki: saçma sapan binlerce konuda kitap yazan her fırlamanın kendini edebiyatçı ve sanatçı diye tanıtması ile yaşanmaktadır.
her kıytırık oyuncunun kendini türkiye ye mal olmuş bir sanatçı ilan etmesiyle sürekli yükselen enflasyondur.*
iki giysi giyerek bir taraflarını sergileyerek yürümekle veya sanal alemde malum yerlerini teşhir etmekle gündeme gelen malların, tüm dandik şarkıların da meşhur sanatçı diye lanse edilmesiyle epey artan, yüksek enflasyondur, bu sanatçı enflasyonu.
insanı ağlatan, şükrettiren, başarısızlığa veya isyana elde mazeret bırakmayan; diğer ülkelerde hayatın, artık yaşanan krizlerden öyle olmadığı belli de, eskiden beri hiçte tozpembe olmadığını gösteren hüzünlü bir hayat hikayesidir. kısa keseceğim,çünkü anlatılamaz, videoları izlemelisiniz.
Filistin'in tüm yurtdışı temsilciliklerinde görevli misyon şefleri ve Filistin Dışişleri Bakanlığı üst düzey yetkililerinin katılımıyla istanbulda gerçekleşecek olan konferanstır.
açılış konuşmasını yemek yerken izledim,izlediğim kısmı dahi çok hoşuma gitti. erdoğan ın kıbrıs konuşmaları içinde aynı kanaatteydim. düşündüm,ben kendim konuşsam herhalde aynı cümleleri söylerdim.
peki ne dedi kısaca,küçük bir özürle yırtarız zanneden pikin katil israil e, içinde parçalanmış, israille mücadele yerine birbirini öldüren ahmak filistinlilere, bu haberleşme asrında filistin e ambargo lafını telaffuz ettiren, savunan batılı sözde vicdanlı geçinen vicdansızlara, filistin meselesini destekler ayağına yatıp, sonrada gemileri engelleyen iki yüzlü yunanistan a ayarı verdi. adam %50 sonrası çosmuş, kendine güveni daha da artmış. byegm de yayınlanan yabancı basındaki haberleri devamlı okuyan biri olarak, bu özgüvene hiç şaşırmadım desem yeridir.
çin deki yosun istilası meselesi iyice büyüyor. yosunlar zehirli değilse bile, tatil zamanı turizmcilere büyük zararı dokunmuş oldu.
ayrıca,aman amerikalılar duymasın. %1 izlese dahi dandik filmimizi, köşeyi döneriz diye katil arılar,örümcekler,bitkiler,arabalardan sonra birde katil yosunlar filmi çekmesinler.* http://video.ntvmsnbc.com/cinde-yosun-istilasi.html
birleşik arap emirlikleri ile Lübnan arasında oynanan maçta BAE'li futbolcu Awana Diab, ters kullandığı penaltı atışını gole çevirerek herkesi şok etti. centilmenlik dışı diye gole itiraz eden rakip takıma rağmen, hakem golü verdi.
totti abimizde atmıştı, ama bu gol antremanda değil, maç sırasında. hem daha güzel ve estetik.
1961 yılında Gümüşhane nin Köse ilçesinde doğdu. 1975 yılında Trabzon imam-Hatip Lisesinde başladığı Lise eğitimini 1979 yılında Gümüşhane de tamamladı. ankara üniversitesi Tefsir-Hadis Bölümünden 1984 yılında mezun oldu.
biz okuyucular için hayatının öğretmenlik, idarecilik yaptığı kısımlarından çok, 2006 yılında profesör olduğu Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi ilahiyat Fakültesindeki hocalığı önemlidir. çünkü mekke, medine ırak tefsir ekollerine dair yazdığı akıcı, özet, net kitaplar çok değerlidir.
yazarın Kuran da Ehl-i Kitap(Kur ân-ı Kerim de Yahudiler ve Hıristiyanlar) adlı doktora tezi ile Örneklerle Konulu Tefsir kitabı da diğer öne çıkan kitaplarıdır.
kişi parayı araçlıktan öte amaç görerek paraya gereğinden fazla değer verip onun kölesi olabilir. böylece kendilerini paradan daha aşağı, ucuz bir duruma düşürürüler anlamına gelen atasözü.
her başarısızlıktan bir başarı dersi çıkarma olanağı vardır.*
yanılgıların nedenini öğrendikçe bilgi seviyesi artar. sebebini öğrenme çabasında devam ile kişi gitgide alim ve bilginlikte ilerleyiverir.
iyi insanın değerini iyi insan anlamında kullanılan atasözü. ancak eğitimli, bilgili ve ahlaklı kişiler; iyinin, güzelin, kalıcı değerlerin nerede, kimlerde olduğunu anlayıp, bilebilir.
dostlukların sürekliliğinin karşılıklı saygıya dayanacağını ifade eden atasözüdür.
kişi dostunun ağır sözlerine karşılık vermiyorsa;korktuğundan değil, dostluğunun bozulmasını istemediğindendir. kişinin kem sözler söyleyip kızgınlık geçince de utanması daha ağırdır.
ülkemizde yargıya, hukuka güven hiç kemikleşmedi, aksine hep azaldı. bunun kökeninde halkın yapısına tam uygun kanunların olmaması başat etkendir. bir millet düşünün ki, medeni kanunu ile borçlar kanunu işviçreden, ceza hukuku italyadan, Ceza Muhakemeleri Usulü kanunu almanyadan, ticaret hukuku da almanyadan ve idare hukuku ise fransa alınmıştır.
ilerleyen yıllarda yapılan kanunlarsa, askerlerin emrinde ve gölgesinde açıklarla, ruhlarla, baskılarla cephelenmiş olarak yapılmıştır. o bazılarının övdüğü 1961 anayasasının ise kökü kanlı ve bereketsizdi. mutabakat bir yana, halkın teveccüh ettiği koca sağ partilerin fikirleri dahi alınmamıştı. kanunlar lafta adil, ruhen zalimdi. senatör yapılı çift başlılıkta zaten, bu düzeni korumak, denetlemek içindi.
kısacası araklama kanunuların beteri de olacaktı. uyumsuz kanunlar yerine siyasi,ideolojik,ahmaklık kokan araklamalarla iyice yargının işlevsizleştirilip,çürütülmesi. bu durum daha fenaydı. çünkü hukukun üstünlüğü yerine başka hesapların getirisi hesabıyla yapılan araklama daha fenaydı. ne yazık ki bu fena hal hala sürmektedir. her parti konuşmakta ama faaliyet,uzlaşma sergilememektedir.
ihtimal üzerine kupayı iade eden beşiktaş a, kendine emsal teşkil ettiği için, hem pişkince çamur atıcı başlıklar açan hem de küfreden fenerbahçelilerdir.
ne yani, fotoğraflar,itiraflar olduğu halde şampiyonluk kupası hep sizde kalsın mı istiyorsunuz. adamlar şüphe üzerine iade ettiler. ey fenerli yöneticiler, sizde azıcık onurlu ve edepli davranışlar sergileyin.
edit: bir başlığı bile bu kadar eksiliyorsa bu fenerliler, yusuf yusuflukları tavan yapmış demektir.