yanlış yolda olan ülkücüdür. ne gerek var karateye falan. genel satanist tipi olarak; zayıf, kambur, arkadan bağlanmış uzun saçlı tiplerin kabul görüldüğü gerçeğinden yola çıkarsak ne demek istediğim anlaşılabilir. bahsettiğim tiplerin gür bir "höyyyt" nidasından kaçacakları aşikardır.
3. büyük olmayı sonsuza kadar kabullenmelerinin altında yatan sebeptir. nasıl ki fenerbahçe şampiyonlar ligi çeyrek finalini, galatasaray uefa kupasını matah göremediği için 3. sınıf takımlar olarak kalıyorsa, beşiktaş açısından da bu hususta değişen fazla bir şey yoktur. tek fark beşiktaş'ın ülke sınırları içinde debelenmesidir. şampiyon oldum diye 3 ay sevinirsin sonra en çok direnmen gereken düşman ülke takımlarından 8 posta yer dönersin. sonra da neymiş efendim "sevinmek için sevmedik". külahıma anlatın ulan.
bu duruma bir de örnek vermek isterim. fenerbahçe ve galatasaray şampiyonluğa nicolas anelka gibi sevinirken, beşiktaş gol atmış güiza gibi sevinmektedir.
görev başındaki ttnet çalışanının kereviz pişirmesinden de kaynaklanabilir. onlar da sıkılıyorlardır ne yapsın adamlar bi gelişme yok, bi değişiklik yok.
sözlerinin arkalarında dururlarsa ferrari'nin olmadığı ilk formula 1 sezonu olacak. ayrıca ferrari burnu havadalığın cezasını ağır çekecek. ferrari ismini duyurmasını formula 1'e borçlu. biz yine bileceğiz ferrari'yi ama gelecekte ferrari bu kadar popüler olmayacak çekildiği takdirde.
tarzı eski fenerbahçeli luciano'ya benzerdi. sporcu kartlarında sürekli kullanılan karizmatik hırçın bir fotosu vardı. doya doya futbol oynamak nasip olmadı kendisine. kader.
geçen yıl sezon öncesi antrenmanlarda en çok kendini kaptıranın can arat ve diğer forma şansı bulamayanların olduğunu gözlemledim. brezilyalıların uyum sağlamasına yardımcı olsunlar diye mi alındılar acaba? işte bu kutlamalar da bu gizli amaca hizmet ediyor olabilir.
insanı yüzde yüz değiştirebilecek bir meslektir. bu işi yapanlar bir süre sonra para kazanma hırsıyla eşe dosta ev satmaya, yazlık kiralamaya çalışırlar, gözden düşerler.