şimdi bi sürü kişi çıkcak. yok hakem satıldı, yok şöyleydi, yok böyleydi diye. tüm bunlara karşı söylenebilecek tek söz bu bence bursaspor için. ertuğrul hocayı da unutmamak lazım tabi..
harf kısıtlaması olmasa cebindeki son parayla orjinal kitap, film, albüm alan insan modeli olacaktı.*
Sanatçılarımız korsandan canları burunlarına gelmiş bir haldeyken vardır böyle emeğe saygılı insanlar. Eğer bir santçı için bu eylem gerçekten gerçekleştirilebiliyorsa, sanatçı gerçekten sanatçıdır; sanatsever ise hakiki bir yoldaştır.
özellikle kızlar için çok geçerli bir durumdur. onu uzaktan severken acı çekersin ama o bile tatlı gelir sana. hasta mıyım manyak mıyım yahu diye düşünürsün.ikisi de değildir, yaşamayan bilemez.
ayrıldıktan sonra kişinin daha fazla bunalıma girmesine sebep olacak şarkılardır. eğer severek ayrıldıysanız (bkz: kargo-şebnem ferah-kalamış parkı) şiddetle önerilir.
batılılaşma yolunda önemli adımlar atmak isteyen türkiyemizde, oluşturulan yeni kabinede yalnızca iki bayanın yer alması ilginç ve üzücü. hala bir yerlerde yanlış yapıldığı kesin.
(edit:amacım kimseyi ve düzeni eleştirmek değil. sadece hala bu kadar yol katedebilmiş olmamız sinirlerime dokunuyor. eksi oylayanları da anlayamadım açıkcası.)
müslüman ve islamiyetin emirlerini yerine getirmeye çalışan insanların olduğunu düşündüğümüz toplumun içinde %0.01 gibi oranın kitap okuduğunu düşünürsek niçin müslmanların (kaba tabirle) gavurlarla boy ölçüşemediğini anlayabiliriz...
anormal olduğunu düşünen veya çevresi tarafından söylenen şahsiyetin, emin olmak için yaptığı davranışları düşünüp anormallik derecelendirmesi yapmasıdır.
son günlerde internette dolaşan, hatta tv de reklamlarda bile görebileceğiniz iddia konusu. Eğer gerçekten 50.0000 sebep varsa berkcan adlı sahıs kız kıyafeti giyip dolaşmak zorunda kalacakmış.
çok gıcık bir durumdur. hele cevap vermeden çevrimdışı olduysa durum daha da vahimdir. 'meşgul herhalde' veya 'işi çıkmıştır canım' gibi bahaneler uydurulur ve kişi genellikle kendini kandırır.