yurtdışında "islamic finance" olarak bilinen alternatif bankacılık türüdür.* doğrudan mal ve hizmet alımını finanse ettiği için en büyük katkısı kayıt dışı ekonomiyi önlemek ve kaynakların doğrudan ekonomik faaliyetlere aktarılmasını sağlamaktır.
*bugün katılım bankacılığı, alternatif bir seçenek olarak sunulmaktadır; ancak bankacılık sektörü aslen bu sisteme dayanmaktadır.
aslında "vice versa" nickname'ini alacaktım ancak 11. nesil çaylağın biri nicki almış ve dahası tek entry bile girmemiş.
hal böyleyken yönetici ablalar bi güzellik yapıp da o nicki bana verseler şahane olur.
vice versa: latince bir söz öbeğidir. cümlenin sonuna eklendiğinde o cümlenin ihtiva ettiği anlamın ya da koşulun tersinin de geçerli olduğunu bildirir.
örnek: fiyat artarsa talep azalır, vice versa. (tersi de geçerlidir, yani fiyat azalırsa talep artar.)
çelişkili düşüncelerde yüzen -belki de dünyanın en sinir bozucu- insan tipidir.
atatürkçü olduğunu ileri süren kızın biri dün "ben halkın hdp'ye oy verecek kadar bilinçli olduğunu düşünmüyorum" dedi.
olanak olsa da bu derece sığ insanları ulusal kanalların birinde karşıma çıkarsalar, ben de madde madde çürütsem keşke.
1. her şeyden önce, başlıkta belirttiğim gibi, eğer demokratsan neden oy hakkı verdiğin halkı hor görüyorsun? eğer halk bilinçsiz ise neden onlara oy hakkı veren demokrasi yönetimini yeğliyorsun?
2. mustafa kemal atatürk, "ben her şeyden önce türk milliyetçisiyim" diyen büyük bir tarihi kişiliktir; bu doğrultuda anadolu ve trakya üzerinde bir türk devleti kurmuştur. onun kurduğu bu devlete karşı ilk yıllarda şeyh sait, seyit rıza gibi hainler ayaklanmış, bu ayaklanmalar cumhuriyet güçleri tarafından sertçe bastırılmıştır. bugün hdp denen parti bu hainleri savunuyor. bir insan bu durumda nasıl hem hdp'li hem atatürkçü olabilir?
3. yani sevgili yıkıklar, sizin gibi ideoloji or**puları anlamasa da bu gariban halk bilinçsiz değil tam aksine sizin gibi kendi cehaletini farketmeyenlere göre çok daha akıllı ve zekidir. asıl hor görülmesi gerekenler hiçbir bilgi birikimi olmamasına karşın kendini sözüm ona üstün gören sahte burjuvalar ve çakma solculardır.
bonus: çağdaş - seküler bir yönetim isteyip ancak demokrasiden başka yönetimler hakkında bilgi sahibi olamayanlara bir siyasi anahtar vereyim, araştırıp düşünebilirler:
(bkz: halka rağmen halk için)
bugünlük amme hizmetinin sonuna geldik. hadi iyi geceler.
elektrik enerjisi, güneydoğu anadolu bölgemizdeki medeniyet ve uygarlığa alerjisi olan bir topluluk ve üyeleri tarafından maalesef yasadışı bir şekilde kullanılmaktadır.
türk toplumuna her türlü zararı vermekte olan baş belaları, bilindiği üzere kaçak kullandıkları elektrikle ahırları bile elektrikli sobayla ısıtmaktalar. bir de utanacaklarına pişkince bu onursuzluğu kabul etmektedirler. mardinli bir çocuk, şahsıma, "imam bile kaçak kullanıyor" diyerek aklısıra savunma yapmıştı. sanki imam kaçak kullanınca hırsızlık olmuyor bu durum, imam kullanınca elektrik çalmak şerefsizlik olmuyor mu? zihniyetini siktiğimin eşekçileri!..
son zamanlarda, bu kaçakçılığı ve hırsızlığı önlemek adına güneydoğu anadolu bölgesi'nde tanesi 150bin türk lirası olan akıllı panolar kurulmuştur ancak gelin görün ki orospu çocukları bu panolara saldırmışlar; yalnızca cizre'de 46 pano kırılmış. bu, "hırsızlığa ve size zarar vermeye devam edeceğiz" itirafıdır. bu şerefsiz orospu çocuklarının elektriğini komple kesin gitsin!
başlama saati 20:30 olan, türkiye kupası "son 16" maçı.
galatasaray takımı yeni başlayan ıv. fatih terim dönemine iyi bir giriş yaptı, bu maçın da o açıdan iyi geçeceğini ve özellikle az süre alan futbolcuların forma giyeceğini düşünüyorum.
miniklerin sarf ettiği şaşkınlık yaratan bir takım sözcükler bütünüdür. bu da tanımdır.
televizyonda müzik programı izlenirken 3-4 yaşlarında bir çocuğun ansızın çıkışarak (elini havaya kaldırmak suretiyle) "televizyona çıkcam diye götünü başını açıyorlar" demesi...
Sorma menden haralıyam
Bu sualden yaralıyam
Sinem çalım çapraz dağlı
Kalbi param paralıyam
Kapısız bir kafesdeyim
Ne farkı var haralıyam
Vatanımda vatanımdan
Aralıyam aralıyam
Birdir bana Baku Tebriz
Telafer, Ankara, Gence
Türkistan'a söz gelince
Sakın sorma haralıyam
Harda Türk var oralıyam
Harda Türk var oralıyam
yüzyılımızın sorunu olduğu su götürmez bir gerçektir. yetkililerden bu konuda bir çözüm bekliyorum. tamam, hoşçakal var da tüm çakallar hoş değil ki çirkini de var.
arkadaşlar bildiğiniz üzere insan ırkının sosyalleşmesi iş bölümünü doğurmuştur. orta çağ'dan itibaren modernleşen dünya ise insanoğlunun sırtına bir alanda uzmanlaşma gereksinimini yüklemiştir. bu gereksinimi karşılayamayan kişiler, günümüzün zorluklar yaşayan kitlesini -özellikle çağdaş toplumlarda- oluşturmaktadır. "ne iş olsa yaparım" diyen kişilerin alt gelir düzeyinde olmaları bundandır.
bugün türkiye'de, özellikle iibf'ler, orta sınıfın bu "ne iş olsa yaparım"cı angarya yükü çekecek genç kitle ihtiyacını karşılamaktadır. bu açıdan bakıldığında, toplumumuz bu durumun önüne geçmek adına acilen iibf'lerin sayı ve kontenjanını azaltmalıdır. çünkü bu tornadan çıkan gençler müthiş bir hayal kırıklığı ile toplumun 'hayata küsmüş' bir kesimini oluşturmaktadırlar.
12 eylül 1980 darbesinin ardından hapishanelere atılan, mahkum edilen, işkence gören ülkücü camianın bir sitem ve belki serzenişini anlatan tümce.
askeri yönetimin politikalarını, iktidar olsa onlar da uygulayacaktı. bu koşullar altında milletperver insanların yine kendine yakın düşünceli bir cenah tarafından cezalandırılmasını anlamlandıramamayı ifade eder.
neye şaşırdıklarına anlam veremediğim insan topluluklarını oluşturanlardır.
özellikle ekşi sözlük'te filan "abd'do çomorlar kozando" tarzında entry'ler okuyorum ve salakça buluyorum. ekonomi ve siyasetten anlamaz ancak sırf ekşi sözlük yazarı diye her şeyi kendi biliyor zanneder.
arkadaşlar, dünyada küreselleşme dalgası sona eriyor artık. bir ara televizyonlarda duymaktan gına gelen "globalleşen dünya" sözünü unuttuk artık hepimiz. ulus-devletlerin çağı yeniden başlıyor ve amerika da buna uygun bir seçim yaptı. olay bu. he bu abd'nin ortadoğu'dan çekileceği anlamına gelmiyor ancak politikalarını değiştireceğini düşünüyorum. bence trump, bu bataklığa iyice girecek ve bu toprakların onlara ait olmadıklarını anlayacaklar. yeniden içişlerine yönelebilirler. emperyalistler yayılmak için başka yol bulmak zorundalar artık! eko-kültürel yol tutmadı.
aşırı sağcıların trump'ı neden desteklediği ise çok açık; abd'de ulusu ön plana çıkaran bir politik akım tüm dünyaya yayılır ve bu da tüm ülkelerin ulusal değerlerini öne çıkarabilmesi demektir. geçenlerde bir fotoğraf gördüm; 30'lu yıllarda türkiye'de birçok kişide 'hitler bıyığı' varmış; bu da öyle bir şey.
bir göçmen karşıtı olarak ben de trump'ı destekledim.
katil komünist çin hükümetinin 2014 yılında ramazan'ın ilk günü, doğu türkistan'ın yarkent ili ilişku ilçesinde binlerce uygur türkü'nü öldürdüğü katliamdır. katil çin, olayı bir mektupla dünyaya duyuran gence işkence ve infaz uyguladı. olaya dair hiçbir açıklama yapmayan katil çin, olayla ilgili sansür uygulamayı sürdürüyor.
bu duruma bm'nin sessiz kalması, bm'nin meşruiyetinin ve yansızlığının olmadığını gösteriyor. ülkemizde de uludere'de ölen katırlara ağıt yakan tatlı su hümanistlerinin büyük sessizliği aslında bu güruhun tek derdinin türk varlığına düşmanlık olduğunun bir kanıtı. sizlere merhamet edilmeyecek.
kişinin koca sinema salonunda tek başına, yapayalnız film izlemesidir.
yaklaşık 5-6 saat önce başıma gelmiştir. the magnificent seven, yani türkçesi ile muhteşem yedili filmini çok beğendiğim için bugün yine izlemek için sinemaya gittim. ne olsa beğenirsin..benden başka kimse filme gelmemiş. e ben de bir başıma olunca tek başıma 2 saatten fazla zaman geçirdim o koca salonda.
çok garip bir duygu; hani kalabalıklar içinde yalnız kalmak diye bir deyim var ya..bu öyle de değil. kalabalık da yok. sanki kıyamet kopmuş, sen dünyada tek kalmışsın gibi.
insan vücudundan gazların atılmasıyla gelen, metan içerikli, yerine göre kokulu ya da kokusuz hava dalgasıdır. kişiyi rahatlatsa da toplum içinde yapılması ayıptır.