eğer bir ateist ensestten iğreniyorsa; o artık zihnine işlemiş dini ( ne kadar çok istese de uğraşsa da) kazıyıp atamamaktadır. bir din kırıntısı kalmıştır. ensestten iğrenen ateist, ateistin anlamını bilmiyordur, doğa bilimlerini bilmiyordur.
Her ne kadar başka gencecik çocuğun vefat ermesine çok üzülsek de objektif düşününce olaya karışan kişilerin aldığı cezaların çok fazla olduğunu görüyoruz. Objektif ve vicdani bakan her kişi bunu görür. Mahkeme heyeti olay göz önünde olduğu ve toplumsal baskıdan etkilendiği için abartı cezalar yağdırmıştır.
Görüntülere bakarsak; polis A.ismaili yakalıyor oturtuyor, dönüp giderken a.ismail bir şey diyor olacak ki polis dönüp tekme atıyor( tekme atması tabii ki normal bir şey değil). attığı tekme öldürücü bir tekme değil vuruyor ama çok sert vurmuyor zaten a.ismail de kalkıp koşarak uzaklaşıyor eğer öldürücü bir tekme olsa yerden kalkamazdı. Daha sonra olay anlaşılıyor a.ismail beynindeki bir problemden dolayı ilaç kullanıyor ve bu da beyin kanaması riskini çok çok arttırıyor( dava dosyasında bu bilgi var). ali ismail ilaç kullandığı halde hastaneye gitmiyor eve gidiyor. aradan büyük bir zaman geçiyor a.ismail kendini iyi hissetmiyor ve hastaneye gidiyor. orada da doktorlara doğruyu söylemiyor. dövüldüğünü, kafasına tekme atıldığını, ilaç kullandığını söylemiyor merdivenden düştüm diyor. bir süre sonra da vefat ediyor. öne geçen sebeplerden dolayı tekme atan polisin sadece yaralama suçundan dolayı ceza alması gerekirken maalesef bağımsız olamayan yargımız çok yanlış kararlar vermiştir.
a. ismailin katilini arayanlar masum polise saldırmayın. ideolojik yaklaşıp hükümete de saldırmayın zira a.ismailin cesedini ideolojik amaçlarınıza meze ediyorsunuz gibi gözüküyor. a.ismailin katilini bulmak istiyorsanız küçücük çocukları sokaklara döküp sonradan kendileri ortadan puf diye kaybolan şerefsizleri arayın.
1- Sefiller- V. Hugo
2- Suç ve Ceza- Dostoyevski
3- Notre Dame ın Kamburu- V. Hugo
4- Karamazov Kardeşler- Dostoyevski
5- Savaş ve Barış- Tolstoy
6- Çavdar Tarlasında Çocuklar- J. D. Salinger
7- Yüzyıllık Yalnızlık- G.G Marquez
8- Bülbülü Öldürmek- Harper Lee
En iyi Türk:
1- Huzur- Ahmet Hamdi Tanpınar
2- Tutunamayanlar- Oğuz Atay
3- Katre-i Matem- iskender Pala
4- Aylak Adam- Yusuf Atılgan
5- Puslu Kıtalar Atlası- ihsan Oktay Anar
6- Şu Çılgın Türkler- Turgut Özakman
7- Kürk Mantolu Madonna- Sabahattin Ali
8- Fikrimin ince Gülü- Adalet Ağaoğlu
Aleyna Tilki'nin kendisiyle dalga geçilen yorumlar yüzünden psikolojisi bozuluyormuş. Öyle bir haber gördüm. Bu ülkede 16 yaşında zorla gelin olanlar var, 16 yaşında çalışmak zorunda olduğu için okuyamayan kızlar var, 16 yaşında ailesi olmadığı için kötü yola düşürülen kızlar var, 16 yaşında çalışırken her türlü tacize uğrayan kızlar var. Var oğlu var. Aleyna'nın şımarıklıklarına da sıçarım, Aleyna'nın psikolojisine de
Sevgili olacağınız kişinin parasına arabasına evine bakmadığınız, muhtemelen son ciddi kavgalarınızı ettiğiniz, sevdiğiniz kızla evleneceğinizi sandığınız, onun elini tuttuğunuzda deli gibi heyecanlandığınız, hocalara kafa tuttuğunuz, en cesur olduğunuz yaştır.
Lise yıllarında çok tatlı, çok naif, çok çok güzel çıtkırıldım bir sevgilim vardı. Kızın ağzından bir tane salak kelimesini bile duymamışımdır hiç kötü söz söylemezdi. O benden sonra okula servisle geliyordu. Onu okulun kapısında karşılayıp servisten alırdım, sınıfına bırakırdım. Yine böyle bir gün sabahın 7 si. Her yeri sis basmış göz gözü zor görüyor. Servisin kapısı açıldı orada bekliyorum. Yanıma geldi. '' Kim sis attı oç '' dedi. O gün gülmekten karnıma ağrılar girdi. O günden sonra her sisli havada sis kalkana kadar gülerek dolaşırım, sis kalkınca da gözlerim dolar. Dışarıdan birisi görse ne der bilmiyorum .
Düşünün Türkiye'de bir gazete çıksa; Musul'da katliam... Koalisyon güçleri (içinde Türkiye'de var.) bir apartman bodrumuna sığınan kişileri(işidlileri kastederek) operasyonla öldürdü diye haber yapsa ve gazete çalışanlarından bir kısmı tutuklansa yine aynı şekilde basın özgürlüğü diye ayaklanır mıydınız?
Her Cumhuriyet gazetesi tutuklamasını ve gözaltısını gördükçe adaletin bir gün yerine bulacağına inancım giderek artıyor.
MiT tırları haberi ayrı skandal zaten çok yazmayayım sadece şu kanun maddesini yazıp geçeyim:
TCK MADDE 336: Yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği
bakımından gizli kalması gereken bilgileri açıklayan kimseye üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.