birilerinin bir iki entrysini beğendikten sonra takip etmeye başlarlar, lakin takip ettikleri yazar yaklaşık 3 gün içinde kendilerini takip etmezlerse takiplerini geri çekerler.
türkiye'de her ilde farklı bir doku, farklı bir motif var doğusu başka, batısı başka, kuzeyi, güneyi... peki gerçekten tadına doyulmayacak en iyi manzara nerede ?
genelde boş laf ve espiri yapmak için yazılmış entry ve başlıklarla dolu bir sözlüktür. ekşiyle karşılaştırmıyorum bile.
artık hayatta cinsellikten başka şeylerin de önemli olduğunu anlayalım arkadaşlar.
küçükken hayat bir başkadır, o zaman düşündüklerimiz ile daha sonra farkına vardığımız şeyler arasında uçurumlar olabiliyor. kendimden örnek vermek gerekiyorsa ;
çoçukken bütün kızların benden hoşlandığını ama belli etmemeye çalıştıklarını düşünürdüm. yaş ilerledikçe acı gerçek yakama yapıştı tabi.
herkes bir yerinden atıp tutuyor, kendi senaryosunu kuruyor, insanların akıllarını karıştırıyor, yalan yanlış haber yapıyor, biz türk milleti olarak ne zaman bu kadar cahil olduk ?
2020 olimpiyatlarını almak, bu kafayla gidersek hayal olacak. tam huzurlu bir görüntü çizerken, olayların patlak vermesiyle suya düşecek olan en büyük organizasyon.
bi rahat durun da artık şu ülke bir şeyler görsün lan.
aslına bakıldığının da türkiye de aktör/aktris sayısı ve kalitesi oldukça iyidir. her nasılsa ortaya çıkan sanatsal ürünler tam aksine artık bayağılaşmıştır.
sektör öyle bir hal almış ki, dışarıdan senaryo çalmak, format getirmek en basit yol olarak seçilmiş ve böyle de devam etmekten hiç bir sıkıntısı yokmuş gibi gözüküyor. sürekli aşk ve aile üzerine kurulu senaryolar, belkide türk sinema dizi tarihimizde hiç olmadığı kadar üzerine durulan noktalar.
kimsenin ortaya yeni bir fikir atıp, yayınlama düşüncesi yok. basit olanı uygulamak dahada işlerine geliyor.
bir de teknolojinin eksikliğinden dem vurmazsak olmaz sanırım. bu kadar büyük bir sektörün neden teknoloji fukarası olduğunu anlamak zor. yakınlarda çıkmış olan muhteşem yüzyıl harici hiç bir dizide teknolojinin nimetlerinden faydalanılmıyor. muhteşem yüzyıl türkiye de daha önce olmayanı denemeye çalıştıkları için gerçekten takdire şayan bir öncülük rolü üstleniyorlar.
türk sinema-televizyon sektöründe ki eksikler saymakla bitmez, bugün dışarıda ki dizilere olan bağımlılığımız da tam bu yüzden.
türkiye borç alan değil, dünyanın 16 ıncı büyük ekonomisi olmuştur.
kişi başına milli gelir eski hükümette ki oranlara göre 3 kat artmış.
parada ki sıfırların atılmasıyla, ülke parası değer kazanmış.
enflasyon % 29 iken, şuan %6.4 olarak tek haneli rakama inmiş.
ihracat 4 kat artmış.
en düşük memur maaşı 396 liradan, 1411 lira olmuş.
kamu borçları düştü, merkez bankası rezervleri doldu.
sağlık bütçesi 4 kat arttırıldı, askeriye harcamaları azaltıldı.
muayene kuyrukları bitmiş, lüks hastahaneler kurulmuş.
milli eğitim bakanlığı bütçesi 7,4 milyar dolardan 34 milyar dolara çıkartılmış.
bütün bunların gerçekleşmesi, hükümetin yaptıkları yanlışları yok etmiyor tabiki, ama eski hükümetlere oranla şuanki hükümetin gerçekten iyi işler yaptığı bir gerçek. dış basında yazılmış, makale ve yazarları okursanız bunu daha net anlarsınız anlamak isterseniz tabi.
ulan bir mucize olur mu ki be, hadi be olsun lütfen allahım dediğimiz anlardan biridir. otomasyon açıldığında, ak koyun kara koyun belli olur, hocaya sövmeye başlanır.
siz ya da bir başkası bir toplulukta konuşurken, sürekli anlatılan şeyle ilgili espri yapmaya çalışan hokkabaz. elinizin tersinde olması durumunda sonu pek de hayırlı olmaz.