birileri el emeği göz nuru entry'lerinizi eksiliyor mu? seri eksi oy veren ibne size de mi uğradı? peki bu ibnenin kim olduğunu bilmek istemez misiniz? evet dediğinizi duyar gibi oluyorum, o zaman gelin yamacıma sözlüğün sırrını size açıklayacağım.
avukat dayım zall'ın çocukluktan arkadaşıymış. bir gün zall'ı ziyarete gittiğinde, zall'ın ona eksi oy verenleri gizli bir şifre ile tespit ettiğini görmüş ve gözlerine inanamamış. daha sonra evde bunu denemiş ve kesin çalıştığını görmüş. daha sonra bunu herkese yayılması gerektiğini düşünmüş olacak ki bu sorumluluğu bana verdi. uçurulacaksam da uçurulayım, yeter ki sözlük ahalisi bilsin bu sözlük açığını. seri oy veren ibnelerin soyu tükensin. ben kendim denedim yüzde yüz çalışıyor.
yapacağınız şey çok basit. öncelikle bu entry'nin altındaki gülen gülücüğü yani pekiyi pek güzeli tıklıyoruz. sonrasında, başlık arama alanına zall1234 yazıp enter'a basıyoruz. karşımıza çıkan ekranda 5 saniye bekleyip ctrl+w tuş kombinasyonuna aynı anda basıyoruz. hepsi bu kadar. şimdiye kadar hangi entry'leriniz, kim tarafından eksilenmiş göreceksiniz. keyfini çıkarın!
not: bu entry'yi özel mesajla 10 kankinize yollamazsanız karmanız her gün 10 değer düşecek. gönderirseniz de aynı şekilde her gün karmanıza 10 artı oy eklenecek.
Saygılarımla,
Dr. Duran Tekerlek
Hacettepe Üniversitesi nöroşirurji anabilim dalı
amacının ne olduğunu bilmeden hareket edenlerin zihniyetidir. zaman gazetesine sarılmış biranın ezikliği başlığını görünce aklıma geldi bu olay. evet gerçekten böyle tipler var ve yıllar önce karşılaşmıştım kendileriyle. kestikleri kurbanın parçalanmasını bulvar gazetesi'nin üzerinde yapıyorlardı. bu tip insanlar kurban kesmeyi ne amaçla gerçekleştiriyorlar merak ediyorum doğrusu. kurban kesmek için başka bir gazete bulmak bu kadar mı zor allah aşkına? kurban kesmenin doğruluğu her zaman tartışıldı ve tartışılacaktır yalnız ben bu adamların samimiyetsizliğini tartışmam bile arkadaş.
Türkçe karşılığı prosedürel programlama ya da yordamsal programlama olan programlama yöntemidir.
temel mantığı fonksiyon, metot ya da altprogramlar oluşturup bunları algoritmanın akışına göre çağırmaktır. böylece çokça kullanılan program parçalarını bir kez yazıp çokça kullanmayı hedefler. ilk başlarda modülerlik açısından büyük veririmlilik sağladığı düşünülse de yerini artık object oriented programming'e bırakmıştır.
artık sabri'nin planlayarak yaptığını düşündüğüm eylem.
hani masa tenisi maçını izleyenleri takip ettiğinizde kafalarının bir oraya bir bu yana dönmesi komik gelir ya insana (bkz: masa tenisi izleyenleri izlemek), sabri'nin de buna benzer bir haz için kastığına kanaat getirdim. düşünsenize lan bir tribün dolusu insan maçı izlerken ufka bakmaya başlıyor. yaratıcı aslında.