üst düzey eğitimden kaynaklanan bir durumdur. ingilterede 5 yaşındaki çocuklar bile akıcı bir şekilde ingilizce konuşmakta. bizdeki gibi yarım yamalak öğrenmiyolar ingilizceyi. öyle olunca nefis konuşuyorlar.
bu arada ingilterede 3 yaşındaki çocuklar bile ingilizce konuşuyor. bunu da dediğime göre uyuyabilirim.
tam bir mallıktır maalesef. la oğlum nice insan var eşcinsel olmasına rağmen, bir kez bile ilişkiye girmemiş hemcinsi ile. zira eşcinsel demek, kendi cinsine karşı cinsel doyumsuzluğu olan değil, hemcinsine duygusal olarak bağlanan, aşık olan demektir.
ama insanlar şunu anlayamıyorlar ki, kişi, aşık olacağı insanı seçemez. sanki "hacı ben şu kıza aşık olayım" diyebiliyoruz amk. sonra yok efendim "iğrençsiniz, pislikler, bik bik bik..."
bi de "kimseden saygı duymayı bekleme" ne demek lan! sen insan mısın oğlum? herkese saygı duymak zorundasın. sevmek zorunda değilsin (ki zaten senin onları sevip sevmemen onların sikinde deği
l) ama saygı duymak zorundasın!
ilerde yakınlarından birinde çıkarsa o zaman öğrenirsin saygı duymayı. ama umarım çıkmaz, çünkü çocuk ya intihar eder ya da siz çocuğu öldürürsünüz.
bu arada elleriniz kanlı zira bu kadar eşcinselin intiharından da siz sorumlusunuz, sizin örümcek ağlarıyla dolu, yosun tutmuş kafalarınız sorumlu...
kısacası bir seyin kokusuyla baska bir seyin tadı arasında tanımlanamaz bir bag kurmaktır.
bende mi bir gariplik var anlayamadım arkadaş. kime soylediysem ya siktir cekiyor, ya cok komiksin diyor ama bir allahın kulu da gercek oldugunu dusunmuyor. evet inanmadıkları sey su, ben kavunun tadı ile 404 yapıstırıcının kokusunu asırı benzetiyorum. ve benziyor. valla bak.
garip ama gerçek bir durumdur. zira yapılan araştırmalarda, üst üste konulan insan yüzleri sonucu oluşan insan yüzü prototipi, bunun oluşumunda kullanılan insan yüzlerinin hepsinden, teker teker incelendiğinde daha güzel veya daha yakışıklı olduğu tespit edilmiş. yani ne kadar ortalamaysanız, o kadar sıradışısınız...
an itibariyle 20 ye yakın 1 şubatla ilgili başlık açıldığını görünce aklıma gelendir. yeter artık, espriler yapıldı, güldük, eğlendik, tartıştık ama yeter yahu!
anlayamadığım bir tutumdur. sözlük yazarlarının liselilerle alıp veremediği nedir? liselilere gıcık oluyorlarsa bile neden hepsini aynı kefeye koyma eğilimi içersindeler?
bundan sonra bana liseli diyecekler, eksi manyağı yapıcaklar, beni siklemeyecekler biliyorum ama yalan söylemeye gerek yok, evet ben de liseliyim.
kelimelerin uzun kullanım sonucu, durumla özdeşleşip gittikçe kabalaşmaya başlaması durumudur. zamanında öğretmen tarafından eli olmayan bir arkadaştan bahsederken "özürlü" demem sonucu farkettiğim olaydır aynı zamanda.
örnek vermek gerekirse, ilk başta zihinsel veya fiziksel bir eksikliği bulunan insanlara "sakat" dedik. bir süre sonra sözcük hakarete dönüştü ve yerine "özürlü"yü kullanmaya başladık. o da hakaretvari bir sözcüğe dönüşünce "engelli" kelimesi ile devam ettik. o da yakın bir zamanda miadını doldurur.
hayır, nasıl bir düşünme biçimimiz var ben onu anlamıyorum.
durdurulamaz istektir. sağ tarafta bi insan kafası çıkar, sol tarafta tavşan gülümser, karşıda horus'un gözü belirir. ayrıca kaybettiğiniz bir şekil yüzünden çıldırıp, dakikalarca aynı şekli bulmaya çalışırsınız. bulduğunuzdaki mutluluk ise paha biçilemezdir.
sıçayım ki yoktur. elalemin ankaralısına, istanbullusuna, bursalısına, konyalısına yağıyo ama... nedir bu ya! efeyiz mefeyiz ama iki kartopu atamadık; üç beş kömür takamadık şu sıçtığımın kardanadamına. azıcık yağsa çocuğumu kesecem lan! yetti artık!
bunu yaparak marjinal olacağını sanan, kendini kanıtlama çabası içinde olan insandır. aynı insan cenazede ağlamak için kıçını yırtar, toplum baskısından istediğini yapamaz, başkalarının kendi hayatını yönlendirmesine de izin verir.