Lisedeyken bi arkadaş vardı kendisini kuzey sanıyordu. Onun gibi davranmaya çalışıyordu telefonu falan onun gibi tutuyordu kendine kuzey dedirtiyordu. Ben hiç izlemedim o zamanlar belki bu arkadaşın da etkisi vardır bilemicem.
hayatımda gördüğüm en berbat eticaret sitesi.
instagramdan ve sitelerinden satış yapıyolar. daha doğrusu dolandırıcılık yapıyolar. Paranızı gönderiyosunuz bekliyosunuz bekliyosunuz siparişiniz gelmiyor. Aldığınız gün kargoya vereceklerini söylüyolar fakat 1 ay sonra bile vermiyolar. Verenlere de yanlış ürün gönderiyolarmış nette araştırmadan almayın bir şeyi.
Okumamış yada okuyamamış ve uzun dönem askerlik yapmak zorunda kalanların askerden geldikten sonra kısa dönem askerlik yapacaklara ve yapanlara "poşet" "sizinki de askerlik mi be" gibi saçma sapan yakıştırmalar yapmasıdır.
Şimdi de bedelli yapacaklara söylüyorlar aynı şeyleri. Oysaki kendi dönemlerinde bedelli çıkmış olsaydı ilk kayıt yaptıracak vasıfsız, idealleri olmayan tiplerin bunu söylemeleri ise gerçekten gülünç bir durum.
hayatında hiç kitap okumuş mudur bilinmez bir tiptir.
Kendisinin veya babasının bıyıkları genelde sigara içmekten sapsarı olmuş, sesleri balgamlıdır. Ağır sigara kokan tiplerdir.
Babadan oğula nesildir bunlar.
Kıraathane fikri neden güzeldir?
Benim gibi öğrencilik hayatını kalabalık ailede geçirenler bilirler. Evinizde eğer boş oda yoksa bir odaya girersiniz ve sürekli odaya birileri girip ister istemez sizi rahatsız eder dikkatinizi dağıtır.
işte Millet kıraathanelerinin en güzel yanı da bu. Gidip sakin kafayla istediğiniz gibi ders çalışabiliyorsunuz. Bunun her mahallede yaygınlaştırılması ise öğrenciler için müthiş bir fırsat.
Sultanbeyli de açılan millet kıraathanesi'nden görüntüler
muhalefet anlayışı buysa böyle işe çomak sokayım. normalde muhalefet yalnızca yanlışları eleştirip doğruya yöneltmekle mükelleftir. bunlar yanlışları söyleyememekle beraber doğrulara da karşı çıkıyor ve artık bunu kendi ağızlarından söylüyor.
böyle bi algıları var nedendir anlamıyorum. alt tarafı beşiktaşlısın liverpool'dan 8 tane gol yiyip şampiyonlar ligine adını altın harflerle yazdırmış bir takımsın.
tamam takım tut da sev de kendini ayrıcalıklı sanmanın mantığı ne? Ben de crystal palace tutuyorum ama kendimi öyle herkesten ayrı görmüyorum.
Donanımhaber sitesinde karşılaştığım bir yorum. Bence her şeyin özeti burada.
Demokrasi, özgürlük her şey sıfır.
Gerçi Genel Başkanları ATV ve A HABER'i tehdit ediyor,
Genel Başkan yardımcıları Gürsel Tekin "iktidar olursak bütün gazetelere el koyacağız" diyor.
Şimdi dürüst olun elinizi varsa vicdanınıza koyun ve kendinizi eleştirin.
Gerçekten demokrasiden ve özgürlükten zerre anlamadığınızı açıkça söyleyin. Kendi görüşünüzden olmayanlara tahammül edemiyor faşistçe yaklaşıyorsunuz. 67 senedir de bu yüzden iktidara gelemiyorsunuz. Bundan sonra da gelebileceğinizi sanmıyorum çünkü siz insanları aşağılamaktan başka devletimizi kötülemekten başka hiçbir işe yaramayan varlıklarsınız.
Kendinizi ne zaman herkesle eşit görürsünüz belki o zaman bir şeyler düzelebilir. Ama bu şekilde iktidarı rüyanızda bile zor görürsünüz. Nerde görülmüş hem tehdit edip hem oy beklemek? :D
yılmaz özdil okuyup kendisine vatansever diyen chplilerdir.
sorsan bunlar yandaş değildir. sadece egolarınızı tatmin ettiği için okuyorsunuz. objektiflikten bi haber.
nasıl a haber'e yandaş havuz bilmem ne diyorsunuz ya işte bunlar da aynı bu kafadadır. yandaştır solcuların egolarını tatmin eder sadece. yazarlık adına hiçbir vasfı yoktur kalemi güçlü değildir.
boş sayfa verse de solcular alacaktır çünkü yapmadıkları şey de değildir.
günümüzde izleyecek bir şey kalmadığı için eski dizileri ısıtıp ısıtıp izlemektir.
Avrupa yakası, Leyla ile Mecnun, Ekmek Teknesi, Hayat bilgisi vb. bu dizilere örnektir.
1.
din konusunda başkalarına baskı yapmaya yönelen, dinsel bağnazlığı aşırılığa vardıran (kimse).
2.
mec.
bir inanca, bir düşünceye körü körüne, aşırı ölçüde bağlı olan, hoşgörüden yoksun (kimse).
Şimdi 1. meseleye gelirsek dinde zorlamaya yoktur fakat teşvik vardır insanları islamiyete teşvik edebiliriz ama bu zorlamayla değil güzellikle olmalı gelmiyorsa kendi bileceği iş.
2.ye gelirsekte nerdeyse bütün solcular bütün müslümanlara "yobaz" derler.
Oysaki yobaz kendi fikirlerinden başkasının fikirlerine tahammül edemeyen solcu tiplerle de birebir örtüşüyor. Mesela Ak partilisin ama karşıdaki chpli sana sürekli koyun, çomar vs gibi lakaplar takarak kendisini eğlendirmeye çalışıyor. Yobaz olduğunun farkında değil.
Bu arkadaşlar faşist kavramını da orospu etmiş durumdalar. Bütün faşist ırkçı tavırları sergileyip "faaaaşiiiiisttt hüüüüküüümet" diye iğrenç sloganı falan atarlar.
korkmayın hadi açık açık haykırın bakalım sokaklarda. "soyguncu chpyi istemiyoruz" diye bağırın. içişleri bakanlığınca tescillenmiş bir olay. hepiniz biliyosunuz.
zarraf karakterini sattı(var mıydı bilmiyorum) şuan sadece abd'nin istediklerini söylüyor ve uyguluyor muhtemelen yaşamak için bunu yapıyor. yoksa şimdiye kadar milyon kere ötmüştü bu kadar süre hapis yatmamak için.
şimdi chp ile eşzamanlı olarak piyasa sürdüler bunu. anlamamak için salak olmak gerek.
Mustafa Kemal Paşa,1930 yılında bu görevi üstlenecek bir muhalefet partisi kurulmasına karar vererek Ali Fethi
Bey’e kurulacak partinin başına geçmesini önerdi. 12 Ağustos’ta Serbest Cumhuriyet Fırkası kuruldu (SCF). Mustafa Kemal Paşa, partinin isminden kaç milletvekillinin olacağında fikir önderliği yaptığı için danışıklı ve yapay güdümlü kurulduğu düşünülen parti liberal bir siyasi programı benimsedi.
"Yalnızca hükümeti eleştirmek ve denetlemek amacıyla kurulan parti kısa sürede ilgi odağı ve alternatif iktidar olarak görülünce partinin kapatılması hızla gerçekleşti."
SCF’nin feshinden, sonrasında kurulan Ahali Cumhuriyet Fırkasının yasaklanmasından ve başka parti kurma girişimlerinin engellenmesinden sonra düşünce-kültür alanlarını da tek partiye bağlı kılmak adına CHF’den bağımsız olarak sürdürülen tüm sosyal ve kültürel örgütler parti bünyesinde birleştirilerek CHF’nin göreli özerkliği de kaldırılarak parti ile devlet bütünleştirildi.
3 Haziran’da ise Takrir-i Sükûn’a dayanarak partinin tamamen kapatılmasına karar verildi ve muhalif basına yönelik tutuklama kararları alındı muhalif basının susturulmasıyla Türkiye’de çok partili hayat kesintiye uğradı...
edit: bilgiler anadolu üniversitesi açıköğretim türk siyasal hayatı kitabından alıntıdır.
Soru: Şuan Erdoğan CHP'yi ve diğer partileri kapattırmış olsaydı, sözcü hürriyet gibi gazeteleri kapattırmış olsaydı tepkiniz ne olurdu? merak ediyorum sadece.
a haber'e yandaş kanal diyip fox halk tv cnn gibi kanalları izleyen bir tayfa var. zaten fox halk tv cnn komunistlerin solcuların yandaşı değil di mi benim yandaşım.
Belgeler gerçek olsaydı saniyesinde durmaz mahkemeye verirdi. (hangi mahkemeye? diyecek olanlar için söylüyorum. AK parti kapatma davası açtırdığınız Anayasa mahkemesine yada erdoğan şiir okuduğu için hapse atıldığı mahkemeye başvurabilir;) )
Neden mahkemeye vermiyor?
Neden CHP "belgeleri hem sitemizde yayınlayacağız hem basınla paylaşacağız" dediği halde ne sitesinde yayınlayabildi ne basınla paylaşabildi sebebi neydi ki? Photoshopla düzenlemeler mi yapıyor yoksa?
ilgili ticari kuruluşun banka hesabının bile olmadığı ortaya çıktığı halde hala neyi kıvırıyor ve istifa etmiyor?