tesadüfen internette aklıma esipte araştırdım kii, vahimm de ne vahimm... uzmanlar burun bokunu yemenin zekaya iyi geldiğini yazmışlar, gerizekalı olanlara duyurulur örnek sayın * yani nerdeyse şifalı diye onun suyu bunun suyu derken *yedirtecekler bize yaa allah sonumuzu hayırlara çıkartsın...
her hangi bir düşünceyi kabulletirebilmek için şiddete baş vuruyolar. örnek; hititler veya günümüzün canileri kürtler düşüncelerini ve isteklerini veya varlıklarını kabulletirebilmek için yapılan eylemler...
ikisininde bi ortak noktası vardır ki, ikiside dehşet derecede sıkıcı ve gereksiz yerlerde gerekliymiş gibi muamele görülür ki adamı katil ederler. çapkın oluşlarıda cabası tabi.
+bir şeyleri kabul ettircem diye yırtınarak haykırmak
+teşhirci olmak
+kendini ağlayarak acındırmak
+gülmeyi aksesuar olarak edinmek
+entellektüel görünücem diye kendini komik duruma düşürmek
+................................
+..........................
+......................
bu tip insanların yaşam şekillerini hep merak etmişimdir. neden biriyle evlenmezler veye birlikte olmazlar diye böyle birşeyi tatmadan yaşamadan... ve bakire insanların agresif olduklarına inanırım hep.
bencilce herkezi dışalyıp dünyada tek kendi yaşıyomuş gibi bütün silahlarını karşısındakini yıkmaya uğraşan ben delisi insan... kendine o kadar aşıktır ki bazen insan olduğunu bile unutur, unuttğu şey insan sıfatını taşıyamama olduğudur.
gülemeyi aksesur olarak kullanan tipler vardır. ben burdayım bana bak der... halbuki gülmesende illaki bakılacaksındır 32 dişini göstermeye ne gerek var analamam...
herkesin kendi tercihi olmakla birlikte, şişmanın yüzü güzel olduğu gerçeği, zayıf bayanın ise her giydiğinin yakışması durumu... tabi bu bile tercih meselesi...
ne var bu istinye park'ta anlamıyorum. Görgüsüzler parkı desek daha yerin de olur herhal ,yeni birşeyler yapmak isteyenler buraya dadanıyo paparazilerin ortak noktası olsa gerek.
aşkın herzaman da galip gelmdiğini biliriz. ama ya para ömür boyu * sırtımızı dayıycamız bir araç, aşık olundumu parası varmı diye çığırtan sözler beynimizi öyle bi kurcalar ki seçim yapmaya kalmadan para deriz çoğunlukla , parayı tercih ettiğimizde de pişmanlık çığlıkları bitirir bizi aşkı seçseydim diye siz siz olun aşkı seçin sadece parayla ömür geçmez ama aşkla bi ömür olmasa da uğrunda harcıycamız bi ömür olur en azından...
herkezin tercihidir kimi annesiyle uyanmak ister,kimisi de babasıyla ama daha çoğunlukla sevgilisiyle, nedendir bilinmez ama sevgilinin daha güvenilir kolları veya gövdesi var heralde...
sevişirken , insanın yaşayıp yaşayacağana bin pişman etme durumudur hayırlar. daha doğrusu yaşayamam tam zavk alıyosunuz oraya dokunma buramı elleme o haz duygusu başka türlü nasıl yaşanır ki...
hakimlerimiz, yargıçlarımız her ne * çocuğu nerdeyse tutuksuz yargılıycaklar. zengin * diye yapmadıkları şaklabanlık kalmadı. fakirin başına gelse hurrraa diye başına çökerler.
yanınıza, çok güzel bi bayan oturyo veya yakışıklı bi erkek tam kendinizi kaptırmışken bulmacaya ,aniden geriliyosunuz ya bunu bilemessem diye hava atıcaz ya tek bildiğimiz o zaten milletçe...
kendini genç hissettiren daha sonra acısı bir bir çıkan durumdur. genç hissettiriyo çünkü; insanı çocuklaştırıyo olmak istediğiniz, arada sırada ,yapmaya çekindiklerinizi yaptırıyo acısı çıkıyo. sonradan çokta iyi oluyo ama...
aslında bu mahalleliler pekte sakin değiller, %80 evde oturarak hiç birşey yapmayarak sağı solu kesiyolar. tam magazinciler kendi hayatlarından çok mahallenin hayatıyla ilgileniyolar sonrada başlarına bir iş geldimi diğer mahalle sakinide kendisi gibi ilgilendimi vay efendim sen benim hayatıma ne karışırsın diyerek elalemin ağzını kapatmaya çalışır halbuki sen önceden açılan ağzını kapatsaydın bunların hiç biri ilgilenmezdi senle neyseee...
hayatta hiç birşeyden zevk almıycaksın, kendini tek ona adapte adiceksin, birileri sen başardın dedimi aradan sıyrılıp yaşıycaksın... yani başarana kadar nefes alıp vericaksin.