futbol dostu, fenerbahçe'nin kurtarıcısı, harici ve dahili mihrakların yok edicisi, kafir ve müşrikleri kökünü kazıyıcı, mücahit! aziz yıldırım tarafından dile getirilmiş sözcükler öbeği.
Tamamı şudur:
"Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, futbolda şike davası nedeniyle geçirdikleri zor dönemde, Galatasaray'ın Kadıköy'de şampiyon olduktan sonra kupayı alma ısrarını unutamadığını belirterek, "Onlar orada saygı göstereceklerdi, kupayı da almayacaklardı. O zaman ebedi dostumuz olacaklardı ama şimdi dost değiliz" dedi.
Fenerbahçe Faruk Ilgaz Tesisleri'nde gerçekleştirilen yüksek divan kurulu toplantısında konuşan Aziz Yıldırım, sarı-lacivertli kulüpteki geleceği, yarın derbi maçta karşılaşacakları Galatasaray ve futbolda şike davası gibi çeşitli konularda açıklamalar yaptı.
Spor Toto Süper Lig'de 2011-2012 sezonunda Süper Final'in son maçında Galatasaray'ın Kadıköy'de şampiyon olduğu maçı anımsatan Yıldırım, şunları söyledi:
"Galatasaray en büyük rakiplerimizden ve dostlarımızdan birisi deniyor. Ben demiyorum. Dostluklar kolay kazanılmaz. Dostluklarda hata yapıldığı zaman insan görmez ama dostluklarda rencide edici durum olursa dostluk sonsuz olmaz. Olmaması da gerekir. iki takım geçmişte dostluk dolu maçlar yapmıştır. Biz hapisteyken burada play-off oynandı. Şampiyon oldular, tebrik ediyoruz. Üzgün ve yönetimi olmayan insanlara, mücadele ettiği bir dönemde, inat için bir zevki tatmak için orada o rezilliği yaşatmamak gerekir. Bunlar o rezilliği yaşattılar. Ben hiçbir zaman unutmam. Onlar orada saygı göstereceklerdi, kupayı da almayacaklardı. O zaman ebedi dostumuz olacaklardı ama şimdi dost değiliz."
Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek'i yarınki derbiye davet etmesine gerek olmadığını kaydeden Yıldırım, "Zaten gelecekler. Yerleri belli. Davete falan gerek yok. Davet edebilmek için birbirimizi iyi anlamamız lazım. Ben onları iyi biliyorum. isteyen arzu eden kurallar gereği gelir" ifadesini kullandı.
Derbiyi kazanacaklarını iddia eden Yıldırım, "Yarın yeneceğiz. Onlara güveniyoruz. Türkiye'nin en iyi takımıyız ve Avrupa'nın en iyi takımlarından biriyiz. Onlar sahaya inancımızı yansıtacak ve yeneceğiz. 3-4 gündür gazeteler yazıyor, 'Fenerbahçe'yi yenebilirler' diye, yenemezler bizi. Onların elleri ayakları titriyor, daha yine titreyecek. Biz hepimiz tek yürek olarak, futbol oynayarak kazanıp yolcu edeceğiz. Ben başkanlığı bitirene kadar bu tarih devam edecek. Bunu bilsinler" şeklinde konuştu.
Aziz Yıldırım, futbolculara Ajax ve Galatasaray maçları öncesinde alacaklarının ödendiğini bildirdi.
Öte yandan Yıldırım, A Milli Futbol Takımı'nda futbolculara verilen primlerin kulüplere de verilmesi gerektiğini savundu. Sarı-lacivertli futbolcu Volkan Şen'den, milli takımdaki sakatlığının ardından 3 hafta faydalanamayacaklarını aktaran Yıldırım, futbolcunun bu süredeki ücretini ödemesi için Türkiye Futbol Federasyonu'na başvurduklarını kaydetti."
videoda görüldüğü üzere elemanın iphone 6 plus'ı yamultmasıdır. büküldüğünde yamulması iyi midir kötü müdür bilemeyeceğim. sonuçta kuvvet uygulandığında kırılmayıp yamulması iyi bir şey olabilir. he o bükülme olurken anakartta çatlak oluşursa zaten çöp olur.
dün satın aldığım ve fiyatına göre çok kaliteli bir kulaklıktır. özellikle benim gibi kulağın içine giren kulak içi kulaklık sevmeyenler için en idealdir. mx 270 ve mx 365 arasında karar veremedim. mx 270 32tl, mx 365 37tl idi. mediamarkt'ta ilgilenen elemanın önce müzik zevkini öğrendim daha sonra nasıl bir şeye ihtiyacım olduğu söyledim. eleman az buçuk metal dinleyicisi çıktı. abi mx 270 al senin için daha iyi dedi. güvendim aldım pişman değilim. bas tiz oranı çok iyi. orjinal samsung kulaklığı da çok güzel ve kaliteli ses veriyor ancak bas ve tizi çok vermesine rağmen mid tonu çok zayıftı. metal müzikte çok sıkıntılı bir ses bu. bu problemi mx 270 ile giderdim. rock & metal müzik dinleyenlere tavsiye ederim. eksileri ise ses izolasyonu zayıf, gürültülü ortamlarda dış ses problem olabilir. bir de dışarıya ses veriyor. otobüste falan rahatsız oluyorum diyip dürten olabilir.
bir aziz yıldırım demeci. aziz yıldırım "Bu takımı Ersun Yanal şampiyon yapmadı. Benim aslan yürekli futbolcularım yaptı." demiş şansal büyüka'ya. ulan geri zekalı o zaman niye teknik direktör alıyorsun takıma? bırak futbolcular kendi kendilerine şampiyon olsunlar.
çok çok büyük bir yalandır. 2012 yılına kadar olan verilerle yazılmış bu yazıyı sabrederek okursanız (kesinlikle siyasi bir yazı değil) Türkiye Cumhuriyeti tarihinin imf'ye olan borçlanması, imf'ye olan borcun kapatılması, şuanki ekonomik durum ve iç dış borçlarla ilgili bilgi edinebilirsiz.
okumaya üşenecek olan olursa özetleyeyim. 2002-2012 arasında merkez bankasının (sahibi biz değil siyonizm ve global çetedir) dış borcu 22 milyar dolardan 7.7 milyar dolara gerilerken, kamunun dış borcu %59.8 oranında 38.6 milyar dolar artmış, özel sektörün dış borcu ise %425 oranla 183 milyar dolar gibi rekor bir rakamla artmıştır.
başlıktan hemen anlaşılacağı üzere rte ve ailesidir. israil yine Gazze'yi kan gölüne çevirirken, AKP düzenlediği iftarda mutluluk pozları verdi. iftara Mahmud Abbas da katıldı. buyrun burdan yakın sayın tayyipseverler.
hukukçu arkadaşlardan öğrenmek istediğim durumdur. 1996 senesinde kıbrıs'ta yaşanan olayda direğe tırmanmaya çalışan rumu asker vuruyor. videoda izleyebilirsiniz. peki asker vurabiliyor ama normal vatandaş vurursa veya ne bileyim taş atıp leşini sererse falan suç işlemiş oluyor mu. zira bu fotoğraf benim gözümün önünde olsa yapamayacağım şey yok.
dipnot: eklemeyi unutmuşum. anasının amında el bombası patlayasıca orospu çocukları hava kuvvetleri komutanlığının bahçesindeki türk bayrağını indiriyor ve o adam hala yaşıyor.
301 kişinin şehit olduğu facia sonrasında 21 Mayıs'ta Araştırma Komisyonunun kurulması görüşmesine sadece ve sadece 78 vekilin katılması durumudur. Artık o kadar taşşak geçer hale gelindi. "Vekil"in "aslı"nı ne kadar ciddiye aldığının kanıtıdır bu. Siz hala meclise milli irade demeye devam edin koyuncuklar.
sözlüğün bug'ıdır. başlığın açılma sebebi ilk entry'nin silinmesine karşı zall'ın bir şey yapması gerekmektedir. neden diye soracak olursanız abuk subuk binlerce başlık var ve o başlığı açan geri zekalılar karşılaştığı ilk tepkide yazdığı entry'i silip ortadan kayboluyor ve alttaki yazılanların hiç bir önemi kalmıyor,sözlük çöpe dönüyor. boşuna demiyoruz sözlük çöp tenekesi oluyor diye. ondan sonra niye ekşi'de daha çok okuyucu var. işte bundan olmasın?
tuhaf bir versustur. şöyle ki geçen gün at gözlüklü akpli bir arkadaşımla tartışıyorduk. ekonominin çok iyi olduğundan, imfye borcu bitirdiğinden, yollar hava limanları falan bunlardan bahsedip durdu. işte avrupa krize girmiş yunanistan batmış vs vs. ne desem boş tabi. imf'ye borcun bitmesinin pek bi ehemmiyeti olmadığının, dış borcun katlanarak arttığını falan söylesem de kafasına girmediğini gördüm. sonra dedim dur yunanistan'daki asgari ücrete bir bakayım.
2014 yılı itibariyle yunanistan'da asgari ücret 684, Türkiye'de 286. işte batık! yunanistan ve güçlü! türkiye arasındaki fark. yersen...
kocaeli için söylersek kalite çok ama o kadar çok düştü ki son 2 3 sene içerisinde sık sık elektrikler kesiliyor. abuk subuk arızları 2 gün gideremeyen personelle dolu. hatta durum o kadar vahim ki günlerce sorunu çözemeyen teknik personel devletten özele geçer geçmez emekli olan kişiden yardım istiyor. * he bir de zırp pırt saatleri kontrol eden başka bir müteahhit elemanı var onu da kovuyorum her seferinde.
az önce arandığım numara. kredi kartı aidatlarını geriye dönük 10 yıl bankadan alabileceğimi söylerken 4. veya 5. saniyede kapatıp netten araştırdım. dolandırıcı numarasıymış. daha önce de bu numaradan arananların yazdıklarını aktarıyorum:
bugün aradılar. kredi masraflarının geçmişe dönük ödemelerini alabilmem için evrak gönderecekmiş. 110 tl para istedi. kapatıp yeniden aradığımda telefon devamlı meşgul. tuzak olabilir inanmayın
Bu gün arandım, isminin Ece olduğunu söyleyen bir kadın yukarda yazılı olanlar paralelinde konuştu, 10 TL kargo, 50 TL evrak parasını kapıda ödeyeceğimi söyledi. Araştırma yapmadan buna inanamayacağımı söyleyip kapattım.
1saat önce aynı numara benide aradı, geçmişe dönük tüm kredi aidatlarınız almak istiyorsanız 1 basın dedi ve bastım. Adamın biri çıktı; ezbere konuşarak anlatmaya başladı, 7tane evrak yollayacaklarmış adresime onları doldurup bankaya verirsem geçmiş dönem tüm kredi kart aidatlarını ve ev kredisi..vs herhangi bir kredi aldıysam masraflarını iade edeceklermiş. ücreti 150tl imiş.. Gönderecekleri belgeler arasında bilirkişi heyetinin ve kaymakamlıktan alınan rapor olacakmış.... bunu söyleyince işte telefonu kapattım *
dahili olduğum gruptur. benden başka var mıdır bilmiyorum ama yeni tasarıma hala alışamadım. yanlışlıkla özel mesaj yerine yeni tasarıma tıklıyorum içimi karartıyor hemen eskiye dönüyorum.
35. maddesi değiştirilmek istenen kanundur. Türk Silahlı Kuvvetleri iç Hizmet Kanunu'nun 35. maddesi: "Silahlı Kuvvetlerin vazifesi; Türk yurdunu ve anayasa ile tayin edilmiş olan Türkiye Cumhuriyeti'ni kollamak ve korumaktır'
yeni hali: "Silahlı Kuvvetlerin vazifesi: Yurt dışından gelecek tehdit ve tehlikelere karşı Türk vatanını savunmak, caydırıcılık sağlayacak şekilde askeri gücün muhafazasını ve güçlendirilmesini sağlamak, Türkiye Büyük Millet Meclisi kararıyla yurtdışında verilen görevleri yapmak ve uluslararası barışın sağlanmasına yardımcı olmaktır.
derdim darbecilik oculuk buculuk solculuk falan değil. ak partnin bunları yapmasının tek sebebi var ve düşünmeyi bırakmış ak partili arkadaşlarım hala göremiyor durumu.
bir Sauron sözüdür. tamamı şudur:"Gandalf bizden önce gri idi biz ak yaptık. Yüzüğü de biz yaptık kimseye yedirmeyiz. Ayrıca kimse kusura bakmasın yüzüğü nasıl kullanacağımızı da çok iyi biliriz."
Garanti Bankası Genel Müdürü Ergun Özen'in Reuters'ın sorularını yanıtlarken verdiği cevaplardan biri.
"Garanti Bankası'nın hissedarlarından Doğuş Grubu'nun medyada sahip olduğu televizyon kanallarının, Gezi Parkı'ndan başlayarak yurda yayılan gösterileri yansıtmakta yetersiz kaldığı gerekçesiyle protesto edilmesi, bankadan son bir haftalık dönemde 35-40 milyon mevduat çıkışına ve 1,500 kart iptaline neden oldu."
ekşide bir yazarın dile getirdiği bu isyanda ben de varım yazısıdır.
"turbanli da diyebilirsiniz. beni sevmezsiniz pek. biliyorum. neden bunu kendime yaptigimi dusunursunuz beni gorunce. yurekten inaniyorum ve vicdanim bir tek boyle rahat ediyor. elimde degil, insanin vicdani bir kere hukmunu vermissse ondan kacis yoktur. ben ic rahatim icin basimi ortuyorum.
bu ulkede bana cok dusmanlik yapilan yillar oldu. yasaklandim. uzaklastirildim. ezildim. bunu kimse inkar edemez.
sonra akepe diye bir parti cikti. benim hakkimi savunacagini soyledi. hem de, 90'larin uyusuk siyasetcilerinden sonra bu partinin dinamizmi ben dahil politik gorus skalasinda azicik saga kayan herkesin aklini celdi. ben yuzde 50'nin birisiydim. bu diktatorun ortaya cikisinda benim de payim var. ama bu adam beni temsil etmiyor artik.
bana ozgurluk verirken, baskalarini zindana atan akp. seni reddediyorum.
ben universitenin kapisinda herkesin icinde basortumu cikartirken ne kadar utaniyorsam, hapisteki gazetecileri, ardi arkasi gelmeyen yasaklari, sansurleri, baskilari, terbiyesizlikleri, masumlarin olumlerini gordukce de o kadar, hatta daha fazla utaniyorum. bana yapilmamasi onemli degil. tek basina ozgur olunmaz. ozgurluk birlikte yasanir. ozgurluk, benim evde cay icebilmem degildir. ozgurluk komsumun evinde raki icebildigini bilmenin huzurudur.
en cok da neden nefret ederim biliyor musunuz? ahlak bekcilerinden. cunku en cok onlara maruz kalirim. cunku onlar bana cikisir hep, pantolonla basortusu mu olurmus? peki makyaj? benim vicdanim. benim hesabim. tamamen bana dair olan bir durum hakkinda nasil olur da birisi kendinde soz hakki bulur? sen de oylesin akepe. senin gorevin ayibi tanimlamak degil. ahlaka kriter koymak degil. sen herkes kendi ahlaki olculerinde yasarken duzeni saglamakla gorevlisin.
akepe, beni savunma. istemiyorum. ben karanlik bir ulkede yasamak istemiyorum. ben bana yapilanin daha beterini baskalarina yapmana tahammul edemiyorum.
bidon kafalilik, cuval cuval komur degil. akp bizi ozgurluk fikri ile kandirdi. bunun "sadece kendi gibi olanlara ozgurluk" anlamina gelecegini bilemezdik. bizi dinamik imaji ile kandirdi. diger butun partiler gibi ilk icraatlarinin kadrolara hemsehrileri ile doldurup istatistik sisirecegini bilemezdik.
benim kurdugum bir cumle bu: ben basortuluyum. ve bunu simdi kuruyorum, cunku bilin istiyorum. isyaninizda ben de varim."
dolaylı yoldan ayağımın kırılmasına sebep olmuş maçtır. ama 5 gölü de izlemiştim. zafer sarhoşluğu ayağımın kırıldığını bile farkettirmeyecek kadar çoktu. ertesi sabah doktordan öğrenmiş idim. o golleri hala izler izler duygulanırım.
tayyip erdoğan gibi bunlar da ihanet içindedirler. akil adamların bazı sözleri:
YILMAZ ERDOĞAN: PKK'ya yakınlığı konusunda defalarca eleştirilerin odağı olan Erdoğan, 2008 yılında bir demecinde ölen PKK'lılar için 'şehit' ifadesini kullanarak tepki aldı.
Ayrıca Erdoğan'ın yeğeni Erdal Erdoğan, PKK'dan kaçarak güvenlik güçlerine teslim oldu.
KADiR iNANIR: Yasaklanan 'isyan' filminde Apo karakterini oynadı. inanır filmi şöyle anlatmştı; Feodal yapı içerisinde ağanın baskısıyla kaçakçılığa sürüklenen bölge halkını Ben kaçakçılığa gitmiyorum diyerek isyana teşvik eden ve özgürlüğe kavuşturmak için dağlara çıkaran adamı anlatır. Bu filmi çektiğimde Öcalan henüz ortada yoktu. Ama film hâlâ yasaklı. Çünkü filmdeki adım Apo "
inanır ayrıca "Kürt başka PKK başka şeklinde bir ayrım söz konusu değildir, PKK'lılar neden kardeşimiz olmasın. PKK bir Kürt partisidir" diyerek ihanet sürecine destek vermişti.
HÜLYA AVŞAR: "Babam dağda ölenler için ağlardı" ve "Kürtler de şehit verdi herşey karşılıklı" sözleri hafızalarda yer etti.
PROF. DR. MiTHAT SANCAR: PKK'nın yan kuruluşu olarak bilinen DPI toplantılarında adı geçiyor.
YENi ŞAFAK YAZARI ALi BAYRAMOĞLU: PKK'nın yan kuruluşu olarak bilinen DPI toplantılarında adı geçiyor.
HASAN CEMAL: Kandil'de yaptığı röportajlarla gündemden düşmeyen Hasan Cemal'in de PKK'nın yan kuruluşu olan DPI toplantılarında adı geçiyor.
TARAF GAZETESi YAZARI ORAL ÇALIŞLAR: Bu isimlerin ortak özelliklerinin PKK paravanı DPI adlı örgütün basına kapalı toplantılarına katılıyor olmaları.
PROF. DR. MURAT BELGE: Kürt sorunu yoktur, PKK sorunu vardır' tezinin gerçeği yansıtmadığını söyleyen Murat Belge canlı yayında "Devletten ordudan yana değil de dağdaki Kürtle birlikte yaşamak isterim" demişti.
PROF. DR. DOĞU ERGiL: Doğu Ergil ise, "PKK'lı da asker de bu ülkenin evladı. Bir şehit tutturdular gidiyorlar. Ne şehidi Allah aşkına" diyerek tepkileri üzerine toplamayı başarmıştı.
HAŞiM HAŞiMi: Kürt sorununun çözümü için PKK'yı muhattap alan açıklamasıyla dikkatleri çekmişti; "Sorunun çözümü için PKK ile görüşme şart"
HAK iŞ BAŞKANI MAHMUT ARSLAN: Mahmut Arslan'ın PKK'yı finanse ettiğine ilişkin bir belge ortaya çıkmış ve günlerce konuşulmuştu. Arslan çıkan haberin üzerine "Aksine PKK mağduruyum, evim arabam bombalandı" diyerek açıklama yapmıştı.
YENiŞAFAK YAZARI HiLAL KAPLAN: "Türk bayrağının adı değişmeli" demişti.
DPI GERÇEĞi
DPI, ingilterede aynı adreste faaliyet gösterdiği Kurdish Human Rights Project(KHRP) yani Kürt insan Hakları Girişiminin paravan kuruluşu. DPInin direktörlüğünü Kerim Yıldız yapıyor. Kerim Yıldız, aynı zamanda KHRPnin başkanı. KHRP, Kerim Yıldızla birlikte bebek katili Abdullah Öcalanın Avukatı Stuart tarafından kurulmuş. KHRP, AiHMde PKKnın Türkiye aleyhine açtığı davaları takip ediyor. Sitesinde Türkiye, Suriye, iran ve Irakta toprakları olan Kürdistan haritası yer alıyor.