"bir derdim var" butonunu görünce aklıma geldi. başlığı açarken doğru kelimelerle ifade edemedim sanırım ama son 1-2 senedir iyice dikkatimi çeken bir şey bu. yeni neslin iyice iri kıyım olmasıyla alakalı olduğunu düşünüyorum. özellikle erkek kıyafetlerinin bedenlerinde ve kesimlerinde eskiye oranla gözle görülür bir büyüklük farkı mevcut. kızlar için zaten her bedenden, her renkten alternatif var, onlar için problem yok ancak birkaç zaman öncesine kadar s beden giyen ve bunun sıkıntısını çok da fazla hissetmemiş minyon yapılı bir kardeşiniz olan ben, günler geçtikte xs, xxs kıyafetleri kovalamaya başladım, artık üzerime göre bir kıyafet bulamıyorum a.k. giriyorum mağazaya, başlıyorum bakınmaya, atıyorum işte bi gömlek buluyorum mesela, etiket small beden, hatta slim fit, normal şartlar altında üzerime olması gerekli ama gel gör ki sevgili okuyucu, o gömleği denemek için giymemle ağzımı bozmam bir oluyor. ona o "small" etiketini vuranın, küçük beden diye piyasaya sürenin ta kulağına konuşayım, üzerimde çuvaldan farkı yok. eskiden beri alışveriş yaptığım istisnasız tüm markalarda durum böyle. olm kim giyiyo bunları? 2 senede hepiniz mi semirdiniz, benim durumumda olan bir tane adam yok mu aranızda?
aynı şey ayakkabı için de geçerli, ki o konuya hiç girmek istemiyorum. hadi tişörttür gömlektir terziyle onla bunla hallolur ama ayakkabıya napıcaz? "içine kalıp koy, olsun işte, neyin tatavası lan bu piç?" dediğinizi duyar gibiyim. ancak ağzını bozmadan önce bi düşün, ayağında kayık gibi duran ayakkabıyı hangi kalıp saklar sayın sözlükçü?
küçük bedenlerin kesimlerini büyüteceğinize, large bedenin önündeki x'leri arttırın, opsiyon olsun, herkes mutlu mesut yaşasın gitsin. ama yok. illa japonya'ya mı iltica edelim mağazada istediğimiz gibi alışveriş yapmak için?
düsseldorf'un en piyasa, en ünlü caddesi. ermenegildo zegna'sından giorgio armani'sine, zara'sından tommy'sine envai çeşit mağazayı ve intercontinental gibi bir oteli bünyesinde barındırır.
özellikle lisedeki matematik hocalarının vazgeçilmez repliği. anlattığı bir konu sonrası, tahtada konu ile ilgili birkaç alıştırma çözdükten sonra, boru şeklindeki örneklerden bir iki kuple sunan hocanın, istediği cevabı alamayınca dile getirdiği feryat, figan. yeri geldiğinde pelte kıvamında söylediği de olur bu cümleyi bu hocaların; "nasıl kafanız karıştı ama, ehehe" şeklinde..
çocukken, arkadaşların bir araya geldikleri ortamlarda *** "olm, sen de yap bak, valla çok güzel oluyo" geyikleriyle, en az bir kez yapılan **, o ortamda olayın içine dahil olunmadıysa bile, evde uygun ortam yaratıldığında tadı merak edilip yapılan / yapılmış bulunulan kokteyl.
sokak futbolunun vazgeçilmez repliklerinden birisidir. pozisyonun gözardı edilip, oyunun devam etmesine cevaben çığrılan "el var olm" şeklindeki yakarışlara, "adamın devam etti" şeklinde karşılık verilerek çamura yatılabilir.
bobby'nin dünyası adlı çizgi filmin esasoğlanı. generic ailesinin en küçük ferdidir, saçları buzağı yalamış gibi hep öne doğrudur, durmadan hayaller görür.