meraba timoshcuk. bu yazıyı okurken, bu yazıyı yazarken ki o paspal halin aklına gelecek. senin hafızan kötüdür, unutursun, yazayım da duygulan. dudaklarının arasında dakikalardır duran, yakmaya kıyamadığın son sigaran, üzerinde montun, altında turkuaz şortun (hala giyiyosun di mi lan?) var.
neyse bu kadar duygulanmak yeter. sana sorularım olucak. 2012 meselesi noldu, okulu bitirebildin mi, rte hala gündemde mi, gönül işlerin nasıl(evlenmicem diyodun), fener türkiye kupasını alabildi mi, hala fenerli misin, istanbulda sonbahar güzel mi hala..?
şimdi de öğütlerim: olum hala bi baltaya sap olamadıysan, bu başlığa bi entry daha gir(adamı gaza getiriyo). ananın babanın kıymetini bil(umarım burda ağlamazsın). 30 küsur yaşına geldin evlen artık(göt et burda beni). gençliğinin kıymetini bilmedin bari orta yaşlarını boşa geçirme, alkolü azalt, paranı altına yatır.
son sözler: neyse kardeşim seni seviyorum, ne yaptıysan bi şey bildiğinden yapmışsındır, arkandayım, sana güveniyorum, kendine iyi bak, ellerinden öperim.
sol frame de görmeye alışık olduğumuz, yeni girilerini okumaktan artık pek haz almadığımız başlıklardır.
ben bu yazıyı .... yazdım.
eski sevgili ....
sözlük yazarlarının itirafları.*
.... ateist.
6 kasım 2007 liverpool beşiktaş maçı.*
günün tek şarkılık özeti.
başlıkları alt alta okumak.
sabri sarıoğlu.
entry min sonuna doğru bazı fikirlerim değişti aslında.*
an itibariyle içinde bulunduğum vaziyettir. ilginç kafa karışıklıklarına neden olması muhtemeldir. okunan ders notunun sayfasını değiştirmek için mouse u kullandırabilir. dersle ilgili kafaya takılan soruların cevaplarını sözlükte aramaya itebilir. bir entry i yazarken harcanacak süreyi uzatabilir *. 18 sayfalık bir notu bir buçuk saatte okututtuğu yetmiyormuş gibi bi bok anlamamanızı da sağla(yabili)r! velhasıl kelam tavsiye edilmez. birini tercih edin. *
çoğunlukla, yeni gelmiş yazar kişisinin ''hadi lan bir başlık da ben açayım, benim neyim eksik, yürü be kim tutar seni?'' diye kendi kendini gaza getirerek açtığı başlıktır. öyle bir başlıktır ki bu, okunduğunda herkesin aklına başka şeyler gelebilir ve akla gelenlerin çoğunun yazarın aklına gelmiş olan olmaması muhtemeldir. bu başlıklar diğer yazar kişilerini ''dur lan ne demek istemiş bu? hele bi entry sini okuyayım da olayı çözersem bir entry de ben girerim belki.'' düşüncesine sevk eder. bu konuyu bir örnekle daha da pekiştirmek isterim.
(bkz: başlık durum uyumu)
sözlükte karşılaştığım bir tesadüf sonucu açtığım başlıktır.
tam olarak şöyle oldu : malumunuz üzere havalar ephey soğuk. biz ev sakinleri olarak soğukların biraz erken geldiğini düşünmeyteyiz. götümüz donuyo olsa da kombimizi, kurban tatili dönüşüne kadar çalıştırmamaya karar verdik. aynı göte girmesi muhtemel faturalarımızdan korktuğumuzdan ötürü. neyse işte bu yüzden evin içinde montlarımızla takılıyoruz ekseriyetle. neyse efendim yine böyle montlayım sıçasım geldi afedersiniz. tuvalete gittim, sıçtım, geldim. bir de ne göreyim montla sıçmak diye bir başlık duruyor sol frame de. bu da böyle bi başlığımdır...
artık facebook ta görmek istenen ikaz ibaresi. damınız olabilir, ne ala. ama siz ayrı kişilersiniz sayın çifte kullanıcılar! ilişkisi var kısmına tıklamanız yeterli olucaktır bir sevgiliniz olduğunu anlayabilmemiz için.
saygılar.
büyüklüğün küçükte kaldığı durumdur.
o an için babasından daha mantıklı düşünen birey, babasının o hataya düşmesini normal görüp sorunu görmezden geliverir.