bir buçuk yaşında günlük tutacak kadar okuma yazma sökmüş bir dehanın günlüğüdür. bu şirin kızımız 4 yaşında üniversiteye başlamış 9 yaşında profesör 11 yaşında ordinaryus ünvanını kazanmıştır. bu zeka karşısında ezilsek de hayat yaşamaya değer bazen, yaşamak hayata değdirir.
freud*
o gün ismail için rutin günlerden biridir. güne zinde başlamak için seçilen mekansa bu kez farklıdır. mahalledeki en eski apartmanın merdiven altı...(ulen ismail ne mal adamsın he) * meraklı küçük velet:ene ismail abibibibibi... napıyon sen burdadadadada... arkandaki amca kim ismail ağbibibibibi... amca terlemiş hasta galibabababa... he ismail ağbibibibi...sölesene ismail ağbibibibibibibi...
ismail ağbi:**len ne arıyon sen burdadadadada... bakma len yürü git burdandandandan... kimseye bişey söleme sakınkınkınkın... imanıma doğrarım senininini...
velet gerisin geriye kaçar. olup bitenden bişey anlamamıştır. fekat ismailin korkusundan kimseye bişey söylememeye karar verir.
meraklı küçük velet:naber len osman...ismail ağbiyi görmedim ben bugün. valla görmedim. bakmasana oğlum suratıma öyle. bakmayın len ibram, celal, ferhat, mıstık valla görmedim ismail ağbiyi. arkasındaki pos bıyıklı amcayı da tanımıom ki. ismail ağbinin arkasına saklanmıştı zaten. terler akıodu falan. ama ismail ağbiyi görmedim yani.**
ismailin her geçen gün içi içini yemekte mahallede ipne, oğlancı, gay, verici diye adının çıkmasından fena halde tırsmaktadır. ismailin aklına bir fikir gelir. bu olayı örtpas etmek için yansıtma tekniğini kullanacaktır:
xyz:hadi ya iyi ki söyledin ağbi biz de anlarız artık.
ismail:a.q. len yürürken kıçını kaşıdı bu kesin vermiştir. hatta verdi ben gördüm.
abc:hadi yaaa vay namıssız. ben de kız oğlan kız bilirdim bunu. meğer karıymış.
ismail:karı olsa iyi. dul olma ihtimali bile var. he bak len sen de bak. şu giden var ya yüzde 200 vermiştir. bi omzu diğerinden daha düşük. kesin verdi. anlarım ben.
uludağ üniversitesinde okuyan geçlerin sevişmek için tercih ettiği nezih mekandır. her gittiğinizde benzer sahnelerle karşı karşıya kalırsınız. önceleri tiksinirsiniz sonra ise sırf onları görmek için gidersiniz. yakınlarda bi yerlere oturup müzik açarsınız ya da hiç olmadı fütursuzca laf sokarsınız çaktırmadan.*.
arada kültürel faaliyetlere de ev sahipliği yapar tabi. özellikle şenliklerde mini etek giymiş tangocu kızları görmeye gelen erkeklerle amfi dolup taşar. halbuki amfi yapılırken allah bilir nasıl umutlarla ne büyük beklentilerle yapılmıştı.belki bi gün rektörü ve hanımıyla da karşılaşırız amfide kim bilir.
+mete bey allah aşkına beni niye getirdiniz buraya?
+dur hanım birazdan görürsün şimdi. gençlerin bi bildiği var ki burayı tercih ediyolar. (allah vere de jandarma falan gelmeye) *
engellemenin çeşitli yolları vardır. bunlardan birincisi ve en popüler olanı musluğu açmaktır. ikincisi ise tuvalette bağırarak şarkı söylemektir ki bu pek tavsiye edilmez.
engellemeyi yaparken duyulan kasıntı bulunduğunuz yerdeki insanlarla olan samimiyet derecesine göre değişir. kendi evimizde bu engelleme olayıyla hemen hemen hiç karşılaşılmazken kız veye erkek arkadaşınızın evindeyseniz durum işemekten vazgeçmeye ve sonuçta böbreklerde taş oluşumuna kadar gidebilir. bir başka biçimi de dersin en can kulağıyla dinlenen yerinde gelen hapşırma isteğidir ki engellenirse sonucu ölüm bile olabilir.
yıılardır sidik ve tuvalet deliği arasındaki büyük mesafeden dolayı yankılanma yoluyla çıkan sese alternatif çözümler bulunmasına rağmen * insanımız bu çekingenliğini psikolojik olarak hala yenememişitir.