tamamen saçmalık ve acizliktir. bir de bunu iyiymiş gibi lanse etme çabasında olanlar var. onlardan ayrı tiksiniyorum.
bir insan nasıl olur da umutlarını varlığı belirsiz ve hiçbir bilimsel dayanağı olmayan birşeye bağlar ki! umutlarınız bu kadar ucuz mu?
bunu yapanların ana argümani şudur: ahiret yoksa bu dünyada cezasını çekmeyenler ne olacak? hiçbir şey. cevap açık ve net. hayatın gerçeklerinden kaçıp adaleti insanların değil (varlığı kesin olmayan) tanrının ve (varlığı kesin olmayan) onun yarattığı meleklerin sağlayacağına inanmak gerçekten saçmalıktır.
adaleti bilek ve akıl gücüyle sağlamaktansa böyle boş kuruntulara inananlar ise korkak ve aciz böceklerden öteye bir varlık sergileyemezler.
vardır efenim böyle birşey. özellikle ekşi ve uludağ sözlükte bu nefret kendini belli etmektedir. peki neden?
gerçekten soruyorum. neden? bu öğretmenler size ne yaptı? yeni neslin boktan olması sebebiyle mi bu nefret yoksa saldırması en kolay memur öğretmen olduğu için mi?
öğretmenin aldığı maaşa dil uzatmanın sebebi ne arkadaş. az bile alıyorlar. sağda solda yok yeni nesil şöyle yok yeni nesil böyle diye atıp tutanlar ömrünün yarısını sizin gömdüğünüz, bunlardan adam olmaz dediğiniz yeni nesli adam etmeye çalışarak harcıyor.
sorumsuz anne babalar sayesinde artık çocuklar tam anlamıyla canavar. utanmasalar öğretmene küfür edecekler. bir öğretmenin ne yaptığını anlatayım mı size. sabah okula gider. dersine girer. oğlum sus kızım sus der. defter kitap açtırır tekrar oğlum sus kızım sus der. bir iki kelime yazdırır tekrar oğlum sus kızım sus der. bu böyle uzar gider.
sizce tüm gün sizin sosyal medyada bile katlanamadığınız çocuklara ders anlatmaya çalışıp sus diye bağıra bağıra boğazını yırtan öğretmenleri eleştirmek size vazife mi? tamam sıkılıyorsunuz. tamam karaktersizsiniz. tamam eleştirecek birilerini arıyorsunuz ama eleştirilecek kişiler öğretmenler değil.
sen ister tarzanca girmek entry ister başka şey yazmak. sen yazacak ne istiyor. ben başlığa bu ilk girmek entry. ben ummak modlar banlamamak beni. bu orijinal içerik olmak. modlar istemek birini banlamak onlar zorunda trolleri banlamak.
13 ekim gecesi bir kadın yasadıgı ilçenin jandarma karakoluna gidiyor. çok tedirgin durumda. nöbetçi er onu hemen nöbetçi subayın yanına götürüyor. kadın subayın odasındaki bir koltuğa oturuyor ve anlatmaya başlıyor. burdan sonrası kadını ağzından:
komutanım ben dul bir kadınım. 2 tane çocuğum ve engelli babamla aynı evde kalıyorum. 1 saat önce babamı ve çocukları yatırdıktan sonra sohbet etmek için arkadaşımı aradım. 15 dakikaya yakın sohbet ettik. sonra birden arkadaşım yüzüme kapattı. ben onu tekrar aramak uzereyken onun numarasından bir arama geldi. ismi numarası falan aynıydı. rehberimde kayıtli gözüküyordu. açtım telefonu karşıdaki kişi garip sesler çıkarttı telefona soludu ve kapattı. arkadaşım şaka yapıyor sandım arayıp sordum. bana arayanın kendisi olmadığına dair yemin etti. çok korkuyorum ben dul bi kadınim evde beyim bile yok.
nöbetçi subay kadını devriye aracıyla evine bıraktırır ve birsey olursa araması için cep telefonu numarasıni verir. ertesi gün kadın karakola tekrar çağrılır ve ifadesi alınır. arkadaşının ve kadının arama geçmişine bakılır. kadının telefonunda tam onun dediği saatte arkadaşının telefonundan gelen bir arama gözükmekteyken arkadaşının telefonunda o an yapılmiş bir arama yoktur. operatörden o an iki telefon numarası arasında bir konusma olup olmadığı konusunda bilgi istenir. operatör yetkilileri o an bir göruşme yapılmadığını yapılsa bunun mutlaka kayıtlara gececeğini belirtir
dakikaları kesin olarak bilmiyorum ancak olayların yaşanma sırasıni anlatmak için söyle bir zaman çizelgesi yazayım;
22:30 kadın arkadasını arıyor. 15 dakika konuşuyorlar.
22:45 telefon kapanıyor.
22:46 arkadaşın numarasından bir arama geliyor. kadın açiyor karşidaki kişi garip sesler çıkartıp soluyor. ardından telefonu kapıyor.
22:48 kadın arkadaşını arayıp sen mi aradın diye soruyor ve hayır cevabını alıyor.
polonyanın işgali sırasında direnmeye çalışan partizanların hikayesini, aralarındaki en küçük üye olan 14 yaşındaki janek'in hayatına odaklanarak anlatan kitaptır. herkesin okumasını tavsiye ederim.
"koskoca dış işlerinde bir tane ingilizce bilen adam olmayacak mı yahu? zekice bir gönderme bu." demek istiyor insan. ancak son zamanlarda devletin düştüğü hallere bakarak lan yoksa demek de mümkün.
ol dediğin oluyor istediğini istediğin an yapabiliyorsun herşey tek bir sözüne bakıyor ama sen gidip zamanını birsürü alem yaratarak harcıyosun. sonra canlıları yaratıyosun bikaçına akıl verip onlara peygamber falan yolluyosun. cennet cehennem yaratıyosun. nasıl bi vizyonsuzsun sen ya. git bi karı kız yarat kendine gül eğlen bizimle ne uğraşıyosun.