malum karakter sınırı dostlar.. başlığın aslı "yolda yürürken telefonla konuşan kişinin konuşmasının en heyecansız kısmına şahit olmak" olacak idi.
insanı oldukça üzen durumdur.
yolda yürürken karşınızdan biri gelir. telefonla konuştuğu kişiye oldukça hararetli bir şeyler anlattığını el ve kol hareketlerinden, mimiklerinden tayin ettiniz ve meraklandınız 'acaba ne anlatıyor lan bu adam/karı amk karşısındakine' diye iç geçirdiniz. tam konuşmaya kulak misafiri olmak için beklediğiniz fırsat ayağınıza kadar gelir, telefon görüşmesi yapan kişi yanınızdan geçer ama o da ne?!?! duyduğunuz diyalog aynen şu şekildedir:
+ya işte böyle tahsincim yaaa..
veya
+dediğin gibi aynen öyle yapıcam bundan sonra..
ya da
+işte tüm bu olanlar üst üste gelince şekerim...
kendinize sorarsınız 'işte nasıl yaa tahsincim? , bundan sonra napıcan amk? , hangi olanlar şekerim?' diye. ama çok geçtir. tüm bu soruların cevabı siz karşınıza bakarken, o el-kol hareketleriyle anlatılan hararetli şeylerde gizlidir. siz de merakınızla başbaşa kalırsınız.
not: son zamanlarda insanlar üzerindeki en saçma tespitim.
aşırı islamcı bir parti tarafından elde tutulan rtük'ün mahremiyet içeren bu kelimeleri televizyon dizilerinde biplemesi olayıdır. işin garibi bu sözcüklerden hiçbirinin argo veya küfür içermeden sansürlenmesi. piç kurusu, orospu falan bunlar söylenir sansürlersin de, sevişmeyi niye sansürlersin be adam? yakında samanyolu'nda süphanallah çekerek sırlar dünyası'nı izlememiz isteniyor haberiniz olsun. http://img810.imageshack....g810/2075/ibretalindi.gif
toplu sünnette yaşanan utanç verici olayın baş kahramanı bebektir. ayrıca 15-16 yaşına gelince eline silahı alarak velinimetini kendisinden çalan doktoru vurması muhtemeldir.
türkiye'de pek çok şey gibi avrupa'dakiyle karşılaştırılamayacak kadar azdır. ama yazının sonunda küçük bir karşılaştırma yapacağım. pek çoğumuz evcil değil ama sokak hayvanlarına belediye tarafından uygulanan eziyeti biliyoruz. zehirlemeler, barınaklarda aç bırakmalar, işkence usulü sokaktan toplamalar vs. bunlar sokak hayvanlarının hayattayken çektiği zulümlerken, bir de öldükten sonra evcil hayvanlara verilen değer var ortada. türkiye'nin tek hayvan mezarlığı tuzla'da ama kimse bilmiyor. bilen de pek bir şey kazanmıyor, bahçesine gömse hayvan daha huzurlu uyuyacak, o derece pis, bakımsız. sağolsun vatandaşımız da "hayvanla insan bir mi canım, hayvanın mezarına taş koymak da neyin nesi?" mantığı ile belediyeye itiraz etmiş ve mezar taşı konulmasını bile engellemiş. gücü yeten yine parayı bastırıp dikiyor taşını mezarın başına, çocuğu kadar sevdiği hayvanına en güzel dilekleriyle veda ediyor. şimdi türkiye'de sadece bir tane belediye tarafından resmiyeti olan hayvan mezarlığı varken avrupa'da bu sayı her şehirde en az bir tane. üstelik avrupa'da bizim vatandaşımız gibi hayvanlara önem vermemezlik yok, aksine hayvanla insanı bir tutarak hayvan için de ülkede bir kayıt yaptırmak mecburi. bir haberden yola çıkarak yazdım bu yazıyı kendi düşüncelerimi de ekleyerek.
adına bakınca kemal sunal hayranlarının toplandığı forum tarzı bir site bekliyor insan lakin öyle değil. çok merak eden girip bakabilir: http://www.kemalsunalfan.net
yeni zelanda'da bir türk vatandaşının kendisini savunma şekli. eşine dayak atan koca, "kutlama için kolbastı oynuyorduk, bu dans dışarıdan bakıldığında yüksek enerjili figürleri güreş, yumruklama gibi algılanabilir" diye kendini temize çıkarmaya çalışmış. hakim de kolbastı kasetlerinden figürlerin incelenmesine karar vererek davayı ertelemiş. baksa da ne anlayacak elin zelandalısı bilinmez.
dış basında yaş krizinin yorumudur. genel olarak ordunun güç kaybettiği, ordunun türkiye üzerindeki etkisinin azaldığına yönelik yönelik yorumlar yapılmış.
söke ilçe milli eğitim müdürlüğü tarafından yapılan uygulama. bu uygulamaya göre okul personeli mitinge çağırılmış, otobüsler gidiş-dönüş için ayarlanmış hatta mitinge gidenler resmi izinli sayılmış. görünen o ki akp ile ilçe yönetimi elele vermiş evet için kampanyalar düzenliyor.
dünyanın en kıymetli mücevhelerlerinin türk imzasıyla üretilmesi için intel'in sahibi tarafından bvlgari ortaklığıyla kurulacak olan mağazalar zinciri.
bazı cerrahlar tarafından penisin iltihaplanıp en kötü ihtimalle kökünden kaybolmasıyla * sonuçlanacağı için terk edilmiş, bazı cerrahlar içinse penis kalınlığı ilişkide önemli bir etken olduğundan hala gerçekleştirilen ameliyat yöntemi.
sağladıkları vergi ve tazminat avantajı, grev haklarının olmaması gibi etkenler dolayısıyla türkiye'de pek çok havayolu şirketi tarafından tercih edilen pilotlar. son olarak çalışma ve sosyal güvenlik bakanlığı tarafından getirilen düzenlemeyle bu pilotların ülkemizdeki iş bulma ağının önü daha da açılmıştır. lakin unutulmamalıdır ki türkiye'de kulede de olsa, otobüste de, uçakta da olsa türk'ün halinden ancak bir türk anlar.
israil baskısına karşı filistin'in arkasında onları destekleyen biri olarak tayyip erdoğan'a, hamas liderinin duyduğu sevginin belirtisidir. bizim ülkede olursa ya tayyip erdoğan ismi temize çıkar ya da binlerce küçük soyguncuyla karşı karşıya geliriz.
önümüzdeki eğitim öğretim yılından itibaren geçerli olacak hadise. buna göre 6. sınıflar son kez bu sene kademeli sbs sınavına girdi. ayrıca bu olay, yaz boz tahtasına dönen yurdum eğitim sisteminde önümüzdeki sene bir bakanın, bir milletvekilinin veya zengin bir işadamının çocuğunun veya yeğeninin sbs sınavına girecek olmasıyla doğru orantılı olabilmesi kuvvetle muhtemeldir.
ysk'nın alacağı karar sürecinde göz önünde olan olasılık.
--spoiler--
bir basın mensubunun, 'meclis'ten çıkan paket ile anayasa mahkemesi'nin onayladığı paket arasında fark olduğu ve bu paketin referanduma sunulamayacağına dair tartışmalar hakkında ne düşünüyorsunuz?' şeklindeki sorusuna ali em, "anayasa mahkemesi'nin gerekçeli kararı resmi gazete'de dün yayımlandı. gerekçeli kararı seçim hukuku
yönünden ve halk oylaması yönünden inceledikten sonra gerekli değerlendirmeyi yapacağız. bu sonuca göre kararımızı kamuoyuna açıklayacağız" cevabını verdi.
--spoiler--
başlıktan anlaşılmadığı üzere kastedilen vergi motor hacmine göre değişen motorsiklet vergileri. medya kralı gecenin bir yarısı haddinden fazla gündeme getirdi bu konuyu ve uzun uzadıya konuştu. insan neden motor kullanır? çoğunluk tutkulu olduğu için olsa bile bir kısım insan topluluğu trafik sorunundan illallah getirmiş olacak ki motor kullanmaya yöneliyor, araba almaktansa. peki devlet ne yapıyor? motorsiklet tercihinin trafikte rahatlatıcı bir unsur olduğunu bilmiyormuş gibi insanları bu tercihlerinden zorla alıkoyuyor. uyguladıkları zorunlu yöntem ise motorsiklet vergilerini artırmak. bu sebepten ötürü insanlar motorsiklet tercihlerini erteleyerek bir araba daha alarak trafikte bir yer daha kaplıyor. işte t.c. devletinin beklentisidir motor vergisini artırarak trafik sorununun çözülmesini beklemek.
hükumet sözcülüğü yapan trt nin chp tarafından boykot edilmesidir. aslında iktidar karşıtı herkes tarafından yapılmalıdır bu olay. evlerde trt izlenmemeli, radyolarda trt dinlenmemeli. chp de trt yi, çağrıldığı programa katılmama kararıyla boykot etmiş. trt nin "evet" propogandası yaptığı düşünülürse, tarafsız olması gereken bir kurum olması gerektiği düşünülürse hiç de mantıksız değil.
hayvanlara, avrupa birliği nden türkiye ye gelen direktifler doğrultusunda asya dan avrupa ya veya avrupa dan asya ya geçemeyecek olması üzerine verilen ad.
bir örneğine şanlıurfa da rastlanmıştır. karısının kendisini terk edişini hazmedemeyen kindar damat, keleş ile eve ateş açarak baldızını öldürmüş, kayınvalidesini ise yaralamış.
şu anki istatistikler ile 1.71 cm olarak belirlenmiştir. ancak boyumuza bile karışan türk standartları enstitüsü ne göre türk erkeğinin boyu 1.76 cm olmalıymış. burayı kemal kılıçdaroğlu ile bülent arınç polemiğine bağlayacağım şimdi. kemal kılıçdaroğlu geçtiğimiz günlerde yaptığı suçlamalara karşılık olarak bülent arınç "yaaa, şu kadar boyuyla birşeyler söylüyor" demiş. oysa kemal bey in de boyu 1.71 imiş. yani standart bir türk erkeğinin boyuna sahip olan kemal kılıçdaroğlu na karşılık olarak verilen bu cevap diğer türk erkeklerini çok kızdırmış. buna mukabil kemal kılıçdaroğlu da bülent arınç ı iktidarın büyük düşmanlarından, mizah dergilerinden penguen ve leman a havale etmiş. *
vuvuzela lı basın toplantısı yapan, 2009 dan partisinin 40. yıl dönümünü hesaplayan bir genel başkana sahip olan ve bunlar dışında pek çok marjinal ama komik icraatı bulunan mhp nin son atağı. antalya konyaaltı nda, referanduma hayır demek için paraşütten "hayır" yazılı bir pankart dalgalandırılıyor.
2010 yılında özelleştirme idaresi tarafından yapılacak ihale ile gerçekleşmesi beklenen olay. para basan bir kurumumuz da, devletin bir kurumu daha elin gavuruna teslim ediliyor.
başlıktan da anlaşıldığı gibi, ya da anlam bozukluğu olduysa, asıl anlatılmak istenen avrupa nın internet hızı ile türkiye nin internet hızının karşılaştırılmasıdır. aslında karşılaşamamaktadır bu iki hız. ancak sağolsun turkcell adlı operatör şirketi, arasında dağlar kadar fark olan bu iki veriyi ütopik bir şekilde karşılaştırmış hatta türkiye nin internet hızının vınn adlı aparat ile daha yüksek olduğu kanısına varıp utanmadan bunun reklamını dahi yapmıştı. hemi de diyarbakır da falan çıkıyor bu karşılaştırmanın sonucu *.