türkiyenin güncellenen yeni deprem tehlikesi haritasının ve bina deprem yönetmeliğinin lansmanın yapılacağı, deprem verilerinin paylaşılması ile ilgili uluslarasası işbirliği konulu protokolün imzalanacağı sempozyumdur.
turizmci değil çiftçisin, turist gelse kalacak ne pansiyon, ne yemek yiyecek lokanta var. anladık köyün güzelmiş ama biraz abartmıyor musun? amaç nedir bilemedim.
bilindiği üzere her beş yıllık dönem için kalkınma planları hazırlanır. bu yıl on birincisinin hazırlıkları sürüyor. vatandaşa da sormuşlar. bence bir kaç dakikanızı ayırmaya değer.
ankara'nın kalecik ilçesinde doğan, hasanoğlan, kayaş, mamak, altındağ boyunca süzüldükten sonra etlikte çubuk çayı ile birleşerek ankara çayını oluşturur. eskiden bu çayın etrafı hep mesire yeriymiş. ankaralılar bu çayın kenarında piknik yapar, kırlarda koşar, koşar oynarmış.
mısırda bulunan krallar vadisindeki firavun mezarlarını inşa eden ustalar bu köyde yaşamışlardır. ayrıca dünya üzerinde yazmayı öğrenen ilk sıradan insanlar da bu köyün sakinleridir.
taban döşemesinin altına döşenen borulardan geçen sıcak su marifetiyle evleri ısıtan sistem. camilerde elektrikli battaniye mantığı ile kurulmuş olan sistemlerde var.
bilmediği bir bilgiye yeni ulaşan cahil o bilginin henüz ortaya çıktığını, yaygın olarak bilinmediğini, kendisinin de bu bilgiye sahip sayılı insanlardan biri olduğunu düşünebilir. bu adam başlıktaki adamdır. tüh rezil.
oyuncularının tamamını engellilerin oluşturduğu tiyatro.
dün engelli bir arkadaş çalıştığım iş yerine geldi. engellilerin sahneleyeceği bir tiyatro oyunu için bilet satıyormuş. almak ister misiniz diye sordu. bende kıramadım bir tane aldım. bilet satan arkadaş ofisten çıkınca 'tek başına tiyatroya gidilmez ki, oyun için değil ayıp olmasın' diye aldığımı düşünür diye çıkıp bir bilet daha aldım. 29.12.2017 tarihinde ankara milli kütüphanede sahnelenecek oyun için elimde iki bilet var. engelli arkadaşlarmış oyuncular. komedi dedi. ben hayat telaşem nedeniyle gidemeyeceğim. o iki koltuğun boş kalmasını istemiyorum. ankarada olup bu oyunu izleyecek varsa bana ulaşırsa biletleri kendisine hediye edebilirim.
nerede eski komşuluk ilişkileri?
nerede yaşlılara saygı?
..
değişen insanlar değil. insanın fıtratı belli. güdüleri, gereksinimleri belli. değişen ihtiyaçlar ve o ihtiyaçları gidermek için başvurulan kaynaklar.
komşu düne kadar çok kıymetliydi. iş hayatına kadınların giremediği yıllarda ev hanımları sıkıldıkları için yakın çevresinde oturan diğer ev hanımları ile bir araya gelip sohbet ederlerdi. gerek ekonomik koşullar gerek ticari alanların ulaşılabilirliğindeki zorluklardan ötürü kafamız estiğinde bakkala çakkala gidemediğimizden yeri gelir fazla ekmek, yeri gelir bir bardak ayçiçek yağı için komşunun kapısını çalardık. şimdi gece 12'de köşedeki markette ekmek var, yağımızı fazladan alıp evimizde stokluyoruz. daha çok ürüne daha rahat erişebiliyoruz. komşu bu konuda da kaynak olma konumunu kaybetmiş durumda.
yaşlılar tarih boyunca toplumların hayatında çok önemli bir yere sahip olmuşlardır. bilge insanlar olarak adlandırılmalarının sebebi biriktirdikleri tecrübenin, yeni neslin sorunlarını çözmede bir kılavuz işlevi görmesiydi. nerede yiyecek bulunur? hangi fırtına ne zaman yaşanır? hangi yol daha güvenlidir? gibi sayısız sorunun cevabı onlarda idi. bu nedenle yaşlılar baş tacı edilir, herkesin saygısı ve hürmeti ile el üstünde tutulurlardı. bugün yaşlılardan öğrendiğimiz, öğreneceğimiz tüm bilgilerin daha doğrusuna, daha bilimseline kitaplardan, internetten ulaşabiliyoruz. haliyle yaşlılara eskisi kadar ihtiyaç duymuyoruz.
insanların değiştiğine dair bir çok söz duyarız etrafımızda. bence insanların değiştiği falan yok. değişen ihtiyaçlar ve onları gidermek için keşfettiğimiz yeni alışkanlıklar.
bir çok belediyenin coğrafi bilgi teknolojilerini kullanarak oluşturduğu, oturduğunuz evin adresini, iskanını sorgulayabildiğiniz, bazılarında imar planlarına ulaşabildiğiniz bir hizmet. internet ortamında sunulan bu hizmet meraklıları için çok ilgi çekicidir. iyi bir örneği olarak;
deprem anında eğer kapalı bir alandaysak düşen savrulan cisimlerden korunmak için uygun bir yer seçerek çöküp kapanmalı ve tutunmalıyız. akılda kalıcı olması için çöp kapağını tutun da diyebilirsiniz kendinize. https://galeri.uludagsozluk.com/r/1582393/+
marge piercy tarafından kaleme alınan bir ütopyadır.
--spoiler--
connie adındaki kadın akıl hastanesine yattıktan sonra kendisine verilen ilaçların da etkisiyle 2137 yılına gider. mide bulantıları ile gerçek zamana döner. bu olay tekrarlanır. bu gel-gitler connie'ye gelecek ve bugün arasında kıyas yapma şansı verir.
--spoiler--
kadınlar ve translar delikanlı geçinenlere göre daha açık sözlü ve cesurlar. erkekler neden böyleyiz bilmiyorum ama hep bir suya gitme, hep bir uyum sağlama, görmezden gelme. pazarda bir kavga çıksa önce kadınlar ses çıkarır durun diye, bir olumsuzluk hak yeme durumu olsa kesin bir kadın konuşur ilk. valla brava.
sarp sınır kapısından vücuduna et sarıp geçen vatandaşların kazandıkları para ile ilgili gümrük bakanı bülent tüfenkcinin yaptığı hesaptır.
tüfenkci gazetecilerle sohbetinde konu ile ilgili olarak "adam vücuduna et sarıyor. 20 kilo getirse, orada 5 bizde 40 lira. gürcistan'a kimlikle gidiyor. günde üç sefer yapsa, 60 kilo. 30 lira kazansa..." dedi.
sonradan gelen tanım : yanında, yörende, karşında oturan ve hakkında iyi ya da kötü bir fikre sahip olduğun kişi hakkında yorum yapmanı isteyen emir cümlesi.*
giyim tarzın leş. tamam bende moda ikonu değilim ama sen gibi kabara kabara gezmiyorum.