Namaz kılmayan müslümandır. Namaz kılan müşrikler ve münafıklarda vardır. Hatta namazın ilk şartı onu dosdoğru kılmak ise namaz kılan mü'min sayısı o kadar azdır ki parmakla sayılmaz.
Evet efenim, işin bokunu çıkarmayan efsanevi nesildir. Bir efsanevi nesil kompleksidir gidiyor, problemin mahiyeti aslında çok basittir, büyüdüğünü hissetmek isteyen yazar egosudur ne derseniz deyin, " lan artık biz bile efsane olduk demek ki epey büyüdük lan hatta yaşlandık naber lan bebeler", efenim iyice boku çıktı artık buna bir dur diyelim diyeceğim de, artık dur diyen efsanevi nesli ortaya çıkartabilir o yüzden hiç gereği yoktur.
kendini efsanevi zanneden nesildir. bu tür yazarlar yazarlık yaptığını zannederken, oğlum bilgisayarla oynama ders calış da üniversiteyi kazan diye içeriden ses gelme ihtimali yüksektir. Hakan pekerin efsane şarkısını bilmeyen bir efsane nesil olamaz. Onlar daha ufaktır ne efsanesi gidin top oynayın kantır oynayın okuldan kaçın ne efsanesi lan.
Ayrıca kendisi risalesinde şöyle bir şeyden de bahsetmiştir; Hz. Cebrail ve Hz. peygamber vahiy sürecinde iken hz. cebrail gayb kitabını elinden düşürür ve o kitabı hz. ali bulur. Böylece hz. ali gayb bilgisi içinde olan kitaba sahip olmuştur. Kıyamete kadar hz. ali gaybın bilgisine sahip olmuştur. Artık gerisini siz düşünün.isteyene kaynakta verilir.
ortalık yerde hüngür hüngür ağlayan normal bir erkeğin acısını tahmin bile etmek istemiyorum, içim acır bir şey demeden allah yardım etsin der geçerim.
Hiç bir zaman bu soruya verecek bir cevabım olmadı;
-Oğlum büyüyünce ne olacaksın
+ Hiiiiiiiç
- Hiiiç olmaz ki bir şeyler ol
+ yok ben nihilistim o yüzden *
bunun yanında odun kömür almaya giderken çöp dökerken dahil olabilir. pratik olan şeyin yapılmasıdır. gayet normal bir durum olmasının yanında ironiktir, neden giyiyoz lan biz onu.*
bir çok zaman canımı sıkan şeydir, uyku bastırmıştır kalkmak istemezsiniz, "ulan şimdide işemezsem çocuklar gibi altıma işemiyim sonra" evhamına sebep olur. Sizi iki arada bir derede bırakan durumdur.
yaşına göre değişken olan faktörleri mevcuttur, genç kızlar için popülarite ve yakışıklılık, evlenecek yaşta olanlar para, yaşlı olanlar ise elektrik ve para ister bunlara sahip olmayan kişi ise kızlar tarafından beğenilmeyen erkektir.
Bu kavramların tanımını yapıp detaya girmeden kısaca anlatılabilir ki, evet felsefeler ideoloji doğurur ama ideolojiler asla bir felsefe değildir ve ideolojiler bir felsefe doğuramaz, sosyalizm, komünizm, faşizm vs.. bunları felsefi bir düşünce olarak görmek felsefenin ideoloji olduğunu sanmaktır. Marx okuduktan sonra devrimci oldum ben kompleksi felsefi bir durum değil duygusal bir travmadır doğrudur veya yanlıştır siyasi kavramları irdeleyecek değilim lakin bunun kitlelere ulaşması bir felsefe değildir bunun bilincinde olup ideolojinin felsefe olmadığının farkına varmaktır .
yanlış anlaşılan bir kavramdır. Niçe okumayan birinin kelime üzerinde tepinmesidir. insan üstünden kasıt üstün ırk veya üstünlük değildir. Nihilist biri nasıl bir insan üstü tasarımı yapabilir ki cevabı da çok basittir.
Kuranda şarhoş edici şeylerin yasak olmasından mütevellit sarhoş olmayana kadar içmek caizdir hatasına düşmek gibidir. Bu hata da imam-ı azam'ın hatasıdır.
internetten, bilgisayardan, telefondan, iletişimden, iş güç derdinden, üstüne yüklenen sorumluklardan kaçma isteği, gazoz kapaklarını devirmek için kullandığımız konserve kapağının içini macunla doldurmak için macun arama derdini özlemektir, bütün misketlerini üten çocuğu dövme isteğini özlemektir,karda kaymak için anneden terlik yemeyi göze alıp leğenleri delik deşik etmeyi özlemektir,ayakkabılar delik deşik pantalonların yamalı olduğunu umursamadan okulda kızları kovalamayı özlemektir ,simit ayrana ayrılan paranın futbolcu kartlarına verip aç kalmayı özlemektir, herhangi bir olaya üzülürken arkadaşlarının seni mahalle maçına çağırmasıyla biten üzüntüyü özlemektir. Bak yine özledim çocukluğumu.
Mutsuzlukdan söz etmek istiyorum
Dikey ve yatay mutsuzluktan
Mükemmel mutsuzluğundan insansoyunun
Sevgim acıyor
Biz giz dolu bir şey yaşadık
Onlarda orada yaşadılar
Bir dağın çarpıklığını
bir sevinç sanarak
En başta mutsuzluk elbet
Kasaba meyhanesi gibi
Kahkahası gün ışığına vurup da
öteden beri yansımayan
Yani birinin solgun bir gülden kaptığı frengi
Öbürünün bir kadından aldığı verem
Bütün işhanlarının tarihçesi
sevgim acıyor
Yazık sevgime diyor birisi
Güzel gözlü bir çocuğun bile
O kadar korunmuş bir yazı yoktu
Ne denmelidir bilemiyorum
sevgim acıyor
Gemiler gene gelip gidiyor
Dağlar kararıp aydınlanacaklar
Ve o kadar
Tavrım bir çok şeyi bulup coşmaktır
Sonbahar geldi hüzün
ilkbahar geldi kara hüzün
Ey en akıllı kişisi dünyanın
Bazen yaz ortasında gündüzün
sevgim acıyor
Kimi sevsem
Kim beni sevse
Eylül toparlandı gitti işte
Ekim filanda gider bu gidişle
Tarihe gömülen koca koca atlar
Tarihe gömülür o kadar
Bazılarına göre mükemmel , bazılarına göre acı olan şeydir. Mükemmel olduğuna inanan kimse, dikkat genelleme yapıyorum, uzun zamandır aşık olamayan kimsedir. Onu bir anı olarak hatırlar ve ona mükemmel bir duygu hissiyatı uyandırır. Lakin o hissiyatı yaşarken duyamaz efenim mümkün değildir. Onu yaşarken acı çekersin, düşündükçe aşık olursun, karşılığın olmadığını da bilirsin, her ismini duyunca karnın üst bölgesinde gereksiz bir basınç hissedersin lakin o basınç sana cehennem ateşinin ruhunu yaktığını düşündürür. O acıyı unuttuktan yıllar sonra bakarsın mükemmel bir tecrübe mükemmel bir duygu diye içlenirsin. Tekrar keşke yaşasam diye aklına bile gelir, ne kadar uyarırsan uyar bu bir tecrübedir, zehrin göze şeker gibi gözükmesidir, uzaktan bakınca şeker gibi görünür uzaklaştıkça unuttukça daha tatlı olur gözünde yine şeker zannedersin kısaca ona bulaşacakları uyarmaya gerek olmayan ruhani tecrübeye dayanan şeydir.