Fenerbahçe, Galatasaray’ı Gençlik ve Spor Bakanlığı, içişleri Bakanlığı, Maliye Bakanlığı (Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı), SPK, Spor Toto Teşkilat Başkanlığı, Bankalar Birliği ve TFF’ye resmi olarak şikayet etti.
işten yorgun gelmişsindir kendine bir black label almışsındır kendine çikolata almayı unutmuşsundur, dolaba bakarsın bir yarım çikolata, mustafa kemal ısırmış yarısını. Sırf o sabah kalktığında mutsuz olmasın diye yemezsin.
Öyle bir dakika.
Yemem.
Sadece paylaşmak istedim.
Düzce'nin Akçakoca ilçesine giderseniz mutlaka ziyaret etmenizi tavsiye ediyorum. Yazın ortasında bile bir klima havası. Ayrıca dediklerine göre astım hastalarına da iyi geliyormuş.
28 Temmuz 1914 tarihinde başlayan 1. Dünya Savaşı esnasında, Ruslar 16 şubat 1916 tarihinde Ermenilerin de yardımıyla Erzurum'u işgal ettiler.
işgal öncesi ve sonrasında binlerce erzurumlu ordu ile birlikte çekilerek Anadolu'nun muhtelif yerlerine göç etti.
Rusya'da 1917de çıkan Bolşevik ihtilali ise erzurum için kurtuluşun başlangıcı oldu.
Ruslar bu ihtilalin etkisiyle Anadolu'dan çekildiler ancak Ermeniler çeteler oluşturarak erzurum ve çevresinde sivil halka karşı katliamlar yaptılar.
Bilhassa Rus ordusu komutanlarından Ermeni komitacı antranikin yönettiği çete erzurum ve çevresinde büyük katliama girişti.
Türkler toplu bir halde katliama uğradığı gibi şehir de yakıp yıkılarak adeta ıssız bir köy haline getirildi.
Nihayet kazım karabekir Paşa komutasındaki Türk birlikleri 12 Mart 1918 tarihinde eşsiz bir mücadele örneği göstererek Erzurum'u düşman işgalinden kurtardı.
iyi gidiyor.
Deli bir sevişme oluyor bünyede.
Kavun bulamayınca orta sert tam yağlı ezine peyniri ve kivi rakıyla çok iyi sevişiyor.
Ama bu mevzuyu yarın sabah kafamın içinde serengeti filleri seks yaparken tekrar değerlendireceğim.
Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü,
Kız kardeşimin gelinliği, şehidimin son örtüsü,
Işık ışık, dalga dalga bayrağım!
Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım.
Sana benim gözümle bakmayanın
Mezarını kazacağım.
Seni selamlamadan uçan kuşun
Yuvasını bozacağım.
Dalgalandığın yerde ne korku, ne keder...
Gölgende bana da, bana da yer ver.
Sabah olmasın, günler doğmasın ne çıkar:
Yurda ay yıldızının ışığı yeter.
Savaş bizi karlı dağlara götürdüğü gün
Kızıllığında ısındık;
Dağlardan çöllere düştüğümüz gün
Gölgene sığındık.
Ey şimdi süzgün, rüzgarlarda dalgalı;
Barışın güvercini, savaşın kartalı
Yüksek yerlerde açan çiçeğim.
Senin altında doğdum.
Senin altında öleceğim.
Tarihim, şerefim, şiirim, her şeyim:
Yer yüzünde yer beğen!
Nereye dikilmek istersen,
Söyle, seni oraya dikeyim!
Kocaeli Darıca'da muazzam Napolyon kiraz'ı yetişir.
Bi 70lik rakı alır koltuğunun altına bir kiraz ağacının dibine çöker, sabaha kadar denizi izlersin.
Mezeni dalından koparırsın.
Kirazla rakı sevişir midende.
Kırılmaz denilen karyolayı kırarlar ateşten.
Sonrası malum, rakı bitince gidip eve efendi gibi yatacan.
Sabah olursa bakarsın devamına.
Öteki kapıya varmış bir kardeşiniz olarak söylüyorum.
Hayat bir kapıyı kapatmışsa, öteki kapıya giden yolu yürümenizi istiyordur.
insanların çoğu mecburen yürür bu yolu.
Bazıları farkında olarak,
Bazıları da hiç bitiremez.
Siz yürüyenlerden olun.
Kimseyi de suçlamayın.
Onun doğrusu odur, öyle yapmıştır.
Ben kalede de iyi oynarım forvette de.
Ha doğuştan menşeli bir forvet oyuncusuyum ama kalede oynamayı da hayat öğretti.
Ne kadar uzun olsa da, sana kısa gelecek hayatını güzel yaşa.
Hep karanlık olmaz, güneş elbet doğuyor.
hayatımda bu kadar saçma bir davranış görmedim. nerde boş adam varsa görüyorum şöyle içiyoruz böyle takılıyoruz. birinin cebinde para olmasın öteki onu iki gün idare etmez. bırak onu çocuklar sokağa torpil atsa yüzde 90'ı masanın altına saklanıyor. lan biz sigarayı nasıl bıraksak diye düşünüyoruz, adamlar zehirlendikleri maddeyle övünüyorlar. çok iyi bir bok amına koyim için, için 5 sene sonra görürsünüz ebenizinkini. ama tersten.
tan daha zor birşey varsa o da bir arapla ingilizce konuşmaktır. ya babacım ağzına haşıl mı doldurdular? ne diyorsun hacı Abi? daha önce çinlilere sarf ettiğim tüm sözleri geri alıyorum. bu nedir ya..
bundan 10 yıl kadar önce, 5 senedir sevgili olduğum kadın, beni izmir Göztepe köprüsünün altında, sahildeki banklardan ikisinde terk etmişti (veda konuşması yaparken benle aynı banka oturmak istemedi bu yüzden ikisi dedim).
terk ederken de geleceğimi göremiyorum, senin artılarınla eksilerini yan yana koyuyorum hiç artın yok demişti.
o dönemde haklıydı.
işsizdim, param yoktu, henüz askerliğimi yapmamıştım, bir dikili ağacım bile yoktu.
şuan haftalık ortalama 700 bin Euro ihracat yapan bir takımın yöneticisiyim. bağlı olduğum şirket haftalık ortalama 3 milyon Euro ihracat yapıyor. bir tane evim, bir tane arabam, çiçek gibi bir tane eşim, aslan gibi bir tane de oğlum var. maşallah Allah olmayanlara daha iyisini nasip etsin.
o gün, o bankta o kadın beni itin götüne sokup sokup çıkardı ya, ben bir hırs yaptım, şuan istifa etsem ölene kadar aç kalmam.
doğrusu bu muydu bilmiyorum, ama çok sonraları Einstein'ın bir sözünü okudum;
bana hayır diyenlere çok teşekkür ederim. bugün neyim varsa onların sayesinde..
klasikleşmiş cumartesi gecesi 12-1 halısaha maçında stoper oynuyorum.
bir korner oldu, korneri bizim Rıfat atıyor, ıslık çaldım ceza sahasının dışına istedim, sağ ayağımın dışıyla yaradana sığınıp vurdum kaleci Mehmet abi topu çataldan çıkardı.
babama atacaktım videoyu, adam mutlu oluyor. yahu Mehmet abi, ben stoper oynadığım zamanlarda bu şutları kırk yılda bir atıyorum. ne var yani gol yesen? videoyu babamla paylaşacaktım....
şaka şaka Mehmet abi uçtu ama topa yetişemedi. buz gibi gol oldu top.
babam sabaha izler. bu da bana güzel bir hikaye oldu.
hayatımda bu kadar gülmemiştim.
emeği geçenlerin amına koyim.
türk gençliğinin amına koymuşsunuz.
kırk yılın başında bir küçük amrah filmi izleyelim dedik, fiyasko.
oğlumun izlediği gökkuşağı ruby diye bir çizgi film var. orda başkan nick nick diye bir karakter var. gördüğüm kadarıyla bu bir fil. benden onun oyuncağını istiyor, hiçbir yerde bulamadım. maaşımın yarısını ateşlerim. bu fili nerden bulurum bilen yeşillendirsin. benim için paradan daha önemli.
böyle bir şalgam suyu var. bilmiyorum daha önce içtiniz mi, benim babam şalgam suyu gurmesidir. ben birkaç kez denk geldim, bir kere babamları eve yemeğe davet ettim, önden mangalda ciğer kebabı yaptım, önüne şalgam suyunu koydum, bir yudum aldı, dedi ki bunu nereden buldun?
deneyin, adamları tanımam, ama işlerini Harika yapıyorlar.
not: acısızını denemedim, acıların çocuğu olduğumuz için hep acılı içerim:)