2012 kanada yapımı bir aile draması. kısa film olarak çekilen hikayede iki kardeş arasında "sıradışı" bir şekilde gelişen duygusal yoğunluklu bir dönem anlatılıyor. kısa, sıcak ve çarpıcı bir hikaye. meraklısına.
yusuf hayaloğlu-ahmet kaya ikilisinden çıkmış harika eserlerden biri. fakat ne yazık ki ahmet kaya bunu hiçbir albümünde okumamış ama internette şöyle bir versiyonunu buldum, orjinalinin yerini tutmasa da arkadaş güzel söylemiş.
Bir çeşit karakter yetmezliği. Var böyle insanlar, hayatında "sevgilim" dediği biri olmadan nefes alamıyor adeta. Aşık mı değil mi, karşısındaki nasıl biri, kafası uyuşuyor mu uyuşmuyor mu umrunda değil, yeter ki ortamlarda sevgilim var diyebileceği biri olsun gerisi mühim değil, karşılıklı çıkar ilişkisine dayalı göstermelik ilişkiler. Çok aşığım evleneceğim dediği insandan ayrıldıktan 3 gün sonra başka biriyle çıkmaya başlayan insan gördüm ben ya. Tek kelimeyle rezillik.
newton thornburg romanından uyarlanan 2009 avustralya yapımı bir ensest draması.
ensest temasını tüm yönleriyle incelemeye çalışan fakat kötü bir senaryo ve kurguya kurban olmuş film. oyunculuklar fena olmasa da baştan sona hep bir bunda bir şey eksik ya hissi uyandırıyor izleyende. roman filme uyarlanırken belli ki o lezzeti tam yakalayamamış yönetmen. buna rağmen enteresan konusu, teması ve bi şekilde sizi içine çekiveren dramasıyla gayet izlettiriyor kendini. sophie lowe'un (kate) olağanüstü güzellikteki vücudu ve özellikle memelerini de es geçmemek lazım tabi.
ned'in 20 yıl boyunca hayatını siken pişmanlık ve suçluluk hissine rağmen onca yıl sonra kate'e duyduğu özlem, arzu ve hatta aşkın içinde hala taze kaldığını görmek, ensestin insan ruhuna ne kadar ağır geldiğini de gösteriyor.
diğer yandan da olaydaki saf sevgiye karışan arzunun birleşmesinin insana neler yaptırabileceğini de görebiliyorsunuz. olaya daha çok ned'in gözünden baktığınızda ki hikaye onun gözünden anlatılıyor, ergenliğinin en deli çağlarında size o denli kapıları açan kate kadar güzel ve çekici bir kız karşısında, kardeşi de olsa bir erkeğin hayvani içgüdülerine yenilmesini bir nebze de olsa affettirme çabasında bir hikaye.
sonuç olarak ensest, doğa tarafından de kendi kuralları içinde yasaklanmış bir olgu. ne var ki insanın gerek hayvani içgüdüleri gerek şehvet ve haz karşısındaki zayıflığı ya da belki tamamen karşılıklı irade sonucunda yaşanabiliyor.
bir ozan seviyor sizi,
dişi bir meşe olmak
hakkı tanıyor size.
yüz tapınaklı bir ırmak,
gezgin bir kuyrukluyıldız.
bir ozan seviyor sizi,
alıştırmak için sizi,
kenar mahallelerine,
siz olacak evrenin.
bir ozan seviyor sizi,
ve sorumlu tutuyor sizi,
çok uzun bir sonsuzluktan,
uysal tanlardan,
uçan balıklı göllerden.
bir ozan seviyor sizi,
ve her şey izinli size,
mutlu böcek,
kutsalın kutsalı günah.
bir ozan öldürüyor sizi,
daha çok sevmek için,
sizinle besleyeceği sözcükleri.
telekom un mucizevi şekilde son saniye basketiyle kazandığı maç. galatasaray seride üst üste 3 maçı rakibine hediye ederek kendi kendini süpürmüş ve sezona noktayı koymuştur.
acısıyla tatlısıyla, sevinciyle hüznüyle bize yaşattığınız her şey için teşekkürler aslanlar..sizinle savaşmak çok güzeldi.
bir köy düğünündeysesniz ve bu işi ekmek parası için yaptığından, detone sürtone demeden öttüren zurnacının hemen yanındaysa sandalyeniz, işkence halini alabilen "dinleti".