dinlediğinde "yha ben arapça pek sefmiyorum, hani biraz şey geldi" diyip, ermeni türkü söylediğini duyunca "woow çok müthişmiş sesi" diyen gavat... marjinal olma çabasına illa gireceğim deyin kişidir. yazık olandır. günah olandır. perspektifi gelişmemiştir. israilin filistinlilere yaptığı zülme karşı "tamam da israil vatandaşları da karşı çıkıyor aslında" deyip empati kurucam diye kıçını yırtandır. aydını, gazeteciyi, askeri içeri atıp "ya terörü bitirmek için pkk ile bile görüşüyoz" diyebilecek cürrete arsızlığa, kendini bilmezliğe sahip olan devlet bakanıdır. işte nerden nereyedir.
yaklaşık 50 çocuğun vefatına neden olan tren ve servis kazasıdır.
bu durum üzerine ulaştırma bakanı Demiryolları Genel Müdürünü görevden aldığını sonra istifa etti açıklamıştır.
biz de olsa orman bakanı çıkar başımız sağolsun derdi. o kadar...
kimileri korktu gibi saçmalama içeren yorum yapsalar da anlatılmak istenen farklıdır.
suriye kuvvetleri sınırları 10 km bu toplam da boy olarak 877 kmdir ki çekilerek boşaltmış bulunmakta.
iste oradaki boşalan bölge pkk ve yan örgüleri tarafından tanpon bölge olarak kullanılarak, yol geçen hanına dönen türkiye sınırlarında kaynamaya neden olacaktır. işte esad'ın anlatmak istediği de budur 'biz otokontrol mekanizması olarak sınırları bir nevi korurken, bize düşman kesinlen türkiye görsün şimdi e'sinin a'sını'...
terliği verip kolumuzu kaptırdığımız hadisedir. yani anne terliği atar o kafaya isabet alır, anne 'hemen o terliği bana getir' diye bağrır, tabi sen götürürsün ee sonrası malum.
sözlük yazarının itirafıymış, sinir olduğu konuymuş, dinlediği şarkıymış, yediği yemekmiş, sıçtığı bokmuş tarzı açılan bilimum başlıklar toplamıdır. yani hepsine kısaca ebinin amı, nereliydi bu futbolcu.
ama seni de anlıyorum yani daha beyin kıvrımların oluşmadığından başka konu hakkında fikir beyan edemiyorsun.
aklın sadece kıza çalışıyor ergenliktir üzülme geçer.
şimdiler de komünist olan insan. anlatacak hikayesi bol olan insandır.
aslında işin özü, ne kadar sağlıklı olabilir ki. her şeyi uçta, tam doruğunda yaşamanın yorgunluğuyla suçlama hissiyatı içerisinde olmak. çünkü suçlamazsa geçmisinin verdiği vicdan azabı üzerine çökecek. fakat hala temelde aynı şakirt kafa değişen tek şey, üstüne dolanmış sistemsel düşünceler. hatta bunun için dini, islamı, allah ı yaftalama... tabi ne kadar modernize olmaya çalışsa da midenin alamadığı kısım da şakirtlik damarı tutuyor sanki. birden geçmişten gelen o yansıma yüzüne vuruyor, işte o zaman anlaşılıyor bu tam bir arafta olmak aslında.
işçilerin muhtasar beyannamesi vs vergileri takip edilsin diye 1-2 eleman tutar. bu elemanları biri yönetsin diye 1 müdür başa getirir. fakat kriz geldiğinde müdürün maaşını ödeyebilmek için işçileri işten çıkartır
tabiki insaların ibadet yapıp yapmamaları bizi ilgilendirmez ama müslümanlığın sadece baş örtmeyle olabileceğine inanan gençlik için söylenebilmektedir
karadeliğin oluşumundan ya da boyutlardan bahsetmiyorum. sizin dediğinin yani einsteinin dediği 4.boyuta geçebilmeminin yolu 2.boyuttan geçer. 2.boyuta örnekte kağıt olarak verilir bu kağıdın üzerine silgiyi koyduğunuzda oluşan şekil 4. boyutu ortaya çıkarır ki bunu evrensel düzlem üzerine vurursak einsteinin anlatmak istediği karadeliktir ve bu karadeliklerin birbirleri arasında var olan geçişe de paralel evren adını verir. ayrıca bu ispatlanmamış olan ama sağlam bir teori olarak kabul görülür