genelde ufaklıkların daha 2 tekerlekli bisikletle dengelerini sağlayamaması nedeniyle, arka tekerleğe iki ufak destek tekerleği daha eklenerek oluşturulmuş bisiklet modelinin, ilerlerken çıkarttığı sestir.
buraya kadar herşey çok şirin çok güzel de mi ? şimdi gelelim asıl tanıma : ağustosun 3'ünde, eskişehirin sıcağında, bir adet cam bile kapatılma imkanının olmadığı bir evde, can sıkıntısını atmak için otururken, evin önündeki lanet olası veletlerin sürekli bir şekilde 10 saniyelik periyotlarla evin önünden 4 tekerlekli bisikletleriyle geçerken çıkarttıkları insanı piskopat derecesinde sinir eden ses olarak da tanımlanabilir.
evet efendim ilginç anlardır. herşey günlük güneşlik lalalala'yken bi anda bişey görürsünüz, duyarsınız, anımsarsınız; bütün moraliniz yerle bir olur, yaşama sevinciniz kaçar gider. örneğin : sınavdan 60 üstü beklerken 0-10 arası bir not almak ya da eve gelen ustanın çatalının gözükmesi gibi.*
zamandan zamana, ruh halinden ruh haline değişen şarkılardır tabi ki. mesela şu anda bülent ortaçgil'in değirmenler şarkısının zakkum ve şebnem ferah yorumlarını dinlerken şarkı sanki 10 saniyeymiş gibi sürüyor. ama bişeylerden zevk alma hissi güzel bişey yine de.
türkiye gençliğinin sürekli break dans yapan, duvarlara grafiti çizen, renkli renkli, acayip acayip giyinen insanlardan oluştuğunu düşünen reklam yapımcılarının yaptığı reklamlardır.
(bkz: cheetos) (bkz: kinetix) (bkz: casper)
- türkiye'de galatasaray dışında herhangi bir takımın ulaşamadığı mertebede olmaktır.
- zamanında gerçek bir takım olup, önüne geleni devirmek. kimseye boyun eğmemek demektir.
- kim ne derse desin diğer takım taraftarlarının ağızları açık bi şekilde * galatasaray taraftarına imrenmesi demektir.
- zamanın en iyi takımlarını devirmek, üstüne tatlı niyetine finalde arsenal'i akabinde o zamanların en büyük takımı olan real madrid'i devirmek demektir.
- ne zaman youtube'da o zamanların herhangi bi videosu denk gelse göğsü kabaran bir taraftara sahip olmak demektir.
- """"yalandan değil"""" hakikatin ta kendisi bir şanlı tarihe sahip olmak. aksini iddaa edenlere de trank efektiyle müzedeki iki dev kupayı gösterme şansına sahip olmak demektir.
ben dürüst bir galatasaraylıyım. kimsenin başarısını karalamam, yalanlamam, görmezden gelmem. fenerbahçe de zamanında şampiyonlar liginde yarı finale çıkmıştır bu da başarıdır ama galatasaray bu kupaların yanında aynı mertebeye ulaşmış bir takımdır. yani başarı oranları matematiksel olarak bile karşılaştırılamaz derecede farklıdır. günümüzde galatasarayın düştüğü duruma üzülüyorum, ama hiçbir şekilde utanmıyorum. çünkü zamanında bu sevinçleri bize yaşatmış takıma bunu yapmak büyük ayıp olur. biz yalandan demedik iyi günde kötü günde galatasaray diye. işte bu kadar göğsümüzü kabartmış bir takımın taraftarıyken, bi sezon birilerinin yüzünden ligin orta sıralarının da altına düşmüş olmak, gerçek galatasaraylıların bu insanlara gerçek galatasaraylılığı hatırlatması ve onları kendine getirtmesi için gerçek şanlı tarihe sahip bi takımın yöneticisi olduğunu hatırlatmayı gerektirir. bu yüzdendir dilimizdeki uefa kupası-süper kupa sözleri. yoksa ki "siz şampiyonluk yolundasınız bizim uefa kupamız var biz sizi yendik." gibi çocukça bi söylem değildir. şimdi uefa kupamız var demek mi ezikliktir sizce, yoksa galatasaraylılar uefa kupamız var diye dolanıyolar hala demek mi ? karar sizin.
filmin hastası olmama rağmen her izlediğimde iğrendiğim amcadır. tamam pipin küçük olabilir ya da yeni heyecanlara yelken açmak istiyo olabilirsin de, neden kasket ve gözlük ?