istisnasız bütün ateistler dinle dalga geçer. Niye mi? Çünkü akıllarının bir köşesinde hep "lan hadi ya Allah gerçekten varsa o zaman nabacaz amına koyayım." cümlesi vardır ve bu da onları yer bitirir. Dalga geçerek geçiştirmeye çalışırlar. Yok efendim müslümanlar ışiddir yok yobazdır falan filan. Nese ellalamam bu kadar hadi hayırlı işler.
Daha önce istanbul Eminönü'nde benzer bir eylem yapan Türkiye Gençlik Birliği (TGB) bu kez incirlik Üssü’ndeki bir Amerikan askerinin başına çuval geçirme eylemi düzenledi. incirlik Üssü’ne giren ve Amerikan askerini kovalayan TGB Adana üyeleri gözaltına alındı.
- Dünya'da evcilleştirilememiş tek hayvan olma ünvanı orta asya Bozkurtlarındadır.
- Bozkurtlar, Türk'lerde olduğu gibi özgürlüğüne düşkündürler. Bozkurt yakalandığında diğer hayvanların aksine gırtlak kısmında bulunan öd denen keseyi parçalar ve intihar eder.
- Yavrusu olan hayvana saldırmazlar.
- Bir Bozkurt topluluğu sadece yiyeceği kadarını avlar.
- Karda yürüyen 40 bireylik topluluğu takip eden biri 4-5 ayak izini görebilir. Çünkü topluluk önde giden lider Bozkurt'un ayak izlerine basarak ilerler.
- Türk savaş biçimleri ve Bozkurtların avlanması benzerlik gösterir. (kurt kapanı)
- Bozkurtlar Türkler gibi birlik halinde yaşam sürerler.
- Bozkurtlar Türkler gibi ataerkil bir yapıdadır.
Bozkurt topluluğun bir lideri vardır ve topluluk o liderin buyruğundan çıkmaz.
- Tüm hayvanlarda bir yavrunun annesi ya da babası ölürse yavruda ölür, fakat Bozkurtlarda topluluk hiyerarşisi buna izin vermez diğer topluluk üyeleri yavruyu evlad edinir ve kendi yavruları gibi büyütürler.
Sultan 4. Murat zamanında Habib Baba adında pek bilinmeyen bir Allah dostu yaşarmış. Yaşlı, fakir, gariban bir insanmış... Habib Baba, uzun bir kervan yolculuğunun sonunda istanbul'a gelmiş.
Yolculuğunun tozunu, yorgunluğunu atmak için bir hamama gitmiş. Niyeti; şöyle iyice bir keselenip, paklanmak, bedeninin temizliğini de ruhunun temizliğine denk kılmakmış.
Fakat gelin görün ki gittiği hamamı o gün Sultan 4. Murat'ın vezirleri kapatmışlar. Hamamcı Habib Baba’yı içeri sokmak istememiş. "Bugün" demiş, "Sultan 4. Murat'ın vezirleri hamamı kapattılar. Dışarıdan müşteri alamam." Habib Baba üzülmüş. Rica, minnet... Israr etmeye başlamış. "Ne olursun" demiş, "kimseye varlığımı belli etmem, aceleyle yıkanır çıkarım. Bu tozlu bedenle Rabbim'e ibadet ederken utanıyorum."
Hamamcı da insaflı insanmış... Dayanamamış. Hamamın en sonundaki odayı göstererek; "Baba şu odada hızla yıkanıp çık. Para da istemem. Yeter ki; vezirler, senin farkına varmasınlar." demiş. Habib Baba sevinerek kendine gösterilen odaya girmiş... Yıkanmaya başlamış.
Az vakit sonra bir fakir müşteri daha hamamcının karşısında dikilivermiş. Boylu poslu, genç, yakışıklı biriymiş bu kez gelen... Görünümü de oldukça fakirmiş. Ama sadece görünümü... Bu kişi tebdil-i kıyafet (kılık değiştirmiş) Sultan 4. Murad'mış. O gün vezirlerinin hamamda, topluca alem yapacaklarından haberdar olduğundan "Vezirlerinin kendi başlarına nasıl eğleniğini, eğlenirken kendisinin arkasından söz söyleyip söylemediklerini... " merak etmiş.
Hamamcı padişahı tanımadığından; bu fakir gence de Habib Baba’ya söylediğinin aynısını söylemiş. "Bugün Sultan 4. Murat'ın vezirleri hamamı kapattılar. Dışarıdan müşteri alamam." Padişah da ısrar etmiş. "Ne olursun hamamcı? Kirli bedenle ibadetimi nasıl yaparım?"
Hamamcı yine dayanamamış ısrara... Habib Baba’nın yıkanmakta olduğu odayı göstererek, genç padişahın kulağına fısıldamış; "Şu odada bir ihtiyar yıkanıyor. Sen de sar peştemali beline, o odaya gir. Beraber sessizce yıkanın, bir an evvel çıkın. Aman gözünüzü seveyim vezirlerin varlığınızdan haberi olmasın." Sultan 4. Murat beline peştemalı sarıp Habib Baba’nın bulunduğu odaya girmiş. Usulca selam verdikten sonra yıkanmaya başlamış. Bu arada, hamamın büyük salonundan gelen tef, dümbelek, şarkı, türkü sesleri ortalığı inletiyormuş...
Habib Baba'nın gözü, genç hamam arkadaşının sırtına takılmış. Gencin sırtı pek bir kirli gibi görünmüş gözüne... Habib Baba, o kişinin tedbil-i kıyafet padişah olduğunu habersiz yumuşak bir sesle sormuş; "Evladım sırtın pek bir kirlenmiş. Müsaade edersen bir keseleyivereyim." Padişah aldığı bu teklif karşısında çok şaşırmış ama çok ha hoşuna gitmiş. Hoşuna gitmiş çünkü; ömründe ilk defa biri ona padişah olduğunu bilmeden, sırf bir insan olduğu için ve karşılık beklemeksizin bir iyilik yapmayı teklif etmekteymiş.
Memnuniyetle Habib Baba'nın yanına yanaşan padişah; "Buyur baba" demiş, "Ellerin dert görmesin!" Bu sırada içerideki alemin sesleri hamamı çınlatmaya devam etmekteymiş.
Habib Baba, 4. Murat'ın sırtını bir güzel keselemiş... Padişahın gönlü bir kuru teşekkürle yetinmeye razı olmamış. "Ne de olsa insandır. O da her insan gibi kendine yapılan iyiliklerin kölesidir." diye düşünüp; "Baba" demiş, "Gel ben de senin sırtını keseleyeyim de ödeşmiş olalım."
Habib Baba teklifin kimden geldiğinden habersiz, tebessümle; "Olur evladım" demiş. Sultan 4. Murat bir yandan kese yaparken, bir yandan da Habib Baba'nın ağzını yoklamak istemiş. "Baba be" demiş, "Duyuyor musun şu içerdeki eğlencenin seslerini... Şu hayatta Sultan'a vezir olmak varmış. O seni sevince; bak adamlar içerde tef, dümbelek hamamı inletiyorlar... Sen ve ben ise burada iki hırsız gibi... " Habib Baba genç sultana kendi hükmünü söylemiş:
- Be evladım Sultan Murat dediğin kimdir? Sen asıl Alemlerin Rabbi'ne kendini sevdirmeye bak! O seni sevince; sırtını bile Sultan Murat'a keselettirir!...
Kayıp Busra GURSOY 19 yas 1.70 boy 70 kg beyaz tenli uzerinde koyu renk kaban,koyu renk etek mevcut. Gorenler 155 e bilgi foto icin http://www.asayis.pol.tr/k/259.jpg
Evet çocuklar katlediliyor. Pkk doğuda çocukları katlediyor. Yazıklar olsun size bunu bildiğiniz halde hala pkk'yı savunuyorsunuz. Sizin ben zihniyetinize saplayım.