suyunbasindakiadam
50 (uyuyan dev)
altıncı nesil yazar 1 takipçi 4.40 ulupuan
entryleri
oylamalar
medya
takip

    boğazda nehir var

    1.
  1. ingilizlerin atmış oldukları iddaadır. bu haberi alan medya kuruluşlarının anında panamasından yeni zellandasına kadar kopyala yapıştır yapmasıyla bütün dünya da şok haber olarak yayılmıştır.
    ama bunu yayan türk medyası hiç düşünmemiştir. bu ülkede yirmiyi aşkın su ürünleri fakülteleri ve araştırma enstitüleri vardır. biz bi soralım. nedir ne değildir. yıllardır boğaz bizim bizimkilerden giren olmamışmıdır. hani bunun deprem araştırma olaylarında deniz dipleride taranır. bi bilen türk bilim adamına soralım dememişler.

    facebook benzeri kim ne paylaşmış ise onlar da aynen paylaş düğmesine basmışlardır.
    burdan mehmet ali birand'a selamlar.
    --spoiler--
    "Boğaz'da nehir var" iddiasına yanıt
    ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü (DBE) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Emin Özsoy, istanbu...l Boğazı'ndaki alt akıntıya ilişkin haberlerin yeni olmadığını belirtti.

    Özsoy, yaptığı açıklamada, birçok ulusal ve uluslararası yayında ''ingiliz bilimcilerin istanbul Boğazı altında ve Karadeniz uzantısında dünyanın en büyük nehirlerinden birinin aktığını keşfettikleri'' yönündeki yazılarının yer aldığını hatırlattı.

    Gerçek dışı bu haberin, tüm dünyaya medya tekelleriyle etkili şekilde yayıldığını ifade eden Özsoy, ''Bu haber, ABD'den Pasifik adalarına kadar her yerde yankılanmıştır. Özellikle Telegraph yayınını kopyalayan bazı yabancı kaynaklı medya kuruluşlarının 'En büyük 6. nehir boğazın altından akıyor' şeklinde başlıklarla haberin gerçekliğini hiç sorgulamadan 'müthiş bir keşif' gibi duyurdu'' dedi.

    Bahsedilen konunun yeni olmadığını, konunun ulusal kurumlarca ve öncelikle ODTÜ-DBE tarafından on yıllardır yapılan çalışmalar sonucunda bütün ayrıntısıyla ortaya konulduğunu vurgulayan Özsoy, isteyen herkesin bu bilgilere ulusal kurumlar aracılığıyla ve uluslararası literatürde ulaşabileceğini bildirdi.

    ingiliz bilimcilerin yayımlanmadan önce medyaya iletmeyi tercih ettikleri çalışmalarının bilinenlere herhangi bir yeni katkısının olup olmadığının var olan koşullarda bilinemediğini belirten Özsoy, ''Bilimsel veri olmadan bu konunun değerlendirilmesi mümkün değildir. Bu nedenle tüm dünyaya hızla yayılması amaçlanan bu haber asparagastan ibarettir. Elbette ki istanbul Boğazı, Türk Boğazlar Sistemi ve Karadeniz'de araştırma faaliyetleri sürdüren veya konu ile ilgilenen pek çok ulusal kurum ve kuruluş bu asparagas haberi düzeltmeye veya gerçeği yansıtmaya çalışmaktadırlar'' diye konuştu.

    Çevre ve Orman Bakanlığının konuya ilişkin açıklamasında iSKi kapsamında yapılan çalışmalara değinerek, istanbul Teknik Üniversitesi ve istanbul Üniversitesi tarafından 1990'lı yıllarda yapılan çalışmaları kaynak gösterdiğini ifade eden Özsoy, açıklamada 1980'lerde başlayan, yıllardır devam eden ve ilk döneminde iSKi kapsamında sürdürülen ve ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsünce yapılan çalışmalara değinilmediğini belirtti.

    Özsoy, ODTÜ'nün yer aldığı bu çalışmalarla, iSKi'nin atık su tasarımının bu dönemde en duyarlı ölçümlere dayanılarak değerlendirilmesini sağladığını belirterek, şöyle devam etti:

    ''Bu çalışmalarımız, istanbul Boğazı'nda modern bilim kapsamında yapılan ilk araştırmalar olarak temel kuramsal-deneysel bilgilerin elde edilmesini, çok özel bir rejime sahip olan Boğazlar dinamiğinin yeterince anlaşılmasını sağlamıştır.

    ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü, Akdeniz, Karadeniz ve Türk Boğazlar Sistemi'nin oşinografisi ile ilgili bilimsel araştırmalarını yaklaşık 35 yıldır sürdürmektedir ve bugüne kadar pek çok bilimsel soruya ve çevresel risklere yanıt aramış, ülkemizin doğal çevresinde önemli yeri olan denizlerimizde ulaştığı sonuçlarla topluma ve bilime önemli katkılarda bulunmuştur.''

    KARADENiZ'iN DiP AKINTILARI 6. YÜZYILDAN BERi BiLiNiYOR''
    Karadeniz'e doğru yoğun suları taşıyan istanbul Boğazı dip akıntılarının, ilk çağlardan beri burada avlanan balıkçıların gözlemlerinden yararlanan Procopius tarafından MS 6. yüzyılda kayda geçirildiğini bildiren Özsoy, akıntıların 1681'de Marsili tarafından yeni gelişen ve temeli Galile'ye dayanan bilimsel yöntemler ve ölçümlerle ortaya çıkarıldığını belirtti.

    ODTÜ-DBE'nin en üst düzeyde yürütmüş ve halen yürüttüğü bir dizi çalışmayla konuya ilişkin bütün ayrıntıların ve değişkenliğin saptandığını dile getiren Özsoy, şunları kaydetti:

    ''ODTÜ-DBE dışında, ülkemizde deniz bilimlerinin gelişimine, ulusal pek çok kurum (iTÜ, iÜ, DEÜ, SHOD Başkanlığı) önemli katkılar sağlamıştır. Karadeniz kıta sahanlığı üzerindeki nehir kanyon ve delta yapılarına benzeyen taban yapısı üzerinde yayılımının ayrıntıları da 1980'lere kadar yetersiz kalmış, ancak sonrasında ODTÜ-DBE araştırma personeli ve R/V BiLiM araştırma gemisinin seferleri sonucunda yerinde yapılan ayrıntılı ölçümler ve modelleme çalışmaları ile ince ayrıntıları ile ortaya konmuştur. Tüm ayrıntılara yayınlarımızdan ulaşılabilir.''Devamını Gör
    ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü (DBE) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Emin Özsoy, istanbul Boğazı'ndaki alt akıntıya ilişkin haberlerin yeni olmadığını belirtti. Özsoy, yaptığı açıklamada, birçok ulusal ve uluslararası yayında ''ingiliz bilimcilerin istanbul Boğazı... altında ve Karadeniz uzantısında dünyanın en büyük nehirlerinden birinin aktığını keşfettikleri'' yönündeki yazılarının yer aldığını hatırlattı. Gerçek dışı bu haberin, tüm dünyaya medya tekelleriyle etkili şekilde yayıldığını ifade eden Özsoy, ''Bu haber, ABD'den Pasifik adalarına kadar her yerde yankılanmıştır. Özellikle Telegraph yayınını kopyalayan bazı yabancı kaynaklı medya kuruluşlarının 'En büyük 6. nehir boğazın altından akıyor' şeklinde başlıklarla haberin gerçekliğini hiç sorgulamadan 'müthiş bir keşif' gibi duyurdu'' dedi. Bahsedilen konunun yeni olmadığını, konunun ulusal kurumlarca ve öncelikle ODTÜ-DBE tarafından on yıllardır yapılan çalışmalar sonucunda bütün ayrıntısıyla ortaya konulduğunu vurgulayan Özsoy, isteyen herkesin bu bilgilere ulusal kurumlar aracılığıyla ve uluslararası literatürde ulaşabileceğini bildirdi. ingiliz bilimcilerin yayımlanmadan önce medyaya iletmeyi tercih ettikleri çalışmalarının bilinenlere herhangi bir yeni katkısının olup olmadığının var olan koşullarda bilinemediğini belirten Özsoy, ''Bilimsel veri olmadan bu konunun değerlendirilmesi mümkün değildir. Bu nedenle tüm dünyaya hızla yayılması amaçlanan bu haber asparagastan ibarettir. Elbette ki istanbul Boğazı, Türk Boğazlar Sistemi ve Karadeniz'de araştırma faaliyetleri sürdüren veya konu ile ilgilenen pek çok ulusal kurum ve kuruluş bu asparagas haberi düzeltmeye veya gerçeği yansıtmaya çalışmaktadırlar'' diye konuştu. Çevre ve Orman Bakanlığının konuya ilişkin açıklamasında iSKi kapsamında yapılan çalışmalara değinerek, istanbul Teknik Üniversitesi ve istanbul Üniversitesi tarafından 1990'lı yıllarda yapılan çalışmaları kaynak gösterdiğini ifade eden Özsoy, açıklamada 1980'lerde başlayan, yıllardır devam eden ve ilk döneminde iSKi kapsamında sürdürülen ve ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsünce yapılan çalışmalara değinilmediğini belirtti. Özsoy, ODTÜ'nün yer aldığı bu çalışmalarla, iSKi'nin atık su tasarımının bu dönemde en duyarlı ölçümlere dayanılarak değerlendirilmesini sağladığını belirterek, şöyle devam etti: ''Bu çalışmalarımız, istanbul Boğazı'nda modern bilim kapsamında yapılan ilk araştırmalar olarak temel kuramsal-deneysel bilgilerin elde edilmesini, çok özel bir rejime sahip olan Boğazlar dinamiğinin yeterince anlaşılmasını sağlamıştır. ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü, Akdeniz, Karadeniz ve Türk Boğazlar Sistemi'nin oşinografisi ile ilgili bilimsel araştırmalarını yaklaşık 35 yıldır sürdürmektedir ve bugüne kadar pek çok bilimsel soruya ve çevresel risklere yanıt aramış, ülkemizin doğal çevresinde önemli yeri olan denizlerimizde ulaştığı sonuçlarla topluma ve bilime önemli katkılarda bulunmuştur.'' KARADENiZ'iN DiP AKINTILARI 6. YÜZYILDAN BERi BiLiNiYOR'' Karadeniz'e doğru yoğun suları taşıyan istanbul Boğazı dip akıntılarının, ilk çağlardan beri burada avlanan balıkçıların gözlemlerinden yararlanan Procopius tarafından MS 6. yüzyılda kayda geçirildiğini bildiren Özsoy, akıntıların 1681'de Marsili tarafından yeni gelişen ve temeli Galile'ye dayanan bilimsel yöntemler ve ölçümlerle ortaya çıkarıldığını belirtti. ODTÜ-DBE'nin en üst düzeyde yürütmüş ve halen yürüttüğü bir dizi çalışmayla konuya ilişkin bütün ayrıntıların ve değişkenliğin saptandığını dile getiren Özsoy, şunları kaydetti: ''ODTÜ-DBE dışında, ülkemizde deniz bilimlerinin gelişimine, ulusal pek çok kurum (iTÜ, iÜ, DEÜ, SHOD Başkanlığı) önemli katkılar sağlamıştır. Karadeniz kıta sahanlığı üzerindeki nehir kanyon ve delta yapılarına benzeyen taban yapısı üzerinde yayılımının ayrıntıları da 1980'lere kadar yetersiz kalmış, ancak sonrasında ODTÜ-DBE araştırma personeli ve R/V BiLiM araştırma gemisinin seferleri sonucunda yerinde yapılan ayrıntılı ölçümler ve modelleme çalışmaları ile ince ayrıntıları ile ortaya konmuştur. Tüm ayrıntılara yayınlarımızdan ulaşılabilir.''
    --spoiler--
    1 ...
  2. öss nin yağmurlu bir günde açıklanması

    1.
  3. ingiltere nin türkçe şarkıyla katılması

    1.
  4. olduğundan

    3.
  5. türkiye de sekreterlik

    ?.
  6. bir çalışma biçimidir.

    ararsınız, bir tic. ltd. a.ş. ları karşınıza onlar cıkar. pırrpıırr limited der. duymassınız. neyse diyerek. gelen fısıltıya cevap verirsiniz. sorunlu bir yöneticiyle ya da ilgili bir müdürle görüşmek istediğinizi söylersiniz, ilk başta anlamaz. sonra tekrar edersiniz. sonra hayırdır, ne iş gibi sorular 'fısıldar' dakikalar sonra müdür ya da yöneticinin bilmem nerde olduğunu fısıltıdan anlarsınız. hiçbir zaman bu kişilerle yapılan görüşmeler mutlu sonla bitmez. *
    0 ...
  7. anlaşılamayan eksi oylar

    1.
  8. adı üstündeki oylardir.

    kişiye özel zevklere verilen oylar başı çeker.

    başlık
    (bkz: sevişirken dinlenmesi gereken şarkılar)
    ileti

    (bkz: air)
    1 ...
  9. evde kalmış erkeğin göz yaşları

    1.
  10. karşı cinsini görünce elde edemeyeceği için ona kaka diyen erkeklerin sergilediği tuzlu sulardır.
    0 ...
  11. okulu bitirince tantunici olması gerekenler

    1.
  12. -4 yıl boyunca 'ne işe yarar la dersler okulu bitirdikten sonra' diyen tiplerdir.
    -4 yıl boyunca sadece sınavlar da okula gelen tiplerdir.
    - 4 yıl boyunca bırakan hocaya 'geçirse ne olacak sanki bi tarafımı eksilecek' diyen tiplerdir.
    - 4 yıl boyunca okula geç kalan tiplerdir.
    - son sınıfa geldiğinde bırakan hocaya 'son senede de bırakılırmı ya' diyen tiplerdir.*
    - hocanın yurt dışındaki eğitiminden bahsettiğinde 'hoca hava atıyor herkese' diyen tiplerdir. *
    - 'şimdilik bu kadar aklıma geldi. sıkıldım aklıma gelmiyo başka şimdi' diyen tipdir.
    2 ...
  13. hatunun vajinismus cıkması

    1.
  14. hatunun vermeme hastalığına yakalanma durumudur. uzun uğraşlar sonucunda neden vermedi tuttu kendini yoksa bende mi bi durum var gibi vesaire durumların sorgulanmasından sonra asıl kabahatlının hatunun olduğunun anlaşılmasının verdiği ferahlık. *
    (bkz: bi arkadasım anlatmıstı)
    0 ...
  15. travegofirarda

    1.
  16. 5. yılında bir kısa film yarışması düzenlenleyerek firar eden etkinliktir. Konusunun "yolculuk" olarak belirlendiği yarışmanın ödülleri arasında Antalya'da tatil ve Avrupa seyahati bulunuyor. Konu ile ilgili ayrıntılı bilgiye http://www.travegofirarda.com adresinden şey yapabilirsiniz.
    0 ...
  17. tv8deki sahan

    ?.
  18. şahan gokbakarın meşur olmasına en büyük katkısı olan durumdur. çok farklı tiplemeleri vardır. bilen bilir. izleyen izler. fazla gürültü çıkmaz. üstüne fazla kimse konusmaz. sinema filmi daha henüz yokdur.
    bırak sinemayı sana göre değil evinde kal herkes dışarıda beğenilmez. burda osur burda böğür ama sinemaya bulaşma...

    (bkz: piliz şahan gokbakar)
    1 ...
  19. otobüste zorla recep ivedik seyrettirilmesi

    1.
  20. şehirler arası otobüs firmalarının her seferinde o filmi takması ve de izlemek zorunda kalınması halinde oluşan durumdur. hiç bir bölümünü izlemeyen ve de filme karşı alerjisi olan bünyelerin büyük tranvalar yaşadığı yolculuklar olmuştur.

    - evet otobüs seyehatınız burada başlıyor. varış süreniz 11 saat seyahatımız boyunca açık büfe ve de cığlıklarınızı duyar gibiyim sayın yolcularım. evet evet recep ivedik 1 2 3...* izleyeceğiz bu seyahatımızda uyumak yok sayın yolcularımız. buraya uyumaya gelmedik hadi açıyorum bol kahkahalı bol pırtlatmalı yolculuklar dilerim.
    - oleyy yuppii yuppii olleeyyy
    1 ...
  21. © 2025 uludağ sözlük