stuffedcrust
640 (taçsız kral pele)
altıncı nesil yazar 2 takipçi 40.60 ulupuan
entryleri
oylamalar
medya
takip

    wimbledon 2011

    1.
  1. Bu yıl 20 haziran - 03 temmuz tarihleri arasında 125.si düzenlenecek olan sezonun üçüncü ''Grand Slam'' turnuvası. Turnuvada bu yıl tek erkekler ve tek kadınlarda şampiyon olacak sporculara kişi başı 1,1 milyon sterlin ödül verilecekmiş.
    2 ...
  2. ağaoğlu my gare

    ?.
  3. Başbakan'ın 'istanbul büyük projesi' nin beklenen adı.
    0 ...
  4. kanatılmış sözcükler kitabı

    1.
  5. Şizofreni Dernekleri Federasyonu liderliği ve Bilim ilaç desteği ile şizofreni hastalığına dikkat çekmek ve şizofreni hastalarını topluma kazandırmak amacıyla başlatılan Gerçekler Maskelenmesin isimli projenin öykü yarışması birincisi Süveyda Ölüdeniz in Kanatılmış Sözcükler Kitabı adlı eseri.
    --spoiler--
    ben deli değilim, benden başka herkes deli olduğu için beni deli zannediyorlar. insanın kendi olabileceği tek yer akıl hastanesidir! sanırdım, yanılmışım. delirmeye bile hakkınız yok burada. tımarhane delirme hakkının kutsandığı mabed değil midir? değilmiş. insan tımarhanede bile delirme hakkını elde edemiyorsa ölsün daha iyi. ben size ve kendime rahatça dil çıkarabilmek için burada değil miyim, bunun için kapatmadınız mı beni buraya. elektroşoklar tersini söylüyor bunun. hastabakıcının suratını görmem elektroşoka girmeme yetiyor da artıyor bile. şehir cereyanını boşa harcamayınız efendim.

    hayatım boyunca kendim olabileceğim bi yer aradım. bu yer bazen bir insanın yüzü oldu, bazen sevdiğim bir kitapta altını çizdiğim cümle, bazen ölüler gibi haftalarca susmanın saltanatını yaşamak, bazen de denizin köpürdüyen mavi kaosunda eritmekle gözlerimi. ama yetmedi bunlar. sonuna kadar kendim olmak istedim, evreni kanatlamak pahasına. sanatı denedim; otoriteye karşı çıkanların birbirlerine karşı imgelerle iktidar olma çabası. polis olun efendim, daha saygın.

    insanın kendi olabileceği tek yer gece kalbidir! dedim sonra, insan yalnızken kendisidir! diye de uzattım. ama insanların ruhuma bu izinsiz girişleri yok mu, beni delirtiyor sevgilim beni ne kadar çok seviyorsunlar, felsefe yapma, aşka gel kendine gelirsinler,insanları olduğu gibi kabul et, mutlu olursun lar vb. insanları olduğu gibi kabul edersem bu savaşları, bu gizli sömürüyü, bu öldürücü şiirsizliği de kabul etmiş olmaz mıyım; bu isaya hem edip cansevere, hem kendime, yeni doğan çocuklara ve gökyüzüne ihanet etmek olmaz mı?

    hepimiz deliyiz, akıllı taklidi yapmayı bıraktığımız anda tımarhaneye kapatılırız. insanlar akıllı taklidi yapmakta ne kadar da usta tanrım. bense beceriksizliğim bu konuda, daha doğrusu akıllı taklidi yapmaktan bıktım. normal olmaya çalışmak deli olmaktan daha zor. beklide bunu anladım. bir ofiste çalışıyordum, deli gömleğimin (seçkin bir markaydı) üzerine kravat takmayı bıraktım.

    beni kimin delirttiğini gerçekten merak ediyorum. babam olabilir diyorum, çocukluğumda az dövmedi beni sözcüklerle. lisede beni derste kuşumla oynarken yakalayan son osmanlı ayselde olabilir beni delirten.(kaltak dediğime bakmayın, kızgınlığımdan söylüyorum, yağmurda ıslanmış bir köpek kadar aşıktım ona.) tek tek beni kimin delirttiğini hesabını yapmak zor, kısaca beni insanlar delirtti diyebilirim. beni insanların çıldırtmasındansa gökyüzünün çıldırtmasını isterdim, karanlık yağmurun, müziğin beni çıldırtma hakkını insanların elinden almalıyım.

    önemsiz deliliklerimi saymayacağım, beni buraya kapattıran son çılgınlığımı anlatacağım. intihar fikri yine tanrım olmuştu, aynadaki yüzüme tükürüp silahımı aldım ve mahallemizdeki büyük çukurca camisine gittim. girdim içeri. caminin tavanına iki el ateş edip namazı böldüm. haklı olarak üzerime saldıran bir dindarı bacağından vurup suküneti sağladım. gerginlik caminin duvarını çatlatacak kadar büyüktü. fazla vaktinizi almayacağım dedim. ve perulu şair cesar mendozanın acı çekene saygı şiirini okumaya başladım.

    aci çekene saygi

    tanrıyla aynı fikirde değilim
    intihar edenlerin
    cehenneme gideceği konusunda
    kainatın yaratılışına
    katılmaktan bıktığımda ruhum
    intihar edeceğim bende
    denenmemiş bir yolla

    ben ateist değilim, babasıymış gibi
    tanrıya küsen bir çocuğum
    eğer tanrı intihar edenleri ve nietcheyi
    cehenneme gönderirse
    cehennemde yanmayı tercih ederim bende

    tanrının hayal gücünü beğenmiyorum
    ben tanrı olsam
    peygamberler göndermez
    direk konuşurdum insanlarla

    ben tanrı olsam intihar ederdim
    insanlarla birlikte
    acı çekmeyi öğrenemediğim için

    sessizlik ağır bir kaya gibi hepimizin üzerine çökmiüştü. cemaat beni linç etmek için fırsat kolluyordu, seziyordum bunu. tabancam tek dostumdu o anda. o sırada cemaatten yaşlıca bir adam bana doğru yürümeye başladı. dur diye bağırdım, dur , yoksa dinlemedi yavaş yavaş ağır çekimde yanıma kadar geldi gözlerinde diğerlerinde ki gibi öfke değil,merhamet gibi bir şey vardı. tanımıştım, babamın arkadaşı ahmet abiydi. dinle beni, allahın- kendin; olduğunu anlayıncaya kadar hep acı çekeceksin dedi usulca. ellerim titremeye başlamıştı, bu sözler dikenli bir çalı gibi saplanmıştı içime ama acıtmıyordu. silahımı aldı, beni linç etmek isteyen kalabalığı ve zamanı bir el hareketiyle durdurdu.

    sonrası,sonrası buradayım işte. o yaşlı adamın ahmet abinin sözünü hatırladığımda sakinleşir gibi, içimdeki bir sırra erer gibi oluyorum ama izin vermiyor insanlar ve anılar kendim olmamama, içimin sularına bir balık gibi dalaraktan. dışarıdayken bir söz vermiştim kendime:onlar ne yaparsa ben tersini yapacağım! diye. onlar yalan mı söylüyor, ben doğruyu söyleyeceğim. onlar boyun mu eğiyor, ben isyan edeceğim. hem de her şeye. onlar sanattan nefret mi ediyor, ben inadına mozart dinleyeceğim, ölü yazarlarla dostluk kuracam, 7. mühürü, sonbaharı ve seven 7 ı izleyeceğim. onlar paraya mı tapıyor, ben yağmurda ıslanmaya tapacam . onlar statünün getirdiği saygınlığa mı inanıyor, ben serseriliğe ve kaybetmişliğe sokak olacağım. sonuç: insanın tanrıya inancının kaybetmesinden daha kötü olan bir şey varsa o da insanlığa inancını kaybetmesidir. siz insansanız ben insan olmayı reddediyorum. deli olmam güllerle birlikte açmama, zamanın dışına taşmama engel değil; tam tersine bunlara açılan kapı.

    bu arada delilerin söz söyleme özgürlüğünden bol bol yararlanıyorum. geçen gün bağırmaya başladım:sizin sığınacak bir allahınız var, benim yok. benim sığınacak yalnızca kelimelerim var. deliliğini topluma kabul ettirebilene dahi derler; ben ettiremedim, tımarhanedeyim. güldüler.aklın fazlası cehennem. dedim, güldüler. her çocuk tanrının gönderdiği bir peygamberdir. ve unuturuz büyüyünce peygamber olduğumuzu. gider bir öğretmen oluruz, işçi, pezevenk,mühendis, memur.dedim, güldüler. şehir cereyanına bağladılar beni. güldüler siktir çektiler, kalbimin içinde çarpan kalplere. çirkinleştireni her yerde, ey dünyayı kutsallaştıran çılgınlık nerdesin? dedim. güldüler. öyle bir şekilde yan yana getirelim ki sözcükleri, herkesin orospu olmaktan kurtaralım onları.dedim ,güldüler.

    zaman geçti. artık çıplakken bir şey söyleyemiyorum insanlara, kişiliklerim birbirleriyle yaşamayı öğrendi, gidecek başka bir bedenleri olmadığını anladı en sonunda. ilaçlarımı düzenli kullanıyorum, sigarayı azalttım. buradan çıkmama az kaldı doktorum alper bey söyledi. geçende kendi kendime cemal dedim cemal! ismim cemal bu arada-: hayatı güzelleştiren şey tehlikeyi sevmektir. hayatı güzelleştirmek istiyorsan dünyanın en tehlikeli şeyini sevmeyi öğrenmelisin: insanı! buna kendini sevmekle başlayabilirsin. hak verdim cemale. güzel konuşuyordu, inandım ona. cemale borcumu ödeyeceğim. yeryüzünde insanlar tarafından kanatılmamış hiçbir aşık olmayı yeniden deneyeceğim. cemale borcumu ödeyeceğim. az kaldı, bekleyin beni.
    --spoiler--
    1 ...
  6. cem öğretir

    1.
  7. ses tonu ile mest eden anchorman (bkz: habertürk)
    3 ...
  8. herkesin kendine hayran olduğunu zanneden sarışın

    1.
  9. sürekli cep telefonuyla oynayarak çok aranıyor izlenimi yaratmaya çalışan,
    durmadan saatine bakarak randevusu varmış gibi davranan, kendisi için makyaj yaptığını iddia eden,
    marka takıntısı olmadığını söyleyip ünlü markaların çakma modellerini bulup kullanan,
    genellikle boşluğa veya yere bakıyormuş gibi yapıp aslında etrafta kendisine bakan var mı diye çaktırmadan gözleyen,
    herhangi bir fikri ve bilgisi olmadığı konularda bile uzun uzun açıklamalar yapan,
    herkese 'canuumm' diye hitab ederek sempatik olduğunu sanan,
    saçlarını sürekli sarıya boyatıp, etrafındaki tüm kadınlara saçlarını koyu renk boyatmaları için gaz veren,
    facebook listesine tanıdığı tanımadığı herkesi ekleyip 'ayy durmadan tanımadığım birileri bana mesaj atıyor ekleme talebi gönderiyor hiç anlamıyoruuoomm' diyen,
    ilişkin var mı sorusuna genelde 'olabilir de, olamayabilir de' şeklinde cevap vererek gizem yaratmaya çalışan,

    fazla maruz kalınmaması gereken aptal kadın modelidir.
    0 ...
  10. ilk dinleyişte aşık olunan şarkılar

    375.
  11. yaran uyku sayıklamaları

    7.
  12. bibelot ve stuffedcrust 10 yıldır aynı evi paylaşmaktadır. stuffedcrust odasında uyumaktadır. bibelot'un odasına girmesiyle stuffedcrust yarı uykulu bir şekilde sorar:

    stuffedcrust: kim o?

    bibelot: bibelot ben

    stuffedcrust: bibelot kim be?

    bibelot: mavi ekran...!!!
    10 ...
  13. yu na kim

    ?.
  14. 2009 dünya artistik patinaj şampiyonası'nda kısa ve serbest programda birinci olmuştur. Performansı ile büyülemiştir.

    http://tr.wikipedia.org/wiki/Kim_Yu-Na
    1 ...
  15. komik ve dusundurucu durumlar

    1.
  16. Tereyağlı bir ekmeğin halının üstüne tereyağlı kısmı altta olacak şekilde düşme ihtimali halının değeriyle doğru orantılıdır.
    4 ...
  17. ne zaman eskiyor sevgiler

    1.
  18. ödenen bedellerin acısı geçince...
    2 ...
  19. zeki ve yakışıklı bir erkekle tanışma olasılığı

    1.
  20. a-yanınızda sevgiliz varken,
    b-yanınızda sizden daha güzel bir arkadaşınız varken,
    c-yanınızda sizden daha zengin bir arkadaşınız varken artar.
    5 ...
  21. © 2025 uludağ sözlük