evet ben bunu bu gün yaşadım. ayağımın tozuyla da gelip buraya yazmak istedim. sözlük bunu seninle paylaşmak istedim. bil ki çok kötü bir şey. melek annem destek çıkmasaydı, ağlarken yanımda durmasaydı, sürekli ısrarla ne oldu diye sormasaydı ben şu an intihar etmiş bile olacaktım. evet tüm arkadaşlarımı, kardeşlerimi kaybettim. artık beni aralarına almıyorlar çok .oktan bir sebepten dolayı. dışlandım işte. hadi birisiyle sorunum vardı ama diğerleri de onun tarafından oldular, dışladılar beni. en güvendiğim adamlar bile vardı içerisinde bu dışlayanların. inan sözlük hâlâ şoktayım ve derin keder içindeyim. ne yapsam bilmiyorum, artık annemden başka arkadaşım yok. neyseki benim okulumda değiller. işler o zaman daha çok karışabilirdi. ama yine de dışlanmak çok kötü sözlük. çok üzgünüm çok! çok mutsuzum.
daha elini bile tutmadan direk dudağına yapışma olgusudur. sabırsızlığın ve aceleciliğin daniskasıdır. çok uzun sürmez bu ilişki çünkü her şey vaktinde yaşandığında güzeldir. aceleciliğin lüzmu yoktur, çabuk yaşanan şeyler çabuk biter.
terazi var tartı var herşeyin bir vaktı var.
insanı paranoyak yapabilecek seslerdir. seslerin yoğunluğuna göre insanın aklını kaçırma orantısıda doğru orantıdır. kimi zaman çıldırtır bu sesler gider bakarsın bir şey yok, sonra sen odaya gelip oturunca yine başlar. uğraşılmaması en iyisidir biraz sonra susacaklardır. fakat insanı delirtmeye de birebirlerdir. korkup ecel terleri dökenleri de vardır. (bkz: ben)
saat gece 3'ten sonra gelenler geliyor bana. nedendir bilmiyorum ama abim psikolojik olduğunu söylüyor. saat gece 3 olunca zaman duruyor, gölgeler geliyor, sesler geliyor. psikolojik mi gerçek mi bilmiyorum ama bir gece aklımı kaçıracağım kesin. hatta bazen odada tüm bunlara dayanamayıp çığlık atıp arkama bakmadan annemin yanına koşuyorum. bu hastalıktan kurtulmalıyım, aksi taktirde bir gece ödüm patlayacak diye çok korkuyorum.
edit: söylenilenlere göre aklımı kaçırıyorum galiba. ya da gerçekten ruh hastası olma yolunda emin adımlarla ilerliyorum.
inatçı bir kişiliktir. bunu söyleyen; kız da olabilir, erkek de. kalem istersin, diretir ''vermem'' der. ya da telefon numarasını istersin, yok ''vermem'' gibisinden vesveseler yapar. tabii bir erkek bunu başka yönlere çeker. ayrıca tuğba ekinci'nin klas bir şarkısı vardır bunun üzerine, sözler de şöyledir;
sabahın tam beşinde kapımı çaldın hayırdır
nedenini biliyorum utanma diye söyliyemem
kendi yalanlarına kendin inanıyorsun
kara göründü canım bu iş böyle olmayacak
yalanların bitti kapıların kapandı
seni alan hayrını görsün aşkın yalandı
birdaha asla seninle yan yana gelmem
kalbimi istiyorsun ama nafile vermem
dünya yıkılsa seninle yan yana gelmem
son bir şans daha bekliyorsun ama vermem
vermem vermem vermem vermem
diye uzar gider. bak ondan kalp istenmiş, kalp vermiyor.
ahaha.
sabahtan beri sözlükte dönen bu dondurma muhabbeti canımın bu kış ortasında dondurma çekmesine neden oldu. hele de açık dondurma, ulan ne lezzetliydi. açmayın böyle konular, bir yerlerimiz şişecek.
(bkz: olsa da yesek)
(bkz: gören gözün hakkı var)
seversin, çok seversin. dayanamazsın. belki sevdiğinin sevgilisi de en az senin kadar sever sevdiğini ama burada bencillik ağır basar, dayanamazsın. kişi eski sevgilidir, senden ayrılmış, başka biriyle çıkmaya başlamıştır. fakat sen kişiyi unutamadığından yeni biriyle çıkmasına dayanamazsın, üzülür, acı çekersin. onun tekrar sana dönmesi için binbir türlü şaklabanlık yaparsın fakat sonucu ya alırsın ya alamazsın. benim derdimde budur, hiç hoş olmasada nasıl ayırabilirimdir. sevgili sözlük, ve yazarlar, lütfen beni anlayınız. ben de seviyorum ve sevdiğimi birlikte olduğu kişiden daha çok mutlu edebileceğime inanıyorum.
yaşımın küçüklüğünden ve toyluğumdan kaynaklanmakta olan bir sorun bu; ne yapacağımı bilmemek. onu hâlâ severken öylece onun ellerine bırakmak mı, yoksa sevgim için savaşmak, onu, sevgilisi olsa bile tekrar kazanabilmeye çalışmak mı..
inanın yönlendirilmeye, yardıma çok ihtiyacım var.
ablalarım, ağabeylerim.
edit: eksileyen arkadaşımı empatiye davet ediyorum, hoş yaşamadan bilemezsin derler, nekkadar da doğruymuştu.