Evet, biliyorum nereden geldiğimi
Daim aç bir alev gibi
Yakıp tüketirim kendimi
Işığa döner anladığım herşey
Geride bıraktığım ne varsa kül
Ateş benmişim demek ki
geniş ailedeki kütük ün kütük aq albümünde ki şaheser..
sözlerde ise şöyle buyurmuşlar:
"zamanında dedeme şu arsayı al dediler.
sevdiceğim istemeden erkekler tuvaletine girdi ama çaktırmadı çatır çatır.
gün güneşli, insanlar çok eşli.
at pazarına gittik beraber. sivas caddesinde de yaşadık.
lise önünde incir ağacı.
kaldırımdan yürü yarim ardına lamba takarlar.
on liraya tamah etmem yirmiye sabahı sabah etmem.
ve daha niceleri..."
(Yun. mikros: küçük; bios: hayat) (ing. mikrobiota)
Herhangi bir ekolojik sistem, habitat, özellikle toprak vb.deki bakteriler, tek hücreli algler, mantarlar, protozoonlar gibi mikroskobik organizmalar populasyonu.
kulak kesip mahkeme 1 saat insan gibi olup yırtabileneceğinin adli kanıtıdır.
bu iyi halli adli makamlarca ilan edilen kulak kesen koca, karar sonrasında karısını komalık yapmış. artık 1 mahkemde daha 1 saat insanmış gibi yapmak zorunda kalacaktır. bu da bir ceza şekli olsa gerek.
kulak kesip mahkeme 1 saat insan gibi olup yırtabileneceğinin adli kanıtıdır.
bu iyi halli adli makamlarca ilan edilen kulak kesen koca, karar sonrasında karısını komalık yapmış. artık 1 mahkemde daha 1 saat insanmış gibi yapmak zorunda kalacaktır. bu da bir ceza şekli olsa gerek.
22 yaşında yaşından beklenmeyecek seviyede zeki, ne dediğini bilen, bilinçli, espirili engellerin kafalarda olduğunu insanın yüzüne vuran hayran olunası insan. tüm bu farklarının dışında cam kemik hastalığı taşımaktadır.
konuşmalarından sonra kendini engelli olarak görmek ve utanmak mümkündür. ve böyle hissedenlerde hala umut vardır.
"tüm engelliler iyi insanlar deildir. aralarında kötülerde vardır" sözlerinden biridir.
ayrıca kendisinin bir kitabının yayın evi sorunsalı çözüldüğünde yayınlanacakmış... bekliyoruz...
insanı yaşamdan soğutan bir durumdur. yağmur bulutları, şimşekler hatta hortumlar kişinin tüm yaz hevesini kursağında bırakır. hala üstünde motun elinde şemsiyenin ağırlığını hissetmektesindir...
umut duyulan konuya göre değişir olmayacak bir iş için duyulan umut sadece Nietzsche'nin dediği gibi acıyı arttırır. gerçeği kabullenip başka umutlarla yola devam etmek gerekir...