''haydi tarikata, haydi tarikata allah, muhammed, ibadet için'' şeklinde tarafımdan islamcılar için uyarlanmiştır. onlar da bu güzel marşı söyleyebilsinler. *
her üniversite mezunu iş bulmak zorunda değil diyerek ne kadar akıl dolu insan olduğunu gösteren durumdur.iyi aferin sana üniversite açtında, insanlara iş sahası var mı.onu bunu özelleştirceğine adam gibi iş sahası kur, istihdam sağla.o özelleştirdiğin şirketlerden hangi birisi bu ülkede istihdam sağlayan işletme kurdu.Hepsi karlı ve stratejik olarak önemli olan işletmeleri satın aldı.
zaman da kola reklamı var diye içmeyi bırakan şahıs değildir.Anti emperyalist olduğu için, amerikanın yaptığı çağdışı katliamları düşünüp, kola içmeyi bırakmıştır ne dersin? iyi oldu bu reklam iyi.seccadesi ve türbanı amerikan bayrağı, kıbleside pentagon olanları görmüş oluyoruz.
hiç şaşırtmayan durumdur.zaman ırak savaşında da amerikadan yana olduğunu gayet belli etmişti, tıpkı iktidar gibi.Sahibine köpeklik yapmaya devam ediyor normal bir durumdur efendim.
üniversite kelimesinin eski türkçemizdeki anlamı dar-ül fünundur.yani bilim ve fen yuvası anlamına gelmektedir.ancak bugün üniversitelere baktığımızda anlamına uygun olduğunu söylemek mümkün değildir.bir yüksek öğretim kurumunu anlamlı kılan onun özerk bir niteliğe sahip olmasıdır.özerklik demek,yüksek eğitim kurumlarının iç işleyişlerine, mali işleyişlerine ve yönetimlerine ilişkin karar almada ve eğitim araştırma, dışa yönelik çalışmalar ve başka faaliyetlerde kendine özgü politikalarını oluşturma yetisine sahip ve devlet kurumları karşısında bağımsızlığı anlamına gelir.üniversiteleri toplumsal konulardan soyutlayamayız.toplum için bilgi üretme,fikir üretme,muhalefet yapma gibi sorumlulukları olmalıdır.bunların gerçekleşebilmesi içinde üniversitelerin akademik açıdan özgür olmalarını gerekli kılar.ne yazık ki bugün üniversiteler bir ortaöğretim kurumunun devamı düzeyine indirgenmiştir.üniversiteye adım atan bir genç, kendi öznelliğini,düşüncelerini ifade edebilmesi gerekir.artık bir birey olduğunun farkına varabilmelidir.bugünkü tabloda görüyoruz ki öğrencinin düşünmesinin ve sorgulamasının yasak olduğudur.üniversiteler eğitim olarak ezberci düşünmeyi teşvik etmeyen,öğrenciyi baskı altına alan kurumlar haline gelmiştir.bugün üniversitelerin bu durumda olmasının en büyük sebebi 12 eylül darbesinden sonra kurulan yök'tür.üniversitelerin özgürleşebilmesi,demokratikleşebilmesi için üniversitelerin yök ve siyasi iktidarların baskısı altından kurtulması gerekmektedir.12 eylül'den önce gerçek bir üniversiteye yakışan,özgür ve bilimsel kaygılar taşıyan odaklar oluşmaya başlamıştı.12 eylül'den sonra üniversiteler bir mücadele alanı görüldü.üniversitelerin bu aydınlık yönleri yok edildi.eşi benzeri görülmemiş uygulamalar yaşandı.yök ilk kurulduğunda 468 öğretim üyesine, 800 öğretim görevlisine ve binlerce öğrenciye uzaklaştırma cezası vererek işe başladı.yök hala öğrencilerin en ufak demokratik talebine,hareketine soruşturmalarla, cezalarla, uzaklaştırmalarla cevap veriyor.öğrencilerin eğitim hakkını elinden alabiliyor.öğrenciler hak arama mücadelesinde baskı altına altındayken diğer yandan eğitimin piyasalaştırılması, eğitimin niteliksizleştirilmesi artmaktadır.üniversiteler ticarethane olamaz.üniversitelerin kamu elinde olması gerekir.ve kar amaçlı faaliyet gözetmemeleri onların ahlaki görevidir.ülkemizde bulunan her gencin eğitim temel hakkıdır.ve bu hak parayla alınıp satılamaz.parası olan okusun parası olmayan okumasın anlayışına doğru gitmekteyiz.ne öğrenciler müşteridir nede öğretim görevlileri satıcıdır.üniversiteler gün geçtikçe piyasa temelli büyümektedir.Bu yök mantığı artık durdurulmalıdır.Günümüzde üniversiteler yaptığı bilimsel faaliyetler yerine konserlerle,bahar şenlikleriyle gündeme gelmektedir.kamu kaynaklarının vakıf üniversitelerine kaydırılması durdurulmalıdır.firma gibi çalışan üniversiteler olduğu sürece nitelikli,bilimsel eğitim yerine,reklam panoları,reklam stantlarına boğulmuş üniversite manzaralarına maruz kalacağız.üniversitelerimize nasıl sahip çıkılması gerektiğini yunanistan'da okuyan öğrenciler güzel bir örnek teşkil etmektedir.kampüse polis alımını kolaylaştıran,öğrenci aflarını zorlaştıran,vakıf üniversiteleri kurulmasını kolaylaştıran ve rektör seçimindeki öğrencilerin etkisini azaltan yasa tasarılarına karşı yunanistan'da okuyan öğrenciler ortalığı birbirine katıyor haklarını sonuna kadar arıyor.bizim ülkemizde de üniversitelerin bilimsel,demokratik,özerk kurumlar haline gelmesi için tüm öğrenciler ve öğretim görevlileri tarafından bir birlik şeklinde savunulmalı ve bunun mücadelesi verilmelidir.
metal müziği sevmeyenlerin alışılmış cümlelerinden birisidir.birde genel olarak derler ki sen bu müzikten ne anliyorsun? cevap çok basit ''senin anlamadığını''.
uludag sozluk genel olarak halkın ne durumda olduğunu, nelerden etkilendiği, tv lerin halka nasıl yansıdığını göstermesi açısından durumu net bir şekilde yansıtır.amma velakin bu durum bu kişilerin ne kadar halkçı ne kadar entellektüel insan olduklarını göstermelerinden ziyade daha çok sokaktaki sıradan bir insan olduğunu gösterir.*
kesinlikle doğru olan önerme.bunu anlamak için deha olmak falan gerekmiyor.seçim sonuçlarına bakmak veya halkın medya tarafından beyninin nasıl yıkandığını idrak etmek kanımca yeterli olucaktır.ha onuda göremiyorsan sözlükte yazılanlara bak.
laik sistemi savunan rte olması gereken başlık.laik rte demek, hukuk rte demek gibi saçma birşeydir. laikliği din zanneden canım arkadaşlarımıza tavsiyem açıp laikliğin tanımına bakmalarıdır. bir insan ateist,satanist,agnostik vesaire olabilir ama laik insan da noluyor? hep diyorum fazla televizyon iyi değil.goradaki çiplilerden bir farkımız olmalı.
sözlük yazarlarının cahil olduğunu gösteren durumdur.bu kişiler tv leri cok severler.o kutu içersinde gördükleri herşeyi cok gerçek zannederler.beyinleri kontrol altında olup özellikle siyaseti dizilerden öğrenirler.takım tutar gibi parti tutup kendisine eleştiren herkesi chpli zannetcek kadar salaktırlar.balık hafızalıdırlar.işine gelen bilgiyi alırlar işine gelmeyeni görmezden gelirler.dinciyim diye geçinip ''oku'' emrini yerine getirmeyenlerdir.