biz hep 50 liralık siyaset aldığımız için gelişmeye ihtiyaç duymamamızdandır.
açıp haber sitelerinde yaşanan iğrençlikleri okuyun siyaseten gelişebilmemiz için öncelikle insan olarak kendimizi geliştirmemiz gerektiğindendir.
En iyi ve doğal çaresi pekmez olan sorundur. 2 yıl boyunca çekip doktorların verdiği kan tadındaki tüplere tahammül edemeyince tam 1 yıl boyunca her sabah en az iki yemek kaşığı pekmez yiyerek atlatıp artık kar yağsa t-shirt ile gezebilen birine dönüşerek kurtulduğum bela.
Anne baba ve ailenin dalyan gibi çocuk, hey maşallah boya posa bak pohpohlamaları ile kafasını boyuna takmış olan ve başka pek bir becerisi olmayan kimselerin uzun uzun bakışıpta yanaşıp 2 kelime konuşamadığı ortalamanın üstünde uzunluktaki kadınları gözlerinin önünde tavlayıp aradaki boy farkını da yerin dibine sokturmak olan erkeklerdir.
şunu da demezsem ölürüm,
(bkz: bizden bi bu kadarda yerin altında var)
burası bağcılar welcome to cehennem. ratatatata vazgeçmem.
bütün o rapçileri tek tek sikmeden, elimi öpmeden size yol vermem.
ver malı baba ben harmanım. cepte kene yok bi yolunu bulmalı.
torbacı veresiye tutmalı yapmalı. bu gece kafam bu zirveyi bulmalı.
hadi semte gidek baba piyasa yapak. bi iki duman alıp hapı patlatak.
sonra çat diye homi biraz hızlanak. sonra tufaya çıkıp kapı zorlayak.
kır kilidi içeri aha paralar. ev sahibi duymasın bizi yaralar sessiz sessiz lan duydular.
baba koş baba koş aha amcala. nezaret odası ve soğuk buz tutar
kelepçeli ellerim kalem tutar hakim babacan bizi belki bırakır derken beraat kararı hoppala ve de cubbala
hadi bağcılar köşe başında bekliyo bu ayanlar bi iki fırtla burda çatlayanlar
ayan ablalar aha ordalar genemi amcalar hani nerdeler
çakal yatiy memur geliyy
gene kafam düşüşü zorlar yap bi cigara beni gör lan yapıştır inceden düşüşe geçmeden beni bi zirveye çek lan
hani nerde bizim ayanlar tek dumanla bayılanlar ben yazdıkça çıldırıyo onlar alayı biliyo adım heijan -tabi yaaa.
hap var rapimde hap var içersen ot var bir dumanla patlar bonz var ölüm var burda hayat seni zorlar
yaramıyosa koçum sana boş sigara var nece derbe gurımın derde sahre
çöz bi fişek migo derdime çare bi iki duman sonra şekli şahane
tıp bile bulamadı tribime çare bonzai zehirleyince panzehir
senin o içtiğin ot değil kenevir sen yap kapağa ateşle vur çevir sonra tripler kalemimi delirtir
bonzai adamı bozai her dumanda beynimi zorlayi böyle giderse yiyecem ben kafayi
ula bütün semt olmuş baba zebani. semt bizim birader ev kira faturalar kapıda yeter mi ki PARA
sözde ünlüyüz hani baba yok PARA lafa gelince rapçilerde bok para
bütün o esnafların hepsi peşimde torbacı yine köşede belinde küte
doğan eve nasıl gireceğinin derdinde baba kurulmuş yine homi maaşın nerde
gene kafam düşüşü zorlar yap bi cigara beni gör lan yapıştır inceden düşüşe geçmeden beni bi zirveye çek lan.
hani nerde bizim ayanlar -nerdee? tek dumanla bayılanlar ben yazdıkca çıldırıyo onlar alayı biliyo adım heijan
tabi yaa heijan fırat saka çatı recordz burası bağcılar
Sanatçı olmayı, hep aynı karakteri tekrar etmek sanan ve karşısında güçlü bir diktatör görünce korkusundan el pençe divan kesilip, yandaşlığa deep throat seviyesinden başlayan bir kimsenin beyanatıdır.
Kimseye zarar vermek istemiyorsanız, kum torbasını eller kanayana kadar yumruklamaktır ama ben dayanamıorum mazlumu getirin bana karşılıkta versin diyorsanız trafiğe çıkın kavge edecek birini bulmanız 5 dk bile sürmeyecektir.
5 dk lık şokun ardından kanserin ileri derecede olduğunu ve fazla ömrümüzün kalmadığını varsayarsak, teşhisi koyan doktora hasta kaydına geçmemesi için rüşvet verir.Hasta olduğumu kimseye söylemez, gidip en iyi hayat sigortasından yaptırıp, çekilebilen en yüksek miktarda kredi çekerim. Ele geçen para ile ölmeden önce yapılmak istenen her şey yapılır ve ele ayağa düşecek duruma gelindiği safhada en acısız ve en güzel şekilde intihar ederek mutlu ölürdüm.
not= bulamıyorum şu programı eminim aramızda hatırlayanlar vardır arka planda sürekli enrique iglesias - bailando çalıyordu hani, bulabilen ya da hala saklayan varsa bi mesajı esirgemeyin
akşam şiddetli bir kavga geçirmişsinizdir,daha fazla olayların büyümemesi ve didişmekten dolayı yorgun düşüp uyumussunuz, haksız olduğunuzu düşünüp normalde top atsalar hafta sonu erken uyanmayacak olmanıza rağmen onu uyandırmadan erkenden kalkıp ona kahvaltı hazırlamak,kahvaltılık malzeme almak için kollarının arasından sinsice kurtulup dışarı çıkarsınız,daha önce hiç hazırlamadıgınız ve normalde kahvaltıda sadece kahve tüketen bir insan olduğunuz için alışverişiniz kararsızlıktan biraz uzun sürer. siz çıktıktan bir süre sonra o uyanmıştır ve sizi bulamadığında onu terk ettiğiniz zannedip çıldırmıştır siz hala o uyuyor zannedip sessizce kapıyı açıp içeri girince onu kazagınıza sarılmış ağlarken bulursunuz ve göz göze geldiğiniz an onun gözünde en masum ifadeyi ve sevdayı görürsünüz. gerçekten seven bir kadının en masum olduğu an sevdiğini kaybettiğini sanıp çaresiz kaldığı andır,kalabalıkta annesini kaybetmiş küçük bir kız çocuğu kadar masumdur.
vine da adını duyurmuş daha sonra youtube kanalına http://www.youtube.com/user/evetnesoyluyoduk yükledikleri şarkılarını 2 gün önce keşfettiğim ve tarzlarına ve hatunun sesine aşık olduğum. dinledikçe içimde rakı içme isteği uyandıran grup. Daha güzel işlere imza atmaları yakında albüm yapmaları olası grup.
özellikle kendine iyi bak şarkısını efsane yorumlamışlardır.
demokrasi! en mantıklısı buydu.sonuçta, toplumla lider ilişkisi,aynı kafeste kapalı kalmış bir insanla bir hayvanın durumundan pek farklı değildi. diktatörlükte kafesin kapısı birden açılır ve içeri aç bir aslan atılırdı. ama demokrasi, insanın ne tür bir hayvanla kafese kapatılacağını seçme özgürlüğüydü.etobur mu? otobur mu? omniyor mu? tek mi gezer? sürü halinde mi avlanır? nesli tükenmekte olan bir tür müdür? evcilleşebilir mi? ve bunlara benzer soruların yanıtları göz önünde bulundurularak bir seçim yapılabiliyordu. tabii yine de ortada bir kafes, bir hayvan ve kilitli bir kapı vardı ama yapacak bir şey yoktu. dünyanın gerçekleri şimdilik bu düzeydeydi! ayrıca diktatörlükte hayvan ölene kadar kafeste kalırken, demokraside ancak bir sonraki seçime kadar hüküm sürebiliyordu. insan da, bedenindeki diş izlerini sayıp kaç kilo etinin ya da parmağının eksildiğini ölçebiliyor, buna göre de kafes hayatını aynı hayvanla sürdürüp sürdürmeyeceğine karar verebiliyordu..
- dövme yaptırırsan abdest tutmaz"
+ peki neden?
- Çünkü derine işliyor, bu yüzden altına su girmediği için temizlenmiyor
+Demek öyle peki söyle bana abdest almanın amacı nedir?
- Temizlenmek, temiz olmak
+ Peki bre aklına turp sıktığımın gerzeği hiç su bile temas edemeyen yerin temizlenmediğine inanıyorsunda kirlenebildiğine nasıl inanıyorsun?
- eee,üüüü,ooo
-he yarraam he
Linkte göreceğiniz olay tabii ki türkiye de gerçekleşmiştir.Yurtdışında bolca örnekleri görülen free hug olayının türkiye de cezasız kalacağını düşünmüyordunuz değil mi?
Tecavüzcüler hiç önlenemez, 13 yaşındaki çocuk kendi rızasıyla birlikte olmuştur;
Sokak ortasında karısını bıçaklayan adama polis uzaktan göt korkusuyla bakar - Mahkeme bi şekilde ağır tahrik bulur;
Her tarafta ayaklara dolanan dilenciler nedense hiç görülmez;
Tinerciler polisin önünde insanlara saldırır polis dönüp bakmaz bile;
Polisi arayıp sokakta silahlı çatışma var desen olay bitmeden geldiğini gören yoktur.
Ama sokak ortasında sarılana hemen gelir cezasını verirler.
Videonun ilk 35 saniyesi bi an ulan hala güzel ülke diyesin geliyor sonra yine acı gerçekler, umarım tüm bu pislik kaynayan beyinlerinizle hepiniz ortadoğu cehenneminde hak ettiğiniz gibi yok olursunuz.
basit bir dil sürçmesinden dolayı karşısında çocukluğuna kadar analiz edebilecek bir sürü yazar/piskolog/psikiyatr bulabileceğimizi gösteren kızdır.
(bkz: six dedi anne)
yine bilinenin aksine 654 cc x 2 adet rotordan oluşan bir motoru vardır. Motor yapısı gereği benzinle beraber aşınmayı en aza indirgemek için yağda kullanır.Kullandığı yağda mineral olup kendine özeldir. Aşınmanın sebebide üçgen yapısı ve aşırı sıkıştırmadan dolayıdır. Ülkemize ilk gelen serilerde dexelia yağ olmadığı için normal yağlar kullanılıp çoğu aracın motorunun zarar görmesine ve motorlarının sandık motor ile değiştirilmesine sebep olmuştur.
Toplamda 2,5 yıldır ikinci RX 8 ini kullanan biri olarak başlıca artıları ve eksileri ;
artıları,
-Spor bir araç olmasına rağmen arkada eğimli koltukları ve ters açılan freestyle kapıları ile çok rahat 4 kişi binilebilir ve seyahat edilebilir
-Dış görünüşü fazlasıyla dikkat çekici ve kalitelidir, ufak dokunuşlarla çok daha güzel hale gelebilir
-iç mekanda ısıtmalı deri koltuklar 6 lı cd changer ve bose ses sistemi ile üst segment bir araba donanımındadır.
-Bakımları ucuz,ve sanılanın aksine fazlasıyla dayanıklı bir arabadır,örneğin ilk aracım sattığımda 145 bin km idi ve günlük kullanmıyordum gerek pist yarışları,gerek rolling ler gerekse cadde gazlamaları olarak sürekli yüklendiğim bir araç olmasına ve fazlasıyla alçaltılmış olmasına rağmen fabrika çıkışı ön takımı hala sapasağlamdı ne ayar bozulması ne en ufak bir ses vardı.
-Yol tutuşu enfesti DSC ve TCS açık halde iken her virajı limitte dönmeye çalışırsınız bir süre sonra, arkadan itişli olduğu ve %50 ye %50 ön arka ağırlık dengesi olduğu için DSC ve TCS yi kapatınca çok güzel drift yapabilirsiniz 2. vitesten sonra tork yetmediği için zor ama ilk 2 vites her virajı yan dönebilirsiniz üstelik biraz kabiliyetliyseniz aracın kopması neredeyse imkansızdır.
-Türk insanının anlamsız ön yargıları sebebi ile fiyatı çok uygundur 50 bin tl ye alabileceğiniz bir RX-8 ile 200 binlik CLS sahibini bile üzebilirsiniz
eksileri;
-ısınma problemi, aslında problem sayılmaz avrupa normlarına uyması için eksoz salınımını düşürmek amaçlı aşırı sıkıştıran bir katalizörü vardır ve bu katalizör özellikle trafikte motordan yediği basınç sebebi ile aşırı ısınır, performans almak için katalizörü söküp düz boru yaptırabilir ya da ben orjinal bineceğim diyorsanız güzel bir yalıtım ile bu problemden kurtulabilirsiniz
-yakıt tüketimi 1.3 litre diye 7 8 litre yakacağını bekleyenleri çok üzer, atmosferik ve aşırı sıkıştırmalı olduğu için trafikte hele hele istanbul trafiğinde 14 15 lt lere kadar çıkabilir, bir de çok gazlamalarda çok yükselebilir.18 19 lt yakan da var ama nasıl ateşleme çok önemlidir bu araçta eğer ateşlemeniz eskimiş ömrünü tamamlamış ve hala değişmediyseniz boşuna ağlamayın.
-Modifiye severler için ülkede turbo ve supercharger besleme yapabilecek adam gibi bir ustanın olmaması ve kur farklarından dolayı parçaların pahalı olması.
Tüm bu artı eksiler bir yana kullanması çok zevkli ve her bindiğinizde kendine yeniden aşık eden yetişkin erkek çocukları için yapılmış japon oyuncağı.
Gözlerinden bile hassas ve fazla duygusal bir yapıya sahip bir insan olduğu belli olan birinin artık üzerine üzerine gelen hayat ile mücadesinde pes etmesinin sonucunda geride bıraktığı videodur.Umarım vasiyeti gerçekleşir.