snoitalutargnoc
339 (çok gezmiş çok okumuş)
altıncı nesil yazar 0 takipçi 8.30 ulupuan
entryleri
oylamalar
medya
takip

    pes oynamayı bilen sevgili

    1.
  1. bir çok genç kızın sahip olduğudur.
    7 ...
  2. hicbiseyebosunaiclenmeyenadam içlendi

    1.
  3. "hayatı boyunca oturum açmayan adam oturum açtı" vakasının yeni bir boyutudur. görünen o ki bu durum içlenmenin tadına yeni varmış yazarın aklına eseni yazabildiği bir ortam bulması sonucunda ortaya çıkmıştır. bu konu hakkındaki en uygun açıklama ise ileri görüşlülüğünü zamanında söylediği bu sözlerle bize bir kez daha kanıtlayan ünlü türk filozofu burak kut'tan gelmiştir:

    içlenmenin tadına varınca doğru söylemek kimin umurunda.*
    1 ...
  4. i and my vuvuzela

    1.
  5. (bkz: i am speaking şakır şukur english)

    edit: başlık başıma kalmış yahu. yok, hatalı başlık açıp dalga geçecek kadar sapıtmadım.
    3 ...
  6. where it hurts

    1.
  7. pain of salvation'un yeni çıkan road salt albümünde yer alan mükemmel psychedelic şarkısıdır. daniel gildenlow'un her pos şarkısındaki gibi abartıp insanı şarkı söylemeye utandırdığı bir parçadır ayrıca. yok, olmuyor. bu adamı dinledikten sonra sesim çıkmıyor. korkuyorum ulan.
    2 ...
  8. cinderella beautiful

    1.
  9. muhteşem peter cincotti şarkısı. sırf bana mahsus mu bilmiyorum ne zaman çok duygusal bir an yaşasam arka fonda bu müzik oluyor. ne istiyosun peter?! beni ağlatmak mı?! çok da duygusal bestelemiş şerefsiz! yok lan yok gözüme bişey kaçtı.
    0 ...
  10. fenerbahçe taraftarının gerçeği öğrendiği an

    1.
  11. sevinçten gözyaşlarına boğulan fenerbahçe taraftarının gerçek maç sonucunu öğreneceği andır. o yüz ifadelerini görmek için neler vermezdim ulan?*
    1 ...
  12. road salt

    1.
  13. pain of salvation'un yeni albümüdür. sonunda dinleyicileriyle kavuşmuştur.
    0 ...
  14. futbolda 19 numara karizması

    1.
  15. rüzgarın oğlu, futbolun simgesi, kanatların efendisi ibrahim üzülmez'le karizması tavan yapmış "19"un futbolcuya kattığı karizmadır. he başka oyuncular yok mu? elbet var. fakat 19 denince akıllara gelen ilk isim her zaman deli ibo'dur.*
    2 ...
  16. kalbine tekme atarım

    1.
  17. 14 nisan 2010 peter cincotti konseri

    1.
  18. mükemmel bir müzik keyfi yaşatmış konserdir. fakat sahne ve salon yeterli değildi. hatta sahnenin küçüklüğünden dolayı seyircilerin bir kısmı** peter cincotti'den başka hiç bir grup elemanını göremediler. yazık oldu. ama onlara da peter cincotti yetti. tüm konser boyunca sırf o büyülü parmakları izleyip, güzel sesi dinlemek fazlasıyla yetti onlara. ayrıca yanılmıyorsam 3 yeni parçasını ilk kez sahnede çaldı. yeni albümünde o güzel parçaları da bekliyoruz pete.
    0 ...
  19. bir sözlük tanıtım aracı olarak disko kralı

    1.
  20. okan bayülgen'in sunduğu "disko kralı" adlı eğlence programının yine okan bayülgen'in bir kaç sözlüğün okurlarından olması nedeniyle tüm yeni kurulan sözlüklerin reklam kaynağı olarak görülmesi sonucunda ortaya çıkan durumdur. her yeni sözlük bu programa çıkıp kendisini farklı bir format gibi göstermektedir. yok ne bileyim onlar klon,bunlar böyle,şöyle farklıyız falan filan derken meraklanıp siteye giren herkes yine aynı formatı karşısında bulur. halbuki olan tek şey sadece bir klon sözlükten daha haberdar olan insan sayısındaki artıştır. neyse,sağlık olsun..
    3 ...
  21. mesajlarda ortaya çıkan canımlar cicimler

    1.
  22. tanışmalarından kısa bir süre sonra mesajlaşmaya başlayacak olan iki insanın samimilik derecelerini had safhaya getiren etmendir. yüksek oranda farklı iki cinsiyetten oluşan bu ikili - kaç cinsiyet var deme neler oluyor dünyada - sohbetlerinin ilk günlerinde birbirlerine gayet saygılı, bilgili ve "ben evde bile takım elbise giyerim." görüntüsü çizen bir insan görüntüsü çizerler. çünkü diğer kişi de karşısındakinin bu görüntüyü özellikle çizmeye çalıştığının farkındadır. neyse atlayalım oraları.. gün günlerden bir gün sonra, bu ikiliden birisi diğerine mesaj atar. "naber tontişim?" yok lan yok bu kadar da çabuk değil ehehe. gayet edepli başlayıp bir öyle de devam eden mesajlaşmalar yedi,sekiz bilemedin on mesaj sonrasında yavşamaya, gevşemeye, hapşumaya başlar. gülücüklerin havalarda uçuştuğu, esprilerin ardı ardına patladığı dönemde bir taraftan - genellikle kız - samimiyetlerinin ilanı verilir. "cok tatlısın canımmm:):):)" ahanda olayın çıkış noktası da budur. bir gün sonra görüştüklerinde sanki yeniden tanışmışlar gibi yine edepli konuşurlar ama?! şerefsizler! kimi kandırıyosunuz ulan siz?! kafanız mı iyi!? olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi mesajlaş! mesaj da öyle burda böyle yok öyle iş. mesaj da öyle diyorsan çocuğu gördüğün yerde de üzerine atlayacaksın! ya da ne bileyim canım , tatlım , bitanem de tıpkı mesajlarda olduğu gibi. ama tamam üzerine atlama.
    0 ...
  23. sancos

    1.
  24. altıncı nesil yazar. hoşgelmiş.
    0 ...
  25. atatürk ü sevmeme hakkı olmadığını düşündüren şey

    1.
  26. ne olduğu belirsizdir fakat her anti-kemalist ağızdan sanki böyle bir şey varmış gibi cümleler duyulmaktadır. atatürk'ü sevmiyor diye kim içeri alınmış bugüne kadar? kim idam edilmiş atatürk'ü sevmediğini dile getirdiği için? yok böyle bir şey. e sen böyle bir şey diyorsan gelecek tepkilere de hazırlıklı olacaksın tabii ki. ondan sonra o kadar tepki alınca da yok "hakkım yokmuş yeni öğrendim." yok "bir de demokratik ülke diyorlar." gibi imalı cümleler sarf etmeyeceksin. istediğini söyleyebilme hakkını ben sana veriyorum. ama kendi kendine yarattığın "destek bekleme hakkı"nı da elinden alıyorum arkadaşım.

    edit: #6825432

    düşündüm de "destek bekleme hakkı" olabilir gerçekten. aslında demek istediğimi söyleyememişim. asıl demek istediğim destek gelmeyince sanki öyle bir hak yokmuş da mağdur olmuş gibi davranmanın saçmalığıdır. ama düşününce tabii ki her fikire, her düşünceye destek beklemek gayet normaldir. geri veriyorum hakkını arkadaşım.*
    1 ...
  27. pilates yapan çarşaflı kadın

    1.
  28. çarşafını formda tutmak isteyen çarşaflı kadındır. olası bir çarşaf çekme durumuna karşı hazırlıklı olmak istemiştir. ebru şallı öncülüğünde televizyonun başına geçer ve;

    "pu sana cehennemde yanacaksın!"

    cümleleri eşliğinde ebru ablamızı taklit eder. yaptığı hareketler esnasında kafasıyla ayağının ne tarafta olduğu belirlenemeyecek şekiller aldığı ve çarşafın içinde yaptığı hareketlerin anlaşılamaması dolayısıyla ne denli işe yaradığı da bilinmemektedir.

    bu durumun gelişmesi ve yayılması halinde "çarşaflı pilates kursları"nın açılması da işten bile değil.**
    1 ...
  29. mahallenin frikikçisi

    1.
  30. mahalle takımlarının vazgeçilmezi, mahalle kalecilerinin korkulu rüyası, mahallenin irfan abisidir. beton sahada kullandığı halı saha ayakkabılarının içine bir çorap giyer ve üzerine yemyeşil konçunu eşofmanın üzerinden diz kapağına kadar geçirir. bir elinde marlboro sigarası diğerinde doğan görünümlü şahin'in anahtarı, sağ kolunda çağma rolex sahaya önce göbeği ardından da geri kalanı olmak üzere emin adımlarla girer. takımına iki kaş göz hareketi ile mevkilerini anlattıktan sonra sahanın - ve ya betonun- 100 metreden yakın olmak üzere etrafından geçen tüm dişi varlıklara bir kesik atar. maç başladığında sol bekten yaptığı bir iki bindirmeden sonra tıkanan abimiz artık defansa dönemez ve ileride top beklemeye başlar. fakat kollektif futbol anlayışından kopan takım kaptırdığı her topta sol kanattan akın akın atak yemeye başlamaktadır. yapılacak tek şey vardır. irfan abiye gelen ilk topta arkadan gelen sert müdahaleyle abimiz kendini yerde bulur.

    "oha la çekil fağul!"

    nidalarıyla sahayı inleten abimiz topu barajın yakınlığına göre geri çekerek istediği noktaya getirir.

    -irfan abi çok gerilmedin mi abi? ortasahaya geldin abi?
    +la oğlum abanmıycam teknik vurcam.
    -abi bacaklarını açmana gerek yoktu. abi çok açtın yav ronaldo gibi durmuyo sende.
    +izle bağ izle öğren oglum.

    uzak mesafeden yaptığı etkili vuruşlarla mahallede ün salan irfan abimiz "burun tekniği" ismini verdiğimiz kendine has tekniği bir kez daha sergileyip arkadan geçen yaşlı teyzenin kafasında topu patlatır.

    "deyze n'apıyon maç yapıyoz burda?"

    gibi savlarla kendini haklı çıkaran irfan abimiz 9 numaralı, ismi hiçbir zaman öğrenilemeyen takımın formasını çıkartıp imzalayarak teyzeye verir.

    gelecek maçlarını bekliyoruz irfan ağbi. camda yine seni izliyor olacağım.
    2 ...
  31. messi ile maç izlemek

    1.
  32. çok enteresan diyaloglara sahne olacak olaydır. hayır, bu adam da insan sonuçta birileriyle maç izliyor değil mi? işte o adamlardan biri olduğumu düşündüm de ne bileyim bir garip oldum lan. "ulan allah belanı versin be ben atarım o golü!" diye bağıran kişinin irfan abi değil de messi olduğunu düşününce bir değişik oluyor insan. "ulan o pası da veremiyosan niye oyuncusun sen?!" diye bağırsa da babam çıkıp her zaman olduğu gibi "öyle deme o sahada çıkıp oynamak kolay değil, ekran başından konuşmaya benzemez." dese bunu atlatmam epey zor olurdu sanırım. ne bileyim daha nice nice diyaloglar falan filan.

    -ya guiza o golü ben bile atarım sen ne biçim forvetsin bee.
    +ya messi bi sus lan otur maçını izle. kaç şeker?
    -iki abi.
    2 ...
  33. hala mutlu değilim halbuki iphone 3g s im bile var

    1.
  34. parayla mutluluk arayan mutsuz insan cümlesi. bugün gördüm ben bu adamı. minibüsün sol arka köşesine geçmiş öyle bir bakıyordu ki elindeki iphone 3g s marka telefonuna her an ağlayabilirdi. "yapma!" dedim, "mutlu olman için böyle şeylere gerek yok." diye ekledim. "nasıl olur?" dedi. gözleri sanki ağlamamak için kendini kenetlemişti. "dokunmatik ekran üstelik." diyerek tuş kilidini böyle parmağıyla fiişt diye ekrandaki kilidimsi görüntüyü sağa kaydırarak açtı. etkilenmiştim. ben de istiyordum o kilidi açmayı. olmadı, isteyemedim. yediremedim kendime. eve gittim, ağladım. ne güzel kaydırmıştı böyle friişt diye. bak gözlerim kenetlendi sanki..*

    edit: cool adam özentisi? tam zıt bir düşünceyle yazılmış bir yazıdan sonra böyle bir benzetme oldukça şaşırtmıştır açıkçası. aman allah korusun.
    2 ...
  35. bridgetjones

    1.
  36. hoşgelmiş nesildaş yazar. dur tahmin edeyim. bridget jones hayranı. ulan ben yok muyum ben.*
    1 ...
  37. soyut resim yapmak çok kolay lan

    1.
  38. resimden anlamayan, çok deneyip anlayamayan benim gibi insanların soyut resim hakkında yaptıkları yorum. ekran başında başlığı okuyup kafalarını onaylar şekilde sallayan okuyucuları görür gibiyim. ama çok kolay değil mi? böyle bir şeyler çiziyorsun oluyor ulan. ben de yaparım diyesi geliyor insanın. "şuraya mavi koyayım biraz, burayı da kırmızı yapsam daha soyut olur kimse bi b.k anlamaz." gibi düşüncelerle üretilmiş sanki. hele bir de böyle boya dolu balonları patlatıp ortaya çıkan şekli resim diye satma tekniği vardır ki ona gerçekten hiç anlam veremiyorum. e be picasso o resmi yapınca ressam mı oluyorsun şimdi? ben patlatamaz mıyım o balonları? öyle bir patlatırım ki en az beş milyar eder.

    ama ben bu resim işinin üzerine gidip bir şeyler öğrenmek istiyorum. herhalde benim cahilliğim be sözlük yılların sanatı balon patlatmaktan ibaret olamaz.** *
    2 ...
  39. süper kahramanların cahilliği

    1.
  40. takip ettiğimiz, severek izlediğimiz, bizi ekran başına kilitleyen adamların göz önüne serilmesi gereken ikinci yüzleridir. bu adamların o kadar filmlerini, bölümlerini izledim, bir kere birinin kitap okuduğuna rastlamadım ulan. ya da ne bileyim bir film izlemiyordu, bir enstrüman çalmıyordu hiç birisi. bak bi örümcek adama. adam süper kahraman olucam diye derslere girmiyor. sonra biz bu adamı alabildiğine destekliyoruz. olmadı spider, olmadı. herşey ağ atmakla bitmiyor işte. iddia ediyorum ki süper kahramanların arasında sohbeti zevkli olan yoktur. ancak dövdüğü adamları anlatır durur. spider'ın amcasının söylediği gibi; büyük güç büyük sorumluluk gerektirir. bak ne güzel söylemiş adam! önce insan olacaksın insan!
    2 ...
  41. çalışmadığı yerden gelen öğrenci

    1.
  42. öğrencilerin sevgili dostu, yılların bahanesi "çalışmadığım yerden geldi"nin iç yüzü, gerçek yanıdır. aslında sorunun* sorunun* geldiği yerden değil, öğrencinin geldiği yerden kaynaklı olduğunu belirtir. sınav öncesi günün gecesinde starbucks'tan gelen öğrencinin yaşadığı durumdur.

    -evladım neredeydin bu saate kadar?
    +bucks'ta oturuyoduk anne arkadaşlarla işte.
    -e yarın ki sınavına çalıştın mı bari?
    +vallahi çalışmadığım yerden geldim. n'oluyo lan? anne kafamı karıştırma gece gece!

    edit: anlamadım garip oldu lan entry. düzelteyim dedim.
    0 ...
  43. annenin msn i durmadan acip kapamasi

    1.
  44. an itibariyle gördüğüm şaşırtıcı olay. annemin de gençliğe ayak uydurduğunu görmek güzel bişey ama "anne oturumunu açtı." yazısından 5-10 tanesinin üst üste binerek ekranın sağ köşesini kaplaması ve kulağın bir* kere de anne tarafından dırınn** sesiyle çınlatılması hoş değil. gerçi bunun anneyle alakası yok, bu bütün gençliğin yaptığı bir yanlış. yapmayın gençler! büyüklere kötü örnek oluyorsunuz. şimdi yarın ben annemin nickinde "we are the best fuck the rest!" ya da "×(azr@il)×" gibi yazılar görürsem n'olcak? o zaman sorarım ben size.
    3 ...
  45. sevdiğin insanın üzülmesinin istememek

    1.
  46. sözlük yazarların

    1.
  47. tespitlerime göre sözlükte en çok bahsi geçen hede. sanki böyle bir tip var da bunun hakkında konuşuluyor. yok "sözlük yazarlarının en sevdiği filmler", yok "sözlük yazarlarının en son okuduğu kitaplar" falan da filan. ulan kim bu sözlük yazarların? ya da sözlük yazarları diye bir sınıf oluşturuldu da benim mi haberim yok? sözlük yazarları denilen de bildiğimiz insanlardan ibaret değil mi? yoksa ben içlerinde insanlığın tek temsilcisi miyim? ne bileyim "en çok izlenen filmler" desen anlarım ama öyle değil işte "sözlük yazarlarının* en çok izlediği filmler". açıp bak bildiğin en çok izlenilen filmler yazıyo lan işte ne ayrıcalık katıyosun. hayallerinle oynamak istemezdim ama yok böyle bir ayrıcalık be arkadaşım ne yapalım. yani dışarı çıkıp "ben sözlük yazarıyım ulan bi de şu tiplere bak hehe ezikler." bakışı atmana da gerek yok artık.*
    0 ...
  48. her beşiktaşlının elini cebine atması lazım

    1.
  49. an itibarı ile ismini bilmediğim bir beşiktaş yöneticisinin kendisine sorulan biletlerin yüksek fiyatları hakkındaki soruya verdiği aptalca cevaptır. bir beşiktaşlı olarak hiç yakıştıramadım. beşiktaş klübünün, seyircisinin mantığına tamamen ters bir cümleyi bir yöneticiden duymak gerçekten garip geldi. umarım dediğini durup düşünür.
    0 ...
  50. hoşlanılan kızın solcu çıkması

    1.
  51. kişiden kişiye farklı hisler uyandırabilecek hadisedir. hatta hoşlanılmasının temel etkenlerinden bile olabilir.
    4 ...
  52. sevgiliyi ışın kılıcıyla kovalamak

    1.
  53. 2050 yılı gelecek. ışınlanma bulunacak. herkes bunları hayal edebiliyor. fakat insanın aklına kapsül halinde yemekler, renkli renkli,ışıl ışıl kılıçlar ne bileyim havada süzülen arabalar falan gelince daha bir modern, daha bir çağdaş insanlar hayal ediyor haliyle. fakat düşündüm de ulan karısını bıçaklayan, tutması için arkadaşının kafasına buzdolabı atan, rüyasında aldatıldığını gördüğü için gidip sevgilisini öldüren insanlar var. bunlar nasıl çağdaşlaşacaklar ulan? olmayacak öyle bir şey. her zaman şimdi de olduğu gibi bir tarafta sanat tarihi okuyup arkeolojik kazılarla uğraşan diğer tarafta ise kendini geliştirmeyi bile düşünmeyip kıroolojik kızlarla uğraşan bir grup olacaktır. zaman, mekan, olay, yer, sene değiştirmeyecektir bunu. ve o yine birileri bıçaklanacak, yine birileri kafasına buzdolabı yiyeceklerdir. buzdolabı olmasın da ışındolabı olsun. yiyecektir!

    kısacası 2050 yılında türkiye'de de bolca haberine rastlayacağımız hadiselerden biri de ışın kılıcıdır. şimdiden manşetleri görür gibiyim.

    -izinsiz ışınlanan sevgilisine ışın kılıcı çekti!
    -tableti ince dilimleyemedi diye sevgilisini 12 yerinden ışınladı!
    -sevgilisini başkasının *mekiğinde yakalayan t.e. "ışınlarım ulan!" dedi.

    edit: imla hatası

    edit2: teşhislerime göre bu özellikler genetiktir. babadan oğula büyük ölçüde geçer.*

    (bkz: biz böyle gördük)
    1 ...
  54. 90 dakikayı bitiren düdük

    1.
  55. tek kullanımlık düdüktür.karizmatiktir,yakışıklıdır. maçı bitirir çeker gider. versiyonları mevcuttur;

    (bkz: maçı başlatan düdük)
    (bkz: ilk yarıyı bitiren düdük)
    2 ...
  56. hızlı okuma kitabını hızlı okumaya çalışmak

    1.
  57. insan psikolojisi ile açıklanabilecek olay. denedim,öyle oluyor. hatta öyle olduğunu denedikten sonra fark ettim. hızlı okuduğum için hiç bişey anlamadım,hızlı da okuyamıyorum. nasıl bir çelişki bu? napcam lan ben?*
    2 ...
  58. daha fazla entry yükleniyor...
    © 2025 uludağ sözlük