*kafam iyi lan saat kaç?
-hay aq 04.00 işte dakika başı sorma.
*he daha 4 saat var şu son birayı içeyim aq.
-saat kaç?
*saat ananın nikahını 5 geçiyor.
-yat zıbar itoğluit ben sana demedim mi son birayı içmeyecektin diye.
*ne bilim aq başım çok dönüyor.saat kaç?
küreselleşme karşıtı duruştur.yakını uzak ettikten sonra uzağı yakın etmiş kime fayda?şu soğuk sonbahar gecesinde ne kadar da kendimizden ayrı düştüğümüzü, düşürüldüğümüzü anladığımda eskiye bir özlemdir bu. yitip giden zamanın gerisine gitmek istemek,6 yaşlarında leblebi tozunu yerken boğulma tehlikesinin tehlikesiz yanını görebilmektir şimdi. (bkz: ne saçma oldu lan sarhoş da değilim halbuki)
içinde bulunduğum durumdur. birkaç hafta disko kralı'nda bununla ilgili bir skeç izlemiş olmam hasebiyle birilerinin mesajlarımı okuduğunu düşünmekteyim. anlıyacağınız sadece dinlenmiyoruz okunuyoruz da.
+mahmut abi gözünü seveyim yazma ya sende üye ol bak hep eksi alıyorum. yazan sen eksi alan ben.
- oğlum sus bir ya geçen gün aklıma süper birşey gelmişti.
+abi bu kaçıncı süper entry'in ya a..ıma sıçtın.
- bir get valla gay'im diye entry girerim.bir daha giremezsin sözlüğe.
+tamam abi ne bok yersen ye al senin olsun ya bir düş yakamdan.
-bak oğlum iki yıldır bekliyorum hala çaylağım.çok sinirliyim bsg.
bazen olur ya birşey yapacak olursun biri seni uyarım yapma etme diye. işte bu sözlükte anladım onu, yapma etme senden yazar olmaz demişti. galiba haklıydı.
geri ödenmek için beyaz eşya endeksine göre alınan fakat amacına uygun kullanmanın mümkün olmadığını düşündüren varsayımdır.
(bkz: kiraya ayırdığın krediyi sevgilinle limoniyken tekele kaptırmak)
insanlar sana dertlerini anlatır ama sadece anlatmaktır amaç paylaşmaktır, o zaman rahatlar belki de,sen hangi çareyi sunarsan sun kabul etmeyecektir aslında,sadece dinlenmek ve doğrulanmak ister bir nevi,işte o an kurduğun ve seni hep o sözle gülümseyerek hatırlayacak arkadaşlarına bir teselli cümlesidir.sen dert etme bu sorunlar nedir ki hayattanın yumuşak türkçesidir.
dayağın hoş bir hadise olmamasında mutabık kalmakla birlikte herkesin yaptığı eylemdir.kız kısmı genelde bu dayaktan muaftır nedense.
ahmet: babam bana bir tokat attı 1 saat sızladı şerefsizim.
mehmet:bir keresinde abim durduk yere beni kemerle dövdü.
ayşe: babam vurmazdı ama bakışı yeterdi korkutmaya.
ilk başta garip gelse de sonrasında anlam verdiğim durumdur. her zaman farklılıklar hayata renk katar.
yazdıklarım bu üç kalıpta vucüd bulunca değmeyin benim keyfime ey uuserlar.
şu an kendime sorduğum sorudur. allahım yazamıyorum sanırım sözlüğe elveda demenin zamanı geldi.açtığım saçma başlıklar için hepinizden özür diliyorum.
(bkz: belki çok işi vardır)
erkeklerin kadınlara bakış açılarının pek de olumlu olmadığı ülkemizde çoğu üniversiteli kızın düşüncesidir.erkek çocuklarının oyuncaklarıyla kız çocuklarının oyuncakları bile bu ortamı yaratmak için dizayn edilmiş.allasen söyleyin bir kız çocuğu ütü ve ütü masasından oluşan ve buna benzer oyuncaklarla hayal gücünü nasıl geliştirir.