ne güzel demiş mevlana "ya olduğun gibi görün ya göründüğün gibi ol" yani elbette kimsenin kılığına kıyafetine karışmamalıyız da islam inancına göre başörtüsü dediğimiz olayın nedeni "dikkat çekmemek" için emir olunmasıdır. yani yaratanın mesajı net "dikkat çekme".. ama yinede kimseyi kınamamalıyız. birde dini vecibeleri elbette çocuklarımıza anlatalım ancak zorla dayatmayalım bırakalım çocuklarımız doğruyu kendileri bulsunlar. işte zorla baskılayınca neticesinde islamın değerli kıldığı şeyler böyle zarar görüyor.
bir fikret orman olamadılar, ali başkanın idaresindeki yönetimin yeni bir hezayanıdır. koca fenerbahçe ülkenin gündemini değiştiriyordu, cumhurbaşkanı adayı olabilmek için koca siyasi parti liderleri 100 bin imza bulamazken yalnızca 2 saatte bir milyon imza toplamış büyük camia fenerbahçe. fetö ile mücadelenin ilk meşalesini yakan, türkiyede sağlam kamuoyu oluşturan bu camianın böyle şeyler yapmasına gerek yoktur. fikret orman bile fenerbahçeye göre taraftarı kat kat az olan beşiktaşla ne büyük işler yaptı onuda geçtim başkanımızın soyadı koç yani bu yönetim aziz başkanımızı mumla aratıyor.
türk tarihinin en büyük kumandanlarından ve tarihteki son türk devletinin kurucusu, kurtuluş savaşımızın başkumandanı, birinci reis-i cumhurumuz, türk halklarının başbuğudur ve bütün mazlum milletlere meşale olmuş büyük devlet adamıdır. emperyalizmin vücud bulmuş hali ingiltere ise anti-emperyalizmin vücud bulmuş hali ise atatürktür. başka yerlerden başka ülkelerden sözde kahramanlar ithal etmemize gerek yoktur asıl kahramanlar şanlı tarihimizdedir atamızda bunlardan bir tanesidir. ruhu şad olsun.
emperyalizmin bir oyunu daha, halbuki duyduğuma göre yeni zelanda dünyanın en seküler ve inançlara saygılı ülkelerinden biridir. yeni zelandadaki iç huzurun bozulması kim veya kimlerin işine gelir yada böylesi faşist olaylar zelanda ile sınırlı kalacak mıdır? biz müslümanların oyuna gelmemesi için yapmamız gerekenler çok okumalı ve ilim icra etmeliyiz, kandan beslenen küresel emperyalist çetelere karşı uyanık olmalıyız.
şanlı türk tarihinde emperyalizme atılmış tokatlardan sadece bir tanesidir.bu milleti yabana atanlar, küçümseyenler büyük yanılgıya düşmüştür işte bu zaferde bunun en müstesna kanıtı ve örneğidir.
ırak işgali sırasında bir avuç askeriyle general ali hasan el mecid'in üstün direniş gösterdiği kentin adıdır. şuan bu bayrağı saddam fedaileriyle birlikte ırak milli cephesi taşımaktadır. başlı başına harp akademilerinde tez konusu olacak bir muharebedir nasıriye muharebesi.
şöyle ki; 2003 yılındaki işgal sırasında işgalci koalisyon güçleri şehri ele geçirdiklerini sanırlar lakin gen. ali hasan el mecid'in emrindeki birlikler conileri tuzağa çekerek şehirde dolaşmalarına izin verirler. hatta ırak cumhurbaşkan yardımcısı taha yasin ramazan'ın da böyle bir açıklaması vardır "kontrol bizde, çölde dolaşmalarına müsaade ediyoruz." demiştir. amerikan birlikleri pusuya düştüklerini umursamadan şehirde dolaşırlar, halbuki kendilerini büyük tehlike beklemektedir. general el mecid iki taburunu yem eder, hemen akabinde ırak'ın zayıf öncü birliği teslim olur. yemi yutan coniler ilerlemeye devam ederler. pusuya yatan ırak'ın artçı birlikleri rpglerle, roketatarlarla ve tanksavarlarla amerikan zırhlı birliğiyle süvari birliğinin önünü keser. muharebe günlerce sürer ancak ırak lideri saddam sözde bağdat'ın düşmesi neticesinde resmi birliklerini lağvedip gayri nizami harba geçince şehir güya işgalci güçlerin kontrolüne geçer.
neticesi; ırak direnişi hala devam etmektedir. ırak'ın elbet son derece teknolojik, kara savaşında ise bir o kadar beceriksiz coni ordusuna karşı nizami direnişi kısa sürmüştür bu çok normaldir. elbet ırak'ın fetösü olan kesnizani tarikatının da saddam'ı satmasının payı büyüktür. ancak direniş devam etmektedir, ırak diye bir ülke kalmamıştır, böylesi tarihi ve alimler şehirleri zulümün, gözyaşının kentleri haline gelmiştir.
kemalizmin arap versiyonudur ama kemalizmin daha solundadır. kısacası arap kemalizmidir yerine göre arap stalinizmidir. temel öğretisi; bütün arap uluslarını tek bir çatı altında sosyalist bir sistemde toplamayı amaç edinmiş bir ideolojidir. arap üniter yapıyı korumakla birlikte diğer etnik unsurları da sayar. arap sosyalizminin temsilcisi arap sosyalist baas partisidir. bu partinin mısır, suriye ve ırak kolu devrimle iktidara gelmiştir. suriyedeki kolu halen daha iktidardadır, ırak'taki kolu ise ırak devrimci milli cephesi olarak savaş vermektedir. suriyedeki kol çin ve maocu diktatörlük fikrine yakın iken, ırak'taki kolu saddam hüseyin el-tikriti'nin iktidara gelişiyle birlikte stalinist bürokrasi diktatörlüğünü benimsemiştir. libyadaki ise daha islami yorumludur, rahmetli kaddafi yeşil sosyalizm fikrini savunurken ümmetçi bir bakış açısıyla yorum getirmiştir.
kendisini sevmem, babasını da sevmezdim değişik adamdır bu esed sülalesi ama gitsin diye ortada ağlayanlar farkında mısınız amerikan emperyalizmine hizmet ettiğinizin. esed ve şukerası bir saddam değildir, saddam gibi türk dostu hiç değildir. bu esedin babası da kendisi de terör örgütüne çok yardım etmişlerdir, amma lakin şuan için esed'in gitmesi demek katil ve caniler sürüsü amerika'nın ortadoğu'dan çıkmaması demektir. esed'in kaderini suriye halkı belirlemelidir, türkiye'ye kaçanları adam yerine koymuyoruz zaten onları geçiniz. onun için esed şuan için gereklidir, fil ordusu amerika bu topraklardan çıkmadıkça maalesef araplara çoban gerekmektedir. üçüncü dünya savaşında esed'in gidişi türkiye içinde felaket olacaktır, saddam'ın gidişi nasıl felaketimiz olduysa pkk terörü suriye tarafından da bizi vuracaktır. bu nedenle saddam'da yaptığımız hatayı burada yapmamalıyız. biz amerikanın irtibat bürosu değiliz, eğer yörenin lider ülkesi olmak istiyorsak o vakit meseleye amerikan domuzlarını karıştırmamamız lazım gelir nokta.
peşin not: şuan üçüncü dünya savaşındayız zaten. yeni dünyada savaşlar artık böyle oluyor. beşinci kol; böl-karıştır-parçala-yok et.
hali hazırda abd işgali altındaki ülkedir. bilinen bir gerçek kore savaşı esnasında kore ikiye bölünür; halbuki kuzey kore dediğimiz ülke kore demokratik halk cumhuriyeti'dir. güney kore dediğimiz ülke ise abd ve müteffik güçlerce kurulan kukla devlettir. ancak tarihi emperyalistler yazdığından mütevellit bu gerçek gizlenir. evet güney kore halkı türkleri çok sever lakin gerçekleri kapatamayız. güney kore kukla devlettir nokta.
kutsal kitaba göre kutlu olan, mübarek olan, insanlığın efendisi ve bütün övgülerin tek sahibi allah'tır. allah asla ama asla ortak kabul etmez ki zaten son kitabın indirilme sebeplerinden biride budur. hatta peygamber "ben sadece sizin gibi bir beşerim" der, kur'anda "arkadaşınız muhammed'i" bazı uyanıklar "efendimiz muhammed" yaptı (haşa). eğer sünnet dediğimiz şeye biraz inancınız varsa o vakit peygambere uyunuz çünkü o sadece kur'ana uyuyordu. sarık o dönemin en modern kıyafetlerinden biriydi, bugün ise değil. yani sarık bağlayınca resulün sünnetini yerine getirmiyorsun kardeşim bu böyle biline. ayrıca kur'an en çok hristiyan ve yahudileri eleştirir, eleştirme nedeni de hristoların haşa isa resule de böylesi kutlu doğumlar bilmem neler yapmalarından dolayıdır. eğer biz kutlu doğum kutluyorsak o vakit noele söz etme hakkımız yoktur, eğer ediyorsak iki yüzlüyüz zira isa resul bizim peygamberimiz değil midir o vakit? kısadan hisse noel moel, kutlu doğum bunlar sonradan edinilen adetlerdir, budizmden v.s geçmiştir kandil gibi. misal kandili bizim arap dünyasında kutlamazlar aynen kutlu doğum gibi. şamanlıktan, eski sapık inançlardan geçen şeyleri islam diye kabul etmeyiniz. nokta.
her insanın içinde bir hitler bir stalin vardır. bu adamlar gökten inmedi, halk tarafından ama sandıkla ama sokak hareketleriyle seçilerek gelmiş kişiler. diktatör diktatör iyide kardeşim bu adam laf olsun diye mi diktatör oldu ya. dünyanın en akıllı ama en talihsiz liderlerinden biridir, milyonlarca kişiyi peşinden sürüklemiş nasyonel sosyalizmin fikir babasıdır. evet, atatürk'ten ziyadesiyle etkilenmiştir. ikincisi almanya'da ve dolayısıyla avrupadaki işçi sınıfı marksizmde huzuru bulamayarak nasyonel sosyalist görüşe sırtını dayamış ve batıdaki milliyetçi-sosyalist işçi partileri türemiştir. kızıl sosyalizm belli bir zümreyi yüceltirken nasyonel sosyalizm ise adı üzerinde milliyetçi-şovenist söylemleriyle beraber halkın mutluluğunu ve refahını baz almıştır. burada kıyas yaparken o doğru bu yanlış demiyorum, iki tarafında doğruları-yanlışları var ki kitleler katledilmiştir. ama bu adamlara çamur atarken insanoğlu dönüp bir kendisine bakmalıdır, bu iş arz-talep meselesidir nokta.
allah yardım etti ki o kadar fırsat verdi sen değerlendiremedin. ayrıca lyonlular da dua etti, dua kapısı her kula açıktır ama duadan evvel akıl duası önemli. nedir bu, sen aklını kullanmazsan, gelen talihi değerlendiremezsen çakılır kalır ortadoğuya dönersin. hakeme v.s sığınmaya hacet yok, direkler ne o direkler. allah'a suç iftira atana kadar mitorviçe suç bulunuz efendiler nokta.
diktatördür, katildir. kitleleri kırıp geçirmiştir. lakin rusya gibi tarım toplumundan sanayi toplumu ve dolayısıyla süper güç ortaya çıkarmıştır. eğer putin (dedesi stalinin aşçısıdır) birilerine kafa tutuyorsa stalin'in payı büyüktür. lenin, troçki gibi yahudi sermayesinin çıkardığı adam değildir, gürcüdür, okumamış ve cahil bir adamdır. hitler ile kıyaslandığında hitler stalinin yanında profösürdür. lakin okumamışlığı işe yaramıştır cihangir vari tatlı su solcularını, hatun tavlamak için edebiyat kasan romantik troçkistleri, kısaca milletini aşağlayan elemanları teker teker yutturmuştur.
dini yasaklamıştır ama ikinci dünya savaşında almanlar stalingard'a dayanınca kapattırdığı kliseleri tekrar açtırmıştır ki her diktatörün kullandığı bir itemdir stalin'de babalar gibi dini kullanmıştır.
kısaca katildir, canidir, acıması yoktur, cahildir, okumamıştır lakin büyük lider midir sapına kadar büyük bir liderdir. okumamasına rağmen akıllı mıdır sapına kadar tanrı vergisi bir zekası vardır. son olarak sosyalist baas partisinin ilham perisidir mişel eflak olsun saddam hüseyin olsun sıkı bir stalinisttir. ayrıca muammer kaddafi'yi de bu gruba dahil edebiliriz. esed'e gelince onlar maocu çincidirler.
yazı yazmak için yazı yazmış. böyle adamları okuyup bilgilendiğini sanan kesim bu kafayla bir arpa bile yol alamaz. eleştirdiği akp ne yapıyor peki çalışıyor. insan kazanmaya çalışıyor, kapı kapı dolaşıp insanların hal ve hatırını soruyor, çay çorba dağıtıyor, halka temas ediyor. bunun gibi şahıslar da birşey üretmek yerine muhalefet için muhalefet yapıyorlar. oturduğun yerden vur anasını satayım ne güzel istanbul be. yazmak dünyanın en kolay işi, ama vatandaş "sizden ne gördük ki size inanalım" diyor, doğruya doğru, burjuvazinin muhalefeti de böyle olur elbet. bunu sadece yılmaz özdil için demiyorum genele söylüyorum. siz birşey yapın vatandaş da sizi alkışlasın. iktidar partisi çalışıyor mu babalar gibi çalışıyor, vatandaşın kapısına gidiyor, ben kapıma gelen bir halk partili görmedim şu referandum sürecinde ama akp'li gençler haldır haldır kapı kapı dolaştılar. mesele yazı yazmak v.s değildir kardeşim anlayın şunu artık mesele vatandaşa temastır temas. vatandaşa dokunmaktır, hal hatır sormaktır ve bunu adalet ve kalkınma partisi din, kılık-kıyafet, ideoloji ayırt etmeden güzelce yapıyor nokta.
zayıflatılan ırak ordusu halen daha direnirken kore demokratik halk cumhuriyeti ordusunun savaşmayı bilmeyen özel şirket görevlileri (abd askeri) tarafından 3 günde yok edileceğini söyleyen cahiller var aramızda. askerlik ve savaş stratejisiyle ilgili bir halt bilmeyen hadi onu geçtim sosyalizmin songun öğretisine vakıf olmayanların 3 gün ömür biçtiği asya'nın en güçlü ordusudur. onun için mi coniler türk askerini koreye savaşmaya çağırdılar. bakınız teknoloji bir yere kadar, kara harekatı yapmadığınız takdirde başarı sağlayamazsınız. o da yetmez kara harekatı ve işgal ettiğiniz ülkenin halkıyla ten uyumu. olmaz ya hadi oldu diyelim abd hava taaruzu başlatır, tomahawk füzeleriyle kore mevziilerini döver. kara harekatına giriştiği vakit büyük bir direnişle karşılaşır ve çok sayıda kayıp verir.
peşin not: ırak ordusu mu kaldı diyebilirsiniz, şii yönetim zaten kukla benim dediğim ırak ordusu general el duriye bağlı kuvvetlerdir. adamlar çatır çutur savaşıyorlar, direniyorlar. bunlar saddam fedaileri, nakşibendi ordusu ve sosyalist baas partisi bileşenlerinden oluşturulmuş olan ırak milli cephesidir.
zaten hali hazırda olan savaştır. yeni dünya da sıcak çarpışmalar beklenilmesin. 11 eylül'den sonra yeni bir terim ortaya atıldı global terör ve asimetrik savaş. öyle beklemeyin siz sırp milliyetçisi gelecekte gidip bir ülkenin gazozcu başkanını vuracak sonra ülkeler kılıçları çekip birbirine dalacak. geçti o işler, ırak işgal edildikten sonra görün bakın hangi ülkede sıcak savaş yaşandı? libya, mısır, suriye, tunus hangisinde? ya da ukrayna da mı? hiçbirisinde. emperyalizm artık civil war yani iç savaşlar, iç çatışmalar yoluyla işini görüyor, bunun arkasında elbette küresel çeteler vardır ki onların kimler olduğunu hepinizin malumudur. yani toparlayacak olursak zaten ırak işgaliyle birlikte 3.dünya savaşı sürecine girdik ve bu devam etmektedir. türkiye'de ise bu 2013 gezi ile patlatıldı fiilen ise 15 temmuz darbe girişimiyle birlikte başladı. 15 temmuz bildiğiniz üzere incirlikten bizzat abd'li generallerce yönetildi. abd emretti fetö vurdu ama kazanan türk milleti ve bununla birlikte milli ordumuz oldu. kısadan hisse global terör, iç savaşlar, turuncu devrimler zaten 3. dünya savaşının birer vesikasıdır.
insan hep aynıydı öyle modern gayri modern insan tanımı yanlıştır. kutsal metinler başta olmak üzere eski yazıtlara bakarsanız bunu anlarsınız. kısaca ifade edeyim ego, ego ve yine egodur. hiç değişmemiştir....
ülkeye değil direk islam'a zarar vermektedir. islam bunlar yüzünden özünden koptu, tasavvuf denilen arap cahiliye döneminin müşrik inanışları bu cemaatlerce islam'a sokuldu. ilim ve medeniyete öncülük eden müslümanlar türbelere hapsedildi daha ne sayayım ki....
abd'de darbe olmaz çünkü abd'de bir abd'de büyükelçiliği yoktur. bu söz kime ait tam olarak hatırlamıyorum ama darbe olan ülkelere bakınız profosyonel ordu modelini benimseyen hiç bir ülkede darbe olmamıştır. haa zorunlu askerlik uygulaması olan her ülkede de darbe olmaz yanlış anlaşılmasın ama bazı ülkeler misal ispanya, arjantin darbe olmasın diye zorunlu askerliği kaldırmıştır. yani abd'de olmaz böyle şeyler....
bir tarikat yurdunda çıkan yangın ve yitip giden onlarca gencecik insan bu tip yurtlar acilen kapatılmalıdır, bu memleket bir 15 temmuz saldırısı yaşadı ve tarikatların gözü döndüğünde neler yapabileceğini gözlerimizle gördük 15 temmuz'da. yani yoktur birbirinden farkı bunların ha fetö ha metö ha natö ha istö. ayrıca vefat eden evlatlarımızın hepsine allah rahmet etsin. allah'ın şu sözünü paylaşmayı borç biliyorum "hala mı akıllanmayacaksınız, ne az düşünüyorsunuz...."
öbür taraftan her an bir şey olsa da bizde hükümeti vursak diye klavyelerinin başında bekleyen bir takım chp-hdp-fetö beslemesi ekşi sözlük yazarlarının sevindiği bir olaydır kimse kusura bakmasın. ben demiyorum ekşi sözlüke girip bakın oradaki entryler her şeyi anlatıyor, böylelerine diyecek laf bulamıyorum, hemen işi akp'ye tayyipe bağlıyorlar ya ne diyeceksin böyle chp beyinlerine işte chp. yahu bırakın ulan acımızı yaşayalım, yasımızı tutalım vatan haini ekşiciler....
ekonomi bu; misal maaş artar buna mütakip zamda kapıda bekler. nasıl ki kalite artarsa buna paralel olarak da kalitenin ücretide artar. rahmetli özal'ın bu teorisi serbest piyasa ekonomisinin can damarıdır. eğer anap iktidarı düşürülmeyip (dyp-shp koalisyonu olmasaydı) şuan daha istikrarlı bir ülke karşımıza çıkacaktı. haa anap gider yerine günümüzdeki iktidar akp gelirdi işler sürüp devam ederdi. koalisyon demek istikrarsızlık demektir açık seçik ifade etmek gerekirse türkiye'nin yaşadığı ekonomik krizlerin en büyük sebebi koalisyon dönemleridir. şimdi asgari ücret 1600 tl olacak, bu başlangıç ileride bu ücret elbette artacak ama öte yandan buna paralel olarak hayat pahalılığıda artış gösterecek. gülü seven enflasyona da zamma da katlanır....
ak parti'nin alternatifiydi lakin bir operasyon çektiler sonrası malumunuzdur. eğer abd'yi dolandırmamış olsaydı ve şartlar olgunlaşmış olsaydı 2002 seçimlerinde ak parti yerine genç parti iktidar olabilirdi.
ayrıca kendisi de feto mağdurudur bunu da kağıdın kenarına not düşelim....
hatalarıyla sevaplarıyla ama dürüstlüğüyle bilinen türk lider ve eski başbakandır. bahçeli kendisini cumhurbaşkanı yapmak çok istemişti hatta cumhurbaşkanlığı için üniversite zorunluluğunu kaldıracaklardı lakin ecevit bunu kabul etmedi. belki de cumhurbaşkanı olsaydı türk siyasetinin seyri değişebilirdi. ikincisi özellikle zamanında chp'liler bu adama baya bir eziyet etmişlerdi şimdi mumla arıyorlar çünkü başlarına felaketin en büyüğü gelince ecevit'ler, inönü'ler böyle aranıyormuş işte. allah rahmet eylesin....
illüminatinin en büyük korkusu saf kur'an islamıdır. çünkü marksizm illüminatinin icadıdır marks'ın üye olduğu localara tarikatlara bakınız ne dediğimi anlayacaksınız keza faşizm de illüminatinin işidir hitler ve diğer faşist liderlerin soyuna indiğiniz vakit ne dediğimi anlayacaksınız, kapitalizm zaten hepsinin sentezidir ilerisi globalleşme. serbest piyasa ekonomisiyle bu dediklerim karıştırılmamalıdır. öte yandan tasavvuf ve israilliyatla birlikte kur'an islamı yok edilmiş, meydan sahtekar din tüccarlarına kalmış. o nedenle geriye tek kur'an kalıyor, sizce neden bütün oyunlar islam dünyasında dönüyor. neden müslümanlar ilerideyken batı'nın gerisine düşürüldü. islam dünyasında lawrancelar, yezidler çoktur ama ali r.a, hüseyin gibiler azdır. zaten allah "çoğunluğa uyma" diye boşuna söylemiyor.... kısaca bu gizli örgütün bütün amacı zaten islam'dır, çünkü şeytan islam'ın en büyük düşmanıdır ki bu gizli örgütün kurucuları zaten dinsiz şeytanlardır.
ahmet necdet sezer'in en çok oy alan aday yerine üçüncü veya dördüncü sıradaki adayları atadığı günleri de unutmadı bu memleket yok kötülemek için demiyorum kendisini yanlış anlaşılmasın... yani hep böyle idi. ya seçimle gelen aday ya da reis-i cumhurun atadığı kişi rektör olur. seçim olacak, adam oy çokluğuyla rektör seçilecek öte yandan reis-i cumhur gidecek 3. veya 4. sıradaki adayı rektör olarak atayacak. ne yani seçim gereksiz değil miydi şimdi? zaten bundan evvelki reis-i cumhurlar döneminde de rektörler seçimle değil bir takım niteliklere göre seçiliyordu, sezer de böyle yaptı gül de erdoğan'da hatta cevdet sunay'da.... değişen bir şey yok, o zaman ya seçimle belirlenir diye yazarsın ya da seçime gerek yok nasıl olsa reis-i cumhur seçiyor diye yazılır. 676 numaralı khk ile birlikte ikinci seçenek kabul görmüş, bize de hayırlı olsun demek düşer....
gizli gizli verilen subliminal mesajlar bu milletin ne derece ahlaki yapısını bozdu gün geçtikçe çok daha iyi anlıyoruz. medya bunların elinde, sosyal medya bunların elinde. elbette algılanır, adamlar senden benden daha çok biliyor ilimi psikolojiyi. çaktırmadan veriyor mesajı akabinde senin hafızan alıyor zaten onu bilinçaltı dediğimiz şey budur.... bu vesile ile televizyondan uzak durmakta fayda görüyorum....
açık seçik ifade edeyim; sevgili chp'liler şu kk'yı bünyenizden atın. bakın bu zat chp'nin başına gelmiş en büyük felakettir. samimi değildir, hakikaten ben kk'nın samimi olduğuna inanmıyorum. yenikapı ruhunu bozanda kendisidir, bozmasaydı akıllı hareket etseydi bugün başkanlık konusu belki de gündeme gelmeyecekti. atıp tutuyorda kendi partisi ne çözüm getiriyor, chp 50 senedir muhalefet ediyor. köprü yaparsın muhalefet eder, metroyu uzatırsın muhalefet eder, her şehre üniversite ve havalimanı inşaa edersin muhalefet eder. gazi mustafa kemal atatürk'ün chp'si bu chp değildir net. kk'nın yine boş laf ettiği grup toplantısıdır...
birisi zulüm gören halkları diktatörlerden kurtarmak ve dünyaya adalet getirmek için toprakları fethetmiştir; ötekisi ise demokrasi getirmek ayağına insanlara zulüm etmiştir. birisi zulüm etmediği için 500 yıl küsür yaşamış ve dağalmıştır. ötekisi belki kıyamete kadar yaşayacaktır çünkü işgal ettiği topraklara dilini, dinini götürmüş oranın halklarını asimile etmiştir. birisi medeniyetin beşiğidir ve büyük bir kültürel mirasa sahiptir; ötekisi ise kültürsüz, medeniyetsiz tamamen barbarlık üzerine kurulu bir devlettir.