istanbul'a (kartal) yeni taşınmış birisi olarak iğrenç bulduğum sudur. Türkiye'deki şehirlerin çoğunda musluk suyu kötüdür tamam ama bu kadar leş kokan bir su görmedim. Bu suyla ne çorba ne çay hiç bir şey yapılmıyor.
Peyk'in Don Kafa şarkısı için yaptıkları klipte girişte, aralarda ve sonda dans eden amcalardır. Bu adamların full videosunu bulanın gözlerinden öpülür ayrıca.
lanet olasica pislik bir komsudur. Ulan hadi anandan babandan sakliyosun diycem de, her gece sarhos eve gelip aşağidan anneeeaa diye bagiriyorsun. kaldi ki o kusma efektini tum şirinyer duydu lan. baslarda "gecenin 2 ' sinde balkon mu yikanir " diye dusundurup sonlara dogru duyulan oksurme-bogurme karisimi ses hüzmeleriyle gercegi anlayip kosup camasirlari toplamanizi saglar. sonra karsi komsunun cagirdigi polis gelir. "surekli boyle yapiyo, siz de hicbisey yapmiyosunuz" diyen karsi komsu haniminin sinirli bakislari arasinda cocuk kapiyi acmaz. polis gider. yeni ust komsu olaylari heyecanla beklenir.
uludag sozlukte cok dusuk olan sayidir. bazen oyle entrysiz basliklar goruyosunuz ki "vay amk bundan kimsenin haberi yok mu, bu filmi kimse izlememis mi, bu adam bu kadar bilinmeyen biri mi" gibi sorulari ister istemez soruyorsunuz kendinize. Bunun en buyuk sebebi entry girmek yerine surekli bos bos, gereksiz basliklar acilmasidir.
her gün facebook'a yeni bir fotoğraf yükleyen askerdir. Kalaşnikofuyla, uçaksavarıyla, koğuş arkadaşlarıyla, temizlik yaparken, yemek yerken, nöbet tutarken... bir türlü anlam veremediğim saçma sapan bir olaydır.
karşılaştırıldığında öğrencilik hayatının ne kadar güzel ne kadar mutlu ne kadar sorunsuz olduğunu görebileceğiniz iki yaşam evresidir. çalışmaya başladığınız ilk zamanlar öğrenciliği çok çok özleyeceksiniz. sabah kadar oturmalarınızı, sabah erken uyanmanızın size bağlı olduğu zamanları, arkadaşlarınızı, hafta içi istediğinizi yapabildiğiniz günleri, 3 aylık tatilinizi vs. özleyeceksiniz, burnunuzda tütecek. onun için efendim öğrencilik yıllarının değerini bilin, en güzel şekilde değerlendirmeye çalışın, aktif olun, tadını çıkarmaya bakın, okul uzasa da dert etmeyin, aceleye gerek yok. *
edit: biraz düşününce anladım ki tabi ki istisna durumlar vardır.
maçlardan sonra pozisyonlar değerlendirilirken o pozisyonun sonuna gidilir ya da aynı pozisyonun farklı açılarına geçilmiştir. yorumculardan biri "pilottan olan görüntüye gelelim orada bir şey göstereceğim" der ve illallahlık bekleme başlar. halk arasında "oynat ugurcum" dediğimiz adam pozisyonun başına dönmek için pozisyonu geri sarmaya başlar. sarar da sarar. yorumcular ve programın sunucusu bekler, o arayı doldurmak için konuşur konuşur... yorumcular "evet daha geri daha geri, pilot kameradan olan görüntüye dönelim" der. böylece geri alma süreci yaklaşık 198 dakika devam eder. en sonunda bu işin böyle olmayacağını anlayan görüntü yönetmeni ekrandaki pozisyonun geriye sarma görüntüsünü değil stüdyodaki insanları gösterir. sonra aranan görüntü gelir. pozisyon sarılmaya devam eder ve o yorumcu o pilottan olan görüntüde yapacağı yorumu yapar. hepimiz derin bir nefes alırız. evet bu hep böyle olur.
benim anlayamadığım şey bu videoları kasetten mi oynatıyolar da böyle geri tuşuna basıp bekliyolar ben anlayamıyorum. hatta bazen geriye gitmeyi yanlışlıkla abartıp (işletim sisteminin mi artık ne bokunsa geç algılamasından dolayı tahminimce) 2 pozisyon geriye gidene kadar geriye sarmaya devam ediyor. olum bunun bi altta şerit falan yok mu mouse le 5. dakikadan 3. dakikaya çekemiyosun saliseler içinde.
zaten az önce elenen fenerbahçe'ye sinirden kafayı yiyorum bi de sen yapma ntvspor.
grooveshark'ın günümüzdeki popüler şarkıları bulabileceğiniz bölümüdür. şu an dinleyip aşık olduğum bir çok yeni şarkıyı buradan keşfetmişimdir. arada ziyaret etmeniz önerilir.
dipnot: listedeki şarkıların çoğu club müziği dediğimiz şeyler olabilir. neyse bakın işte.
breaking bad dizisinin 1. sezon 6. bölümünde geçen repliktir. bu sahneyi izledikten sonra replik günlerce tarafımca tekrarlanmıştır. sahneyi de her gün izlerim. hatta o kadar sevdim ki izleyince duygulanıyorum, gözlerim doluyor.
--spoiler--
tuco'nun süper jest ve mimikleri eşliğinde;
"let me get this straight." adam seni straight etti yavrum.
az önce (spartak moscova - fenerbahçe maçından sonra) fatih terim gibi terörü lanetlemiştir. öyle bir lanetledi ki terör'ün ne olduğunu bilmesem içim ısınır teröre. ama olsun biz onu böyle de seviyoruz. *
amerika'nın kansas eyaletindeki bir yoldur. google maps'i açıp hiç bir yere gitmeden direkt olarak zoomla yaklaşırsanız bu yola çıktığını göreceksiniz. sır dolu bir olay.
yas odunla dovulmesi gereken, her boku soran, soru sormaktaki tek amaci soru sormak olan, tüm sorulara " hocam " diye başlayan, yavsak, götoş gibi bir godoş insan.
Facebook, skype vebenzerinin kullaniminin artisiyla artik msnin en cok kullanilan ulkelerden biri olan turkiye de tercih edilmemesi durumudur. (yoksa sadece benim cevremde mi boyle)
izleyenlerin %95'i bu olay sırasında kanal değiştirir. hiç hoş değildir. mesela geçen cuma beyaz show'da şevval sam şarkılar söyledi hiç hoşuma gitmedi, sahneye de yakışmıyor, bi acaip hareketler falan. normalde söylediği karadeniz türkülerini çok severim o ayrı.
Seçtiği film uzun olduğu için o filmi izlemekten vazgeçtikten sonra, başka film ararken geçen sürenin, uzun olan o filmin normal olan diğer filmlerle arasındaki süre farkının beş katı olması sebebiyle ortaya sık sık çıkan, insan aklını zorlayan garip durum. Bir süre sonra aramaktan vazgeçilip chatrouletteya da uludagsozluk seçeneklerine gidilir.
Facebook'da şöyle bir şey belirir;
"hedehödö ve 11 diğer arkadaş doğum gününü kutlamak için bamba bumba nın duvarına yazdı."
Şimdi bamba bumba'nın doğum günü bugün diye duvarına ne yazarsam yazayım doğum gününü kutlamak için yazdığımı mı sayacak. o duvara o adamın doğum gününde mesela "fizik 2 yi hala geçemedin mi lan" yazınca beni o 11 kişilik kafileye dahil etmeyecek mi. Denemek lazım.
1998 yılında hazırlanmış belgesel tadında bir videodur. Aslında belgeseldir. Amatör kameralarla çekilen ilginç intihar, cinayet, kaza vs. ler birleştirilerek hazırlanmıştır.
Chip dergisinin her ay bikaç web sitesini tanıttığı bölümü. Siteler bakınca bişi görmüyosunuz. Bi anlamsızlık bir dandiklik bir baştan savmalık hakimdir bu bölümde.
...belki de en iyisi. ve iyi şeyler asla ölmez. repliğinin ilk kısmıdır. Esaretin Bedeli filminde andy dufresne tarafından söylenmiştir. hayat felsefesi sahibi olmayanlar için kullanışlı olabilir. repliğin tamamı 50 karakterden fazla olduğu için böyle yapılmıştır. *