bir yusuf çopur romanı. Yusuf Çopur, güzel işlere imza atan bir türkçe öğretmeni. öyle de kalmalı.. niçin? yakın zaman önce Daha Vakit Var adlı bir roman yayınladı. Hem de iyi bir yayınevinden, Kırmızı Kedi'den. Romana başladım, belki henüz erkendir bir şeyler söylemek ama yarısını devirdiğime göre bir şeyler söyleyebilirim.
öncelikle şu: bir dil öğrtmeninden, türkçe öğretmeninden beklenmeyecek denli noktalama hataları, deyim hataları, anlatım bozuklukları görmek romana aşka başlamış olmama rağmen beni sarsan şeyler oldu. neden? yani sonuçta o işin ilmini de almış ve o işi öğretmekle yükülü birinde bunca hata görmek insanı afallatıyor.
hadi yazarı geçtik -geçmek olmaz ya! güya editörü, hatta son okumayı yapalar da fark edememiş öyle mi? yarısını okudum dedim, her sayfaya onlarca çıkma yapıp hataları gösterdim. baktım baş edilecek gibi değil, bıraktım.
tenkik dersen zaten yok. yazarın önce romanın teknik boyutuna dönük kitaplar okuması gerekiyor diyeceğim ama..
oldukça klişe bir konu, abartılı bir anlatım ve ah melodramaaa! yetmişlerin yeşilçam fimlerinden hiçbir farkı yok, desem abartmış olmam sanırım.
peki onca eksiğine rağmen; kitap eklerinde, şurda/burda kitap üzerine tonlarca 'güzelleme' yapılması nedendir?
kırmızı kedi bu romanı nasıl basar peki?
dostlarım, yurttaşlar, romalılar!
beni dinleyin.. okumadysanız aman okuma gafletine düşmesüüüüz!
artık ne yazdığına, neyi anlattığına bakılmadan eseri baş tacı edilesi haldir, hatta makamdır! büyük yazar olunca... böyle bir cümle kuran bir "büyük yazarımız" demişti ki: bazı yazılarını büyük yazar olunca yayınlamak daha doğru olur, o zaman eleştiren çıkmaz. böylesi bir makama kurban olunmak var ben efendimdir!