canınız feci şekilde eti browni intense ister; fakat dışardan yeni gelmişsinizdir tekrar çıkmak çok zor gelir. dışarı çıkan arkadaştan eti browni intense alması rica edilir, para verilir. heyecanla dönmesi beklenen arkadaş elinde dolu bir poşetle döner. evet evet hepsi eti browni intense. şaşkınsınız... neden bir poşet...??? bir açıklama da yok. acaba arkadaş ne ima etmek istemiştir? ve bu bir poşet eti browni intense ne yapılacak, kaç gün yenilecek...
bu şaşkınlığı bizlere yaşatan biri var... ya marketle anlaşma yaptı eti browni intense kutusunu alıp geldi ya da alış veriş yapmayı bilmiyor. bir daha markete göndereceğiz mi? asla!
sevdiği adam savaşa gidince, adaklar adayıp saçlarını kazıtan kadının saçlarının gökyüzüne yükselip bir takımyıldızını oluşturması ve bu yıldızların sevginin nişanesi durumuna gelmesiyle anlatılan mitolojik bir hikayedeki bu takımyıldızına habeşistanda verilen isim.
en sinir bozucu şeydir. korkuyla sersemlikle karışık bir duygu içine bürünülür; tlf.u açıp açmama arasında bir tereddütten sonra arayan kişinin önemine göre tlf.a cevap verilir. sonrasında uyuyamayınca arayana bol bol kızılır. en iyisi yatarken telefonu kapamak ya da sessize almak.
açken güzel bir kızartma hayali kurarken ocağı yakıp, ama yanmayışını seyredip derin hüzne kapılma hissi veren bir durumdur. tabi biraz da sinirlerin zıplamasına sebep.
ankarada, aştide bolca duyacağınız bir ikaz. ankaraya geldiğinizi ya da bu şehirden ayrılıyor olduğunuzu anlatır gibidir bu ikaz. her iki şekilde de şehir kendini fark ettirir.
beni benden alan uyarıdır. her duyduğumda yüzüme bir gülümseme gelir.
yahu bahar gelmiş, doğa uyanmış bunun tadını çıkar, anı yaşa. ne diye güneşle didişip duruyorsun, çok rahatsız olduysan kalk, güneşin gelmediği yönde dur.
bir an son derece mutlu, içi yaşama sevinciyle dopdoluyken başka bir an gözlerindeki parıltının söndüğü aşikâr, hayattan bezmiş kadın; yani duyguların salınmasını yaşayan kadın örneğidir.
ilahiyat dışında bir fakülteye gidenlerin hepsinin serkeş hayat sürmediğini, bazılarının da toplumun ahlaki yapısını güçlendirebildiğini gösteren tiptir. herkesin ilahiyat fakültesinde okumasının bir gerekliliğinin olmadığını vurgulamaya çalışıyordur. zira herkes ilahiyatçı olursa toplumun geri kalan işlerini kimler yoluna koyacaktır. toplum bünyesinde birçok meslek grubunu barındırmak zorundadır, daha da ilerlemek için. ihtiyacımız olan herkesin ilahiyatçı olması değil; gerçekten toplumda birlik bütünlüğü sağlayan, dini olduğu gibi -kendi hevasına göre yorumlamayan- anlayıp, yorumlayan, gerçek temsil insanı olan ilahiyatçıdır.
ilahiyat fakültesi dışında bir fakültede okuyan tiplerin hepsinin ikinci sınıf olduğunu açıklamaya çalışan entry olsa olsa ötekine tahammülsüzlüğün son noktasıdır. bu ilahiyatçıları bile rahatsız eden bir tutumdur.
metamorfik tarzda resimler yapan, meksika'da yetişmiş en ünlü ressamlardan biridir. müthiş bir ustalıkla resimlerinde küçük detaylar farklı motiflerin birleşmesiyle daha büyük simgelere dönüşür.