Minibüsçüler, telefon muhabbetlerinin çoğunluğunu, bir öndeki ve bir arkadaki hat arkadaşıyla yaparlar. Bu muhabbetlerinde de birbirlerinin anlayacağı tarzda konuşurlar.
Örneğin:
"Koltuk kalktım" (meali: Duraktan ayakta yolcu alamadan servise başladım.)
Işıkçısından yönetmenine kadar, film setlerindekilerin birçok ortak tarafı olan giyim tarzları vardır. Onları Beyoğlu\'nda veya Cihangir\'de bu giyim tarzlarından tanımak mümkündür.
Filmci giyim tarzının ortak yönleri:
Renkler:
Seçtikleri renkler: Siyah ve siyahın koyu gri, antrasit gibi tonları veya yağ yeşili gibi çok koyu tonlu renkler.
Sevmedikleri renkler: Sarı, mavi gibi canlı ve parlak renkler.
Ayakkabı:
Giydikleri :Trekking veya ona benzer spor ayakkabılar.
Giymedikleri: Kösele, mokasen, rugan gibi klasik deri ayakkabılar.
Pantolon:
Giydikleri : Kanvas, gabardin gibi pamuklu kumaştan bol kesim ve kargo cepli pantolonlar.
Giymedikleri: Polyesterli takım elbise pantolonları.
Üst grup:
Giydikleri: Bol kesim, -mevsimine göre- uzun kol veya kısa kollu tişört. (Gerekiyorsa) üstüne salaş dökümlü hırka benzeri sweet.
Giymedikleri: Takım elbise ceketi, dar kesim mont.
Uzun yıllar alıntılar yapılarak derlenmiş görgü kuralları, editörlerin de kendi yorumlarıyla değişik sonuçlara varır olmuştur.
Örneğin:
Merdiven çıkarken erkek kimine göre öndedir, kime göre arkadadır.
Erkek önde çıkar diyenler, "yukarıdan gelebileceklerin bilinememesi, bu yüzden de erkeğin önce çıkıp oluşabilecek tehlikeyi önlemesi gerektiğini" savunuyorlar.
Erkek arkadan çıkar diyenler, "kadının düşme tehlikesine karşılık, erkeğin onu rahat tutabilecek şekilde aşağıda olması gerektiğini" savunuyorlar.
kedi evine bağlıdır; köpek sahibine.
kedi sıcağı sever; köpek soğuğu.
Kedi evi sever; köpek sokağı.
Kedi kendini sevdirmek istediği insana sürtünür; köpek üstüne atlar.
Kedi mecbur kalmadıkça miyavlamaz; köpek vara yoğa havlar.
Kedi sudan nefret eder; köpek çok hoşlanır.
kedi yüzemez, boğulur; köpek rahatlıkla yüzer.
Kedi kirlendiğinde kendini yalayarak temizler; köpek hertarafı çamur olsa umursamaz, en fazla bir silkelenir, devam eder.
abazan taifesinin, yatakta bir hatun bulunmaması durumunda nefsini yastıkta körletmesi olayıdır.
bununla ilgili olarak gerçek bir olay:
sahilde çadır kurup denizin tadını çıkaran kızlı erkekli bir gurup, geçici bir süre için şehre inip geri geldiklerinde yastıklarının ırzlarına geçildiğini hayret ve dehşetle görmüşlerdi. *
okulda istiklal marşı okunacak, ama bir problem var: bayrağı tutacak öğrenci ortalıkta yok. müdür öğrencilere seslenir:
-bayrağı tutacak olan gelsin!
öğrenciler arasından biri çıkmadığını gören müdür sinirlenir:
-anlaşılır gibi değil! neden gelip bayrak tutulmuyor?!
öğrenciler arasında kıpırtı olur ama kimse bayrak tutmaya yine gelmemiştir. müdür iyice öfkelenir:
-hala bekliyorum..bu bir şeref!
öğrenciler arasından biri müdüre seslenir:
-hocam , işte problem de o şerefte zaten.
müdür delirecek gibi olur:
-ne diyorsun sen evladım!
çocuk gayet sakin:
-her zaman bayrak tutan şeref arkadaşımız bugün gelmedi de. *
tatilcilerin, gittikleri yerlerdeki yemeklere alışık olmadıkları halde açık büfeye yumulmaları sonucunda barsaklarını bozmaları halidir ki bu durum turist ishali diye de adlandırılır.
okuldaki erkek öğrencilere hoşgörü* ile baktığı halde, kız öğrencilerin en ufak bir hatalarında affetmeyen, hele hele mini etekli hoş öğrenci kızlara ifrit olan bayan hoca tipidir.
Altında yatan duygusu da "ben gençliğimde sizden güzeldim ama kahretsin.. kimseyi beğenmedim...evde kaldım/veya gençliğimi yaşamadım"dır.
Recep ivedik'in internette çok karı kız dolanıyo diyolar sözünü refarans alan bu tipler, sanal alemi hatun kaldırma platformu, internet sağlayıcı firmaları da pzvnk zannetmektedirler.
Bunlar nokia reklamındaki internette hız peşinde koşanlar çağrısını "internette kız peşinde koşanlar" olarak algılamakta gecikmemişler, nokianın o telefonundan edinmek için çabalara başlamışlardır. *
canlı yayın sırasında stüdyodan duyulacak şekilde yapılan telefon bağlantısı.
Bellibaşlı cinsleri şunlardır:
1-sunucunun, konuyla ilgili fikrini almak istediği kişiye bağlaması: Bu kişiyi arayan reji, uzun süre hatta beklettikten sonra sunucunun -gelen talimatla- anons etmesinden sonra stüdyoya bağlar. Canlı yayına bağlanan kişiye sorular yönelten sunucu, lafın uzamasından rahatsız olur, kişiyi "toparlayalım, vaktimiz kısıtlı..v.s" diyerek uyarır ve kişi daha derdini anlatamadan hattan alınır.
Söylenmek istenen: "biz herkesin fikrini alarak ressmen demokratik ve tarafsız bir yayın yapıyoruz haa".
2-yapılan programla ilgili konuşmak isteyen izleyici: bunlar nedense yurtdışından arayan vatandaşlardır. ıstanbuldan arayan izleyici şehiriçi telefonu düşüremezken, bunlar milletlerarası düşürüp stüdyoya bağlanırlar. Bağlandıktan sonra da programı, sunucuyu, konukları ..v.s öve öve bitiremezler.
Söylenmek istenen: "bakın bizi taa nerelerden ressmen beğenerek izliyorlar haa".
3-cevap hakkı doğmuş kişiler: bunlara bağlanılır ki, stüdyodaki konuklar arasında atıp tutmuş kişiye cevabını versin, karşılıklı polemik olsun, reyting artsın. Zaten, her ne kadar "cevap hakkı doğdu, isterse bizi arayabilir" dense de, o kişiyi arayan rejidir.
Söylenmek istenen: "ressmen cevap hakkına saygı gösteriyoruz haa".
4-ismini vermek istemiyen kişiler: kendini deşifre edip rezil kepaze olacaklarından korkarak isimlerini vermezler ama bir telefon no'larını vermedikleri kalır.
Söylenmek istenen: "ressmen kişi haklarına saygılıyız haa."
5-Dahili hatla arayıp, çok uzaklardan yayına bağlanıyormuş gibi yapanlar: Bunlar, izleyici telefonlarıyla vakit doldurmaya çalışan abuk sabuk programları kurtarmaya çalışan görevliler ve onların boştagezer arkadaşlarıdır.
Söylenmek istenen ."ressmen telefonlarımız kitlendi haaa".
Haberin içeriğindeki olayın mecazı anlamıyla ilişkilendirilerek atılmış haber başlığıdır. Haberin dikkat çekiciliğini arttırmak için çokça kullanılan bir yöntemdir.
Örneğin:
Başlık > Kırmızıda geçen yanacak. (alıntı: Mynet)
Haber > Kırmızı ışıkta geçen sürücüler için hem para cezası arttırılıyor hem de 5 kereden fazla bu cezayı yiyenin ehliyeti bir yıl süreyle alınacak. (tabi yeni trafik yasası kabul edilirse)
Anlamayanlar için: Burada kırmızı ışığın yanması, sürücülerin "yandık, ehliyetimize el konulacak" telaşına gönderme yapılarak başlığa çıkarılmış. *
Papa Paris' gelir; uçağın kapısında gazeteciler karşılar.
Bir gazeteci- Paris'teki genelevlerini de ziyaret edeceğiniz söyleniyor. ***
Papa (şaşkın)- paris'te genelev mi var?
Ertesi gün Gazetelerde manşet: PAPA paris'e inerinmez genelevi sordu.
dünya para verip akvaryumcudan alacağıma burada bedavası var kabilinden beslenesi süs balıkları. Gerçekleri ölünce kazık kıça giriyordu.
Hem Bunları seyretmek de sinirleri gevşetiyor.
işverenin, iş başvurusu yapan kişilerde öğrenmek istedikleri ancak direk sorulduğunda doğru cevap alınamayacağı için sazan oltası kullandığı sorulardır.
Örnek :
Direk soru > sık sık işi kaytarıp kahveye kaçar mısınız? diye sorulduğunda cevap kesinlikle hayır olarak verilir.
Oysaki şöyle sorulmalıdır:
-bir üçgenin iç açılarının toplamı?
+360
-pi sayısı kaçtır?
+3.14
-dört kenarı eşit olan geometrik şekil?
+kare
-(tuzak soru) karo onlusu kaç sayıdır?
+3 sayıdır; namı diğer "güzel onlu".
-biz sizi ararız.