evet arkadaşlar plan çok basit. her şehir kendi içinde gerçekleştirecek bu planı ve her sene düzenli olarak yapılacak. Ankara valiliği tarafından bir kişi kura ile seçilecek. bu kişi kendini öğrenmeye kapatmamış 20-30 yaş arasından seçilecek. üniversite mezunlarına 5 kat fazla şans verilecek. seçilen kişiye bulunduğu şehrin nüfusundaki her insandan 1 lira vergi kesilerek verilecek. Ankara için örnek verirsek ortalama 5 milyon tl. Para verilen kişi devlet gözetiminde o sene ülkenin ihtiyacı olan ve coğrafi olarak elverişli olan bir ürünü üretecek. iş-kur kurulan fabrika , ekilen ürün veya hayvan yani üretilen her ne ise ilk olarak verilen bütçeyi kullanarak istihdam sağlayacak. Böylece her şehir kendi içerisinde hem işsizliği biraz azaltmış olacak hemde üretilen ürünler yurt dışına satılarak tl'nin değeri artacak .
not: fikri Geliştirmek isterseniz mesaj yoluyla ekleme yapabilirsiniz isminizle beraber editlerim.
"Bu numara ararsa sakın açmayın. geri dönüşte yapmayın. şuan birçok insan bu numaradan aranmakta neden ve niçin arandığı da belli değil. fiber saldırı olabileceği söyleniyor. elimizden geldiğince herkese yayalım. netsa yazılım. Dolandırıcı bir firma. geri dönüş yapana 180 tl hizmet yazıyor" şeklinde bir mesaj geldi bilmiyorum denilen şey mümkün mü fakat dikkate almakta fayda var.
her ne kadar farkında olunmasa da yılda 130.000 yeni suriyeli bebek dünyaya geliyor. bu kendi ülkelerinde olsa tamam sıkıntı yok fakat türkiye içerisinde yılda 130.000 bebek. bu geri döndürülemez çünkü doğan çocuklar türkiye vatandaşı oluyor ve bu durum ülke için zararlı hale gelecek.zira 2011 yılında ülkemize giren suriye vatandaşları türkiye vatandaşlık hakkı kazanmış durumda.2012 yılında giriş yapanlarda seneye kazanacak. suriyeli apartmanları suriyeli mahallelerine dönmüş durumda. bu 10 yıl içerisinde suriyeli semtlerine dönecek ve gelecek 50 yıl içerisinde araplaşmış şehirler olacak. ya 1 çocuk sınırı koyulup makarna kömür yardımına kondom yardımı da eklenecek ya da suriye deki rejim desteklenip bu suriyeliler ülkeden siktir edilecek. çünkü cidden tavşan gibi sevişiyorlar.
Lübnan-israil arasında 12 Temmuz 2006’da başlayan kriz ve çatışmalar, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK)’nin 11 Ağustos 2006 gün ve 1701 (2006) sayılı kararı ile 14 Ağustos 2006’da durdurulmuştur. T.B.M.M. 05 Eylül 2006 tarihinde olağanüstü toplanarak, BM Geçici Görev Gücü (UNIFIL) bünyesinde görev yapmak üzere, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK)’nin Lübnan’a gönderilmesi hakkındaki Hükümet Tezkeresini görüşmüş ve 880 sayılı karar alınmıştır.
15 Ekim 2006 tarihi itibariyle Almanya komutasında teşkil edilen UNIFiL Deniz Görev Kuvveti (TF 448)’ne Türkiye de bir fırkateyn ile iştirak ederek Deniz Harekât sahasında faaliyetlerine başlamıştır.
UNIFIL Deniz Görev Kuvveti (CTF 448) halen Lübnan açıklarında tesis edilen Deniz Harekat Sahasında, yasaklanmış silah ve malzemenin Lübnan Karasuları ve Limanlarına giriş/çıkışını caydırmak, Lübnan Deniz Kuvvetlerine destek olmak maksadıyla; kesif-gözetleme/ karakol faaliyetleri icra etmektedir.
BM tarafından alınan 1701 sayılı kararın uzatılmasına bağlı olarak UNIFIL Deniz Harekatı’na daimi olarak Bir Korvet/Hücumbot/Karakol Gemisi ile katkı sağlanmaya devam edilecektir. Türkiye, BM tarafından icra edilen UNIFIL Deniz Harekâtı’na en yüksek oranda kuvvet katkısında bulunan ülkelerden birisidir.
kdeniz Kalkanı Harekâtı, Akdeniz Kalkanı Harekatı Doğu Akdeniz'de; Türk deniz yetki alanlarında denizde durumsal farkındalığa sahip olmak, deniz güvenliğine katkı sağlamak ve Türkiye Cumhuriyeti’nin deniz yetki alanlarındaki hak ve menfaatlerini korumak maksadıyla Aksaz, Mersin, iskenderun ve Gazimagosa limanlarına istinaden 2 Görev Birliği tarafından 01 Nisan 2006 tarihinden itibaren Akdeniz Kalkanı Harekatı icra edilmektedir.
Harekat, deniz karakol uçakları ve helikopterler tarafından icra edilen uçuş görevleri ile desteklenmektedir. Akdeniz Kalkanı Harekatına iştirak eden tüm unsurlar ve destek sağlayan deniz karakol uçakları tarafından aynı zamanda NATO’nun Etkin Çaba Harekatı desteklenmektedir.
AKH kapsamında;
Doğu Akdeniz’de Türkiye adına faaliyet icra eden Araştırma Gemilerine koruma ve destek sağlanmakta,
Deniz Yetki Alanlarımızda diğer ülkeler adına izinsiz araştırma faaliyetlerinde bulunan araştırma gemileri ikaz edilmekte,
Araştırma gemilerinin Türk makamlarından izin almaksızın araştırma faaliyetlerine devam etmeleri engellenmekte,
Harekâta iştirak eden yüzer unsurlar ve bölgede bulunan Otomatik Tanımlama Sistemi (OTS) imkân ve kabiliyetine sahip mevcut sahil radarları tarafından ticari gemilerin tespit ve teşhisi yapılmakta,
Teşhis edilen temaslardan “dikkati çeken gemi” ve “bilgi toplanması istenen gemi” kategorisinde olanların limanlarımıza girmeleri halinde, söz konusu gemilerin arama ve kontrollerinin yaptırılması sağlanmaktadır.
icra edilmekte olan Akdeniz Kalkanı Harekatı; özellikle BAKÜ-TiFLiS-CEYHAN Petrol Boru Hattının Temmuz 2006 ayından itibaren faaliyete geçmesinden sonra dünya deniz ticaretinin önemli odak noktalarından biri haline gelen Doğu Akdeniz’deki deniz ulaştırma hatlarının korunması ve enerji güvenliğinin sağlanması, bölgedeki muhtemel risk ve tehdit unsurlarına ve yasa dışı faaliyetlere karşı caydırıcılık sağlanması açısından önem arz etmektedir
NATO’nun Ekim 2006 ayındaki RiGA Zirvesi sonunda yayımlanan bildiride, “Enerji Güvenliğinin Sağlanmasının Önemini ve bu konudaki Milli ve Uluslararası Girişimlerin Desteklenmesini Vurgulayan“ ifadenin yer alması, Türkiye’nin Akdeniz Kalkanı Harekâtını başlatarak “Enerji Hatlarının Güvenliğinin Sağlanması” konusundaki öngörüsünü teyit eder niteliktedir. 2011 yılında başlayan Arap Baharı sonrasında Kuzey Afrika ve Ortadoğu’da ortaya çıkan gelişmeler Doğu Akdeniz’de deniz güvenliğinin önemini daha da artırmıştır. Türk Deniz Kuvvetleri AKH ile deniz güvenliğine yönelik önemli bir katkı sağlamaktadır.
Karadeniz’in Deniz Güvenliği Kapsamında, Türk Deniz Kuvvetleri 1 Mart 2004 tarihinden itibaren, Karadeniz Uyumu Harekatını (Operatıon Black Sea Harmony) başlatmıştır.
Karadeniz Uyumu Harekatı, fırkateynler, hücumbotlar, korvetler, Türk tipi karakol botları ve denizaltılardan oluşan bir görev grubu ile icra edilmektedir. Ayrıca, harekata helikopterler, deniz karakol uçakları ve sahil güvenlik botları ile de destek sağlanmaktadır. Karadeniz Uyumuna katılacak diğer ülke unsurları ile bilgi değişimi ve koordinasyonun tesis edilmesi maksadıyla Karadeniz Uyumu Harekâtı Daimi Koordinasyon Merkezi 10 Ekim 2005 tarihinde Karadeniz Ereğli’de kurulmuştur.
KUH kapsamında elde edilen tanımlanmış deniz resmi NATO makamları ile paylaşılmaktadır. KUH harekâtının Karadeniz’deki güvenlik ve istikrar ortamına olumlu katkısının görülmesi üzerine Türkiye tarafından harekatın çok uluslu bir yapıya kavuşturulması çalışmaları başlatılmış ve Karadeniz’e sahildar tüm ülkelere harekata katılmaları yönünde davette bulunulmuştur. Karadeniz Uyumu Harekatı’nın tek taraflı bir statüden çıkarılarak, Karadeniz’e kıyısı olan ülkelerin de katılımıyla çok taraflı bir yapıya kavuşturulmasına yönelik askeri-teknik çalışmalara Deniz Kuvvetleri Komutanlığı koordinesinde devam edilmektedir. Türkiye’nin davetine Rusya Federasyonu, Ukrayna ve Romanya’dan oluşan üç sahildar ülke resmi olarak yanıt vermiştir.
Türk ve RF Deniz Kuvvetleri Komutanları arasında mektup değişimi sürecinin tamamlanması sonrasında, 27 Aralık 2006 tarihinde, Dışişleri Bakanlıkları arasındaki karşılıklı nota değişimiyle birlikte RF KUH’a resmen katılmıştır.
Ukrayna’nın katılımına ilişkin protokol 17 Ocak 2007 tarihinde Ankara’da imzalanmıştır. Protokolün imzalanması sonrasında Ukrayna KUH’a resmen dahil olmuştur. Ukrayna harekata bilgi değişimi temelinde katılmakta olup, gemilerle iştirak etmemektedir. KUHDKM/ Kdz.Ereğli ile KUH irtibat Noktası Hücresi/ Ukrayna arasında 1 Kasım 2007 tarihinden itibaren bilgi değişimine başlanmıştır. Halihazırda Ukrayna ile teknik anlaşmalara ilişkin anlaşma akdedilme süreçleri devam etmektedir.
Romanya’nın katılımına ilişkin mutabakat muhtırası 6 Aralık 2010 tarihinde onaylanmış ve katılım süreci tamamlanmıştır. Haziran 2014 tarihinden itibaren Köstence’de kurulan koordinasyon merkezi ile KUHDHKM/ Kdz.Ereğli arasında bilgi değişimine başlanmıştır.
Gürcistan Savunma Ataşesi tarafından 8 Mart 2013 tarihinde KUH’a katılım konusunda detaylı bilgi talep etmiştir. Katılım hususu halihazırda Gürcü makamlarınca değerlendirilmektedir. Gürcistan ile 2016 yılı başından itibaren yapılması planlanan görüşmelerde denizcilik alanında iş birliği çerçevesinde KUH üyeliğinin tekrar gündeme getirilmesi planlanmaktadır.
Bulgaristan Deniz Kuvvetlerinin KUH’a katılımına yönelik olarak 2015 Ocak ayında Varna’da karargâh görüşmeleri icra edilmiş ve ilgili makamlar tarafından KUH’tan bağımsız olarak karşılıklı beyaz resmin paylaşımına yönelik çalışma yapılması hususları kayıt altına alınmıştır.
KUH hakkında olumlu değerlendirmelerin yapıldığı uluslararası platformda yer almış çok sayıda makale ve yayım, icra ettiğimiz faaliyetler ile çevre denizlerde ürettiğimiz güvenliğin, limanların ve deniz ulaştırma yollarımızın emniyet ve güvenliğine, dolayısıyla bölgesel ve küresel ekonomik güvenliğin sağlanmasına katkı açısından “örnek gösterilecek nitelikte” olduğunu teyit etmektedir.
Televizyonlardaki sayılardan ibaret olmaması adına verdiğimiz şehitlerin isimlerini ve fotoğraflarını paylaşmaya çalışacağım. Lütfen duyarsızlaşma! Burada paylaşılan her ismin arkasında senin ailen gibi bir aile , senin çocuğun gibi bir çocuk, senin kardeşin gibi bir kardeş var. Senin duymanı istemedikleri şeyleri araştırıp bağırmak bizim görevimiz. http://www.tsk.tr/Sehitlerimiz/sehitlerimiz_53
Seçim yaklaştıkça her partiye propaganda yapma izni verilir. Halka kendini tanıtması vizyonlarını misyonlarını halka gösterip deyim yerindeyse oy kapması için. fakat dikkatimi çeken şey cumhurbaşkanı ve başbakanımızın protokol olarak gittiği hemen hemen her yerde partisi için ( cumhurbaşkanının partisi olamayacağı halde) mitinge başlaması. galeri açılışı, köprü açılışı , müze açılışı, verdiğimiz şehitler, bayrak mitingleri... diğer partilerin 4-5 ay gibi bir süreleri ve sınırlı imkanları olmasına rağmen ak parti seçimden itibaren diğer seçime kadar hem seçim kampanyası yapıyor hemde devletin kaynaklarını kullanıyor. burada apaçık bir haksızlık var. ysk buna nasıl bakıyor merak ettim. komik bir detayda ak partinin bir reklamı vardı halk toplanıyor world war z filminde israil duvarlarına tırmanan zombilere benzer bir şekilde üst üste çıkarak bayrağa çıkıyordu. işte o reklam ysk tarafından yasaklanmış bayrak seçim kampanyalarında kullanılamaz diye. sayın cumhurbaşkanımız sorun değil yasağa yasak getiririz çözülemeyecek bir şey değil demiş.
olay:http://www.ufakbilgi.com/...i-olan-secim-reklami.html
Çocukken her yolculukta cama yapışılarak yapılan eylemdir. Binaların araçların üstünden atlatılır engel tanınmazdı. psikolojik bir hastalığa işaret mi bilinmez eğer öyleyse aydınlandırın.
sadece yanı başımızdaki değil tüm dünyadaki yanlışları bilip hiçbir şey yapamamaktan ötürü sürekli olarak yaşadığımız mod. Araştırdıkça mutsuzluk artıyor artık kendinizi evlilik programlarınıza vererek iq puanlarınızı düşürerek kurtulabiliyorsunuz.
özellikle bu sabahki internet kesintisinden sonra bu kadar yetki hakkında sözlükteki insanların düşüncelerini ve yüzdelerini merak ettiğimden sorduğum sorudur. Şuradan oy verilir.http://www.strawpoll.me/11570395
"değerli abonemiz pepsi yaşatır seni çekilip kampanyasından 100bin ve 20 bin tl ödül ikramiyesinde hattınız 1.500 hat arasından 9.n çıktı 20 bin tl ödül ikramiyesi kazanmıştır pepsi bilgi işlem için 0537 761 59 43 pepsi danişma hattini arayin" gibi bir mesaj yollayan dolandırıcılar. itibar etmeyiniz. bu gibi spam dolandırıcılık yapanları ihbar edebileceğim bir yer varsa özel mesajla bilgilendirirseniz sevinirim.