yılın en önemli cs go turnuvalarından biridir.*
turnuva öncesinde dikkatimi en çok çeken takım cloud9 idi. fakat grup aşamasında elenmeleri sürpriz oldu diyebilirim. bugünkü çeyrek finallerde envyus, tsm, virtus.pro ve fnatic yarı finale çıktılar. çoğu oyuncuya göre muhtemel final tsm ve fnatic arasında olacak gibi görünüyor.
faceit liginde fnatic tsm'i cache haritasında fena yenmişti gerçi ama tsm büyük turnuvalarda çok başarılı, bugün de gösterdiler. bakalım, yarınki yarı finallerin ardından grand final var.
not: sırf bu turnuva var diye haftasonu için her şeyi erteledim. daha ilk günden "en iyisini yapmışım" diye kendime de ufaktan bi kıyak geçtim.
geçen hafta frozenbyte collection 2015 paketi ile birlikte satın aldığım oyundur. grafiklere söylenecek bir şey yok, tümüyle capcanlı. hele de iyi bir ekran kartınız varsa ve çözünürlüğü very high olarak ayarlarsanız tadından yenmiyor. oynanış olarak serinin ilk iki oyunundan farklı. kontroller biraz daha esnetilmiş, iyi de olmuş. hakkını vermişler.
ek olarak müzikler yine kendini dinlettiriyor. ari pulkkinen yine yapmış yapacağını.
insanların hakkımızda ne düşüneceğine ilişkin, kurallarını bireyin kendisinin koyduğu oyun. en basit örneği sosyal medyadır. oradaki gerçeklik doğrudan sizin tarafınızdan yaratılır ve insanlar sizin oradaki halinizle tanır. kişisel zevk ve ilgi alanlarımız için oluşturduğumuz sayfa, profil, platform her neyse dönüp dolaşıp insanları beğendirme amacına hizmet eder.
black mirror'ı izlemekte fayda var, asıl gerçekliği tokat gibi çarpıyor insanın suratına.
chinese masa tenisi oyuncularından. açıkçası bu oyuncuya ilişkin bir başlık açılmamasına şaşırdık. zira 2012 londra olimpiyatlarında yaşadıkları hala akıllarda.
--spoiler--
yazık değil mi bu kızcağızın gözyaşlarına ha italyan hakem?
başkanlık afişlerini orda burda görmeye başlayınca "lan fenerbahçe ülker'in antrenörü obradovic belediye başkanı adayı mı olmuş" tepkisini vermekten kendimi alamadım. leziz bir benzerlik.
maçın başlamasına bir saat kala bilet kuyruğuna geçtik. fakat normal olmayan bir şey vardı. salonun etrafındaki polis sayısı seyirci sayısından fazlaydı. neyse ki sonradan dolmaya başladı salon. güzel maç oldu, uzatmaya gitmesi de cabasıydı. hüseyin beşok gerçekten büyük kaptanmış.
hatırlıyorum da lisede vardı böyle bir arkadaşımız...kendi halindeydi çoğu zaman, konuşmak istemezdi kimseyle. arada bir kendi kendine konuşurken yakalardık onu...aslında kendi kendine mi konuşurdu, yoksa bize mi anlatmak isterdi söylediklerini bilemezdik hiçbir zaman...kafasına eserse kalkıpta yerinden arka sıralara doğru bi gezintiye çıkardı. gelirdi yanımıza konuşmadan dikkatlice dinlerdi bizi. hemen hemen hiç belli etmezdi duygularını. yoksa biz mi anlayamamıştık onun hissettiklerini?
bir ara onun yanına giden bir akadaşı elinin tersiyle itmişti tabiri caizse.neredeyse kendisine hiç dikkat edilmemiş biri olarak görüyordu kendini ama kulağına "biz burdayız merak etme, paylaşmak istediğin bişey olursa çekinme sakın" sözcüklerini fısıldayan arkadaşı geri çevirmişti daha dinlemeden. hatalı bizdik belki de. derin derin düşünürken alıkoymuştu galiba onu arkadaşımız... sonra pişman oldu, özür dilemek istedi derin uykulardan uyanıp... ama nasıl?
utana sıkıla geldi arkadaşın yanına, uzattı elini. karşılıksız bırakmadı arkadaşımız bu hareketi. o üzülmesin diye mi karşılık verdi, yoksa kendi "iyiliğine" mi yenik düştü arkadaşımız hiç bilmedik.
tam anlamıyla bir çıkmazdır. el sıkıştıktan sonra iki taraftan biri öpmek için hamle yapar, diğeri geri çekilir. ardından diğer taraf şöyle bi yoklar, bu seferde karşıdaki geri çekilir falan filan.
-merhabalar, hoşgeldiniz.
+hoşbulduk efendim...
-öpecektim de neyse...
+sen öyle bi hamle yapınca irkildim abi ya.
-kardeş masum bi buse konduracaktım yanağına.
+kalsın abi ben içeri geçeyim en iyisi.
kendince zafer kazanmış, bir tek madalyasının eksik olduğunu düşünen adamdır.
"gördünüz di mi nasıl da oturdum ama" nidalarıyla yolculuğuna devam eden kendi dünyasında hala madalyasını düşünmekte olan kişidir.
tenisçilerin maçın kendi açılarından nasıl gittiğini gösteren fiziksel bir eylemdir. "bu vuruş nasıl sayı olmaz" deyip raketi yere fırlatmak an meselesidir. hemen hemen çoğu seyirci tarafından hoş karşılanmayan durumdur.
spordan anlamayan bayanlar için geçerli olan durumdur.
-hanımefendi bu ayakkabılarla giremezsiniz buraya.
+aa nesi varmış bunların? spor yapmaya geldim ben, karışmayın lütfen.
-hanımefendi nasıl spor yapmayı düşünüyorsunuz bunlarla, spor ayakkabı giyin öyle gelin.
+bunlar gayet sportif bence, hava tabanı var bunların hem.
-nasıl?
+bu ayakkabılar...
-tamam tamam girin siz.
+ha şöyle! çekil şimdi.
-kolonya alır mısınız?
+teşekkür ederim.
-yanınızdaki almaz mı acaba?
+uyuyo adam görmüyo musun?
-gözünü kırptı gördüm ben, almalı bence.
+uyuyo adam ya, gider misiniz!
-alsaydı iyi olurdu.
+?!^^%&
karşısındakine çok terlediğini kibarca belirtmek için söylenen sözdür.
-abi çok su kaybetmişsin ya.
+o ne demek lan?
-yani çok terlemişsin bana pek yaklaşma.
+adam akıllı söylesene abicim ya, niye dolandırıyorsun lafı.
-çok yaklaşma bana.
+tamam lan anladık.