sanırım sadece eğitim sistemimizin olanakları ingilizce'yi öğrenmemize yetmiyor, daha pratik daha sonuca giden önemli ayrıntılı noktalar keşfetmeliyiz.
bazen benim de yaptığım, çok ama çok mantıksız bir eylem. hatalı olan özür dilesin bu kadar mı zor? çok derin bir mesele olmadıkça sevdiğiniz kişilere, arkadaşlara, sevgililere gurur yapmayalım lütfen.
bence, anthony corleone'nin çocuğu vincenzo'dan tahtı alsın. aile vincenzo döneminde iyiden iyiye yasal hala gelsin ve aile tüm kökleriyle sicilya'da olsun. ama anthony'nin oğlu gelişen zamana ayak uydurmak için tekrar dünyanın merkezi amerika'ya ailesini getirsin.
geçen facebook üzerinden bir ırak'lı kızla tanıştım. tanıştıktan sonra arap coğrafyasına karşı ne kadar ön yargılı olduğumu anladım. kız çok kibar lan. tatlı şirinde bir kız. kamera falan da açıyor. ingilizcesi de iyi, benim kötü olduğu için translate'a başvuruyorum o yüzden cevap verişim bazen uzun sürüyor. ama kız sabırla gülümseyerek devam ediyor konuşmaya. özetle ön yargılarınızı kırın dostlar. asla genelleme yapmayın. bir veya bir kaç kişi yüzünden komple bir ırkı, coğrafyayı, milleti belleğimizde kötülemeyelim. (bu entry ağır bir şekilde özeleştiri içeriyor.)
işletmenin tanımı: ayşe kocasını terketmiş, kocası ayşe'yi dövmüş. çocuklardan biri okulu bırakmış.
nedirlan bu kırk yılın başı ders çalışıcam zihnimin içine ettiniz.
1 yıldır oynuyorum fm 2008'i. Elimde 13 var ama eskisin tadı bir başka. neyse bursaspor'u aldıysam niye aldıysam ben de bilmiyorum. yıl olmuş 2041, dünyanın en zengin klübüyüm ve tek eksiğim şampiyonlar ligi şampiyonluğu. onu da alırsam rahatlıcam
kendi kalesine absürd bir gol atan eleman. bu peru ligini seviyorum arkadaş. tamam izleyemiyoruz ama her hafta ilginç haberleriyle sempatimi de kazanmadı değil.