22 aralık 2017 tarihinde yayımlanan 10. kesmeşekeralbümü.
kartoneti geçtiğimiz hafta yayımlanan albüm bugün spotify ve applemusic platformlarında da yayımlandı ve böylece yıllardır sabırsızlıkla beklediğim tınıları dinlemek şerefine nail oldum.
10 şarkıdan oluşan albümü dinlemeye başladığım ilk anda, duyduğum ilk melodide kafamda beliren ilk düşünce "ulan beklediğime değmiş be" oldu. kesinlikle kaliteli müzik dinleyicisi olmaya gayet eden insanlarca dinlenmesi ve hatta arşivlenmesi gereken bir albüm olmuş; naçizane fikrim bu yönde. özgün melodileri, şarkılarda anlatılan hikayeler her zaman ki gibi kaptan*ın nevi şahsına münhasır olmuş. tekrar tekrar dinleyip sindirdikçe buraya gelip şarkıları ve hikayeleri irdelemek gayesindeyim. şimdilik söyleyeceklerim bu kadar efendim. uçsuz bucaksız azınlıka selam olsun.
"öğrenci güvenliği gözetilerek" konuşlandırılmış turnikeler imiş efendim. henüz okuluma dönüp göremedim lakin arkadaşlarımdan aldığım duyumlar ve hakkında okuduğum yorumlara göre saçmalığın daniskası olup sene boyu öğrencilere sıkıntı çıkarmaya gebe bir proje imiş.
edit: turnikelere karşı bir başlık olduğu düşünülmüş olacak ki bir takım yazarlara dokunmuş. aşağıda bir başka entry de belirttim derdim turnikenin orada olması değil elbette olmalı hatta gerekirse metal dedektörü de konsun ama bunu kampüsteki öğrenci popülasyonunu göz önünde bulundurarak yapsınlar. hiç okumadıysam 3-4 defa turnike içerisinde sıkışma haberi okudum son bi kaç günlük süre zarfında. yarın bir gün vize-final haftalarında bu durumdan muzdarip olup sınavlarına yetişemeyecek insanlar olacaktır ve illaki kasti olarak girmeyip bu mevzuyu bahane edecek sivri zekalılar da türeyecektir. sonuç olarak temennim bu turnike mevzusunun daha düzgün ve sistematik bir biçimde düzenlenmesidir. tekrar altını çiziyorum güvenlik karşıtı değilim öğrenci olmayan girmesin arkadaş kampüse ama öğrenci de girerken bu işkenceyi çekmesin.
sınav kağıdını gören son sınıf arkeoloji öğrencilerinin ufkunu iki katına çıkaran yrd. doc. tir. 50 sorudan ne olacak demeyin, test değil de klasik olduğunu görünce taş kesilirsiniz. hele bir de 35 kadarının latince terimlerden oluştuğunu duyunca diliniz damağınız kurur, nutkunuz tutulur efenim. insan insana bunu yapar mı lan?
kaptan ve tayfasının vazgeçilmezi. kesmeşeker zamanının yanı sıra cenk tanerin solo albümlerinde de mşş ile birlikte çalmıştır. ayrıca peyk ile çalmışlığı da vardır. duygulu sololarıyla farkını yaratan sayılı gitaristlerindendir. bildiğim kadarıyla fotoğrafçılık ve yönetmenlikle de uğraşmaktadır.
1 haftadır kafa kurcalayan sorunsal. ulan günlerdir kaç tane entry girdim ne bir artı ne bir eksi. yalnızca kendimce okunabildiği düşüncesindeyim, en son 1 hafta önce oylamaya maruz kaldım zira.
2 bini aşkın bilgisayar taramasını kapsayan sanal otopsinin ardından firavun Tutankamon'un "gerçek" yüzü ve bedeni belirlendi.
Neredeyse genç bir kadınınki kadar geniş kalçaları vardı, bacağındaki bir yamukluk nedeniyle bir ayağını tam yere basamıyordu ve dişlekti.
Altından maskesinin ardından mağrur bir biçimde gülümseyen Tutankamon, milyonlarca insanın hafızasına atlı araba yarışlarına düşkün bir soylu olarak kazındı. Oysa yeni bulgular, MÖ 14üncü yüzyılda hüküm süren genç firavunun yürümek için bastona dayanmak zorunda olduğunu ve 20li yaşlarını göremeden öldüğünü gösteriyor.
--spoiler--
kaynak: dicle arkeoloji topluluğu facebook sayfasının yaptığı DailyMail de yayınlanan makale çevirisi.
bir izmir grubu olan ikiye on kalanın birbirinden güzel şarkılarından yalnızca biri.
sözleri de şu şekildedir;
dilimin ucunda bir şeyler var aslında;
söylesem kızar mısın? bilemedim..
korkmuyor değilim biraz bira lazım,
bilirsin işte anlatması zor şeylerden yine
zamanı karıştırdım, doğru yerde olamadım,
galiba saatimi ileri almamışım..
otobüsler kaçar yoksa duraklar yalnız kalır
bazı şeyler vardır telefonda eksik anlatılır
doğrusu biraz alındım ama sonra konuşalım
sen ve ben nasıl desem... neyse..
nasılsın diye sorduğunda neler anlatasım var
ama bunlar bilmek istediğin şeyler değil yine de
sıkılırsan ara ikincisinde açarım
belki titrek gelir sesim ama sonra alışırım.
windows 22den sonra gelecek windows 23 işletim sistemindeki bariz hataların düzeltilip satışa çıkarılacağı sürümün adı.
biz de bir parsel alalım değerlenir buralar toruna torbaya miras bırakırız.
bir an gelir, dünyanın en yalnız insanı hissedersin kendini. bir sigara yakarsın. yaktığın sigaraya bir fincan çay eşlik eder bazen, bazen de hafif rakılar. sonra biraz müzik eşlik etsin istersin yalnızlığına, takar kulaklığını kaybolursun. bir sigara daha yakarsın. duyduğun cümleler, notalar, uzaklaştırır seni ve bir anda kendine bakar halde bulursun kendini; hiç gitmediğin kadıköy'ün kalabalığında klişe sokağına elveda derken. ya da kağıt kafeslerden kaçarken. sigaralar biter, çaylar tazelenir. hala yalnızsındır. ama bunu eskisi kadar dipten ve derinden hissetmezsin. çünkü bir şekilde kendini dinlemişsindir. sanki senin için yazılmış gibi söylenen şarkılar, cümleler duymuşsundur. bu şarkılar onun sesinden, bu cümleler onun kaleminden çıkmış ve senin bedeninde can bulmuş gibi hissedersin. tüm bencilliğinle kendine saklarsın şarkıları. saatlerce dinler, dinledikçe kaybolursun.
yaptığı müzik ile buram buram kadıköy kokan izmir grubu. kadıköy nasıl kokar diyenlere (bkz: kadıköy sound)
edit:başlığı ikiye on kala açmam da tatlı bir tesadüf olsa gerek *
dalgınlıkta çığır açmaktır. kapıya yaklaşılırken normalde anahtar çıkarılırken uykusuzluk ve dalgınlığın getirdiği gayri ihtiyari refleks ile el göt cebe götürülür ve kentkart çıkartılır, birkaç kere napıyorum ulan ben uyanışıyla el olması gerektiği gibi anahtara doğru giderken çoğu zaman kapıya kentkart basılmıştır. ayrıca birkaç kez o bet sesli kadının sesiyle bakiyeniz yetersiz nidasını duyduğuma yemin edebilirim. etmeye de bilirim, kafam güzelken duyuyorum çünkü genelde. evet.
hayal kahvesialsancak performans sahnesinde gerçekleşecek konserdir efem. 21:30 da kapı açılakcakmış, ön grup olarak da parça tesiri çıkacakmış. ha bi de benden duymuş olmayın; 17:30 da konsere gelemeyen küçük kardeşlerimiz için ne var ne yökş buluşması tertip edeceklermiş. gidiniz. gitmek isteyip de bilet bulamamış alamamış olanlar var ise yarın ege üniversitesi e-cafe önünde yer alan egerock standında 15 tl'den bilet satışı vardır. ilgililere bildiri. evet.
edit: yökş ne ola? yenilir mi içilir mi diyenlere (bkz: yok öyle kararlı şeyler)
flappy bird dünya rekortmeninin almış olduğu puan.
düşünün siz okumaya üşendiniz adam o kadar borunun arasından kemçükle geçmiş.
ayrıca; nasıl oluyor amk ben zar zor 19 puan yapıyorum herif 19 haneli sayıda puan alıyor. ha bir nasıl okunuyor bu kodumun sayısı? zibilyon falan olsa gerek.
son zamanlarda fenomen haline gelmiş, kemçük kuşu boruların arasından geçirme oyununun tanıtımını yapan zatın yaşamış olduğu sinir harbi.
--spoiler--
şuraya bak mario gibi amk şeyi yorumu fena yarmıştır.
--spoiler--
kafaları kurcalayan sorunsaldır. malum 2014 geldi. bu da demek oluyor ki onbirinci nesil yazarların birer birer dökülmesi gerekiyor lakin henüz bir onbirinci nesil yazara denk gelemedim ben, geln varsa beri gelsin. evet.
bundan sonra sürücü adaylarına kampüs sürücü kursu hizmet "verememeye" devam edecek sürücü kursudur.
sen yeni isim kaydını milli eğitim bakanlığı sistemine ekletmetden eski ismini nasıl silersin arkadaş. kaç kişi mağdur oldu şu son iki gündür. kısacası tırt sürücü kusudur.
rüyada köpeklere kerkinen kedi görme durumudur. bir değil iki değil bi rüya içinde 10-15 farklı hayvan kombinasyonu görüldüyse durum vahim gibidir. şaşkınım.
ellerinden her iş gelen dişilerdir. yeri geldiğinde kazma da vurur, kürek de atar, araba da çeker efenim.
toz toprak içinde mızıldayan tikilerden değildir hiç biri. sevdiği işi yapma uğruna gerekirse balçık arasında da debelenir ama asla gocunmazlar.
not: ukteymiş doldurduk efenim. evet.
hani çayı şekersiz içersin de denize nazır bir kafede çay söylediğinde ince belli çay bardağının yamacında iki küp şeker gelir, getiren garsonun eli hafif titrer de o çaydan bir yudum tabağa akar, o şekerler çaya bulanır ya saçma sapan bir o kadar da gereksiz, işe yaramaz. işte o kadar boş hissetmektir kendini.
gecenin köründe hatta sabaha karşı yemekli başlık açanların yedikleri şeylerin üzerine dökmelerini tavsiye ettiğim bir çeşit sos. olan var olmayan var ibneler.
tipik bir şişirme reklam ürünü ve para tuzağı olması durumudur. 1tl ye satılan bu dalganın içinde birde sos var ki tipik domates sosu. ayrıca tek bir porsiyondan oluşuyor olması da ayrıca bir dezavantaj. demek o ki tam bir fiyasko. 65-70 kuruşa alınan sıradan bir makarna bile 3-4 kişinin karnını doyururken bu bendenizin karnını doyurmamıştır.
tek artısı 3 dk da hazır olması ki standart bir makarna da 7 dk da servise hazır hale geliyor.
ha birde ciddi anlamda sahanda yapılabiliyor. *