Yayında olan yeni kuşak çizgi filimlerden bir bok anlamayan yazarın isyanı.
tom ve jerry
SiNBAD
RICHIE RICH
TSUBASA
tom ve jerry
hayalet casper
red kit
dafidak
hayalet avcıları
bugs bunny
ninja kaplumbağalar
he man
Şirinler
Garfield
Pembepanter
Müfettiş Gadget
BiP BiP
arı maya
HIZLI GONZALES
PETER PAN
susam sokağı
TAŞ DEVRi
ŞEKER KIZ CANDY
tazmanya canavarı
Almaktan daha zor olan bir durum.Trafik derdinden, park sorunundan,yakıt sıkıntısından kurtulması bir yana aile üyeniz gibi olan arabanın satılması.Garip bir duygu trafiği.
Not: ilkler unutulmazmış.
Kendisi bu yaşa kadar bir baltaya sap olamamış içten içten memur olan kesimi kıskanan hak aramaktan korkan hak arayan insanı kabahatli gören ne yaptığının farkında olmayan saçma sapan insan modeli.Daha sayılacak çok şey olan ama saymaya zaman yetmeyecek olan insan modeli.
KONYA da eşinden boşanan 56 yaşındaki Raziye Arabacı, birlikte alkol aldığı oğlu 29 yaşındaki Serdar Keseri, iddiaya göre çıkan tartışmada kendisine küfür edip, yumruk atması nedeniyle bacağından, yüzünden ve kolundan bıçakladı.
içki bütün kötülüklerin anasıdır. Hadisinde denmek istenenlerden biriside bu tabi ki anlayana...
Falanca maçta taraftarın tribünde ettiği küfür, sadece sözlü cinsel tacizde kalmış, ancak fiile dönüşmeyerek kişinin yatak odasına yansımamıştır.
Bu nedenle isnat olunan disiplin ihlalinin unsurları oluşmadığından CEZA TAYiNiNE YER OLMADIĞINA, karar verilmiştir.
1. Cep telefonuna hâkim olamamak:
Zannedilir ki, cep telefonu iletişimi sağlamak içindir. Değil hâlbuki! Çünkü 15-20 yıl önce yani cep telefonu ve hatta telefon olmadan evvel de bir şekilde iletişim sağlanıyordu. Cep telefonu niçindir biliyor musunuz? Onu kullanan kişinin gerçek karakter ve kişiliğini belirlemek için... Adam profesör, ünlü iş adamı, müdür falan filân ama avuç içi kadar bir telefona hâkim olamıyor! Telefonu camide, namazın ortasında çalıyor; topluluk içinde bağıra çağıra konuşuyor; kapalı alanlarda gürültü kirliliğini önlemek için sessize ve titreşime almaktan âciz; bir eğitim ve kültür faaliyetinde, meselâ bir seminerde son derece tuhaf müzikle ötmeye başlayan telefonu hatibin konsantrasyon ve motivasyonunu katlediyor ama o hâlâ zahmet buyurup keyfînden taviz vererek cihazı kapatmıyor bile... Yani cep telefonu insanların gerçek karakter ve kişilik kalitesini ölçen bir kalite kontrol cihazıdır aslında...
2-Bencillik:
Evet, bencillik en büyük nezaketsizliktir. Sadece kendini düşünüp temize çıkarmaya bakmak, muhatabı yaşanan problemin içine terletmek aynı zamanda büyük bir insafsızlıktır. Herkesin sırada (kuyrukta) beklediği yerde uyanıklık yapıp kendi işini bir şekilde hallettikten sonra zafer kazanmış yiğit edasıyla kasıla kasıla kalabalığın ortasından çekip gidebilen bencile "insan" denebilir mi acaba?
3-Dinlemeyi bilmemek, ha bire konuşmak:
iyi hatip olmanın ilk yolu, iyi dinleyici olabilmektir. Allah 2 dinleyip 1 konuşalım diye 2 kulak, 1 ağız vermiştir. Üstelik kulaklarımızı öne doğru (Bazılarınki iyice kepçe şeklinde!) belirgin yaratmış ki, pürdikkat dinleyebilelim. Fakat heyhat! Ağzı olan konuşuyor! Aceleci davranarak sarfettiği elim sözlerle bir çuval inciri berbat ettikten sonra özür dilemek (Bunu da yapmayanlar var ya, her neyse!) zorunda kalanımız o kadar çok ki! Halbuki azıcık sabretmeyi, susmayı, diline hâkim olup beklemeyi bilse herşey yoluna girecek! Lâkin nerede o basîret ve sabır? "Dilyâresini andıracak yâre bulunmaz!"
4-Temizliğe dikkat etmemek, mide bulandırmak:
Bu maddenin altına yazılabilecek o kadar çok şey var ki! Boğazını öte mahalleden duyulacak bir gürültüyle temizledikten sonra "Şlap!" diye yola tüküren mi dersiniz? (Geçenlerde böyle yapan biri güya tükürdüğü görülmesin, kaybolsun diye üzerine sağlı sollu hareketlerle basmasıyla ayağı kayıp bel üstü düşmesi bir oldu! Gülsem mi, ağlasam mı bilemedim!) Toplulukta eliyle, yüzüyle, özellikle burnuyla meşgul olmak üzerine bol tasvirli örnekler biliyorum ama midenizi bulandırmamak için ne demek istediğimi anlamanızı istirham ediyorum sadece! Tramvaydayız, hava soğuk, klimalar çalıştığı için pencereler kapalı... Bol sarımsaklı ve soğanlı bir akşam yemeği yediğini (Bazen sabahları da benzer kokular geliyor, kahvaltıda da sarımsaklı ve soğanlı yiyen var mıdır acaba?) bu kadar aşikâr şekilde belirtmene gerek var mı canım kardeşim? Daha başka şeyler, hatta çok önemli hususlar var ama inanın yazmaya edebim müsâde etmiyor!
5. Randevusuz gelmek, zaman yönetimine dikkat etmemek:
Eskidendi o: Beyefendi de adam mı oldu ki, ona randevu alarak gideceğiz?" Artık 2007 deyiz, herkesin işi gücü çok yoğun, öyle "Pat!" diye çıkıp gelemezsin! Bir de cep telefonu olanların, hele her cebinden farklı bir telefon çıkanların habersiz gelmeleri yok mu? insanı tek kelimeyle "verem" ediyor! Peygamberimiz (sav) haber göndererek giderlerdi birine, sen ne oluyorsun ki? Kendini bu kadar ağıra satıp haklı göstermeye çalışacağına harca 2 kontör, randevu al! Sen boş gezenin boş kalfası olabilirsin ama karşındaki adamın işi gücü var behey kardeşim! Recep Cumhur
Esas kirlilik, dışta değil içte, kisvede değil, kalpte olur. Onun dışındaki her leke ne kadar kötü görünürse görünsün, yıkandı mı temizlenir, suyla arınır. Yıkamakla çıkmayan tek pislik kalplerde yağ bağlamış haset ve art niyettir.
Şems Tebriz-i.
Yaşadığımız hayat elimize tutuşturulmuş rengarenk ve emanet bir oyuncaktan ibaret. Kimisi oyuncağı o kadar ciddiye alır ki, ağlar, perişan olur onun için.
Kimisi eline alır almaz şöyle bir kurcalar oyuncağı, kırar ve atar.
Ya aşırı kıymet verir, ya kıymet- bilmeyiz. Aşırılıklardan uzak dur. Sufi ne ifrattadır ne tefritte. Sufi daima orta- yerde...
Şems-i Tebrizi.
Kişi gülüşüyle terbiyesini, güldüğü şey ile seviyesini gösterir.
Mevlana Celaleddin Rumi.
Anahtar varsa, kapının arkasında ya da önünde olmanın ne önemi var!
A. Ali Ural.
Kader;yolun tamamını değil,sadece yol ayrımlarını verir.Güzergah bellidir.
Ama tüm dönemeç ve sapaklar yolcuya aittir.Öyleyse,ne hayatın hakimisin,
ne de hayat karşısında çaresizsin.
MÖ. 2000........AL BU OTU YE!..
M.S. 1000...... O ot kötü, gel bu duayı oku.
M.S. 1250.......O dua batıl inanç, al bu iksiri iç.
M.S. 1500.......O iksirin ne yararı var?.. Al bu hapı yut.
M.S. 1750.......O hap etkisiz, al bu antibiyotiği iç.
M.S. 2000.......O antibiyotik kimyasal, AL BU OTU YE!
Sevdiğim kim varsa, kendim de dahil, sevebileceğim herkes de dahil...
Sağlığı iyi olsun.
Kalbi ritmini çalsın. Yanakları kiraz pembesi, dudakları bal olsun. Teni sıcak kalsın, enerjisi dışına taşsın. Ciğerlerinden nefes, midesinden gurultu, bacaklarından güç eksik olmasın.
Kanı bol olsun, damarlarında dönüp dönüp dolaşsın.
Sevdikleriyle bir arada olsun. Kolu kollarına değsin, gözü gözlerinin içine baksın. Lafları birbiriyle başlasın. Nesi varsa, bölüşecek biri olsun; nesi yoksa, bulup getirecek biri olsun. Bu birileri az ama öz olsun. Bazıları dünyada tek olsun. Sevgisinin tamamını harcasın. Harcasın ki, ona büyük bir miras kalsın.
Sevmekten bıkıp usanmayacağı biri olsun. Onun yeri ayrı olsun. Onu soysun, başucuna koysun ama yalan uydurmasın. O her şeyine, her haline tek tanık olsun. Bir hareketiyle güldüren, bir hareketiyle ağlatan olsun. Duyguların hepsi onda olsun. Kalbi buna teslim olsun. Bütün şarkılar onu anlatsın. Aşık olsun, sırılsıklam olsun. Kurumasın.
Yapmaktan bıkıp usanmayacağı bir işi olsun. Başarının gerçek adının bu olduğunu unutmasın. ibadet eder gibi, bu keşfini her gün yeniden kutlar gibi, onu yapıp dursun. Yaptıkça daha iyi yaptığını görsün. Daha iyi yaptıkça bunu başkaları da görsün. O başkalarının bunu gördüğünü, dış gözüyle görsün, iç gözüyle işine baksın.
Neşesi bol olsun.
Kendini mutlu etsin, durduk yere neşelenmek nedir bilsin. içinde bir şey durup durup zıplasın. Duydukları, gördükleri onu gıdıklasın, kahkaha attırsın. Gürültü çıkarsın. Saçma şeyler söylesin. Çocuklukta en şımardığı ana, sık sık gidip gelsin. Nereye gidip geldiği bilinmesin.
Değiştirmek istedikleri değişsin.
içte ve dışta, iyi günde ve kötü günde tadilat yapsın. Eskilerini atsın, ruhunu havalandırsın. Kapıda hep kamyonu dursun. Dilediği yere taşınsın. Kendinden taşınmak isterse, içindeki güç, dışındaki sevgi ona yardımcı olsun. Bileği, bütün alışkanlıklarıyla, bağımlılıklarıyla güreşsin.
Bir şey ona sürpriz olsun. Günlerinden bir günü, bir pakete sarılı olsun. Açılınca, içinden hiç beklemediği güzel bir haber çıksın. Bu gün üç yüz altmış beş'ten herhangi biri olsun. Öylesine bir pazartesi, arkaya kavuşturduğu ellerinde, unutulmaz bir salı saklasın. Öyle tahmini mümkün olmayan bir şey olsun ki bu, hayatın zekasını anlatsın.
Bir hayali gerçek olsun. Bir hayale gözünü yumsun. Peşinden koşup, onu sobelesin. Hayalini kendinden saklamasın. Bir çizgi filmde olduğunu, her şeyin mümkün olduğunu unutmasın.
Bu duayı okusun. Kendi sesiyle duysun. Duası gerçek olsun.
Her kelimesine şükretsin. Tek satırına nazar değmesin. Amin.
Yukarıdaki linki tıkladığınızda, TRT arşivlerinde yer alan 472 adet TSM, 1503 Halk Müziği ve 144 adet diğer eserden dinlemek istediğiniz eseri, eserin ilk harfine göre alfabetik sırayla dizilmiş olan bölümden buluyor, ister tek tek, isterseniz keyfinizce bir dinleme listesi yaparak dinleyebiliyorsunuz.
Halk diline burcuvaa olarak geçen kentli eğitimli, zengin iş güç sahibi kimseler.
Dünyayı bir 'tasarım' olarak görüp onu kendi idealleri için yeniden var eden, daima projeler üreten, dinamik ve maceraperest bir sınıf.
A
Herkes için bir keredir.
O yüzden başta olandır.
O yüzden başlatandır.
O yüzden aşk.
B
Bir iyi şeydir
Aşk çocuktur.
Asiliğin en yakışanı,hesapsızlığın en şövalyesidir.
C
Ceylandır aşk.
Sen hiç Leyla;yı gördün müdür.
O yüzden buralıdır.
O yüzden dağlarda gezen ceylandır..
Ç
Çaresiliktir,aşk.
Çareyi unutmanın çaresizliğidir.
Çıkışsızdır aşk.
Köprüden geçerken son çıkışı hep geçmektir.
D
Darmadağındır,aşk;
Hesaba,endazeye,tartıya,ölçüye gelmez.
En büyük sermayesi,bildiği gibi olması,en vurucu yanı canının çektiği gibi varolmasıdır.
E
Endişenlenmektir,aşk;
Başkalarının ne düşündüğünün umurunda bile olmamasıdır.
Ama ya o?
Onun ne düşüneceğidir aşk;
F
Farkında olmaktır aşk.
Umudunu sürekli açık tutmaktır.
Aşk zaten her daim bir keşfetme hali değilse nedir ki?
G
Galibadır,aşk;(mı?)
Birine galiba aşık olmazsınız.
Körkütük olabilirsiniz ama;
Ğ
Ğaşiyedir,aşk;
Her şeyi saran kaplayan,dehşeti her şeye ulaşan günde
bir himmet aramanın,aşkın anayasasını oluşturan muhabbetin bir işe
yaramasını ummaktır.
H
Hakikattır,aşk;
istemektir,kesintisiz arzu etmektir.
Geçeceği yollarda,yüzünü görmek umuduyla saatlerce
beklemeyi göze almaktır.Sevdiği çiçeğin adını öğrenmek.
için deli gibi ansiklopedi karıştırmaktır.
I
Is cacık benekleridir çocukluğumuzun,aşk;
ilk uykusuz gece ilk defa gökyüzüne salıncak kurup
dünyanın hayhuyuna yüz çevirmektir.
i
ilktir aşk!
ilk erkeğin,ilk kadına,ilk bakışıdır;
J
Jilet kesiğidir,aşk;
Aşk,adamı berhava eder.
Aşk,insanın elinden jilet yumuşaklığında tutar.
K
Kaderdir,aşk;
Aşka irade tesir etmez;
L
Leyla;dır,aşk;
Leyla kadar yakın ve bir o kadar da uzaktır aşk..
M
Masumiyettir,aşk;
Aşka düşmek tüm kötülüklerden,tüm hatalardan,
tüm yanlışlardan azat olmaktır;
N
Nefestir,aşk;
Aşksız yaşayamaz insan.
Aşk sevgiliyi derin derin içine çekmektir;
O
Olağanüstüdür,aşk;
Ne beklenen gelir,ne gelen beklenir;
3 bin kadının katılımıyla yapılan bir araştırmaya göre, kadınlar yılda en az yedi çift ayakkabı satın alıyormuş ki, bu da bir kadının hayatı boyunca sahip olduğu ortalama ayakkabı sayısının 469 çift olduğu anlamına geliyor. Türk kızları bu anketin neresinde kalır bilinmez...
2011 çok özel bir sene. Bu sene pek kolay görülmeyen tarihler yaşayacağız,
1/1/11, 1/11/11, 11/1/11, 11/11/11 olarak. hepsi bu kadar değil tabii ki,
Doğum tarihinizin son iki rakamını alın, buna bu yıl olacağınız yaşınızı ekleyin
herkes için sonuç 111 olacaktır !!!.
Bu yıl para yılıdır !!!
Bu yıl Ekim ayı içerisinde 5 cumartesi 5 pazar ve 5 pazartesi yaşayacağız.
Bu 823 yılda bir olan bir durumdur.
bu özel yıllar "para torbası" yılı olarak değerlendirilmiş ve adlandırılmıştır.