1970 doğumlu avustralya yerlisi müzisyen. doğuştan kör olan geoffrey, davul piyano ve gitar çalıyor. müzik otoriteleri onun müziğini "transandantal güzellik" olarak tanımlıyorlar. sting, björk ve elton john onun hayranları arasında yer alıyor ve bir de ben tabii ki.
ahmet güntan ın raskol un baltası yayın serisinden çıkan romanımsı kitabı. "roman demek adet olmuş" der güntan öyle de aslında zira kitap roman gibi değil.yani romanın en sıradan ifadesiyle bir giriş gelişme sonuçtan oluşmuyor. kitabın tamamı diyaloglardan oluşuyor.tüm kitaplarında olduğu gibi bu kitabı da bir kalıba sokmak hayli zor kalıplardan uzak, özgün ve harikulade.
yönetmenliğini richard attenborough un yaptığı 1993 ingiltere yapımı film.
baş rolleri anthony hopkins ve debra winger paylaşıyor.
gerçek bir hayat hikayesini konu alan filmde, c.s lewis (anthony hopkins) oxford'da ders veren bir kitap yazarı. 1930'lu yıllarda geçen öyküde, lewis'in amerikalı bir hayranı olan joy gresham (debra winger) onunla tanışmak için ingiltere'ye geliyor. birlikte çay içen iki edebiyat sever, bir süre sonra aşık oluyorlar ve bu aşk ikisinin de hayatlarını mahvediyor.
ahmet güntan' ın, alışılmışın dışına sürükleyen deneme kitabı.
hiç mi hiçine.
aramıza yeni gelenlere esrâriliğin tarifini yapabilir miyiz?
esrâriler dünyanın insandan önceki halini tahayyül edebilenlerdir.insan gelince ne değişmiştir,bu soruyu soranlardır. dünyanın insandan önceki halini tahayyül edebilenler için cevap "hiç" tir. insanoğlunun salya hokkası olan tarihe bakarsanız başka bir cevap bulamazsınız. o meşhur schopenhauer da ölmeden önce "eh, iyi sıyırdık" diye son bir not bırakmıştır.insanın kurduğu ilerlemeci birlik beyhude midir? evet. yapılabilecek bir şey var mıdır? hayır. peki bu beyhudelik hiç mi hiçinedir? "evet öyledir " diyenler, işte onlar esrârilerden değildir. esrâriler için bu nafilelik boşuna değildir. insanların ilerlemeci mukavelesi dışına çıkabilen esrâriler, mutlak birliğin güzelliğini görmüşlerdir. ellerinden insanların "ilerliyoruz" zannına "hadi be" demekten başka bir şey gelmez "nereye ilerliyoruz"?
tibet'in dağlık kuzey yakasında yüzyıllardır devam eden bir defin töreni. cenaze yüksek bir kayaya çıkarılıp, parçalanarak akbabalara sunuluyor.burada amaç ölünün yine bir canlının var oluşuna fayda sağlaması.
nasa nın yaptığı açıklamaya göre, uydu enkazının bu akşam atmosfere giriş yapması bekleniyormuş. atmosfere giriş yaptıktan sonra büyük bir kısmının yanarak yok olacağı ancak, uydunun bir kısmının dünyaya düşmesi bekleniyormuş. pasifik okyanusu kuzeyine düşmesi öngörülürken, yapılan son hesaplamalara göre italya' ya düşmesi de yüzde onbeşlik bir ihtimal içeriyormuş. italya'da halkın bu gece evlerinden çıkmamaları ve yüksek binalarda olmamaları duyurulmuş.
çünkü güzel bahçeli bir ilkokulun penceresinden dünyaya,
hayret, hasret ve birazda
bayat bayram şekeri kederiyle bakan,
aklı canbaz, yanağı al
sesi çilek aroması bir çocuk oturuyor gözlerinde...