ne emmeye, ne gömmeye gelememe durumunun dişilere gömüşü desem ayıp olur e tanım yapmasak moderasyona ayıp olur...
neyse toparlarsak hanım kızlarımızın yeterince hanım olmamaları, yani böyle evcimen-anaç vs. olmamaları nedeniyle evlenme potansiyellerinin olmaması bu yetmezmiş gibi eğlence sektörünü bir gereksiz hede hüde görerek uzak duruşuyla yok ya öyle değil, kendi halinde bir insan oluşu diyelim. esprilerini yakın arkadaşlarına saklayan, taşkınlık yapmayan, ne bileyim uslu kız olan kızların halidir efendim.
şimdi bu kızlarımız evlenemezler çünkü daha hazır değillerdir.
eğlenemezler, çünkü yok öyle eller havaya, kopar bizi dj, non-stop eğlence ayaklarını yapmacık bulurlar.
derken evde pinek hallerindedirler. en üzüldüğüm kızlardır. katagorize etmek bile zor hatunları, nasıl üzülmem.
çalışan insanın kutlayacağı yeni yıldır.
millet orada burada eğlenirken, eğlencelerini haber yapmakla meşgul insanların mecburi kutladığı yeni yıldır.
he buna kutlama mı denir dersen? ben zaten buna yeni yıl da demem..
kime göre yeni yıl?
bunun miladisi var, hicrisi var, rumisi var.. mayası var, himalayası var.. bu kadar göreceli bir şeye yeni yıl diyip kestirip atabilir misin?
ben atamam be ortak!
az da olsa genellemeden sıyırmak için baş ağrısıyla başlayan her aşk baş ağrısıyla biter denebilir pollyannacı bir ruhla. zaten bittikten sonra bir süre acımadı ki de denecektir. peki o zaman denip yalnız bırakılana kadar. sonra el, kol bağlı; sessiz çığlıklar...
oysa bitişinden korkulup başlanamayan aşklara inat başlanmıştır, baş ağrısı değil baş dönmesi olmalıdır, sevinç sarhoşluğu. mutluluğun tatlı-sert vuruşları şakaklara.
ama olmaz... hırs, tutku, ihtiras... eşittir bitiş...
yazıktır, imkansız olmayan, güzel olan aşk bir şekilde harcanır. sonra skmişim o başı. lazım değil.
metin üstündağın fevkalade güzel şiiri...
her bir satırda bir parçamız var gibi...
ayrılması gereken zamanı ama hep hakkeden her güzel şey gibi bir kopyasının alınmasına zaman bulunamamış, hayvan'ın ilk sayılarından kesilmiş, yıllardır parça pinçik olmasına karşın atılmaya kıyılamamış gazete küpüründen...
dün de aynı şeylere üzülmüştük bugünde aynı
sözler çare değil orta malı olmuş yalama kederlere
yeşil mavi eksildiyse şehirden mevsimlerin şuçu yok
tökezler duru ayakların beton yıllarda
"güzel günler göreceğiz çocuklar" umuduyla
nefesin boşu boşuna tükenir her gün
herkes birşey olmasını bekler
o büyük ve genel düşü kendi içinde
uygulamadadır ama asıl sorun
ön sevişme bilmeyen kereste bir hayatı
uyarmaya çalışmak bizimkisi
tam da bu zamanlarda mümkün tarifsiz olur
herkes herkeste mahsur kalır
gitmeler - kaçışmalar
tedavüle girer devlet töreniyle
aklı yoğun bakımda yürek bitkisel hayatta
açtır açıktır gönül her açıldığında
üç tarafı denizlerle kuşatılmış yarım ada kasvetiyle
herkes kendi içinde
tek başında robinson
nereye bakarsan ruhun oraya benzer
çıkmak istemezsin yataktan
eklemek istemezsin kendini
tam da bu zamanlarda hiçbir yer hiçbir kimse
çare değildir birbirine
yorganı üzerine çeker
içine gömülürsün yatağın
hayat kurdukları gibi ilerler
mutsuzluk saat gibi işler
istikrarsızlıktır tek istikrarlı olan
ne seversen angarya olur
ne översen can sıkıntısı
çıkmak istemezsin yataktan sokağa
bir ses ve görüntü kirliliği de
sen olmak istemezsin hayatta
içinden konuşmaya bile korkarsın
kaçacak bir delik yoktur
bir kum saati içinde
bir kum tanesiymişcesine
mevsimler iyi gelmez ruh haline
aşklar daha da bir işaret eder bir halt olmadığına
kuru kalabalık olmak halk olmaya
değişmeye yetmiyor
bu insanlar niye böyle bu hayat niye böyle
böyle güzel bir dünyadan
böyle berbat bir hayat niye çıkar
bu ülke bu dünya bu insanlar,bu hayata revamı
cevaplar içinde,labirent sorularla bulanırsın
zamanın ruhu kezzap
hayat loto-toto-piyango
iki gözüm hüzün abla
gazetler bizi yazmıyor
televizyonlar bizi göstermiyor
vucüt dilin hep yanlızlıkça konuşuyor.
biri daha olsun istersin yanında
biri daha senin gibi
oysa herkez kendi içinde kasılmış
sessiz ve senin gibi
savaşa hayır!
savaşa oha!
savaşa çüş!
savaşa hassiktir be!
yarınlar güzel günlere engebe!
açık yüreklilikle ben yavşağım, ben çapkınım diyen adamdır. dürüstlüğü su götürmez fakat yine de çekilmez bir heriftir. zira çapkınlığından bahsedip hemen arkasından senden çok etkilendim demesi muhtemeldir. potansiyel sevgili adayı olmaya görün yeter. fakat sevgili olamayacağınıza inandırdıktan sonra iyi bir dost bile olabilir. diğer türlüsü diğer tülüsü illegal yavşak gibi sinsi değildir. hatta ona nazaran hiç tehlikeli değildir.
bu insan türü yavşaktır ancak belli etmez, saman altında su yürütür. ağır abi pozlarında takılıp efendi bir imaj çizer, sonra gizliden ve inceden yavşar. ikili oynadığı için tahammül sınırlarını zorlar. hayattan ve dünyadan haberdardır ve her birşeyin durumundan memnuniyetsiz olup sıkça eleştirir, bir şeyler yapılması gerektiğini söyler tabi bu yapılacaklara sizi de davet eder... * sonrasında hayat ve konuyu siz oluşturursunuz ve ekseninizde dönmeye başlar. bu dönüşünden ötürü iticidir.
Adana'da doğdu. Üniversite eğitiminin ardından yerel ve ulasal medya kuruluşlarında muhabir olarak çalıştı. Fotoğrafa mesleği dışında ayrı bir ilgi duyduğundan bu alanda uzmanlaşmaya calıştı. Çukurova Üniversitesi Radyo TV Bölümü'nde temel fotoğraf derslerine eğitmen olarak katıldı. Başbakanlık Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Genel Müdürlüğü'nün Sosyal Riski Azaltma Projesi'nin (SRAP) desteklediği "inisiyatif Kültür Merkezi" bünyesindeki "An Fotoğraf Topluluğu"nun kurucuları arasında yer aldı. Hala ihlas Haber Ajansı'nın tek foto muhabiri olarak Türkiye ve yurdışında çalışıyor.
aşk sarhoşu yorgun aşığın maşuk yatağında uyanışındaki masumiyet...
bazen kaçamak bir bakış yıllarca pişmanlığa sebep...
fakat aşk...
ne ahlak bırakır, ne edep..
...
aranmaz medeni hal aşık-maşuk yatağında...
mübahtır her bir dokunuş, sevaptır her bir öpücük...
aslında hep yalandandır utangaç her bir gülücük...
...
aşık fahişesidir maşuğun...
maşuk celatıdır bu saklı hükmün...
aşk damgasıdır fahişenin
bilekte değil yürekte...
bir x olarak y standardında başlık açmaktan kaçsam da yakalandım. efenim şöyle ki; şahan gökbakar'ın ürettiği recep ivedik tiplemesi için yine kendisinin tanımlamasına dayanamadım.
kahramanlık yapmanın ölçütü nedir bilemiyorum zira hiç kahraman olmadım ama halkın kahramanı olmak için kıçımı yırtıp halka katkı sağlayacak bir şey yapmam gerektiğini biliyorum. paraya para demeyen, gişeye gişe demeyen bir insandan mütevazilik beklemek de abesle iştigal olacak lakin abartmak da bir yere kadar. recep ivedik için halktan biri, halk kahramanı deniyorsa da artık birinin dur demesi gerek. türk halkını göbeğini kaşıyan, pijamalı adam ritüeline şiddetle iten bu kesime aşina değilim. olmam. olamam. benim kahramanım de, babam böyle benim de eyvallah derim. ama türk halkından biri değil, arkadaşım bu. bu gayet cahil cühela her hangi bir insan modeli. hayır o öyle değilse bundan yola çıkarsak da all bundy de evlilik fenomeni olur. evlilik müessesinin mına koysun...
-misafir gelmiş, gidip harçlık kapayım.
-bizim koç kaçmış ben bir koşu yakalayayım.
-ocakda et var.
-boğa üstümüze geliyooor, kaaaaaç...
gibi...
bizzat ekilerek denedim. üzerimde işe yaradı. ordan biliyorum. hayatımın ilk sevgilili sevgililer günüsüydü. çok güzel kapak oldu. ama ben zaten sevgililer gününü sevmem. kapatalist adetleri bunlar. valentine kafam girsin hatta...
2 yılı 5 yılı hiç farketmez. hala "eski zamanlardan biri" değil de "eski sevgili" ise sadece msn'i değil bizzat insanı da tir tir titreten kişidir.
lakin öncesi vardır:
yıllar önce silinmiştir msn'ler. her ne kadar siz her oturum açtığınızda ekledi mi gibilerinden paranoyalar sarmış olsanızda... ve fakat siz zamanla bu paranoyak oturum açma fasıllarında eklendim mi soru işaretlerini, shift-del etmiş olduğunuz bir zamanda o ekleme olur.
aradan hesaplanamayacak kadar ya da hesaplanması korkutacak kadar çok zaman geçmiştir. hayırdır? inşallahtır!
neden eklemiştir şimdi...
daha yeni haberini almıştınız sizden sonraki 5749503459. sevgilisi ile çok iyi bir ilişkisi olduğunu, onu çok sevdiğini, velevki zaten iş yerinize getirip 5749503459. sevgilisini birbirine yapışmış olan ellerini gözünüze de sokmuşlar idi...
kabul edersiniz kısa bir tereddütün ardından. ne olabilirdi ki; yapabildiği en kötü şey terketmekti. onu da defalarca yapmıştı. msn'de de terkedemezdi ya.
eklersiniz, fakat hayırdır bile demeye korkar, beklersiniz. konuşma sayfası açık beklersiniz. bir şeyler yazılır silinir yazılır silinir. merakınız giderek artar. sonunda sıkılır bırakırsınız sayfayı izlemeyi. tam kapattığınız anda bir titreşim gelir.
xxx size bir titreşim gönderdi.
siz:efendim.
xxx:naber?
siz:iyi, sağol.
xxx:ben de iyiyim.
siz:sevindim.
xxx:ya adres defterimde gördüm, ama çıkaramadım adresi. kimdin sen?
siz: windows messenger oturumunu kapatıyorsunuz. tüm pencereler kapanacak.
siz: dumur...
siz: bitap...
dipnot: söz konusu adres; "adsoyad@adres.com" gibi bir şeydir.
ilk replik bu olmasa da bu mesajı veren; replikli böyle bir diyalog yaşanmıştır. hani tamam bu diyalog kendi çapında komik fakat akabinde gerçekleşenler apayrı, enteresan...
-büyük harflerle yazıyorum ki dikkat çeksin!!!
-caps locku kapa çok yazmasın
-nasıl yani?
-e büyük harf büyük para. çok yazmasın.
-hadi canım?
-e yani? msn suyla çalışmıyor heralde?
-a aaa geçen bir mail gelmişti de yalandır diye önemsememiştim.
-oo çoktan oldu, haberin yok mu?
-e ödeme nasıl oluyor?
-ya daa bu ayın başında oldu? ilk faturan da görürsün.
-hey allahım ya. ne saçma.
-ücretlendirme nasıl peki? parayı kıracak bill amca yine.
-ya yok çok birşey olmaz. bir sayfa yazı yazsan 10 puntoluk küçük harflerle 8-9 kb. kb başına da 0.1 kr olsa... günde taş çatlasın 20 lira.
-yok artık, interneti kapattırcaklar yani. ayda 600 lira yapar ya. çıldırmış mı bunlar?
-ya bu benim kabaca hesabım hem, 24 saat boyunca msnde misin?
-off boşa açık kalmasın bari. ben çıkıyorum. yarın konuşuruz.
-peki. tamam.
-iyi gcler.*
işte böyle. güler misin? ağlar mısın? intihara sürüklendim, gittim, geldim, kaç yıllık arkadaşım, canım, ciğerim... arkadaşlık ilişkilerimizi yeniden gözden geçiriceğim vallahi.
çok istenilen şeyi elde ettikten sonra yeni tatmin noktası arayışındaki kötü evrim sürecidir.
örneğin aşk; insanin imkansiz aski isteme gudusunden başlayan tutkular; aşkını elde ettikten sonra ihtirasa dönüşür. varlığı zararlı, ancak müdehale edilemeyen bir ödem gibi ne onunla, ne onsuz yapılabilir. zira yaşanacak olan aşk elde etme sürecinde yaşanmıştır. elde ettikten sonra çirkefleşme sürecidir. işte bu yüzden en sürekli aşk karşılıksız olan aşktır.
istanbulun pek nezih mekanlarından biridir. adındanda anlaşılabileceği gibi istanbul'u 360 derece açıyla görmek seyretmek mümkündür.
fransız-türk ortak işletmesidir.
beyoğlundan tünele inerken meşhur mısır apartmanının en üst katında bulunan 360 oldukça büyüktür.
mutfağında her ulustan yemek bulmak mümkündür. yine içki olarakta oldukça zengindir.
müzik olarak cazz geceye doğru clup müzikler çalınmaktadır.
fiyatları oldukça tuzludur.
kalpteki kulakçık ve odacıkları ayıran zarın delik-yırtık olması durumudur.
kalp ritim bozukluğu en büyük belirtisidir.
kalp ve akciğerde bozulmaya neden olur. kalp karıncığının büyümesine kirli ve temiz kanın bir birine karışmasına ayrıca üst solunum yolları enfeksiyonlarının gerçekleşmesine zemin hazırlamak gibi sorunlar yaratır.
son zamanlarda bebeklerde sıkça görülen bu rahatsızlık deliğin büyüklüğüne yerine göre kendisi iyileşebilir. tabi bebeğiniz bu iyileştirme sürecine dayanabilirse...
cinselliğin özünün ilkellik olduğunu yemek-içmek-sıçmak gibi güdüsel olduğunu unutan bir kimseye ait söz.*
bu sözün bana dokunan ya da dokunduran yanları "türkiye'de" kısmı...
cinselliğin kendisi zaten ilkellik... dilenciye sadaka vermek, aç bir kediye süt vermek gibi yürekten kopup gelecek bir şey değil ki cinsellik. tamamen libidonun kişiyi kontrolü ile ortaya çıkan bir istek. he o isteği kimisi nezaketle ister, alır.. kimisi elini atar ve alır... bu kişiliğe bağlı bir durum. milletlere mal edilemez. evet hala hunharca tecavüzlerin, ensest ilişkilerin yaşandığı bir yer türkiye fakat sadece türkiye'de olmuyor bunlar... dünyanın her yerinde oluyor. çünkü dünyanın heryerinde insan=insan.
her neyse şimdi dünyadan haberler:
dünya üzerinde yapılan bir araştırmaya göre;
-fransız hanımları döpies yahut tayyörleri ile erkekleri smokinleri ile
-almanlar tayt ve ayak bileğinde tozlukları ile
-iskoçlar geleneksel kıyafetleri olan kiltler ile
-ispanyollar kolalı yakalı gömlekleri ile
-ingilizler burberrys marka trençkotları ile
-sevişirken biz türkler soyunarak sevişiyormuşuz.
bıçağın keskin kısmının ve kağıdın kenarının yüzey genişliğiyle alakalıdır.
bıçağın kenarı kağıttan daha geniş olduğu için o anki hızla bıçağın oluşturabileceği derinlik daha azdır. derinlikte hissedilen acıyla doğru orantılıdır.
acıyı ve kesmeyi etkileyen bir diğer husus ise kağıdın inceliğinin yanı sıra esnekliğidir. elinizde yol bulduğu şekilde ilerler. bıçak gibi düz gitmek zorunda değildir. ***
1. kalite amerikan bezinin meftaya sarılanına denir.*
vakti geldiğinde dar vakit olur da bulunamazsa diye parası biriktirilen bezdir. yaklaşık 3 metredir.
çalındığı haberlerine rastlanmıştır.
öğrencinin rahat yaşayabilmesinden değil, öğrencinin çokluğundan öğrenci kenti olmuş şehirlerin, balık istifi otobüs ve minibüslerinde duyulur bu sözler.
genç erkek oturmaktadır, bir hatun biner elinde kilosunca kitaplarla. genç yer verse yanında bey amca yanına karşı cins oturmasından rahatsız olacak. yardım etmese olmayacak. alternatif sözdür bu.
bazen umutlarda yok değil hani;
kayahanın bizimkisi bir aşk hikayesi şarkısındaki gibi düşen kitapları toplarken göz göze gelip aşık olmayı hayal eden bünyelerin de ön sözüdür.
bu aşamada da kitaplar el değiştirirken ellerin teması ve ardından bir aşk kıvılcımının parlaması...
elbette yok öyle birşey
ya idealist olursunuz ya da günü birlik bir hayat için geleceği sallamazsınız. ince bir çizgidir. bir adım ileri... ya da geri...
yanlızca tek karar.
bazen zor bir karar. bazen fark edilmeden yapılan bir fiil.
nefret duygusunun diğer duyguları hırpalayacağını bildiği için nefretten uzak durmaya çalışan kimsenin eylemidir.
ancak bunu yaparken bile nefretin gergefine takılır.
aksi yaklaşık olarak aşka aşık olmaktır. fakat aşka aşık olmak kadar kolay ve güzel değildir.
sıradan kız sitemi. kız da sıradan sitem de.
hatun dediğin cinsiyetine has gerekleri yerine getirirken kendini daha dişi hissetmeli.
zira erkekler epilasyon olmuyor fakat tüy yumağı halindeki erkekler de artık pek tercih edilmiyor.
erkek olma konusunda keşke keşke diye dövünmek yerine kıy paraya yaptır lazer epilasyon. dişi kişi tavsiyesi.*
ne idüğü belirsiz bir söz. kullanıldığı yere göre olumlu yahut olumsuz nitelik kazanır. fakat damızlık olmak ne kadar olumlu olabilir bilinmez.
genellikle kayınvalideler tarafınca kullanılır.
bir kına sırasında kız annesi kimseye sizinle ikinci kez hısım olacağız diyen erkek tarafından bir kimseye kız annesinin sözde küçük kızını koruma amaçlı verdiği cevap.
-bir eve bir damızlık yeter.*
yahut ikinci kızını da aynı aileye vermeye çalışan hatuna söylenecek sözdür. burada uygun düşebilir. anne kızını kendi eliyle veriyor. yuh artık bile diyorum.
kadınların bir yerden sonra heyecandan sıkıldığını ve standardı aradığını söyleyen genelleme. dişilere genelleme. beni içine almaya çalışan bir genelleme.
fakat (bkz: yok öyle birşey)
sevmiyorum ben klasik mlasik, ben kadın değil miyim?
klasik nedir bi kere ya? türk ve dünya klasikleri geliyor ilk olarak aklıma. mor ve pembe dizi kitaplar. gazetelerin verdiği. * yalan rüzgarı tadında kitaplar.
sonra takım elbiseli bey abiler geliyor. hiç tarzım değil. kurtlar vadisi kaçkını gibi.
sonra klasik müzik. beethoven bile kendini 7/24 dinlemez.
kadınlar klasik felan sevmez canım. ben kadın değil miyim? istisnalar kaideyi bozmaz andavallarını okumayın sakın. pembe kimliğimi sokarım gözünüze.
alın size yeni genelleme:
kadınlar karışık sever. ortaya karışık!
peyzaj işini meslek edinmiş kişilere verilen ad.
birazcık uydurma gibi dursa da araştırmalar sonucu gerçek olduğuna inanılmış ve hortikültür değilim çığırtkanlığına yeni bir savunma adı olmuştur. ne mutlu peyzaj okuyan insan evladına.
uyandığınızda huzurlu olmak. mesela kahvaltınız hazır olması sizi beklemesi. gitmeniz gereken bir iş olmayıp aylak aylak dolanabilecek olmanız ya da sizi seven birinin varlığını hatırlamak uyandığınızda.
bir teknik daha var.
gerçekleşmesi için yapılabilecekler, tatil gününde alarmınızı hergünki gibi kurmak.ve alarmınıza kafa tutmak.
dulüluliii..*dıulilülülüliiii..*dullulülilillü.*dululilüluli.
-aa alarm.
-dulüluliii..*
-kapatıp uyuyabilirim.bugün iş-okul vs. yok.. oleeyyy.. bu ne güzel bir gün.
-dült?!*
-sie.şimdi huzur içinde uyuyabilirim.