toplu taşıma araçlarında meydana gelen gerginliktir.
örneğin; minibüste arka dörtlünün en sağına oturmak için yaşanan gerginlik. köşeye oturulur ki yer verilmesi gerektiğinde kalkamayacağımız kesin olsun.
malum "gönderme" yapma "leyla ile mecnun" dizisiyle ortaya çıkmış veya önem kazanmıştır. bu tarz, şu sıralar komedi unsurlarının başını çekmektedir ve tabi ki senaristlerin gözdesidir. gelgelelim zorunlu değildir, gülse birsel'in kendine özgü bir komedi anlayışı var(avrupa yakası) zaten neden bunu değiştirmek istiyor anlamadım. bana kalırsa olmuyor, gönderme yapmak için zorluyor gibi geliyor. lafın kısası, yapma bunu gülse yapma bunu!
ülkemiz gerçeklerinden biri olma olasılığı bir hayli fazladır. bu ülkede felsefe okuyanlara işsiz gözüyle bakılır ve böyle gittiği sürece bu algının değişmesi de imkansıdır maalesef. üniversiteye giriş sınavından iyi puan almış bir öğrenci felsefe bölümüne gitmek istediğinde ekseriyetle çevresindekiler karşı çıkar, puanını yakmaması yönünde telkinde bulunur, düz bir doktor olması yeğlenir.
not: bahsedilen felsefe eğitimi bu işi gerçekten yapan üniversiteler için geçerlidir elbette.