geçen haftaki amerika gezimde farkettiğim enteresan durum. bundan önceki 13 ziyaretimde nasıl atladığımı kendime bile izah edemiyorum ama kafamdaki soyut başarılı şehir planlamacılığı kavramını adamlar gayet muntazam gerçek hayata uygulamışlar. sanıyorum bazılarının yanında düşüncelerimi fazla afişe ettim. ama gram üzüntüm yok bu durumun gram zararı yok, insanlık kazanıyor sonuçta.
var böyle bişey. nerde boynu bükük hayattan kopmuş asosyal bir loser görseniz dikkat edin kolunda mutlaka seiko saat olduğunu göreceksiniz. hele kolundaki seiko saatle seattle'da starbucks'ta oturan insanlar bile vardır ki (geçen hafta seattle'a gittiğimde ben bizzat kendim kendi gözlerimle gördüm) külliyen zararlıdırlar ekseriyetle eksi sonsuza giderler. uzak durulması menfaat getirir.
erkek arkadaşına gittiği her mekanda hesabı kitleyip (bkz: kitlemek) sonra da; başım ağrıyor, midem bulanıyor, gözüm seğiriyor diyen, bir nevi postmodern simsarın dişi olanı.
biçem, bütünlük ve üslup olarak enfes entrylere imza atan sıkı takipçilere sahip bir sözlük yazarının* sürekli değişen infosuna baktıktan sonra sarfedebileği mütevazi laf.
kanaatimce uludağ sozluk gibi bir platforma bile 4000 entry girecek kadar vakit ayırabildiklerine göre asosyallikleri ya da gayesizlikleri tescillenmiş olan yazarlardır.
adam/kadın 18 yaşın üzerindeyse ve hala ucube türk pop şarkılarıyla ömrünü harcıyorsa her an karşısına dikilen birinden;
''- napıyon len? eşşek kadar olmuşun hala nelerle uğraşıyon sibop:sübap mal''
sözlerini duyabilir.
burada her ne kadar bu lafı eden kişi acımasız gibi görünse de işin özünde esasen küçük düşürme niyeti yoktur. zaten türkçe pop dinleyen hakir görülesi kişi de olayı tanıdığı bir insanın yaşadığı hayatın sefilliğine üzülen ve bu duruma da tepkisiz kalamayan bir yardımsever çığlığı olarak değerlendirdikçe uzun vadede bu eksikliğini mutlaka kapatacaktır.
sözlüğü kötü duruma düşüren yazardan 10 kat daha şerefsiz olan yazardır. hele birde entry girerken bir elinde tavuk budu erol taş gibi kahkahalar atarak servera hallenenleri bile vardır ki yanlarına yaklaşmaya değmez. o derece pistirler.
feminizmin kökenini oluşturan eşitlik argümanının en baştan kadın ve erkeği eşit olarak görmeme, önce kategorize edip sonra birleştirmeye çalışma çelişkisinden ibaret olduğunu gören erkeğin isyana dayalı haklı tespiti. konu nietzsche'nin 'akademisyenliğe eğilimli kadının cinselliğinde bir bozukluk vardır. doğurgan olmayışı kendini belli bir erkeksi beğeniyle ortaya koymasını sağlar' tespiti referans alınarak da değerlendirilebilir.
çocukken misafirlikte kafasına sürekli kolonya boca (bkz: baca) edilen çocukların saçlarının ilerleyen evrelerde kavuşacağı yegane form. (bkz: kendimden biliyorum)
bir sahil kasabasında iskeleden gizemli bir şekilde uzaklara bakmakta olan, bu esnada paltosunun eteklerini rüzgarın savurduğu parliament gece mavisi adamının karizmasına ekstra performans katmayacağı kesin olan manasız hareket. tabi bunu christan troy yapsa az gelişmiş şehrin koşullanmış çiroz entel gençliği hareketi takdir eder mi? eder tabi.
rock müziğe kıyısından köşesinden ilgi duymaya başlayan ergen tıfıl bünyelerin vakti zamanında kendi kendine sorduğu kaçınılmaz soru. ayrıca bu sorunun yaşı kemale ermiş oturaklı abiler tarafından 'olacaksan pink floyd fanı ol tabi hayatım, düşündüğün kabahat' tarzı sevecen cevaplarla savuşturulduğu da görülmüştür. amma velakin bu dönemde kişide daha sert soundlara yönelme gibi ibiş bir arzu da görülebilir ve nice koçyiğitler bu yoldan geri dönemeyip black metal denilen sapkın tarzlar ya da insana dinlendiğinde pet şişe yiyormuş tadı veren system of a down, korn vb. lüzumsuz oluşumlar içinde kendilerini heba etmişlerdir. oysa ki david gilmour abimiz efendice kumaş pantolonun üzerine çektiği uzun kollu gömleği, altındaki keten ayakkabıları, hafif göbeği ve gülcemaliyle ne mübarek bir adamdır bilmezler. hatta böyle insanlar hakkında çeşitli yazılı kutsal kaynaklarda 'şüphesiz ki onlar yanılgı içindedirler,gaflet ve dalalet içindedirler sonları elbet hayırlı değildir' tarzı beyanatlar bile mevcuttur.
(bkz: dinlenildiğinde insana pet şişe yiyormuş hissi veren gruplar)
öncelikle yukarıda kastedilen tarz internet oluşumlarıyla herhangi bir münasebet içinde olmadığımı belirterekten tanımı efendi şekilde vermeye çalışırsam; sanal ortamlardan ekmek çıkarma sevdalısı bünyelerin büyük çoğunluğunun vejetaryen, yoga yapan, sıcakkanlı, çılgın, edebiyat düşkünü, entellektüalizmin mna koymuş, jogging müptelası insanlar olması durumunu 'realiteden uzak' olarak nitelendiren faktörler bütünü.
sen git asosyal halinle cinsel açlık içinde kıvranman dolayısıyla bir siteye üye ol ama özellik bölümünü öyle bir meziyetlerle doldur ki aynı günün akşamında zatı âline procter and gamble'dan ceo'luk teklifi gelsin. ayıp ayıp. abes hatta.
iyiniyetle düşünüldüğünde sözlük yazarı bireylerin rumuzlarındaki derin manaların okuyucu üzerinde bırakacağı olumlu etkiler olarak algılanabilecek pekiştirme sıfatı. ama sen nikine yok garanlıkların oğlu yok gotik ortamların şeytanı yok miroğlunun_yandan_yemişi gibi alt kültüre dayalı ucuz popülist kavramlar koyarsan taşak oğlanı der geçer millet kısaca. tabi.
efendim çok afedersiniz ama bu durum damadın tarrağa yan bastığının düğünde anlaşılabilecek ilk belirtisidir. kadın esasen bir ilişkide rahatsız edilmeyecek derecede korunma, sahiplenilme arzuları hissettiği için kendisine düğünde eline mendili verip; '- hadi bakalım al bu halayı yönet az gezdir gel' dediğinizde statü değişimi yaşanacak ve bu durum erkeği de kadını da uzun vadede kesinkez yıpratacaktır. uzun lafın kısası; feodal toplum anlayışı uzaktan bakıldığında kadın tarafından çoğu zaman beğenilmese de aslında erkek egemen toplum oluşumunda kadının rolü de en az erkeğinki kadar belirleyici ve kendi istencine dayanan bir faktördür. mevzu buna göre değerlendirilmelidir.
katıldığı her zirvede ortamda cıvır var mı? varsa bize ekmek çıkar mı? diye düşünen arayışlara giren libidolu yazarın 'zirve kültürü''nü zamanla dejenerasyona uğratması anlamına gelen olumsuz durum. 'kah inerim yeryüzüne seyrederim ben alemi' yaklaşımıyla katıldığım birkaç zirvede maalesef bu durum görmüş ve elemimden kendimi birkez de hülya koçyiğit tarzı yüzüstü yatağa atarak kesif hıçkırıklar bile atmıştım.
iyi niyetle yapıldığı sürece dünyanın en doğal işlerinden biridir. çok iyi irdelemek gerekir. fil hakika böyle konularda bunun ötesi birşey yazmaya zorlanıyor insan.
kadın kısmısında sıklıkla görülen kaçış maksatlı kasıtlı hareket. hele hele işyerinde bu tip kadınlar inanılmaz derecede çekilmez olurlar. bir rapor yazılacaktır 4 defa hatırlatırsınız 2 saat sonra istediğinizde önce umursamazca 'unuttum' derler. sonrasında 'maşaallah çay saatinde akranlarınızla dedikodu yapmayı hiç unutmuyorsunuz ama sevtap hanım nasıl olcak peki??' dediğinizde de bu tiplerin hemen gözleri dolar ve tuvalete kaçıp ağlamaya başlarlar. sorumluluğunu yerine getirmeyen bir insanın ağlaması karşısında asla yumuşanılmamalıdır. sırf bu yüzden spektaküler başarılarla dolu iş yaşamım sırasında erkek sekreterleri tercih etmişimdir. hem işiniz yoksa kendileriyle fenerbahçe'nin ne büyük takım olduğunu konuşup keyif bulabilir hatta 2 kişi daha bulursanız sıralı king bile oynayabilirsiniz.
popüler bir üstyazarla mesajlaşan sözlük kullanıcısının bu eylemine mukabil aynı popülariteyi kendi bünyesinde mutluluk ve kalp çarpıntısı olarak hissetmesine rağmen mesajlaşmanın kişilere özel olması sebebiyle diğer akranları tarafından şahsi olarak tebrik edilememesi durumu. ya da bir nevi 'sevinçler paylaşıldıkça büyür' hadisesine örnek bir başarı varken diğerlerinin bundan bihaber olması.
duman dinleyip kendini rocker ilan eden algısız isyankar gençliğe sağlam bir led zeppelin fanının edebileceği şefkat dolu uyarı cümlesi. bir soru değildir.
yeni yayın döneminde cnbc e'de yayınlanması düşünülen genç nesle matematiği sevdirme amaçlı eğitici program. iki ve üç katlı integral programı sunacak kişi sebebiyle müfredata dahil olmayacak olup gerekli durumlar olsa bile çözümlerde laplace dönüşümlerinden faydalanılmayacakmış. (bkz: ben anlatanın yalancısıyım)
karizma vadisi, kolalıda gömleğine gurban olunan erkek birey ve dünya üzerinde ona en çok yakışabilecek onu taşıyabilecek kadın arasındaki saygı duyulası aşk. bitmiş olması üzücü olsa da kalıntılarının hala ne düzeyde olduğu birlikte seslendirdikleri henry lee'nin klibinde net olarak hissedilebilir.
Uptown girl
She's been living in her uptown world
I bet she never had a back street guy
I bet her mama never told her why
I'm gonna try for an uptown girl
She's been living in her white bread world
As long as anyone with hot blood can
And now she's looking for a downtown man
That's what I am
And when she knows what
She wants from her time
And when she wakes up
And makes up her mind
She'll see I'm not so tough
Just because
I'm in love with an uptown girl
You know I've seen her in her uptown world
She's getting tired of her high class toys
And all her presents from her uptown boys
She's got a choice
Uptown girl
You know I can't afford to buy her pearls
But maybe someday when my ship comes in
She'll understand what kind of guy I've been
And then I'll win
And when she's walking
She's looking so fine
And when she's talking
She'll say that she's mine
She'll say I'm not so tough
Just because
I'm in love
With an uptown girl
She's been living in her white bread world
As long as anyone with hot blood can
And now she's looking for a downtown man
That's what I am
Uptown girl
She's my uptown girl
You know I'm in love
With an uptown girl
My uptown girl
You know I'm in love
With an uptown girl
My uptown girl
You know I'm in love
With an uptown girl
My uptown girl
brian molko denen sivilceleri daha patlamamış 'samvan kol di embulıns' diye bağıran vasat solistin önde gidip bayrağını salladığı bir grubu bile sevecek olan bir insanın cehalet kaynaklı özgüven artışı sebebiyle çevresine istemeden de olsa verebileceği zararları anlatmaya yarayan ölçülebilir genel yargı. (bkz: placebo)
'bira dediğin er kişi tarafından 50 ya da 70 cc lik arjantin bardakta içilir' kanunu çerçevesinde değerlendirildiğinde ezik olduğu gerçeği su götürmeyecek erkek çeşididir. bir de elalemin içinde utanmadan 30 cc'lik balon bardakta bira içen erkek çeşidi de vardır ki az önce tanımı verilmiş ezikten kat be kat daha beterdir. sözünü bile etmeye değmez.
bir sözlük yazarının gece vakti anahtarı içeride unutup kapıda kalması sonrasında çilingire bir sürü para bayılmasını gerektirecek beyhude hareketler bütününden biri. içimizdeki mac gyver'ı öldürür bu tip insanlar başka da bir işe yaramazlar.