premium vivere
86 (hoş sohbet)
altıncı nesil yazar 1 takipçi 3.42 ulupuan
entryleri
oylamalar
medya
takip

    karadeniz ekoloji forumu

    1.
  1. Karadenizde yaşamı ve doğayı katleden sözde enerji projelerine karşı isyan eden, havasını toprağını deresini vadisini savunan insanların Karadeniz de ki ekolojik yıkımı tartışarak, mücadelelerini yükseltmek için çeşitli atelyelerde bir araya gelip fikir üretecekleri forum...

    Program ve tanıtım metinleri şöyledir;

    Sirti lacivert hamsilerin ve misir ekmeginin zaferi icin
    KARADENIZ FORUMDA 2-3 Mart 2012

    Karadeniz isyandaydi, "Bu sese kulak verin" diyerek yoldan ciktik...
    Karadeniz'de yasami yok eden sozde enerji ve kalkinma projeleri, dogayi, kulturleri, yasam alanlarini tehdit etmeyi; karsisinda da Karadeniz direnmeyi ve mucadele etmeyi surduruyor.

    Sirketlerin ve iktidarin dogaya, yasama, emege yaptigi saldirilara karsi mucadelenin geldigi noktayi degerlendirmek icin 2 -3 Martta bir araya geliyoruz.

    Iki gun boyunca farkli atolye ve oturumlarda Karadeniz’de yasami yok eden tum girisimleri ele almayi, atolye birikimlerini ortaklastirmayi, deneyimleri paylasirken mucadeleyi buyutmenin yollarini aramayi amaclayan Karadeniz Forumu, yasami savunan tum birey, cevre ve yapilarin katilimiyla anlam bulacak, tum kesimlere acik olacaktir.

    Simdi, bu sese daha guclu ses katma zamani !
    Tum katilimcilarin ayni zamanda konusmaci olacagi, Karadeniz'in sesinin ozgur cikacagi forumda; suyun, ormanlarin, doganin, yasamin her alaninin talan edilerek ticarilestirilmesine karsi mucadele eden, Sinop'ta, Igneada'da ve Akkuyu'da yeni bir Cernobil olmasin diyen, HES’lere, termik santrallere, zehir sacan endustriyalizm ve madencilik faaliyetlerine karsi direnenleri; hukukculari, akademisyenleri, sanatcilari, gazetecileri, yazarlari, ogrencileri, kisacasi dogaya ve yasama sahip cikan herkesi bir araya gelmeye, birlikte tartismaya ve uretmeye cagiriyoruz!

    Karadeniz Isyandadir Platformu

    Tarih: 2-3 Mart 2013
    Yer: Yildiz Sarayi Dis Karakol Binasi (TMMOB Mimarlar Odasi) Barbaros Bulvari, BesIktas

    Her turlu oneri, katki ve katiliminiz icin:

    Her turlu oneri, katki ve katiliminiz icin:
    karadenizisyandadir@gmail.com
    forumkaradeniz.wordpress.com
    twitter.com/karadenizisyan
    facebook.com/karadenizisyandadir
    facebook.com/groups/karadenizisyandadir


    FORUM PROGRAMI

    2 Mart 2013 /Cumartesi
    10:00 - 12:30 Oturum - Karadeniz'de Neler Oluyor?
    Kolaylastirici: Cemil Aksu
    Sozde enerji ve kalkinma projeleriyle yasam alanlarina el koyma planlarinin arenasi haline getirilen, kapitalizmin dogasini tamamen katletmek istedigi Karadeniz'e genel bir pencereden bakilip; Karadeniz uzerinde uygulanmak istenen politikalarin gercek amaclari ve hedefleri tartisilarak "Karadeniz'de neler oluyor?" sorusuna bu oturumda cevap aranmaya calisilacak.

    12:30 - 13:15 Ogle Yemegi

    13:30 - 15:30 Atolye Mucadele
    Doga ve yasam icin mucadele edenlerin bir araya gelerek, bugune kadar yapilan mucadele deneyimlerinden cikardiklari sonuclari aktaracagi ve mucadelede eksIk kalan seylerin konusulacagi atolyenin hedefi bundan sonra mucadelenin ne sekilde ve nasil yukseltilebilecegini tartisarak yeni donem icin bir mucadele anlayisi ve yol haritasi ortaya koymak.

    15:45 - 17:30 Atolye Hukuk
    Kolaylastirici: Av. Efkan Bolac
    Dogayi ve yasami savunan avukatlarin katilimiyla gerceklesecek atolyede, zulme karsi direnme hakkinin mesrulugu uzerinden, enerji ihtiyaci soylemiyle yasam alanlarimiza yonelen saldirilara karsi durusun yasal dayanak ve olanaklari tartisilarak, ozellikle giderek artan HES, Termik, Nukleer karsitlarini kriminalize etme, baski, gozalti, tutuklama uygulamalarina karsi soylem ve pratikler uretme, elde edilen hukuksal kazanimlarin uygulanmamasi ya da tamamen elden alinmasi pratiklerine birlikte cozum uretilmeye calisilacak.

    3 Mart 2013 / Pazar
    10:30 - 12:30 Atolye Medya
    Kolaylastirici: ismail Saymaz
    Medyanin doga ve yasam mucadelesiyle etkilesiminin tartisilacagi bu atolyede, mucadele dilinin nasil olmasi gerektigi, sirketlerin ve devlet politikalarinin karsisinda mucadele anlayislarinin medyada ne sekilde yer almasi gerektigi tartisilacak. Medya patronlarinin ayni zamanda bircok sozde “enerji yatirimi”nin da sahibi oldugu dusunuldugunde, atolye bundan sonraki surecte mucadelenin kamuoyunda nasil yer alacagina isIk tutmayi ve mucadelenin kendi alternatif medyasini da olusturmayi hedefliyor.

    12:30 - 13:15 Ogle Yemegi

    13:30 - 15:30 Atolye Sanat
    Kolaylastirici: Aysenur Kolivar
    “Doga yoksa yasam da yok. Yasam alanlari yoksa, ben de yokum! Benim dilim, benim kulturum, benim tarihim, benim muzigim de yok...” Yasama sahip cikan tum sanatcilar, Karadenizli sanatci, aydin, yazar, ressam, muzisyenler, mucadelelerini sanatlari yoluyla icra edenler bir araya gelerek, doga ve yasam mucadelesine sanatcilarin hangi sekillerde katki sunabileceklerini ve kendi alanlarinda neler yapabilecekleri tartisilacak.

    http://forumkaradeniz.wordpress.com/
    0 ...
  2. gerze suyu kömüre bulanmasın kampanyası

    1.
  3. suyun kanını akıtmak isteyenlere karşı koyanların kampanyası. kanı süzüp şişelere dolduranlara inat; gerze halkındır.
    0 ...
  4. borçtan kendisini asan bahçıvana rağmen evet demek

    1.
  5. karakter sınırına takılmadan yazabilseydim "borçlarından ötürü kendisini asan bahçıvana rağmen evet demek" diye bir başlık açacaktım. 11 karakter fazla gelmiş fikirlerimi tamamıyla ifade edebilmeme.

    Önce haberi okumak lazım sanırım;

    "
    Türkiye / Son dakika << Önceki haberSonraki haber >>Yorum yaz
    10 yorum Arkadaşına gönderSitene ekleSayfayı yazdırAA+-
    işyerinin önünde kendisini astı
    14:46 | 02 Eylül 2010

    ADANA/DHA

    ADANA'da borçları yüzünden bunalıma giren bahçıvan 45 yaşındaki isa Üğüten, istediği borç paranın verilmemesi üzerine çalıştığı işyerinin giriş kapısına kendisini asarak yaşamına son verdi.

    Yavuzlar Mahallesi&#8217;ndeki Atlı Spor Kulübü Tesisleri&#8217;nde&#8217;nde 15 yıldır bahçıvan olarak çalışan isa Üğüten, son dönemde maddi olarak zor günler geçirmeye başladı. Ücretinin bir bölümüne haciz gelen isa Üğüten, çalıştığı işyerinden borç para istedi. iddiaya göre Atlı Spor Kulübü yönetimi bunun mümkün olmadığını söyledi. Bunun üzerine dün gece saatlerinde kendisini iple spor kulübünün tabelasının önüne asan Üğüten, yaşamına son verdi. Bu sabah kulübün bekçisi tarafından asılı halde bulunan isa Üğüten'in cesedi, polis tarafından bulunduğu yerden indirildi. Üğüten'in cebinden, bazı kulüp yöneticilerini suçlayan not bulundu.

    Adli Tıp Kurumu'na götürülen Üğüten'in cesedi, yapılan otopsinin ardından yakınları tarafından teslim alınarak Sofulu Mezarlığı'nda toprağa verildi."

    Haberi okuduk. Şimdi lafım "boykot" diyenlere, "evet" diyenlerin zaten bu bahçıvanı bu hale getiren düzene karşı bir sorumluluk, bir vicdan muhasebesinde olduklarını düşünmüyorum. Oysa "boykot" diyen insanlar zaten bu gidişattan rahatsız olan insanlar. Boykot diyenler ne "12 eylül 80'i ne de 12 eylül 2010'u kabul etmiyoruz" diyenler. tamam ben de kabul etmiyorum. Ama ben aradaki farkı görebildiğimi düşünüyorum. 12 eylül 80'in mimarı olan ideoloji bugün eksiklerini kapatmak için kendi yaptığı anayasaya dava açmış. bugünün yasa yapıcıları, kendilerini bugüne getiren yasaların yetersizliğinden bahsederek anamıza daha fazla ellemenin, ya da babamızı daha fazla ezmenin derdindeler. tabii ki ona da hayır, buna da hayır. Ama, ama bir fark var!

    Bugün işçi 12 eylül yasalarından daha fazla ezilir hale gelmiş. Bugün evine yarım kilo domates, bir ekmek götürmenin yeterli olduğunu düşünen bir bahçıvan, yarım kilo domates iki ekmeğin borcundan dolayı kendisini asar olmuş. Bugün o bahçıvanın taburesine tekmeyi basanlar senden evet ister hale gelmiş. evet istemiyorsan karışma, protesto et, küfret ama benim tekerime çomak sokma der olmuş.

    Bunun bir demokrasicilik oyunu olduğunu en az ben de biliyorum. Bu bir oyun, bu ezilenin un ufak olması gereken bir oyun. Ya dışında kalır izlersin ya da ben bu oyuna izin vermem dersin. Sen bilirsin!

    Haber detayı; http://www.milliyet.com.t...lt.htm?ref=facebookmypage
    1 ...
  6. 12 eylül e hizmet etmek

    1.
  7. geçmişte birçok açıdan birçok şahsın yaptığı iş. bugün gazetelerinde, tv lerde, okullarda, eğitim kurumlarında yalayıcılık yapanların görevi...

    başka bir bakış açısıyla da 12 eylül 2010'da sandık görevlisi olmak sanki...
    0 ...
  8. tecavüz edilen keçiyi kesip gömen çiftçi

    ?.
  9. Geri kafalı çiftçidir. Keçisine tecavüz edilmiş ve bunu namus meselesi yapıp bir töre anlayışıyla değerlendiren bağnaz çiftçidir.

    Ya kesip gömecekmiş ya da yem olması için 1 yaşındaki yavrucağı hayvan barınağına verecekmiş. Keçi sikildiğine mi yansın, onu iki dakkata yem yapan sahibine mi sövsün şaşmış kalmış.

    Doğudaki töre namus cinayetlerinden bahseden batılıların bu duruma ne diyeceğini merak ederdim ama keçiye tecavüz eden kişinin eski bir pkk'lı olması bu merağımın havada kalmasına sebep olacak. Çünkü elitist batılılar keçinin haklarını değil, tecavüzcünün yavşaklığını konuşup, keçinin mağduriyetini ve sahibinin gericiliğini tartışmayacaklar.

    Şimdi senaryoyu değiştirelim. Bu hayvan (keçi olan değil) 1 yaşındaki keçiye değil de, o keçinin sahibinin 1 yaşındaki çocuğuna tecavüz etmiş olsaydı, o çiftçi çocuğunu kesip gömecek miydi? ya da "benim ytavru kirlendi bunu ya bir kerhaneye ya da bir hayvan mezarlığına bağışlıyorum" mu demeliydi?

    Batı da bile bu tecavüz meseleleri bu kadar yavan tartışılık değerlendirilirken, eğitim sisteminin sağlıklı işleyişinin bu denli tartışıldığı, aşiret, töre, namus gibi kavramların insanların hayatında bu kadar yoğun yaşandığı doğudaki töre, namus cinayetlerini nasıl yorumlamamız gerektiğini ben çözemedim.

    Doğudaki töreyle batıdaki töre birbirinden çok mu farklı töreler?

    Doğuya laf söylemek için her türlü yavşaklıktan nemalanan batılı elitistlerin gerçek yüzünü gösterecektir bu çiftçi.

    Namus belasına kurban giden 1 yaşında zavallı bir keçinin gözyaşları... ağlasa duyar mıyız ki?

    http://www.hurriyet.com.t...ndem/15684575.asp?gid=373
    1 ...
  10. 6 kasım 1996 yök protestosu

    1.
  11. susurluk kazasından 3 gün sonra yaşanan yök kuruşuiunu protesto eyleminin tarihi.

    600 küsür öğrenci gözaltına alınmış, dayak yemiş ve kafalarında kırılan coplar için haklarında kamu malına zarar verme davası açılmıştı. protestocıu öğrenciler yaklaşık 60-70 metrekarelik koğuşlarda yüzer kişi kalmışlardı.

    ilk ifadeler sonucunda beraat edenler hariç dava 80-100'er kişilik mahkemelerde toplam 5 gün toplu yargılanma şeklinde gerçekleşmişti. yanılmıyorsam herkes beraat etti.
    3 ...
  12. tom baker

    1.
  13. domuzları tekmeleyen çocuk

    1.
  14. bir tom baker hikayesi. altı kırkbeş yayınları tarafından çıkarılmış eğlenceli bir kara roman. istiridye çocuğun hüzünlü ölümü ve benzeri tim burton hikayelerini anımsatmakta.
    1 ...
  15. ankara da soğuk gece

    1.
  16. Doktor korkut aldemir'in ilk romanı. Laika Yayıncılık tarafından yayınlanmıştır.

    Ankaralı fantastik edebiyat okurları için Plaklı Figüran Kahvehanesi'nde 16 Ocak cumartesi akşamı bir imza-tanışma etkinliği düzenlenecektir. Kokteyle bekleniyorsunuz.

    http://www.facebook.com/group.php?gid=237812646704
    0 ...
  17. çocuk oyunu

    4.
  18. "keltepenin taşlarını koyun mu sandın
    sevip sevip ayrılmayı oyun mu sandın"

    bir murat akkaya türküsünden çağrışım...
    2 ...
  19. şiirci

    1.
  20. beyoğlu süslü saksı sokaktaki şirin cafe. klasik ve hafif müzikler çalarlar. melankolik ya da defresif anlarda ilaç gibidir. buhrana buhran katar. loş ortamında tek başınıza oturup tarlabaşının iğrenç trafiğini izleyebilirsiniz. bira şarap eşliğinde hayat muhasebesi görebilirsiniz. oyun oynmak istiyorsanız sadece satranç oynayacak bir arkadaşa ihtiyacınız var. yok öyle tavla, okey gibi gürültülü uğraşlar. eskiden güzel bir kütüphanesi vardı. trende uydular katlettiler kütüphaneyi, esefle kınadık.
    0 ...
  21. kitap satış siteleri

    1.
  22. internetten kitap satan firmalara ait sitelerdir. hemen hemen tamamı güvenlidir. aralarında dvd, elektronik gibi yan materyalleri satanları da mevcuttur. ortalama teslimat süresi 3-5 gündür. gecikmelerin kaynağı diğer internetten satış yapan kitap sitelerinde olduğu gibi yayıncılardan kaynaklanmaktadır. cağaloğlu artık eskisi gibi merkezi nokta olmaktan çıkmıştır. istanbul'da çeşitli semtlere dağılan yayıncıların düzenli sevkiyat yapmamalarından ötürü gecikmelerin yaşandığını sektördeki arkadaşlarımızdan biliyorum.

    hiçbir internet sitesi diğerinden daha ucuz değildir. genel olarak yayıncılar hepsine aynı iskontoyu uygular onlar da klasik indirim oranlarında satarlar. tek fark kampanya dönemidir. birkaç internet sitesinde bir yayınevinin kitapları farklı fiyatlardan bulunabilir. ama bu dönemseldir. bugün a firması yarın b firması daha ucuza satabilir.

    internetten kitap alan arkadaşlara nacizane öneri; birçok siteyi taramalarıdır. aradığınız kitap eğer satıştaysa bulamamanız imkansızdır.

    en çok bilinenler;

    http://www.ideefixe.com
    http://www.kitapyurdu.com
    http://www.simurg.com.tr
    http://www.hepsiburada.com
    http://www.kitapturk.com
    http://www.pandora.com.tr
    http://www.hizlial.com
    http://www.imge.com.tr
    http://www.ilknokta.com
    4 ...
  23. kenan evren in cenaze töreni

    1.
  24. cezasını çekmeden ölen bir darbecinin eceliyle öldüğü için yas tutacağımız gündür. kan kırmızısını sadece tualde renk sananların kendisini kahramanlaştırmaya çalışmasına inat, ısrarla kim olduğunu anlatmaya devam edeceğimiz gün olacaktır.

    imkanımız olursa mezarına 17 tane karanfil koymak isteyebiliriz ama bu onu sevdiğimizden değil 17'lik karanfil erdal eren'i saygıyla andığımızdan olacaktır.
    2 ...
  25. mustafa elelçi

    ?.
  26. ünlü bir şarkıcı, ünlü bir paşa ya da ne bileyim ünlü bir köşe yazarı olmadığından dolayı cezaevine günde iki kez kullanmak zorunda kaldığı sara ilaçlarını sokamayan tutukludur. gerçi artık tutuklu değildir. yasadışı örgüt propagandası yapmaktan 10 ay ceza almasına rağmen 11. saatinde sara krizi geçirdiği ve ilaçlarını alamadığı için ölmüştür.

    doktor raporu olmadan o ilaçları cezaevine sokamazmış. peki doktor raporu olmadan bu adamı nasıl gözaltına aldınız, mahkemeye çıkmadan önce muayeneden geçmedi mi geçmiyor mu? benim bildiğim bir insan gözaltına alınır alınmaz bir sağlık kuruluşundan sağlam olduğuna dair rapor alınması gerekiyor. vucudunun biryerlerinde darp var mı?, "bana işkence yaptılar" deme ihtimali var mı? ve benzeri düzenin zan altında kalmasını engelleyici bir rapor düzenlenmiyor mu? doktor "bir rahatsızlığın var mı" diye sormuyor mu? eğer yaşadışı örgüt propagandası yaparken tutuklanıp cezaevine girerken sormuyorsa, boktan bir trafik cezasını ödemediğim için gözaltına alınırken bana niye soruyor?

    son söz yakınlarında;

    ............. alıntı .............
    yedi çocuk annesi ayten elelçi ise oğlunun ölüme terk edildiğini belirterek, "biz hiçbir zaman türk bayrağına ihanet etmedik. devletime güvenerek oğlumu teslim ettim. onlar bana cenazesini verdi. oğlum 5 yıldır bu hastalığı çekiyordu. sabah akşam ilaçlarını verirdim. hepsinden davacıyım. içimizde devlet karşıtı biri olsaydı babası devlet memuru, amcası polis olamazdı" dedi.

    savcılığa suç duyurusunda bulunduklarını kaydeden abdulkadir elelçi de; "kardeşim 03.00'te ölü bulundu. aynı gün 11.00'de cezaevine giderek adına para yatırdım. o saatte bile bana kardeşimin öldüğü söylenmedi. ziyaret için içeriye alındığımda ise bir jandarmanın başın sağ olsun demesiyle yıkıldım" diye konuştu. mersin cumhuriyet başsavcı vekili davut telli, elelçi'nin ölümüyle ilgili idari ve adli soruşturma başlatıldığını söyledi.(dha)

    ............. alıntı .............
    0 ...
  27. türkiye de türk olmak

    1.
  28. türk övün, çalış, güven, ben sporcunun zeki çevik ve ahlaklısını severim gibi atasözlerine aykırı yaşamakla birlikte; misafirperverlik, hoşgörü, komşu hakkı gibi ananevi kuralların beş para etmediğini öğrenmektir.

    polis kıyafetiyle tecavüzcülerin (polisler tecavüzcüdür demedim daha) olduğunu bilmektir. cumhurbaşkanı'nın yargılanamayacağını, sadece iktidar partisinin kapatılamayacağını öğrenmektir.

    el pençe divan durmaktır... hizaya girmektir... minnet etmektir... şükretmektir... "kader" diyebilmektir.

    ama asla ve asla isyan etmemektir...
    8 ...
  29. uçuş korkusu

    1.
  30. erica jong'un ilkgençlik yıllarımıza damgasını vuran romanı. eskilerin 100 fırça darbesi tadında romanlarındandır. e yayınları basıyordu.
    0 ...
  31. kan parası

    5.
  32. berdel kadar, ölen ağabeyin eşiyle* evin en büyük erkeğini evlendirmek kadar, beşik kertmesi kadar, eğreti gelin hizmeti kadar aşağılık bir durumdur.
    3 ...
  33. © 2025 uludağ sözlük